|
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
 |
|
|
 |

|
 |
|
 |
Ülke Pazar Araştırmaları |
|
Yunanistan
Genel Ekonomik Durum
Temel Ekonomik
Göstergeler
Ekonomik Yapı
Yunanistan küçük,
fakat son derece açık bir ekonomiye sahiptir. Toplam milli
gelirde AB ülkeleri içinde Portekiz’den sonra en düşük değere
sahiptir. Yunanistan’da endüstriyel yapı diğer AB ülkeleri ile
karşılaştırıldığı zaman hep daha sınırlı olmuştur. Son yıllarda
endüstrinin GSYİH içindeki payı %21-22 ve imalat sektörünün payı
%10-12 düzeyinde olmuştur. Geniş kamu sektörü, 1970’lerden beri
süregelen düşük seviyedeki ekonomik büyümenin nedeni olarak
gösterilmektedir. Kamu sektörü hizmet ve mal sağlamanın dışında
kapsamlı bazı politikaları gerçekleştirmek için araç olarak
kullanılmıştır. Yunanistan’da devlet savunma sanayi, hava ve
demiryolları ve rafinerilerde ve sanayii sektörünün % 70’inde
1990’lı yılların başlarına kadar etkin rol oynamıştır. Kamunun
bankacılık sektöründe de varolan belirleyiciliği bir çok büyük
endüstriyi kontrol etmesine olanak sağlamıştır. 1996 yılına
kadar kamu sektörünün tekel gücünü azaltmak için çok küçük çapta
değişiklikler yapılmıştır fakat teknolojide hızla artan
ilerlemeler, küreselleşmenin hızlanması ve Avrupa Birliği’ne
verilen bazı taahhütler sonucunda kamu sektörü reformları
öncelikli bir politika durumuna gelmiştir. 1998 yılında Hükümet
EMU’ya katılım çerçevesinde kapsamlı bir özelleştirme programına
başlamıştır. Ülkedeki çoğu endüstri Selanik ve Atina bölgesinde
yoğunlaşmıştır. Kuzey bölgelerinde ve Ege adalarındaki yetersiz
altyapı hükümetin merkeziyetçiliği azaltma ve yerel yönetimleri
güçlendirme çabalarını engellemiştir. Bu durum AB Topluluk
Destek Çerçeve Programı kapsamında sağlanan finansmanla kara ve
demiryollarında, liman ve havaalanlarında yapılacak
iyileştirmelerle değişecektir.
Yunanistan’da tarım, ormancılık ve balıkçılığın GSYİH’ye katkısı
son yıllarda azalmış olmasına rağmen, bu sektörlerin GSYİH’ye
katkısı %6,8 oranı ile AB ortalaması olan %2,5’un çok
üstündedir. Ancak, hizmet sektörünün GSYİH’ye katkısı çoğu
gelişmiş ülkede olduğu gibi önemli yer tutmakta ve 2002 yılında
GSYİH’nin %71,6’sını teşkil etmektedir. Hizmet sektörünün düşük
katma değerli yapısı finansal sistemin modenizasyonu ile
değişmiştir.Turizmin toplam gelirde önemli bir payı
bulunmaktadır ve ülkenin döviz kaynakları için hayati önem
taşımaktadır. En geniş alt sektörler emlak işleri ve ardından
ticarettir. Finans sektörünün büyümesi ve telekom pazarının
liberilizasyonu ile ulaştırma ve iletişim sektörlerinin önemi
artmıştır.
Kamu
Harcamaları ve Özelleştirme
Kamu
harcamalarının, 2000 yılında hedeflenenden %9,1 daha fazla
olacağı hesaplanmıştır. Dört yıl süren sabit bir süreçten sonra,
hükümet harcamaları GSYİH’nin yüzdesi olarak azaltmayı ve
sermaye harcamalarını canlandırmayı amaçlamıştır ve buna uygun
olarak, hükümetin genel harcamaları yavaşça düşmüştür. Bu durum,
harcamaların GSYİH’nin %6,5’undan, %4,9’una düşürülmesi
gerçekleştirilerek kolaylaştırılacaktır.
Kamu sektörü maaşları, hükümetin harcamaları kontrol altında
tutmasında engelleyici önemli faktörlerden biridir. Kamu sektörü
maaş artışının, hükümetin enflasyon hedefiyle aynı düzeyde veya
altında olması gerekmektedir. Ancak hükümet, her çalışan için 3
000 Drahmilik bir ikramiye vermeye söz verdiği için ortalama
maaş artışı toplam %3’ü bulmuştur. Kamu hizmetinden ayrılan her
beş kişi için bir kişinin işe alınma politikası sürdürülmüş
olmasına rağmen, kamu çalışanlarının yaklaşık yarısını teşkil
eden sağlık, eğitim ve sigorta sektöründe bu uygulama
yapılamadığı için, bu politika ancak kısmen etkili olmuştur.
Bundan başka sözleşmeyle işe alınmaya sınırlama getirilmesi
konusunda güçlü bir baskı bulunmaktadır
Kamu girişimlerinin, özel sektör çizgisinde yeniden
düzenlenmesi, çalışma planlarına uyumu ve hedeflere ulaşmakta
sorumluluk sahibi yöneticilerin atanmasını içeren bir yasa Mayıs
1996’da yürürlüğe konmuştur. Bazı büyük devlet girişimleri bu
düzenlemelere karşı çıktığından, danışmanlık süresi olan altı ay
içinde reform başarılı olmadığı taktirde; hükümet ödeme
kurallarının ve kamu girişimlerindeki zarara uğrayan işçilerin
çalışma koşullarınının değiştirilmesine izin veren bir yasayı
yürürlüğe koymuştur. Kamu girişimlerinin bir çoğu sabit
sözleşmelerle tayin edilen yönetimlerle yeniden düzenlenmiştir.
Bu durum hükümetin, Hellenic İletişim Kurumunun (OTE), Kamu Gücü
İşbirliği (DEH), Hellenic Petrol ve Posta Hizmetlerinin kısmen
özelleştirilmesi ile ilgili planlarının gerçekleşmesine izin
vermiştir.
