|
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
 |
|
|
 |

|
 |
|
 |
Ülke Pazar Araştırmaları |
|
Ürdün
Genel Ekonomik Durum
1946 yılında
özgürlüğüne kavuşan Ürdün, 1970 ve 80’li yıllarda devlet
güdümünde ekonomik programlar uygulamıştır. 1989 yılında büyük
bir ekonomik kriz yaşayan Ürdün’de ekonomide o yıl %13,5 küçülme
görülmüştür. IMF’den aldığı yardımlar sayesinde krizi
atlatabilen Ürdün ekonomisi ülkenin jeopolitik durumu nedeniyle
sık sık uluslararası siyasetten etkilenmektedir. Krizden sonra
Ürdün, Körfez Krizi savaşa dönüşmesine rağmen 1990 yılında %1,
1991 yılında da %1,8’lik büyüme hızları yakalamıştır. Savaş
bittikten sonra 1992 yılında ekonomik büyüme hızlanmış ve 1992
yılında %19’luk bir büyüme oranına ulaşılmıştır. Ürdün sonraki
üç yılda da ortalama %5,3’ün üzerinde büyümüştür. 1992-95
yılları arasındaki yüksek büyümenin ana sebebi Kuveyt’ten kaçan
300000 Ürdünlünün ülkeye gelmesidir. Ülkeye gelenlerin çoğunluğu
Kuveyt’teki girişimlerini tasfiye ederek hızlı bir şekilde
Ürdün’de gayrimenkul, inşaat ve yeni işlere yatırım
yapmışlardır. Ürdün ekonomisindeki büyüme 1990’ların ikinci
yarısında büyük ölçüde yavaşlamıştır. 1995’deki %6,2 olan
büyümeden sonra 1996’da %2,1, 1997’de %3,1, 1998’de %2,9 ve
1999’da %3,1’lik büyüme oranlarına düşülmüştür. Düşük büyüme
oranları, büyüyen bütçe açıkları ve idare edilemez duruma gelen
borç geri ödeme yükümlülükleri Ürdün’ü yeniden IMF ve Dünya
Bankası’na başvurmak zorunda bırakmıştır. IMF ve Dünya
Bankası’ndan alınan borçlar neticesinde 2000 yılında ekonomide
düzelme görülmüştür. 2001 yılında %4,6, 2002 yılında da %3,8’lik
büyüme oranları yakalanmıştır. Buna rağmen Ürdün ekonomisi
çevresel faktörlerden çok fazla etkilenen bir yapıya sahip
olmaya devam etmektedir. Diğer Arap ülkelerine nazaran hiç
petrol geliri olmayan Ürdün ticaret ve imalat sanayisine yatırım
yaparak gelişmeye çalışmaktadır. Jeopolitik nedenlerle ABD ve
diğer gelişmiş ülkelerden aldığı dış yardımlar ülkeyi ayakta
tutmaktadır. ABD ile 2001 yılında yaptığı Serbest Ticaret
Anlaşması ülke ekonomisine uzun vadede çok önemli katkılar
yapacaktır. Ayrıca Ürdün’de ABD’ye gümrüksüz mal satmaya olanak
sağlayan Nitelikli Sanayi Bölgesi (Qualifying Industrial Zone-QIZ)
kurulmuştur.
|
GSYİH’nin Sektörel Dağılımı-2002 |
% |
|
Finans, sigortacılık ve emlak |
20,7 |
|
Kamu hizmetleri |
19,5 |
|
Ticaret, lokanta ve oteller |
11,4 |
|
İmalat |
16,0 |
|
Taşımacılık ve haberleşme |
16,4 |
|
Sosyal ve kişisel hizmetler |
4,8 |
Kaynak : EIU-Economist
Intelligence Unit Country Report June 2003
Ürdün ekonomisinde
hizmetler sektörü en önemli paya sahiptir. Hizmet sektörünün
toplamı 2001 yılında GSYİH’nin %72,3’ünü (faktör fiyatları ile)
oluşturmuştur. Bunların içinde finans hizmetleri, emlak sektörü,
taşımacılık ve haberleşme ile kamu hizmetleri en önemli katkıyı
sağlayanlardır. Son dört yılda sanayinin katkısı az da olsa
artarken, tarım sektöründe 1998 ve 2001 yıllarındaki büyük
kuraklık nedeniyle azalma görülmüştür.
