|
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
 |
|
|
 |

|
 |
|
 |
Ülke Pazar Araştırmaları |
|
Türkenistan
Genel Ekonomik Durum
A)Genel Yapı ve
Gelişmeler
Türkmenistan,
diğer eski Sovyet Cumhuriyetlerine göre SSCB'nin dağılmasından
en az etkilenen ülke olmuştur. 1992 ve 1993 yıllarında dünya
fiyatlarıyla doğal gaz ihraç edilmesine başlanmasıyla, ülke
ekonomisinde ve dış ticaret dengesinde önemli iyileşmeler
gözlenmiştir. Bu olumlu gelişmeyle birlikte, 1993-1994
yıllarında Ukrayna'nın ve diğer BDT ülkelerinin gaz borçlarını
ödeyememesi Türkmenistan ekonomisinde bir likidite krizi
yaratmış, 1993-1995 yılları arasında milli gelir yüzde 30
azalmış ve ekonomiye yüzde 1700'lere varan bir hiperenflasyon
ortamı hakim olmuştur.
1996 yılında dış ticaret ve döviz kuru rejiminde bazı reformlar
başlatan Türkmen Hükümeti 1997'den itibaren enflasyonu denetim
altına alabilmiştir. Ancak 1997'de hem tarımda kötü hasat
alınması, hem de Mart 1997'den itibaren Rusya üzerinden BDT
ülkelerine gaz verilmesinin durdurulması milli gelirin yüzde 17
oranında azalmasına yol açmıştır.
1997-1998 yıllarında Türkmen doğalgaz ihracatının Rusya
tarafından engellenmesi ülke dış ticaret ve yatırım işlemlerinin
finansmanını zorlaştırmış; pamuk rekoltesinde yaşanan
istikrarsızlık da bunlara eklenince ülkenin mali imkanları
olumsuz etkilenmiştir. Bu dönemde doğalgaz ihracatından döviz
elde edilememesi ile başlayan döviz sıkıntısı, konvertasyon
sorununa sebep olmuş, resmi kur ve piyasada uygulanan karaborsa
kur arasındaki farkı giderek büyümeye başlamış ve 1999 yılının
ikinci yarısında bu fark yüzde 200'lük oranlarla ifade edilir
hale gelmiştir. Hükümetin ihracatı arttırma politikalarına
ağırlık vermesi sonucunda ülkede elde edilen hammaddelerin
işlenip ihraç edilmesi öncelik kazanmıştır. Özellikle tekstil ve
petrokimya sektöründe bu konu ile ilgili önemli adımlar
atılmıştır.
Ukrayna'ya doğalgaz ihracatının yeniden başlaması ile; 1999
yılının Ocak-Ağustos döneminde gerçekleştirilen ihracat, bir
önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 135 artış göstermiş, aynı
dönemde ithalattaki artış ise yüzde 9.2'de kalmıştır. Bu olumlu
gelişmeler sonucunda cari işlemler açığı 1999 yılında önemli
ölçüde azalmıştır.
1999 yılının ilk 7 ayında petrol ve sanayi üretimleri yüzde 18
artmıştır. Ülke ekonomisinde yaşanan bu olumlu gelişmeler sonucu
milli gelirinin yüzde 10 oranında arttığı tahmin edilmektedir.
İktisadi
Gelişmeler
|
EKONOMİ |
1999 |
2000 |
2001 |
2002 |
|
GSYİH milyar $ |
3,305 |
4,404 |
5,962 |
7,672 |
|
GSYİH değişme (%) |
16 |
17,6 |
12 |
8,5 |
|
Fert başı gelir |
452,5 |
474,6 |
537,5 |
622,6 |
|
Enflasyon (%) |
24,2 |
8,3 |
11,6 |
14,4 |
Kaynak: The
Economist Intelligence Unit
Bağımsızlığının
ilk yıllarında ekonomik ve istatistik veri toplamada dahi güçlük
çeken Türkmenistan, 1991 yılından bu tarafa gelinen süreç
içerisinde tüm güç koşullara rağmen 1999 yılında %16'lık rekor
bir büyüme hızını yakalamış bulunmaktadır. Dünya doğalgaz
fiyatlarındaki artışa rağmen Rusya Federasyonu ve Ukrayna başta
olmak üzere bazı ülkelerden doğalgaz alacağını tahsil edemeyen
Türkmenistan, özellikle enerji, tarım ve tüketim malları
sektörlerinde yapılan ciddi yatırımlar sonucunda 1999 yılını
%16, 2000 yılını ise %8'lik büyüme oranları ile geride
bırakmıştır. 2001 yılında ise bu rakam adeta bir rekoru ifade
edercesine %20,5 olarak gerçekleşmiştir. 2002 ve 2003 yıllarında
ise aynı rekorların en azından tekrarlanacağı tahmin
edilmektedir. Bu sıra dışı büyüme oranlarının ithalat hacmine
yansıyacağı göz önüne alındığında Türkmenistan'ın ülkemiz
açısından ne denli ciddi bir potansiyel pazar olduğu
kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.