Mart 1998’de döviz-oranı mekanizmasına (ERM) girilmesiyle,
Simitis hükümeti özelleştirmede bir adım daha ileri götüren
programı yürürlüğe koymuştur. Hükümet 1998-99 yıllarında, Atina
Devlet Tahvili Borsasında yapılan satışlar veya kısmi
özelleştirmeden 2 trilyon Drahmi kazanç sağlamıştır. 2000-01
yıllarında 1.5 trilyon Drahmi daha ek kazanç beklenirken, 1999
yılında başlayan devlet tahvili piyasasında hisse satışlarının
uzun sürmesi nedeniyle bu kazancın elde edilmesi gecikmiştir.
Hükümet ayrıca gelir akışını sürdürmek için, Ziraat Bankası, OTE
ve Hellenic Petrol’ün konvertibıl hisse senetlerinin satışı gibi
başka yollara da başvurmuştur. Ayrıca Mal ve Para Bağış Fonu ve
Ulusal Piyango gibi girişimlerin gelecekteki gelir vergisi
akışına bağlı hisse senetleri güvence altına alınmıştır.
2001 yılının
başlarında hükümet, OTE’deki payını %51, Hellenic Petroldeki
payını %65 ve Atina Su ve Kanalizasyon Şirketindeki payını %75
düşürmüştür. Aynı zamanda, ilk iki şirket için stratejik
yatırımcıları araştırmıştır. DEH, 2001’in ikinci yarısında,
%15-20 oranında hisse senedi satılarak kurumsal ve senet
dengelemeye yönelik olarak yeniden yapılandırılmıştır. Ek
olarak, dört kamu sektörü bankasının kesin satışı yapılmış ve
Yunanistan Merkez Bankasının, hisse senetlerinin dengelenmesi
konusundaki yapılandırılması tamamlandıktan sonra satışı için
söz verilmiştir. Daha önce tamamen devlete ait bankalar olan
Hellenic Endüstriyel Kalkınma Bankası ve Ziraat Bankası kısmen
tahvil satmaktaydı ve hükümet şimdiki durumda her iki banka için
de stratejik yatırımcılar aramaktadır. Ülkenin en büyük bankası
olan Yunanistan Ulusal Bankası, Ekim 1999’da New York hisse
senedi borsası listesine alınmıştır. Diğer hükümet kontrollü
büyük banka olan, Ticaret Bankasının %6.7’lik payı (çok kısa
zamanda %9.7’ye çıkarılmıştır), Fransa Credit Agricole Indo
Suez’in kontrolüne geçmiştir. Hükümet bir yasa yayımlayarak, iki
banka için yöneticilerin tayini ve çalışanlarının yarı kamu
olarak verdikleri hizmetlerin üzerindeki etkisinin kalktığını
ilan etmiştir.
Askeri sektörde hükümet, ordu için cip, kamyon ve zırhlı
personel taşıyıcıları yapan Hellenic Araç Endüstrisindeki
%43’lük hissesini satmıştır.
Ekonomik
Performans
Yunanistan’ın
ekonomik performansı, ortalama %1,7’lik yıllık reel GSYİH artış
oranıyla 1980’li yıllar boyunca yetersizdi. 1990’ların ilk beş
yılında, Avrupa genelinde 1993 yılında görülen %1,6’lık
gerilemeyle bağlantılı olarak, bu oran %1,3’e düşmüştür.
1996-2000 yılları arasında ise Yunanistan GSYİH’deki yıllık
%3,3’lük büyümeyle, Avrupa ortalamasının üstünde bir iyileşme
göstermiştir. GSYİH’nin 2001 yılındaki artışı %4,1 oranında
gerçekleşmiştir. Küresel durgunluğa rağmen kamu hesaplamalarına
göre 2002 yılında % 4 oranında büyüme beklenmektedir. Aralık
2002’de Milli Ekonomi Bakanlığı tarafından yayınlanan İstikrar
ve Büyüme Programın’da 2006 yılına kadar yıllık %3,5-%4
oranlarında büyüme öngörülmüştür.
Çerçeve Program kapsamı altında sağlanan AB yatırım fonlarına ve
AB ile işbirliği eğilimine dayalı olarak gerçekleşen bu hızlanma
daha çok yatırımlara yöneliktir. Tüketim harcamalarındaki
büyümenin son yıllarda nispeten daha ılımlı hale gelmesi, özel
ve kamu tüketim harcamaları arasındaki mali birleşimin
etkilerini yansıtmaktadır. Ancak, vergi kesintileri, 2001
bütçesindeki emeklilik zamları ve istihdam artışı özel sektör
tüketiminin canlanmasına küçük bir katkıda bulunarak, diğer
negatif faktörlerin dengelenmesini sağlamıştır.
Yunanistan’daki kişi başına düşen gelir, alışılageldiği gibi
AB’de en düşük düzeydedir. Ancak, Yunanistan’ın 1980’li yıllarda
GSYİH’nin %50’si olarak tahmin edilen geniş ölçüde kayıtdışı
ekonomisi yüzünden, resmi göstergeler tam bir bilgi
sağlayamamaktadır. Vergi kaçırmanın azaltılması konusunda
gösterilen önemli çabaların ardından yapılan bir OECD
çalışmasında bu gösterge %29 olarak hesaplanmıştır.
Toplam yerel
üretim ve enflasyon (% olarak)
|
|
2002 |
Yıllık ortalama 1998-2002 |
|
Sabit fiyatlarla GSYİH |
4,0 |
3,8 |
|
Tüketici fiyatları (ortalama; ulusal
oran) |
3,6 |
3,5 |
Kaynak:The EIU,Greece,Country
Profile 2003
Tüketici fiyat
enflasyonu 1989-96 yıllarında ortalama %14 oranında gerçekleşmiş
ve 1990 yılında %20.5’e varan hızlı bir yükseliş göstermiştir.
Bu oran 1996-2000 yılları arasında daha sıkı mali ve parasal
politikalar nedeniyle aşamalı olarak ortalama %4,9’a düşmüştür.