Genel
Projeksiyon Özeti
|
|
2001a |
2002a |
2003b |
2004b |
|
Reel GSYİH büyüme oranı (%) |
4,6 |
3,8c |
2,6 |
5,5 |
|
Enflasyon (ort. % tüketici fiyatları) |
1,8 |
1,8 |
2,5 |
3,2 |
|
İhracat (fob, milyar ABD$) |
2,3 |
2,7 |
2,9 |
3,4 |
|
İthalat (fob, milyar ABD$) |
4,3 |
4,4 |
4,7 |
5,0 |
|
Cari işlemler dengesi (milyar ABD$) |
0,0 |
0,5 |
0,3 |
0,4 |
|
Döviz kuru (ort. JD$: ABD $) |
0,709 |
0,709 |
0,709 |
0,709 |
a:Gerçekleşen
b:EIU projeksiyonu, c:EIU tahmini
Kaynak: EIU-Economist Intelligence Unit Country Report July 2003
Updater
2001 ve 2002
yıllarında sırasıyla %4,6 ve %3,8’lik büyüme oranı yakalayan
Ürdün’ün 2003 yılında %2,6 büyümesi beklenmektedir. Büyümedeki
bu düşüşün ana sebebi olarak Irak Savaşı gösterilmektedir.
Ülkenin dış ticaretinde önemli yer tutan Irak’ın yeniden
yapılandırma programının başlaması ile Ürdün’ün 2004 yılında
%5,5 büyümesi beklenmektedir. ABD ile yapılan Serbest Ticaret
Anlaşması ve Nitelikli Sanayi Bölgesi’nin açılmasının Ürdün
ihracatına olumlu yansıması 2004 yılında 3,4 milyar dolar
ihracatının olması beklenmektedir. İthalatının da istikrarlı bir
şekilde artarak 2004 yılında 5 milyar dolara ulaşması
beklenmektedir.
Ekonomik
Sektörler
Tarım
1998-2001 yılları
arasında yaşanan kuraklıklar Ürdün tarım sektörünün ne kadar
korunmasız durumda olduğunu göstermiştir. 2001-2002 sezonundaki
yüksek yağış ve 2002-2003 sezonundaki kış yağışları tehlikeyi
ortadan kaldırsa da ülkede hava şartlarına çok bağlı bir tarım
sektörü bulunmaktadır. Tarım sektörü iki alana ayrılmaktadır:
Temel olarak tahıl üretilen yağmurla beslenen yaylalar ve meyve
ve sebze üretilen Ürdün Vadisi’ndeki yüksek kazançlı sulak
çiftlikler. Yaylalarda buğday en önemli mahsuldur, bunun yanında
arpa, mercimek ve bezelye de ekilmektedir. Üretim tamamen ülke
içinde tüketilmektedir, fakat bu talebi karşılamamaktadır.
Ürdün’deki yıllık buğday talebi 650000 ton civarında iken
ortalama üretim 30000-70000 ton aralığında olmaktadır. Büyük
kuraklığın olduğu 1999-2000 sezonunda üretim ancak 9000 ton
olmuştur. Üretim olarak Ürdün Vadisi değişik bir yelpaze
sunmaktadır. Ürdün Vadisi’ndeki başlıca ürünler domates,
salatalık, turunçgiller ve muzdur. Kavun, patlıcan, karnıbahar,
lahana ve üzüm de geniş bir şekilde üretilmektedir. Ülkede
zeytinyağı sektöründe de son yıllarda bir gelişme yaşanmaktadır.
Önemli tarım
ürünleri üretimi, 2002
|
Ürün |
1000 ton |
|
Domates |
310 |
|
Salatalık |
150 |
|
Zeytin |
180 |
|
Turunçgiller |
144 |
|
Kavun |
86a |
|
Buğday |
70 |
|
Üzüm |
25 |
|
Muz |
36 |
|
Arpa |
62 |
a: 2001 yılı
rakamı
Kaynak: EIU-Economist Intelligence Unit Country Profile
2003/2004
Ürdün kırmızı et
ihtiyacının ancak %30’unu iç kaynaklardan karşılayabilmektedir.