Türkmenistan
Projeksiyon Özeti
|
|
2002 a |
2003 b |
2004 c |
2004 d |
|
Reel GSYİH büyümesi |
21,1 |
20 |
15 |
10 |
|
İhracat-fob (milyar dolar) |
2,86 |
3,93 |
3,78 |
3,74 |
|
İthalat-fob (milyar dolar) |
2,12 |
2,62 |
2,85 |
3,06 |
a
Gerçekleşen.
b Economist Intelligence Unit tahmini.
c Economist Intelligence Unit projeksiyonu.
Kaynak: The Economist Intelligence Unit Turkmenistan Country
Report, October 2003
III-SEKTÖRLER
|
Gayri Safi Milli Hasılanın Sektörel
Dağılımı (%) |
|
|
Sektörler |
2000 |
2001 |
2002 |
|
Tarım |
28,1 |
28,8 |
27,5 |
|
Sanayi |
50 |
50,7 |
51 |
|
Hizmetler |
21,9 |
20,5 |
21,5 |
A)Tarım
Türkmenistan tarım
sektöründe, pamuğun önemli bir kazanç olması ve de hükümetin
gıdada kendi kendine yeterli olabilme hedefleri neticesinde
ülkenin bağımsızlığından beri sektörde liberasyon düşük
seviyededir. Sektörün GSYİH'ya katkısı son yıllarda önemli
ölçüde artmıştır. Ürün artışıyla birlikte 1997 yılında %9.5
seviyesinden 2001 yılında %29'a yükselmiştir. İstihdamın
%50'sinin 1998 kayıtlarına göre bu sektörde çalışması ülkenin iş
imkanlarının yetersizliğinin göstergesidir.
Ülkede pamuk üretimi ve pazarlaması devlet kontrolü altındadır.
Çiftçiler tohum, gübre ve tarım aletleri maliyetlerinin %50'si
oranında sübvanse edilmektedir. Üretilen pamuğun daha sonra
devlete belirli bir fiyattan satılması zorunludur. Pamuk, son
zamanlarda uygun olmayan hava şartları ve azalan toprak kalitesi
nedeniyle dalgalansa da, geleneksel olarak Türkmenistan'ın ihraç
gelirlerinde ilk sıradadır. 1999 yılında 1.3 milyon tonluk
hasatla son dört yılın en iyi üretimi yapılsa da daha sonraki
senelerde hükümetin hedeflerinin altında kalmaktadır.
İstatistiklere bakıldığında pamuk üretimi beklenenin %45 altında
ve sadece 600 milyon tondur.
Hükümet şeker pancarı ve pirinç üretimini yaygınlaştırarak ve
ekilen araziyi arttırarak gıdada kendine yeterliliği
hedeflemiştir. Bunu yapmadaki amaç ise ithalat maliyetini
azaltmaktır. Buna bağlı olarak da son yıllarda tarım aletleri
ithali artmıştır çünkü ülkede bu aletlerin imalatı henüz
gerçekleşmemektedir. 1993 ve 2000 yılları arasında tohum üretim
alanları 3 kat artmıştır.
Türkmenistan
Tarımsal Çıktı Miktarları (x000)
|
ÜRÜN |
2001 |
2002 |
2003 |
|
Buğday |
1760,3 |
2200 |
2534 |
|
Arpa |
22,8 |
28,5 |
31 |
|
Pirinç |
39,1 |
80 |
109,5 |
|
Mısır |
9,6 |
12 |
13 |
|
Patates |
30 |
28 |
30 |
|
Pamuk (işlenmemiş) |
1100 |
700 |
713,7 |
Kaynak: The
Economist Intelligence Unit, Turkmenistan Country Profile,
Janurary-2004
B)Sanayi ve
Madencilik
Türkmenistan'ın
ekonomik faaliyetlerinin genel eğilimleri, "ekonominin temel
taşı" olan enerji sektöründeki gelişmelere göre
şekillenmektedir. Son yıl içerisinde de sanayi sektöründe
Türkmenistan sanayisinin gaz ve petrol çıkarımına yönelmesiyle
emek yoğunluklu hafif sanayiden gaz sanayiine geçiş
yaşanmaktadır. Ülke büyük ölçekli gaz ve petrol kaynaklarına
sahiptir ve hükümet enerji sektörünün gelişimine büyük bir önem
vermekte ve sektör potansiyelinin ortaya çıkartılması için bir
dizi proje yürütmektedir. Bu projelerin başarıya ulaşması önemli
ölçüde yabancı kaynağın ülkeye girmesine bağlı bulunmaktadır.