Enflasyon oranında Ağustos ve Eylül 1999’da yıldan yıla %2
oranında düşme görülürken, tüketici fiyat enflasyonu tekrar
tırmanmaya başlamıştır. Enflasyon yılın sonunda tekrar %3,9
oranına dönerken, Kasım 2000’de hızlı bir artışla, %4,2’ye
yükselmiştir. Bu artışın en büyük nedenleri, 1999 ve 2000’de
benzin fiyatlarındaki artış ve Yunanistan’ın EMU’ya katılmadan
önce iki yıl süre içinde enflasyon oranını düşürmek için aldığı
önlemlerdir. Enflasyon oranı 2000 yılında %3,1 iken, bu oran
2001 yılında %3,4’e ve 2002 yılında %3,6’ya yükselmiştir.
İşsizlik oranı 1990’lı yıllar boyunca artış göstermiş ve 1999
yılında % 12 ile en yüksek seviyeye çıkmıştır.İstikrar Programı
çerçevesinde yapılan hesaplamalara göre 2002 yılı rakamı
%10’dur. Hükümet 2006 yılında işsizlik oranının % 7,1’e
düşeceğini tahmin etmektedir.
Sektörler
Tarım
Yunanistan’da
tarım, ormancılık ve balıkçılığın GSYİH’ye olan katkısı 2002
yılında yaklaşık %6,8’dir. Aynı sektörlerin AB ortalaması ise
%3’ten azdır. 1999’da toplam işgücünün %17 si bu sektörlerde
istihdam edilmiştir ve tarıma dayalı ürünlerin ihracat oranı
diğer AB üyesi ülkelerden çok daha fazladır. Bu oran 1997
yılında %23,4 idi.
Dağlık arazisi nedeniyle ülke topraklarının yalnızca %26,2’si
işlenmektedir; işlenmekte olan toprakların ise ancak %42’si
sulanabilmektedir. Yunanistan birçok mahsulde kendi kendine
yeten bir ülkedir fakat bazı tahılları, kendisine gerekli et ve
mandıra ürünlerinin geniş bir bölümünü ithal etmektedir.
Endüstriyel şeftali üretiminde lider ülkelerden biridir ve
domates üretiminde en üst sırayı almaktadır. Ülkenin diğer
önemli mahsulleri tütün, pamuk ve şekerpancarıdır .
Yunanistan balıkçılık filosu, daha eski ve küçük teknelerden
komisyon almayan AB programlarının avantajlarından
yararlanabilmeleri için 1990’ların ortalarında küçültülmüştür.
Balıkçılık filosu son on yılın sonlarında tekrar büyüyerek 1998
yılında 8 143 tekneye ulaşmış, ancak bu sayı 1999 yılında tekrar
azaltılarak 7 716’ya ve 2000 yılında 7 627’ye indirilmiştir.
Yunanistan, balık çiftçiliğinde Avrupa’da üretimin yaklaşık
yarısını karşılamaktadır ve lider konumundadır.
Madencilik
Madenciliğin ve
taş ocağı işletmelerinin GSYİH’ye katkısı çok azdır (yaklaşık
%0,6) ve giderek düşmektedir. Ancak, son istatistiklere göre
1997 yılında minerallerin dolar bazında %4,3’lük bir ihracat
katkısı olduğu hesaplanmıştır. Yunanistan’da geniş oranda maden
yatakları bulunmaktadır ve perlit (inci taşı), bentonit, puzolan
ve sünger taşı üretiminde dünyada en üst sıralarda yer
almaktadır. Aynı zamanda, mermer gibi inşaat malzemelerinde de
güçlüdür. Yunanistan’da boksit rezervleri de bulunmaktadır (120
milyon ton elde edilmiştir, 500 milyon tonlık rezerv bulunduğu
tahmin edilmektedir). Maden yatakları alüminyum yönünden
zengindir fakat bu madeni çıkartma maliyeti Avustralya ve
Jamaika gibi madenin kolay çıkarıldığı ülkelere kıyasla çok
yüksektir.
Trakya ve adaların birçoğunda epitermal (ince tabaka olarak
yayılmış) altın madeni araştırması yapılmaktadır. Chalkidhiki
yarımadasında bulunan Kassandra madenlerinde 87,1 g/ton altın
içeren, 13 milyon ton kurşun ve çinko rezervi olduğu tahmin
edilmektedir.
İmalat
Yunanistan’ın
üretim sektörü Avrupa standartlarına göre daha küçüktür ve 2002
yılında GSYİH’nin %10,7’si olarak hesaplanmıştır. Sektörün
GSYİH’ye olan katkısı son yıllarda düşme eğilimi göstermişse de
sektör hala ihracatta (1997 rakamlarına göre %53,8) çok önemli
yer tutmaktadır.
İmalatçı firmaların geneli küçük aile işletmeleridir. Yunanistan
Ulusal İstatistik Hizmetlerinin (NSSG) en son yaptığı sanayi
araştırmasında listelenen 144 717 kuruluşun %92,5’i on kişiden
az işçiyle ve yalnızca %0,5’i 100’den fazla işçiyle
çalışmaktadır.(On kişiden fazla işçiyle çalışan 5 604 şirketle
1996 da yapılan bir araştırma: 50’den fazla işçiyle çalışan
firmaların, iş alanlarının yalnızca %17,6’sında faal olduğunu ve
toplam katma değerin %79,1’ini sağladığını göstermiştir.)
En geniş ve genel olarak en karlı sektör özellikle
hammaddelerini yerel kaynaklardan sağlayan yiyecek, içecek ve
tütün gibi tüketim malları sanayiidir. Giyecek ve ayakkabı
endüstrisinde, düşük ücretli Asya ve Doğu Avrupa ülkeleriyle
yapılan rekabet nedeniyle son yıllarda gerileme görülmüştür.
Bazı Yunan şirketleri, özellikle giyim sektöründe çalışanlar, iş
yoğunluklarını Balkan ülkeleriyle sınırlandırmışlardır.
1980’lerde Avrupa ile artan ekonomik ilişkiler sonucu, 1950’li
ve 1960’lı yıllarda kurulan düşük teknolojiyle çalışan ve daha
çok ithalata dayanan sanayi şirketlerinin sayısı azalmıştır.
Üreticiler, artan ücret maliyetleri sebebiyle, daha yüksek katma
değer sağlayan malların araştırmasına girmişlerdir.