Süt endüstrisi son yıllarda gelişmiş ve süt tozu dışında ülke
ihtiyacının tamamını karşılayabilmektedir. Hayvancılık
sektöründeki en büyük başarı ise ülkenin kendi kendine yeter
duruma geldiği kümes hayvanları ve yumurta üretimindedir. Buna
rağmen mezbaha yetersizliği ve soğutma sistemi eksikliği bu
sektördeki üretimde bazı kesintilere sebep olabilecek
durumdadır.
Madencilik ve
yarı-işleme
Ürdün’ün en önemli
sanayisi fosfat ve potas madenciliği ve işlemeciliğidir. Fosfat
madenciliği devlet kontrolündeki tekel durumunda bulunan Ürdün
Fosfat Madenleri Şirketi (Jordan Phosphate Mines Company-JPMC)
tarafından kontrol edilmektedir. Ülkenin güneydoğusunda Suudi
Arabistan sınırında bulunan madenlerde en az 700 milyon tonluk
rezerv olduğu doğrulanmıştır. 2002 yılında 5,9 milyon ton fosfat
üreten Ürdün dünyanın üçüncü büyük ham fosfat üreticisi
konumundadır. JPMC bazı yan yatırımlarda da başarılı olmuştur.
Gübre üretimi konusunda Japonlar ve Hintlilerle ortak iki
girişimi bulunmaktadır. Ürdün’deki şimdiye kadarki en büyük
sanayi projesi olan gübre üretimi yapan ortaklıktan Norveçli
Norsk Hydro firmasının 500-600 milyon dolarlık yatırımını geri
çekmesi nedeniyle Aralık 2000’de JPMC yeni çeşitlendirme
çalışmalarına ara vermek zorunda kalmıştır. Potas üretimini ise
yine bir devlet kontrolündeki şirket olan Arab Potash Company (APC)
yapmaktadır. APC ile birlikte Jordan Dead Sea Industries Company
gübre ve kimya alanında bazı projeler geliştirmektedirler.
Sanayi
İmalat sanayi,
GSYİH'ye olan %16'lık katkısı ile hizmetler sektöründen sonra en
önemli sektördür. Son yıllarda sektörde büyüme görülmesine
rağmen, Ürdün çeşitli nedenlerden dolayı tarihsel olarak güçlü
bir sanayi tabanına sahip olmamıştır. Düşük alım gücü nedeniyle
yerel pazar yetersizdir ve ne yerel yatırım ortamı ne de
bölgesel siyasi durum uzun dönem risk almaya olanak
sağlamaktadır. Özel girişimciler genel olarak gıda işleme,
tekstil, tüketim malları ve inşaat malzemeleri gibi hafif sanayi
sektörüne yönelmişlerdir. Yerel sanayi, hükümetin yeniden
yapılandırma çabaları çerçevesinde devamlı düşürülen ithalat
vergileri neticesinde ucuz ithal mallara karşı rekabetle karşı
karşıyadır. Fosfat ve çimento gibi ağır sanayiler ise imalat
sanayinin omurgasını oluşturmaya devam etmektedirler. 2002
yılında yaklaşık 200 milyon dolar ihracat geliri elde edilen
eczacılık ürünleri, Ürdün sanayisi içinde başarı öykülerinden
birisidir. Çimento, petrol rafinesi ve gübre gibi başlıca ağır
sanayiler özel sektörün devlet tarafından yatırıma teşvik
edilmesine rağmen başlangıçtan beri devlet kontrolündedir.
Başlıca İmalat
Sanayi Üretimi, 2002
|
Ürün |
1000 ton |
|
Petrol ürünleri |
3627 |
|
Çimento |
3454 |
|
Klinker |
3079 |
|
Gübreler |
69 |
|
Potas |
1956 |
|
Fosfat |
7107 |
|
Kimyasal asitler |
1649 |
Kaynak: EIU-Economist
Intelligence Unit Country Profile 2003/2004
Açılan Nitelikli
Sanayi Bölgeleri (QIZ) neticesinde ABD’ye sıfır gümrükle mal
satmaya başlayan Ürdün’ün hafif sanayi üretimi ve ihracatında
önemli gelişmeler beklenmektedir. Ürdün bu bölgeler sayesinde
yabancı yatırımları da çekmeye başlamıştır. Bu durumun da yeni
iş alanlarının da açılımıyla işsizliğin azalmasına yardım
edeceği beklenmektedir.