Rusya ile uzun süren diyaloglar Nisan 2003 tarihinde
sonuçlanarak Türkmenistan'ın gaz ihracatını 4 milyar m3
seviyesinden 70-80 milyar m3 seviyesine çıkarmaktadır. Ukrayna
ve Rusya Türkmenistan'ın hidrokarbon endüstrisinin
yenilenmesinde de yer almaktadır
Son 5 yıla bakıldığında sanayi sektörü ortalama %50 payla
ekonomiye yön vermektedir. Sektör içerisinde özellikle
hidrokarbon endüstrisi ihracat gelirinin büyük bir kısmını
kapsayarak en önemli alt sektör durumuna gelmiştir. Son yıllarda
gelişmekte olan petrol ve gaz endüstrisi 1999-2002'de GSYİH'nin
%20'sini oluşturarak ekonomiye yön verir hale gelmiştir.
Fakat yabancı kaynaklı doğrudan yatırımlar petrol ve gaz
sektöründeki potansiyele nazaran sermaye akışını yurtiçine
çekmekte düşük kalmaktadır. Türkmenistan'ın ucuz işgücünden
yararlanmak isteyen yabancı yatırımcıları engelleyen başlıca
nedense ihracat hattının noksanlığıdır. Yabancı kaynaklı
doğrudan yatırımların sektörel dağılımına bakıldığında ilk
sırada hidrokarbon sektörü yer almaktadır. Devlet yabancı
şirketleri lisans ihaleleri için cezbetmeye çalışsa da lisans
şartlarındaki kısıtlayıcı unsurlar şirketleri yıldırmaktadır.
Enerjiden başka Türkmenistan'daki diğer yatırımlar tekstil
sektöründedir. Bu yatırımlar da özellikle Türk finanslı ortak
yatırımlardır. Her ne kadar devlet yabancı yatırımları
desteklese de uygun iş ortamı için gerekli politik ve makro
ekonomik reformları gerçekleştirmekten yoksundur.
Pamuk işlemeciliği de ihracat gelirindeki büyüklüğüyle birlikte
üretim sektöründe önem kazanmaya başlamıştır. Pamuk mahsulü de
artık yerel olarak üretilmektedir. Bağımsızlıktan önce %3 olan
pamuk üretim kapasitesi 2001 yılı itibariyle %30'a yükselmiştir
ve yeni fabrikaların üretilmeye açılmasıyla birlikte bu oranın
artması beklenmektedir. Tekstil sektöründeki fabrikaların çoğu
Türk şirketlerle yapılan ortak yatırımlar sonucudur.
Bitki örtüsü bakımından fakir olan Türkmenistan, madenler
yönüyle oldukça zengindir. Madencilik ve enerji sektörü, sahip
olduğu zengin mineral kaynaklar nedeni ile sınai üretimde önemli
bir yer tutmaktadır. Ülkenin işletilebilen başlıca doğal
kaynakları; doğalgaz, sodyum sülfat, krom (Karaboğaz Lagunu),
sülfür, kurşun, galyum (Gaurdak Bölgesi), bentonit (Oglanlı
Bölgesi), brom, iyot (Çeleken, Nebitdağ) ve petroldür.
Ayrıca, önemli miktarda sodyum ve potasyum çıkartılarak, kimya
sanayinde kullanılmaktadır. Tuz üretimi madencilik faaliyetleri
arasında önemli bir yer tutmakta ve üretimin büyük kısmı kimya
sanayiinde kullanılmaktadır. Ülkede son yıllarda altın ve platin
rezervlerine de rastlanmıştır. Türkmenistan, SSCB'nin en büyük
sodyum sülfat üreticisi olmasına rağmen, zamanla bu rezervler
tükenmiş ve sodyum sülfat tesislerinin faaliyetleri
durdurulmuştur.