Mamul Mal
Üretimi (% büyüme)
|
|
2000 |
Yıllık ortalama 2000-02 |
|
Yiyecek- İçecek |
2,3 |
2,1 |
|
Tekstil |
-7,5 |
0,0 |
|
Giyim |
-1,8 |
-3,2 |
|
Kauçuk ve plastik |
-2,0 |
0,8 |
|
Kimyasallar |
9,2 |
8,0 |
|
Metal dışı mineraller |
3,7 |
2,9 |
|
Makine ve teçhizat |
0,2 |
6,3 |
|
Elektrikli materyaller |
-12,5 |
0,8 |
|
Radyo, tv ilet,işim araçları |
-32,2 |
3,2 |
|
Ulaşım gelirleri |
-8,5 |
3,1 |
|
Toplam Üretim |
0,7 |
2,5 |
Kaynak:The EIU,Greece,Country
Profile 2003
İnşaat
Yapı endüstrisi
geçmişte Yunan ekonomisinde önemli bir yere sahip olmakla
beraber, performans yönünden iniş çıkışlar göstermektedir.
Sektörün 2002’de GSYİH’ye katkısı %8,4 oranında gerçekleşmiştir.
Atina’da düzenlenecek olimpiyat oyunları ve AB fonlarından
sağlanan desteklerle bu oranın 2004 yılında % 12’ye ulaşacağı
tahmin edilmektedir.
Sektör AB’nin, finansmanına katkı sağladığı projelerle
1990’ların ortalarında iyileşme göstermiştir ve AB’nin Çerçeve
Program yoluyla finanse ettiği projelerden en çok ağır sanayi
inşaat şirketleri yararlanmıştır. AB fonlarının (1994-99 Çerçeve
Program çerçevesinde (CSF) 14 milyar Ecu, 2000-06 CSF’de 25,5
milyar Euro) en büyük bölümü, kuzey-güney ve doğu-batı
karayolları, Atina yer altı demiryolu, havaalanları ve
limanların geliştirilmesi gibi büyük ölçüde kamu yatırımlarına
ayrılmıştır. Bunlara ek olarak, yeni Atina havaalanı, Atina’daki
ring yolu ve Korinth Körfezindeki asma köprü inşaatları Avrupa
Yatırım Bankasından alınan kredilerle özel sektör işbirliğinde
yapılmıştır.
1999’da hükümet, Üçüncü Çerçeve Program’daki yatırım planlarını
yeniden gözden geçirmiş ve kamu-özel sektör işbirliğine büyük
önem vermiştir. Ülkenin büyük inşaat şirketlerinin birleşmesine
ve kendini finanse eden altyapı çalışmaları için teklif vererek
yabancı şirketlerle rekabet edebilmesine izin veren bir yasa
Mart 2001’de parlamentodan geçmiştir.
Bankacılık
2002 yılı sonu
itibarıyla Yunanistanda 15 ticari banka bulunmaktadır. Bu
bankalarda ticari bankacılık sektörünün birleşime giderek
oluşturduğu beş büyük banka pazarın % 80-85’ne hakimdir: Devlet
kontrollü Yunanistan Ulusal Bankası (NBG), Yunanistan Ticaret
Bankası ile Alfa, EFG Eurobank-Ergasias ve Pire bankaları olarak
üç özel banka. Hükümet NBG ve Ticaret Bankası üzerindeki
kontrolünden feragat etme isteğini bildirmiştir. Bankalar
yatırım bankacılığı, komisyonculuk, ortak fonlar, leasing,
sigorta ve kredi kartlarıyla uğraşan bayileriyle dikey geçiş
yapmışlardır. Hepsinin de Balkanlarda şubeleri ve bayileri
bulunmaktadır ve içlerinden ikisinin Orta ve Doğu Avrupa’da
ortaklıkları bulunmaktadır.
Bazı Avrupa bankaları Yunanistan pazarına girmiştir. Deutsche
Bank’ın, EFG Eurobank-Ergasis’de %10’luk payı ve Credit Agricole
Indo Suez’in de Ticaret Bankasında %6,7’lik (çok kısa zamanda
%9.7’ye çıkmıştır) payı bulunmaktadır. Portekiz Ticaret Bankası,
Yunanlı sigortacılarla kuvvetlerini birleştirmiş, Interamerican
45 yeni şube kurmuştur ve NovaBank, 2002’ye kadar 120 şube
kurmayı planlamaktadır. Ancak, Pire Grubu ve Hollanda ING
arasındaki stratejik ortaklık konusunda uzayan görüşmeler
nedeniyle bu ortaklık 2000 yılında başarısızlığa uğramıştır.
Banque Worms, Credit Lyonnais, Ulusal Westminister ve Barclays
Yunan hisselerini satmıştır ve Credit Commercial de France da
aynı satışı yapmak için görüşmelerde bulunacağını açıklamıştır.
Başka birleşimler de beklenmektedir.
Sigortacılık
Yunanistan sigorta
piyasası diğer Avrupa ülkelerine kıyasla daha küçüktür. 2001
yılında kişi başına düşen prim 241€ ile diğer AB ülkelerinin
ortalamasının yalnızca %11,5’idir. Toplam prim geliri 2,6 milyar
€ olarak hesaplanmıştır. Genel sigortacılık hizmetleri içinde
hayat sigortası oranı 1998 yılından itibaren her yıl önemli
artış göstermektedir. Sektördeki yeniden yapılanma sürecinde
2001 yılı sonunda endüstri derneğine kayıtlı sigorta şirketi
sayısı 183’ten 107’ye düşmüştür. Sigorta şirketlerinin 73’ü
yerel, 34’ü ise yabancı sermayelidir. Pazar araştırmacıları bu
sayının on yılda yarıya düşeceğini beklemektedir. Sigorta
Şirketleri Derneği verilerine göre ilk 5 şirket piyasanın
%60’ına ve ilk 10 şirket %80’ine hakimdi
Perakende satış
sektörü
1980’lerde
perakende satış küçük aile şirketleri aracılığı ile yapılmakta
olup, belediyelerin kontrolündeydi. Bu durum, Yunan şirketleri
ile ortaklık ve işbirliği yaparak kendi markaları altında
ticaret yapan veya açık artırmayla satın aldıkları yerel
markaları kullanarak, toptan veya perakende satış yapan birçok
Avrupa şirketiyle beraber 1990’larda hızla değişmeye
başlamıştır. Yabancı markalı ürünler özellikle yoğun
distribütörlüklerle satılan elektrik teçhizatı ve
otomobillerdir. Ford ve Opel dağıtım zincirlerini desteklemek
için Yunanistan’da banka şubeleri açmışlar ve diğer üreticiler
de finansman düzenlemelerini yerel bankalarla sürdürmüşlerdir.