İnşaat
Hızlı nüfus artışı
nedeniyle son 25 yılın çoğunda inşaat sektörü karlı bir alan
görünümünde olmuştur. Bu dönem içinde Ürdün’ün büyük şehirleri
hızlı bir şekilde büyümüştür. Başkent Amman genişleyen
banliyölere sahip olmuştur. Sektörde büyük yabancı firmalar
aslan payını almıştır. Yerli firmalar çoğunlukla konut, okul, su
ve küçük yollar gibi ya da büyük projelerde taşeronluk gibi
küçük ölçekli projeleri alabilmişlerdir. Ürdün 1000 civarında
müteahhitlik firmasına sahiptir fakat bunlar çoğunlukla küçük
aile şirketleridir.
Hizmetler
Hizmetler sektörü
2001 yılında GSYİH’nin %72,3’ünü oluşturmuştur. Ürdün’ün
finansal hizmetler sektörü gelişmiş bir durumdadır. Sektörde şu
anda 9 tane yerli ticari banka, 2 islami banka, 5 yatırım
bankası ve 5 yabancı banka faaliyet göstermektedir. Buna karşın
Arab Bank sektörün %60’ını kontrol altında tutarak egemen
konumdadır. Bu egemenlik 2003 başlarında kötü durumdaki Jordan
Gulf Bank’ın devralınması ile iyice artmıştır. Sermayesini
artırarak 142 milyon dolara çıkartan Housing Bank, Arab Bank’a
rakip olmak için gayret etmektedir. Bankacılık sistemi Merkez
Bankası tarafından kontrol edilmektedir. Merkez Bankası’nın
denetimi bankaların kredi alıp vermelerine yoğunlaşmış
durumdadır ve genel olarak yeterli bir düzeydedir. Buna karşın
bankacılık skandalları da ortaya çıkmaktadır, 1980 yılında Petra
Bank yolsuzluk nedeniyle batmıştır. Denetimi güçlendirmek ve
yeni banka kurma izin süreçlerini açıklamak için 2000 yılında
yeni bir kanun çıkarılmıştır. Hizmetler sektörünün diğer bir
kolu olan turizm sektöründe genel ekonomik durumda olduğu gibi
çevresel faktörler çok önemli durumdadır. Ortadoğu’da sık sık
yaşanan siyasi krizler turizm sektörünün gelişmesine olanak
sağlamamaktadır. Halbuki ülke antik çağlardan beri bir yerleşim
bölgesi olduğu için çok önemli tarihi zenginliklere sahiptir.
Ülkeye en çok Arap turistler gelmektedir; Suriye, Suudi
Arabistan ve Irak en çok turistin geldiği ülkelerdir.
Kaynaklar ve
Altyapı
Nüfus
Özellikleri
2002 yılı
itibarıyla Ürdün nüfusunun 5,3 milyona ulaştığı tahmin
edilmektedir. Buna karşın Filistinlilerin durumu nedeniyle nüfus
hakkında değişik kurumlarca değişik rakamlar ortaya
atılmaktadır. Nüfusun çoğunluğunu Araplar oluşturmaktadır, %4
civarında da hristiyan bulunmaktadır. Doğum oranı azalmasına
rağmen ülkenin nüfus artışı yılda %2,9 ile yine de fazladır. Bu
oran Mısır’da %1,5, Lübnan’da %1,3, Tunus’da %1,2 dir. Hükümet
verilerine göre çoğunluğu Mısır, Irak ve Suriye’den olan
yabancılar nüfusun %7,6’sını oluşturmaktadır. Ürdün bölgede
eğitime en çok önem veren ülkelerden biridir. Yeni okul yapımı,
müfredat gelişimi ve öğretmen eğitimine devlet yılda 100 milyon
dolar civarında yatırım yapmaktadır. Okuma yazma oranı %89 ile
bölge ülkeleri arasında yüksek bir konumdadır. Bu oran Tunus’da
%69, Mısır’da %55’dir.