Hükümet ana tüketici malların üretiminde kendine yetebilmeyi
amaçlamaktadır. Bu malların başında makine yapımı, metalürji ve
gıda yer almakta olup
hükümet tarafından
ithal ikameci sanayileşme çerçevesi içerisinde destek
görmektedir. Şu an Mari'de şeker rafinelerinin, gıda üretim
fabrikalarının ve metalürji fabrikalarının inşası devam
etmektedir. Alüminyum fabrikası yapımı da planlar arasındadır.
Türk ihaleciler kırsal kesimde istihdamı arttırmak için selüloz
fabrikası ve çelik fabrikası, giyim ithalatını durdurmak içinse
emek yoğunluklu giyim fabrikaları inşa etmişlerdir. Yerel gübre
üretimi için de önemli yatırımlar mevcuttur.
Bazı Sanayi
Ürünlerine Ait Üretim Rakamları( '000 ton )
|
Bazı Sanayi Ürünlerine Ait Üretim
Rakamları( '000 ton ) |
|
|
|
1996 |
1997 |
1998 |
|
Çelik |
1118 |
n/a |
n/a |
|
Çimento |
438 |
601 |
750 |
|
Gübre |
62 |
54 |
68 |
|
Tekstil |
32,6 |
35,7 |
39,5 |
C)İnşaat
İnşaat sektörü de
GSYİH'ye olan %10'luk payıyla en önemli üçüncü sektör
durumundadır. Bu sektördeki büyüme yabancı kaynaklı projeler
sayesinde olmaktadır.
Sovyetler birliğinin geri kalanında da olduğu gibi
Türkmenistan'da iskan şartları kötü olsa da ikamet inşaatı için
ayrılmış fonlar bloke edilmiştir. Hükümetin yapılanma planları
daha çok büyük projeler üzerinedir.
İnşaat sektörü Türkmenistan'ın yabancı şirketlerin aktif olduğu
sektörlerden biridir. Özellikle Türk ve Ukraynalı firmalar ön
plandadır. Başkent Aşkabat'ta başkanlık sarayı ve yeni meclis
binası sektörde ilk sırada yer alan Fransızlar tarafından
yapılmıştır. Yapılacak diğer büyük projelerde Türk ve Ukraynalı
firmaların adı geçmektedir.
D)Hizmetler
Türkmenistan'da
hizmet sektörü devletin gaz üretimine ve ithal ikameci
sanayileşmeye verdiği önemden dolayı pek gelişme
gösterememiştir. Hükümet parekendeciliğin büyük bir kısmını
özelleştirme yanlısı olsa da alım gücünün düşük olması ve kredi
alımındaki sınırlamalar sektörün gelişmesini engellemiştir.
Turizm altyapı eksikliği ve yönetimin ülkeyi yabancılara açmak
istememesinden dolayı gelişmemiştir. 2002 yılı itibariyle gelen
vize kısıtlamaları da turist sayısının azalmasına neden
olmuştur.
E)Ulaştırma
Türkmenistan Hazar
Denizi ve Volga-Don kanalına erişimi sayesinde diğer Orta Asya
komşuları gibi yalıtılmış değildir. Türkmenistan 22000 km
karayoluna we 2440 km demir yoluna sahiptir. 2000 yılında
başlayan ve ülkenin güneyindeki başkent Aşakabat'tan kuzeyindeki
Daşoğuz'a kadar uzanan demir yolunu ve Aşkabat'tan Hazar
Denizi'ne uzanan otoyolunu da içeren projelerin 2006 yılına
kadar tamamlanması beklenmektedir. 1996 yılında İran ile
bağlantı açısından önemli olan demir yolu açılmıştır.
Türkmenbaşı'ndaki liman onarılmış ve Aşkabat'taki havaalanı
yenilenmiş ve genişletilmiştir. Aşkabat, Daşoğuz ve Mari
taşımacılığı yenileme çalışmaları yapılmaktadır.
Otomobil mülkiyetine ait kesin bir bilgi bulunmamaktadır fakat
her 100 kişiden sadece 5'inin otomobili olduğu tahmin
edilmektedir.
F)Telekomünikasyon
Telekomünikasyon
ağını geliştirme çalışmaları 2000-10 yılları için devlet
planları arasındadır. Alman ve Fransız şirketleri bu
çalışmalarda söz sahibidir. Hükümet açıklamalarına göre bu iki
ülke 1993 yılından beri ülkeye 33 milyon dolar yatırım
yapmıştır.
Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin açıklamalarına göre
2000 yılında her 1000 kişiye sadece 82 telefon hattı
düşmektedir. Cep telefonculuğu henüz yaygınlaşmamıştır. 1000
kişiden 2 kişi cep telefonuna sahiptir. Uluslararası telefon
hatlarının kullanımı kısıtlıdır. Kamuya ait olan Turkmentelekom
Mayıs 2000 tarihinden beri tekel durumdadır. İletişim konusunda
zorluk çıkaran bir başka husus da internet kullanıcı sayısının
son derece az olmasıdır. Asya'yı Avrupa'ya bağlayacak olan ve
internet kullanımını yaygınlaştıracak olan fiber optik hattın
inşası 2002 yılı itibariyle başlamıştır.
G)İş Gücü
Ülkedeki işsizlik
oranına dair kesin bir bilgi bulunmamaktadır fakat hükümet her
vatandaş için iş garantisi verdiğinden resmi işsizlik oranı
sıfırdır. Buna rağmen 1998 yılında yapılan anket sonuçlarında
işsizlik oranı %19 çıkmıştır ve resmi olmayan kaynaklara göre
özellikle kırsal kesimlerde genç işsiz nüfusun büyüyen bir
problem olduğu belirtilmiştir.
Tarım sektörü işgücünün %50'sini barındırmaktadır. Sanayi de
%12'lik pay ile ikinci sırada yer almaktadır. Diğer Sovyet
cumhuriyetlerinde tarım, sanayi sektöründeki yeniden yapılanma
çalışmalarına müteakip işçileri işsiz bırakmaktadır.
Eğitim sektörü de 1998 kayıtlarına göre toplam iş gücünün
%10'una istihdam sağlamaktadır.
İş Gücü
Sektörel Dağılımı
|
İş Gücü (bin, ortalama) |
1995 |
1996 |
1997 |
1998 |
|
Tarım & Ormancılık |
738,4 |
772,3 |
781,7 |
892,4 |
|
Sanayi |
165,8 |
172 |
188,1 |
226,8 |
|
İnşaat |
156,5 |
136,2 |
122,8 |
108,2 |
|
Ulaşım & Telekomünikasyon |
82,1 |
77,7 |
77,9 |
90,7 |
|
Ticaret & Yiyecek İçecek Sanayi |
106,7 |
91,8 |
101,2 |
115,8 |
|
Hizmetler |
45,7 |
50,2 |
46,8 |
48,3 |
|
Sağlık |
97,2 |
97,4 |
100,4 |
89,2 |
|
Eğitim |
193,4 |
183,8 |
185,9 |
190,5 |
|
Bürokrasi |
23,6 |
24,7 |
25,3 |
28,8 |
IV-EKONOMİK
PERFORMANS
Bağımsızlığından
beri Türkmenistan ekonomisin büyümesi hükümetin gaz ihraç
pazarlarındaki başarısına göre şekillenmeye başlamıştır. 1989
yılında 89,9m3 olan petrol üretiminin 1997 yılında 17,3 m3
düşmesi, o yıllardaki GSYİH'nın %40'lık düşüşünün göstergesidir.
1998 yılından bu yana da resmi kayıtlara göre GSYİH'da %16'lık
büyüme gerçekleşmiştir. 2002 yılı itibariyle üretimde 1989
verilerine oranla %98,4 büyüme yaşanmıştır. Toplam üretimdeki bu
artış gaz üretimdeki büyük artışla gerçekleşmiştir.
Ekonominin sübvanse edilmesi enflasyon değerlerini düşük
göstermektedir. Ayrıca gaz, petrol, pamuk ve buğday üretiminin
toplam olarak değerlendirilmemesi neticesinde aslında 2000
yılından beri düşmekte olan GSYİH resmi kayıtlara göre artış
olarak gösterilmektedir. Elektrik üretimi de sanayi sektörünün
resmi kayıtlarda belirtildiği kadar iyi olmadığının
göstergesidir. 2002 yılında 8,6milyon kwatt/s olan elektrik
üretiminin 2001 yılında 10,5 milyon kwatt/s olması bunun en iyi
açıklamasıdır. Tarım sektöründeki 2002 yılı üretimine göre pamuk
üretimi her yıl %60 düşse de tarım sektöründeki toplam artış
%15,5 olarak gösterilmektedir. Ukrayna ve Rusya'ya gaz
ihracatının yeniden başlaması 1998 yılından beri ülkenin
ekonomisinin iyileşmesinde önemli rol oynamıştır. Bağımsızlıktan
beri Türkmenistan bu sektörde üç kriz yaşamıştır. 1992 yılında
Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla Türkmenistan'ın pazarlarında
talebin düşmesine dolayısıyla üretimin azalmasına neden
olmuştur. Sektör ikinci kez de 1994 yılında Rusya'nın devlet
kontrolündeki gaz üretiminde tekel duruma gelip Türkmenistan'ın
Avrupa pazarına açılmasını engellemesiyle yaşanmıştır. 1997
yılında da Ukrayna'nın sürekli olarak Türkmenistan'a olan
borçlarını ödememesi, bu ülkeye olan ihracatı durdurmuştur.