Perakende satışta en hızla büyüyen sektör özellikle ayaküstü
yiyecek ve özel dizayn giyim konusundaki ülke zincirleridir.
Sektörün GSYİH’ya katkısı 2002 yılında %14,5 olarak
hesaplanmıştır. Toptan ve perakende satışların GSYİH’ye katkısı
üretimden daha fazladır.
Turizm
Son yıllarda
Yunanistan’a kendi nüfusundan daha fazla turist gelmiştir.
Hesaplamalara göre 1999’daki %11’lik bir artışın ardından,
2000’de 12,5 milyon kişiyle artış %4’e yükselmiştir. 2001 yılı
için açıklanan 14,7 milyon turist sayısı Balkanlardan ve doğu
Avrupadan gelen göçmenleri de kapsamaktadır. Turizmi Geliştirme
Enstitüsü (ITEP) gerçek turist sayısını 12,7 milyon kişi olarak
açıklamıştır.Yunan Turizm Ofisinin(EOT) yayınladığı verilere
göre 2001 yılında turizmin Yunan GSYİH’sine katkısı %8 ve
işgücüne katkısı %10 civarındadır.
Resmi politika turizm ürünlerini çeşitlendirmek ve golf
sahaları, konferans merkezleri, kayak ve diğer dinlence yerleri,
kaplıcalar ve çeşitli spor merkezleri kurmak için parasal devlet
desteğini hazır bulundurmaktır. 2000 yılının başında, 28
konferans merkezi ve 38 yat limanı için ruhsat verilmiştir.
2004 Olimpiyat oyunları için 8 000 yeni otel yatağı sağlanması
gerekmektedir. Oyunlardan sonra yeni otellerdeki müşteri
seviyesinin nasıl sabit tutulacağı konusundaki endişelerden
dolayı hükümet, başkent Atina’da 14 yıl süreyle yeni otel
yapımını yasaklamıştır. Şubat 2001’de izin ihalesi
kapatıldığında 55 başvuru bulunmaktaydı. Şimdiki durumda bazı
lüks otellerdeki kış müşterisi oranı %25’in altındadır. 10
milyar dolar değerindeki turizm malları Ulusal Turizm Kurumunun
(EOT) elindedir ve özelleştirilmek veya özel sektör
işletmecileriyle ortak kuruluş kurulması amacıyla, yeni EOT
Emlak Geliştirme Şirketine devredilmiştir. Danışmanlar yabancı
yatırımcı aramaktadırlar.
Kaynaklar ve
Altyapı
Nüfus
Yunanistan’ın 2001
yılındaki resmi nüfusu 10,9 milyon olarak tespit edilmiştir.
Nüfusun beşte üçü, ülkenin üçte birlik kesiminde yaşamaktadır
(dağlık bölgede nüfus dağılımı seyrektir). Nüfusun neredeyse
yarısı da Atina ve Selanik gibi iki büyük şehirde toplanmıştır.
Başlıca
şehirlerin nüfusu, 1991 (1 000)
|
Atina |
3 072,9 |
|
Selanik |
946,9 |
|
Attika (Atina hariç) |
450,5 |
|
Akhaia |
300,1 |
|
Larisa |
270,6 |
|
Iraklion |
264,9 |
|
Serrai |
192,8 |
|
Dodhekanisos |
163,5 |
|
Ioannina |
158,2 |
|
Kozani |
150,4 |
Kaynak:The EIU,Greece,Country
Profile 2001
Etnik olarak,
şimdiki sayılarının 600,000 olduğu tahmin edilen ve sayıları
giderek artan mülteciler ve ekonomik sebeplerle gelenlerin
(özellikle ikincisi) dışında nüfusun çoğu Yunanlıdır. Bunların
neredeyse yarısı Arnavutluktan gelmektedir ve diğerleri, giderek
artan sayıda Ortadoğulu mülteciler ve Afrika kıtasından gelen
ekonomik göçmenlerdir (bazı tahminler bu kesimin 1 milyon gibi
yüksek bir rakama ulaştığını söylemektedir). Yunanistan’ın
bölgelerinden biri olan Makedonya’da, Slav diyalektiği ile
konuşan 60 000 kişi yaşamaktadır, ancak bunlar Atinalılar
tarafından etnik veya kültürel azınlık olarak kabul
edilmemektedir. Sayı olarak, nüfusunun %98’i Yunan Ortodoks
Hıristiyan dinindedir. Trakya’da Slav (Pomak) ve Türk asıllı 120
000 kadar Müslüman yaşamaktadır. Ayrıca Epirus’da, Çingene
toplumları ve Eski Halk (çok eski Dalmaçya ve Arnavutluk halkı)
da yaşamaktadır.
Avrupa’nın geri kalan kısmı gibi, Yunanistan da, doğurganlık
oranlarını düşürerek ve daha uzun yaşam beklentisi sağlayarak,
demografik görüntüsünü değiştirmiştir. 1996 yılında doğum
anındaki yaşam beklentisi, kadınlarda 80,3 (OECD ortalaması 78,8
yaş) ve erkeklerde 75,1 (72.6) yaştır. Doğurganlık oranı, normal
çocuk doğurma çağındaki kadınlar için, 1986 yılındaki 1,62’ye
kıyasla, 1996 yılında 1,31 çocuğa düşürülmüştür.