Doğal Kaynaklar
ve Çevre
Ürdün’ün 89206 km2
lik yüzölçümünün %75’i seyrek nüfusa sahip çöl ve yarı çölden
oluşmaktadır. Merkezdeki ve kuzeydeki yaylalar en yüksek yağışı
almaktadırlar ve buralarda tahıl ve yaz sebzeleri
yetiştirilmektedir. Ülkenin batısı boyunca uzanan Ürdün Vadisi
en verimli alandır ve Ürdün’ün meyve ve sebze üretiminin çoğunu
karşılamaktadır. Ürdün’ün çok sınırlı petrol ve doğal gaz
kaynakları vardır. Ürdün’ün işletilen en önemli yeraltı
kaynakları fosfat ve potastır. Ülkenin en önemli sıkıntılarından
birisi de su sorunudur. Ülke nüfusunun artması, sanayi ve
turizme yapılan yatırımlar su ihtiyacını önümüzdeki yıllarda
daha çok artıracaktır. Hükümet planlanan 625 milyon dolarlık
Disi’den Amman’a su taşıma projesinin bitirilmesi ile önümüzdeki
on yıl için su sorununu çözmeyi ummaktadır.
Ulaşım ve
haberleşme
Ürdün’ün
taşımacılık sisteminin gelişimi son 50 yılda Ortadoğu’nun
jeopolitik yapısı tarafından şekillendirilmiştir. 1948 yılına
kadar Ürdün Haifa limanına bağımlı iken Haifa’nın İsrail’in
eline geçmesi ile Akabe’deki kendi tesislerini geliştirmeye
zorlanmıştır. Akabe 1980’lerde Irak’ın İran ile savaşında en
önemli ikmal merkezi olmuştur. Ürdün’ün 6200 km uzunluğunda bir
karayolu ağı vardır. 620 km uzunluğunda olan demiryolları temel
olarak Akabe limanına fosfat taşımak için kullanılmaktadır.
Hükümet altyapının önemli bir parçası olan haberleşme ve bilişim
teknolojisini ekonomi içinde potansiyel en büyük büyüme alanı
olarak belirlemiştir. Sahip olduğu nitelikli işgücü ile Ürdün
bölgesel bilişim teknolojisi gelişmesinde merkez olma
potansiyeline sahiptir. Telekomünikasyon sektörü hükümetin
özelleştirme programının etkisini ilk hisseden sektörlerden
birisi olmuştur. 1995 yılındaki telekom yasası sabit hatlar
dışındaki tüm hizmetleri özel sektöre açmıştır. 2002 yılı sonu
itibarıyla cep telefonu sektöründe faaliyet gösteren iki
firmanın toplam 1,2 milyon abonesi bulunmaktadır. Ürdün’de 50000
civarında internet abonesi bulunmaktadır. Ürdün’de 5 tane günlük
14 tane de haftalık gazete bulunmaktadır. Ekonomide Özelleştirme
Çalışmaları: 1985 yılından bu yana gelen her hükümet
özelleştirmeye destek verdiğini açıklasa da büyük adımlar son
birkaç yılda atılmıştır. Bu isteksizliğin çeşitli sebepleri
vardır. Telekomünikasyon gibi ekonominin stratejik parçaları
üzerindeki hakimiyeti korumak ve bazı sektörleri korumaya devam
etmenin yanında işsizlik korkusu ve sosyal ve politik olarak
bunların sonuçları da özelleştirmede gecikmeye sebep olmuştur.
1998 yılından itibaren özelleştirme çabalarında bir hızlanma
görülmektedir. O yıl JCFC-Jordan Cement Factories Company (Ürdün
Çimento Fabrikaları Şirketi) hisselerinin %33’ünün satışı
gerçekleşmiş ve ARC-Aqaba Railways Corporation (Akabe
Demiryolları Kuruluşu) adlı devlet kuruluşunun da
özelleştirilmesi için müzakerelere başlanmıştır. 1999 yılında
ARC’nin ABD liderliğindeki konsorsiyuma kiralanması anlaşması
sonuçlandırılmıştır. Aynı yıl JTC-Jordan Telecomunications
Company (Ürdün Telekomünikasyon Şirketi) hisselerinin %40’ı
satılmış ve ulusal havayolu şirketi Royal Jordanian hisselerinin
%49’u ile üç bağlı şirketinin hisselerinin %100’ünün satılması
için teklif getirilmiştir. Havayolu sanayinde dünya çapındaki
kriz yüzünden Royal Jordanian satılamamıştır fakat bağlı
şirketleri özelleştirilmiştir. 2003 başında dört uluslararası
firma APC-Arab Potash Company (Arap Potas Şirketi) hisselerinin
%26’sı için tekliflerini sunmuşlardır.
kaynak: www.igeme.gov.tr
|
|
|
|
|
| | | |
| | | |
© 2004 Copyright By ihracathizmetleri.com. All
rights reserved.
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|