Ukrayna'ya ihracat 1999 yılında yeniden başlamıştır fakat
Ukrayna'nın biriken yeni borçları aynı yıl ihracatı
durdurmuştur.Türkmenistan 2000 yılında Ukrayna ve Rusya ile yeni
ilişkilere başlamıştır ve o tarihten itibaren de ciddi bir
büyüme yaşanmaktadır. Fakat boru hattının yetersiz kalması, yeni
yatırım gereksinimleri ve ihracat pazarlarındaki artan rekabet
Türkmenistan'ın hidrokarbon sektöründeki büyümesini engelleyici
faktörlerdir.
Tarım sektöründeki performans reel ekonomide önemli bir yere
sahiptir. GSYİH'nın %25'ine tekabül etmekte olup nüfusun da
%55'ine istihdam sağlamaktadır. Bu sektördeki büyüme pamuk ve
hububat ekimiyle doğru orantılıdır. Fakat yetersiz reformlar,
düşük fiyat tedarikleri ve kötü hava şartları sektörü olumsuz
etkilemektedir.
Geçmişte pamuk ihracat gelirinde önemli bir yere sahipken,
global fiyatlardaki düşüş gelirin düşmesine neden olmuştur. Yeni
toprak reform mevzuat düzenlemeleri de günümüze kadar
ertelenmiştir.
Ekonomide yatırım seviyesiyle ilgili fazla bir bilgi yoktur.
Hükümet yatırımlarını daha çok prestijli inşaat projelerine ve
ithal ikameci sanayileşmeye yapmaktadır. Türkmenistan'ın
hidrokarbon ve pamuk sektörleri ihracatındaki katma değerini
yükseltmek hükümetin başlıca hedefleri arasındadır. Bundan
dolayı rafineri ve pamuk üretim sanayii önem kazanmıştır. Resmi
kayıtlara göre 2002 yılı sermaye yatırımındaki artış %9'dur.
Toplam yatırımların %70'i üretim kapasitesini arttırmaya
yöneliktir. Yabancı kaynaklı doğrudan yatırımların payı %8'den
ise %5 düşmüştür. Bu düşüşü ise yabancı şirketlerin ülkedeki
ticaret ortamının güvenilir olmamasından kaçması olarak
değerlendirebiliriz.
Yıllık enflasyon 1993 yılında %3000 ile en yüksek değerine
ulaşmış 1994-96 yıllar
ında da %10002e
inmiştir. Yüksek enflasyon yaşam şartlarının ve reel ücretlerin
düşmesine neden olmuştur. 1997yılından beri ücretler iyileşmeye
başlasa da hükümetin şirketleri iflasa sürüklememek için
borçlarını ödemeleri için zorlamaması sonucunda ücretlerin geç
ödenmesi sıklıkla görülmeye başlanmıştır. Ücretlerde düşüklük
özellikle kentlerde yaşayanları zor durumda bırakmaktadır.
Kırsal kesimde yaşayanların aksine kendilerine ait topraklarının
olmaması hayat standartlarını daha da alçaltmaktadır.
Resmi enflasyon artışı 1997'den beri sıkı parasal ve mali
politikalar sayesinde yavaşlamıştır. Hükümet enflasyon değeri
hakkında bilgi yayınlamasa da tahminler 2002 yılında enflasyonun
%10,6 seviyesine indiği yönündedir. Enflasyona sübvansiyonlar ve
fiyat kontrolleri ile müdahale edilmektedir. Bedava elektrik, su
ve gaz kullanımı, enflasyon değerinin düşük olmasındaki ana
sebeplerdir.
|
|
|
|
|
| | | |
| | | |
© 2004 Copyright By ihracathizmetleri.com. All
rights reserved.
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|