Nüfus (1 000)
|
|
1995 |
1996 |
1997 |
1998 |
1999 |
|
Erkek |
5 160 |
5 168 |
5 177 |
5 183 |
5 192 |
|
Kadın |
5 294 |
5 307 |
5 322 |
5 333 |
5 346 |
|
Toplam |
10 454 |
10 475 |
10 499 |
10 516 |
10 538 |
|
Yıllık % Değişim |
0,3 |
0,2 |
0,2 |
0,2 |
0,21 |
Kaynak:The EIU,Greece,Country
Profile 2003
Doğal Kaynaklar
ve Çevre
Ülkenin dağlık
konumu nedeniyle toprakların %40’ı koyun ve keçiler için uygun
otlakları bulunan seyrek dağılımlı yüksek araziyken, ülkenin
yalnızca %25’inde topraklar işlenmektedir (1996 yılında, bu
arazinin %65’i tarıma ayrılmıştır, %31’i ağaç ve asma ekilidir
ve geriye kalan topraklarda sebze ve diğer bahçe tarımı
yapılmaktadır). Resmi olarak ülkenin %22’sinin ormanlık arazi
olduğu bildirilmişken, havadan yapılan son araştırmalar ağaçla
kaplı arazinin yangınlar nedeniyle %17’ye düştüğünü
göstermektedir. Yaz mevsiminin özelliği hava sıcaklığının 30°C’nin
üstünde olması ve ya çok az ya da hiç yağmur yağmamasıdır.
Ekinlerin büyümesi için yoğun bir sulama sağlanması
gerekmektedir. Yüksek ısı, birçok ada ve uzun sahil şeridinin
hepsinin bir arada bulunması Yunanistan’ı başlıca turistik
merkezlerden biri yapmıştır.
Ulaşım ve
İletişim
Yunanistan, AB’ye
üye olan herhangi bir ülkeyle sınırı bulunmayan tek AB üyesi
ülkedir ve ticaretinin beşte ikisini AB ile yapmaktadır.
Yunanistan’ın başlıca Avrupa pazarlarından coğrafik olarak uzak
olması ve düşük kaliteli ulaşım ve iletişim ağına sahip
bulunması, sürekli bir ticari açık vermesinin altında yatan en
önemli faktörlerdir. Bu durumu düzeltmek için, AB’nin ikinci
Çerçeve Programı kapsamında (CSF II, 1994-99) verilen fonun
harcamalarının dörtte birinden fazlası ulaşım için ayrılmıştır
ve CSFIII (2000-06) adı altında verilen mevcut fonun %36’sı da
temel olarak otoban, demiryolu ağı, denizyolu ve havaalanlarını
geliştirilmek üzere ayrılmıştır. Balkan ülkeleriyle olan ulaşım
hattının ve Avrupa bağlantılı limanlara ulaşımı sağlayacak
karayolu hattının geliştirilmesine özel bir önem verilmiştir.
2004 Olimpiyat Oyunlarının Yunanistan’da yapılması kararı,
ulaşım, iletişim ve diğer altyapı işlerinin artırılmasını teşvik
edici bir unsurdur.
Demiryolu
Hellenic Demiryolu
Kurumu (OSE) uzun zaman önce kurulmuş olmasına rağmen, ülkenin
zorlu arazisi nedeniyle gelişmesi engellenmiştir. Kurumun
demiryolu istasyonlarından, Güney-Doğu Avrupa’nın iç bölgelerine
uzanan demiryolu hattı, yetersizdir ve çok az kullanılmaktadır.
Bu sistem, AB’nin Avrupa Ulaşım ağı (TENs) programına dahil
edilmiş ve çift raylı ve hatların 200 km/saat hıza izin verecek
şekilde elektriklendirilmesi programı uygulanmıştır. OSE’nun CSF
III yatırım fonundan bir 1 trilyon Drahmi alması planlanmıştır.
Aynı zamanda Atina ve Spata’daki yeni havaalanını da birbirine
bağlayan bir ışıklı gidiş-geliş demiryolunun Attika’da yapılması
projesine öncelik verilmiştir. Büyük Atina’da 1997 yılında
tamamlanması planlanan 21 istasyona sahip iki yer altı hattı
bulunmaktadır. Ancak, gecikmeler nedeniyle 2000 yılının
sonlarında yalnızca 18 istasyon açılmıştır. Uluslar arası
Olimpiyat Komitesi, bu sistemin 2004 oyunları tesislerine kadar
uzanması için yetkilileri zorlamaktadır fakat, hükümet 150
milyar Drahmi olarak hesaplanan maliyet nedeniyle henüz bir
girişimde bulunmamıştır
Karayolları
İki uluslararası
standart otoban, Atina üzerinden, Patras ve Selanik’i (Pathe
olarak bilinmektedir) birbirine bağlamakta ve Igoumentitsa’dan
Selanik’e uzanarak kuzey Yunanistan’ı boydan boya geçip Türkiye
sınırına kadar ulaşmaktadır (Egnatia). Egnatia projesininde bazı
güçlüklerle karşılaşıldığı için, tamamlanması 2003-05 yılları
olarak planlanmıştır. Bu projeler TENs programına dahil edilmiş
ve fonun %60’ı, Çerçeve Program kapsamında gelmiştir. İkinci bir
yol inşaatı olarak, Atina’yı Elefsis’in endüstri merkezine ve
yeni Spata havaalanına bağlayan BOT projesi, Yunanistan-Fransa
konsorsiyumuyla yapılmaktadır. Bu yolun bir bölümü, Mart 2001’de
açılmıştır. Igoumenitsa’yı Patras’a bir asma köprü (2004 yılında
tamamlanması planlanmıştır) ile birbirine bağlayacak bir batı
otoyolu Korinth körfezini boydan boya geçmektedir.
Denizyolu
Yunanistan
limanlarında uluslararası denizciliği engelleyecek hiçbir
sınırlama bulunmamaktadır. AB’nin Ortak Pazar kurallarına göre,
kıyı denizciliği ve tekne gezintileri, 1 Ocak 1999’dan itibaren
AB gemilerine açılmıştır. Ancak, Yunanistan 2004 yılının sonuna
kadar, ülkenin adalara olan rotaları düzenlemesine izin veren
kısıtlayıcı tedbirlere sahiptir. 1999-2000 yılları arasında
deniz filosunun modernizasyonundan sonra hükümet, kamu hizmeti
emrinde çalışan ve daha seyrek uğranan limanları desteklemek
amacıyla, tüm adalara olan ziyaretleri Kasım 2002 yılına kadar
azalttığını ilan etmiştir. Pire yükleme limanıdır, ancak
Balkanların iç bölgelerine kadar uzanan demiryolu hattının
eksiklikleri nedeniyle kullanımı çok sınırlıdır. OSE yatırımının
bir diğer önceliği ise, limana ve yeni düzenlenen bölgeye
bağlantı sağlayacak iki raylı demiryolu yapmaktır. Yükleme
limanı yalnızca gemilerin denizden transit geçişleri için hizmet
vermektedir. Selanik’de de yükleme tesisleri ve iyi demiryolu
hattı bulunmaktadır ancak, büyük yolcu gemilerinin Doğu Asya ve
Avrupa arasında ticaret yapması için gerekli rota üzerinde
değildir.
Yaklaşık tüm yüzen gemi darası tonlarının altıda biri olmak
üzere, Yunanistan dünyanın en büyük deniz filosuna sahiptir.
Ancak, gemilerde çalışacak mürettebatın büyük bir bölümünün
Yunan uyruklu olması mecburiyetinin maliyetleri arttırması
nedeniyle, bu gemilerin 2000 yılında dörtte biri Yunanistan
bayrağı altında kayıtlıdır. Uluslararası gemicilikten elde
edilen kazancın önemi, Yunanistan ekonomisi için 1999
gelirlerinde fazlasıyla kanıtlanmıştır ve uzun süren krizde
fiyatların sabitleştirilmesinin ardından ticaret açığına
katkıları iki mislidir.
Yunanistan
Ticaret Donanması
|
|
1997 |
1998 |
1999 |
2000a |
|
Yunanistan yararına sahip olunan b Gemi
Sayısı |
3 204 |
3 358 |
3 424 |
3 584 |
|
Gemi darası (milyon ton) |
127.8 |
133.6 |
139.3 |
151.0 |
|
Yunanistan bayrağı taşıyan gemiler b Gemi
Sayısı |
987 |
946 |
911 |
909 |
|
Gemi darası (milyon ton) |
49.3 |
47.9 |
48.2 |
49.9 |
|
Dış-ticaretden sağlanan kazanç c (ABD $
m) |
2 104 |
1 173 |
5 141 |
Bilinmiyor |
|
ticari eşya ile ilgili ticaret açığı
yüzdesi |
11.5 |
13.0 |
28.6 |
Bilinmiyor |
a1 Mart 2000.
b1.000 grt üzerindeki gemiler,
c ulaşım gelirleri için Yunanistan Bankası rakamları, hemen
hemen tümü denizcilikten elde edilmiştir.
Kaynak:The EIU,Greece,Country Profile 2001.
Havayolu
2001 yılına kadar
50 yaşındaki, yetersiz donanımlı Atina Hellenikon Havaalanı
Yunanistan’da hava trafiğinin en önemli bölümünü üstlenmiş
durumdaydı. 28 Mart 2001 tarihinde, Atina’nın güney doğusunda
bulunan Spata’da başlangıç kapasitesi her yıl 16 milyon yolcu
olan ve 50 milyon yolcu kapasitesine genişletilmesi hedeflenen
ikiz-pistli yeni bir havaalanı açılmıştır. Selanik havaalanı da
son zamanda yenilenmiş olmasına rağmen halen büyük uçakları
çekme kapasitesine sahip değildir. Halen sürdürülen havaalanı
vergisini kullanarak bölgesel havaalanlarının yenilenmesi
programı yürürlüğe konulmuştur.
İletişim
AB yönergelerine
göre tüm üye ülkelerden, iletişim altyapısını oluşturmak ve 1998
yılının başından itibaren telefon hizmetlerini sağlamak üzere
tüm kısıtlamaların kaldırılması istenmiştir. Yunanistan’da 1
Ocak 2000 tarihine kadar kısıtlı bir telefon hattı hizmeti
mevcuttu. Bunun üzerine bir hükümet kuruluşu olan Hellenic
İletişim Kurumu (OTE), serbest pazarda rekabet edebilmek için
katma değer hizmetlerini dijitalize edebilmiş ve
geliştirebilmiştir. Yunanistan’da 1992 yılından beri mobil
telefon hizmetleri Panafon ve Telstet şirketleri ve bir kamu
operatörü olan Cosmote tarafından yürütülmektedir. Düzenleyici
yetkili olarak Ulusal İletişim ve Posta Komitesi 2000 yılında
kurulmuştur. Aralık 2000’de dokuz lokal telsiz bağlantı ruhsatı
açık artırmayla satışa sunulmuştur (yasalar, ruhsat sahiplerine,
istedikleri zaman sabit kablo bağlantısı yapma izni vermiş
olmasına rağmen bu bağlantı kablodan çok, son mikrodalga
kullanıcılarının bağlantılarıdır). Altı ruhsat satılmıştır ve
OTE verdiği orta düzeydeki fiyatla bu açık artırmaların ikisini
kazanmıştır. Bir ruhsat alan Halk Gücü Kuruluşu (DEH) ve bir
diğer ruhsatı almak için tercihi yapması istenen Hellenic
Demiryolları Kurumu arasında bir konsorsiyum kurulmuştur.
OTE iletişim konusunda bölgesel bir merkez olmayı hedeflemiş ve
Ermenistan iletişim sisteminin %90’ını satın almış, Romanya ve
Sırbistan sisteminin %35’lik bir bölümünün kontrolünü ele
geçirmiştir. Ayrıca, Ukrayna’da mikrodalga ağını işletme
konusunda ve Gürcistan kartlı telefon sisteminde bir birlik
oluşturmuştur. OTE Bulgaristan ve Makedonyada, ülke hatlarının
açık artırmayla satın alınmasında başarısız olmuştur (ancak,
yeni ihale açıldığında tekrar teklif vereceğini bildirmiştir).
Bir şubesi olan Cosmote, Bulgaristan ve Arnavutluk’taki mobil
hizmetleri açık artırmayla satın almıştır.
Enerji
Enerji verilerine
göre, Yunanistan’da 2000 yılında temel enerji temininin %67’si
net ithalat ile elde edilmiştir, bu net ithalatın %90’ı
petroldür. Yunanistan’ın enerji politikası, petrolün yerine
yerel linyit kullanmayı hedeflemişse de, giderek büyüyen
çevresel sorunlardan dolayı bu hedef daha temiz yakacak
kullanılmasına yöneltilmiştir. Kalkınma Bakanlığının 2010 yılı
projeksiyonlarına göre, linyitin toplam kullanıma katkısı
düşerken, Rusya ve Arnavutluk’tan ithal edilen doğal gaz
kullanımı artmıştır. Solar ve rüzgar gücü gibi alternatif
enerjilerin geliştirilmesi artarken, bunların tüm temel
gereksinimlere katkılarının düşmesi beklenmektedir
Temel yerel enerji kaynağı, 60 yıl daha korunmuş rezervleri
bulunan linyittir. Kuzey Ege’de bir petrol yatağı, kaynağının
tükendiği 1999 yılında kadar işletmede kalmıştır. En fazla
randıman gösterdiği dönemde, Yunanistan’ın toplam petrol
gereksiniminin yalnızca %10’unu karşılamıştır. Bu kapsamda,
Yunanistan’ın 15 yıllık gereksiniminin yaklaşık üçte birini
karşılayacak bir başka petrol yatağının işlenmesi, Türkiye ile
olan kara suları ve deniz dibi hakları konusundaki
anlaşmazlıklar nedeniyle engellenmiştir. 1997 yılında, Ege
denizinde kıyı boyunca ve açık denizde, iki yabancı birliğe,
dört keşif araştırması yapmaları için ödenek tahsis edilmiştir.
Toplam yıllık kapasitesi 20 milyon ton olan ikisi kamu, ikisi
özel olmak üzere dört rafineri bulunmaktadır. Yunanistan petrol
ürünleri konusunda büyük ölçüde kendine yeten bir ülkedir. Ancak
ısınmak için akaryakıt ve yağlama ürünlerindeki açık yıllık
olarak 2.5 milyon ve 0.2 milyon ton olarak hesaplanmıştır ve bu
açık yapılan ithalatlarla karşılanmaktadır. Petrol ürünleri
pazarı 1990’lı yılların başında yeniden düzenlenmiştir, fakat
devlet tahvili ile ilgili yasama, halen yabancı aydınlanma
ürünlerinin ithalinde güçlükler yaratmaktadır. 1998 yılında Kamu
Petrol Kuruluşu, Hellenic Petrol (El.Pet.) adı altında bir
birleşik hisse senedi kuruluşuna dönüştürülmüştür ve %35’lik
hissesi borsada satılmaktadır. Halen, El.Pet. üç yabancı petrol
kuruluşu ile, içlerinden birisinin kuruluş için yatırım yapması
konusunda görüşmelerini sürdürmektedir. El.Pet. özel rafineri
olan ve Selanik’in Kuzey limanından, Makedonya’ya’a uzanan 3.5
milyon ton/yıl kapasiteli bir boru hattı inşa eden Okta’nın
gelirlerini kontrol etmektedir. 1995’te, Yunanistan, Bulgaristan
ve Rusya yetkilileriyle, Bulgaristan’ın Kara Deniz limanı olan
Burgas’tan başlayıp, İstanbul Boğazı ve Çanakkale boğazını
geçerek, Yunanistan’ın Ege Denizi Limanı olan Alexandroupoli’ye
uzanan ham petrol boru hattı için 700 milyon dolar değerinde bir
protokol imzalamışlardır.
Yunanistan’ın
elektriğe olan talebi giderek artmaktadır ve ortalama değerler
olarak her yıl %4.5 oranında artmaya devam edecektir. 2000
yılının sonunda Kamu Enerji Kurumu (DEH) 10 990 mw.lık toplam
kapasiteye sahipti (%44,6 linyit, %18,1 petrol, %10,1 doğal gaz,
%26,9 hidroelektrik ve %0,3’ü yenilenebilir kaynaklar). Kurumun
beş yıllık çalışma planında 1 855 mv daha fazla ek gereksinim
bulunduğu bildirilmiştir.
1988 yılında kurulan Devlet Gaz Kurumu (DEPA), Rusya (doğal gaz)
ve Arnavutluk’la (sıvılaştırılmış doğal gaz-LNG) iki gaz
tedariki sözleşmesi imzalamayı başarmıştır ve dağıtım şebekesini
kurmuştur. Ana boru hattının ve ilgili dağıtım şebekesinin
kurulması siyasi nedenlerle engellenmiş ve aynı zamanda LNG alan
tesislerde Yunanistan’ın deprem bölgesi olması nedeniyle teknik
sorunlarla karşılaşılmıştır. LNG terminalinin kriyogenik
tesisleri 1999 yılında tamamlanmış ancak, o yılın Eylül ayında
şiddetli bir depreme direnmek zorunda kalmıştır. Yüksek ve orta
derece basınçlı dağıtım şebekelerinin akışı, büyük üretici
firmaların hızlı müdahalesi ile sağlanmıştır. Ancak, düşük
basınçlı dağıtımın gerçekleştirilmesi çok yavaş ilerlemektedir.
AB’nin gaz konusundaki yönergesine göre, doğal gaz pazarının
liberalleştirilmesi üç aşamada gerçekleştirilecektir. Buna göre,
en az %20’si Ağustos 2000’e kadar özel rekabete açılacak daha
sonra Ağustos 2003’de %28’i ve Ağustos 2008’e kadar da %33’ü
açılacaktır. Fakat, bazı üye ülkelere göre hızlı liberalleşme,
toplam gaz talebinin ortalama %80’ini Ağustos 2000’e kadar AB
Pazarına açmakla eşit anlama geldiği için, bu konuda Yuna0nistan
başlangıç olarak geri kalmış görünmektedir. Ancak, doğal gaz
kullanım kapasitesini artırılması ile ilgili olarak endüstrinin
gösterdiği kayda değer ilgi, hükümeti bu konuda yeniden
düşünmeye ve liberalleşmeyi hızlandırmaya zorlamıştır.
Yunanistan, yaklaşık 2.5 milyon metrekare kapasiteyle
Avrupa’daki solar toplayıcıları için en büyük donanımlı
bölgedir. Birçok adaya kurulan 0.5 mw randımanlı fotovoltaik güç
istasyonları ve 1999 yılının sonunda rüzgar gücüyle elektrik
üreten birimler, 180 mw kapasiteyle işletmeye başlamıştır.
Elektrik pazarındaki liberalleşmenin ardından bu kapasitenin 300
mw’a yükselmesi beklenmektedir.
kaynak: www.igeme.gov.tr
|
|
|
|
|
| | | |
| | | |
© 2004 Copyright By ihracathizmetleri.com. All
rights reserved.
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|