Ülke Pazar Araştırmaları

Türkenistan

Genel Ekonomik Durum

A)Genel Yapı ve Gelişmeler

Türkmenistan, diğer eski Sovyet Cumhuriyetlerine göre SSCB'nin dağılmasından en az etkilenen ülke olmuştur. 1992 ve 1993 yıllarında dünya fiyatlarıyla doğal gaz ihraç edilmesine başlanmasıyla, ülke ekonomisinde ve dış ticaret dengesinde önemli iyileşmeler gözlenmiştir. Bu olumlu gelişmeyle birlikte, 1993-1994 yıllarında Ukrayna'nın ve diğer BDT ülkelerinin gaz borçlarını ödeyememesi Türkmenistan ekonomisinde bir likidite krizi yaratmış, 1993-1995 yılları arasında milli gelir yüzde 30 azalmış ve ekonomiye yüzde 1700'lere varan bir hiperenflasyon ortamı hakim olmuştur.

1996 yılında dış ticaret ve döviz kuru rejiminde bazı reformlar başlatan Türkmen Hükümeti 1997'den itibaren enflasyonu denetim altına alabilmiştir. Ancak 1997'de hem tarımda kötü hasat alınması, hem de Mart 1997'den itibaren Rusya üzerinden BDT ülkelerine gaz verilmesinin durdurulması milli gelirin yüzde 17 oranında azalmasına yol açmıştır.
1997-1998 yıllarında Türkmen doğalgaz ihracatının Rusya tarafından engellenmesi ülke dış ticaret ve yatırım işlemlerinin finansmanını zorlaştırmış; pamuk rekoltesinde yaşanan istikrarsızlık da bunlara eklenince ülkenin mali imkanları olumsuz etkilenmiştir. Bu dönemde doğalgaz ihracatından döviz elde edilememesi ile başlayan döviz sıkıntısı, konvertasyon sorununa sebep olmuş, resmi kur ve piyasada uygulanan karaborsa kur arasındaki farkı giderek büyümeye başlamış ve 1999 yılının ikinci yarısında bu fark yüzde 200'lük oranlarla ifade edilir hale gelmiştir. Hükümetin ihracatı arttırma politikalarına ağırlık vermesi sonucunda ülkede elde edilen hammaddelerin işlenip ihraç edilmesi öncelik kazanmıştır. Özellikle tekstil ve petrokimya sektöründe bu konu ile ilgili önemli adımlar atılmıştır.

Ukrayna'ya doğalgaz ihracatının yeniden başlaması ile; 1999 yılının Ocak-Ağustos döneminde gerçekleştirilen ihracat, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 135 artış göstermiş, aynı dönemde ithalattaki artış ise yüzde 9.2'de kalmıştır. Bu olumlu gelişmeler sonucunda cari işlemler açığı 1999 yılında önemli ölçüde azalmıştır.
1999 yılının ilk 7 ayında petrol ve sanayi üretimleri yüzde 18 artmıştır. Ülke ekonomisinde yaşanan bu olumlu gelişmeler sonucu milli gelirinin yüzde 10 oranında arttığı tahmin edilmektedir.
İktisadi Gelişmeler
 

EKONOMİ

1999

2000

2001

2002

GSYİH milyar $

3,305

4,404

5,962

7,672

GSYİH değişme (%)

16

17,6

12

8,5

Fert başı gelir

452,5

474,6

537,5

622,6

Enflasyon (%)

24,2

8,3

11,6

14,4


Kaynak: The Economist Intelligence Unit
Bağımsızlığının ilk yıllarında ekonomik ve istatistik veri toplamada dahi güçlük çeken Türkmenistan, 1991 yılından bu tarafa gelinen süreç içerisinde tüm güç koşullara rağmen 1999 yılında %16'lık rekor bir büyüme hızını yakalamış bulunmaktadır. Dünya doğalgaz fiyatlarındaki artışa rağmen Rusya Federasyonu ve Ukrayna başta olmak üzere bazı ülkelerden doğalgaz alacağını tahsil edemeyen Türkmenistan, özellikle enerji, tarım ve tüketim malları sektörlerinde yapılan ciddi yatırımlar sonucunda 1999 yılını %16, 2000 yılını ise %8'lik büyüme oranları ile geride bırakmıştır. 2001 yılında ise bu rakam adeta bir rekoru ifade edercesine %20,5 olarak gerçekleşmiştir. 2002 ve 2003 yıllarında ise aynı rekorların en azından tekrarlanacağı tahmin edilmektedir. Bu sıra dışı büyüme oranlarının ithalat hacmine yansıyacağı göz önüne alındığında Türkmenistan'ın ülkemiz açısından ne denli ciddi bir potansiyel pazar olduğu kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Türkmenistan Projeksiyon Özeti
 

 

2002 a

2003 b

2004 c

2004 d

Reel GSYİH büyümesi

21,1

20

15

10

İhracat-fob (milyar dolar)

2,86

3,93

3,78

3,74

İthalat-fob (milyar dolar)

2,12

2,62

2,85

3,06


a Gerçekleşen.
b Economist Intelligence Unit tahmini.
c Economist Intelligence Unit projeksiyonu.
Kaynak: The Economist Intelligence Unit Turkmenistan Country Report, October 2003


III-SEKTÖRLER
 

Gayri Safi Milli Hasılanın Sektörel Dağılımı (%)

 

Sektörler

2000

2001

2002

Tarım

28,1

28,8

27,5

Sanayi

50

50,7

51

Hizmetler

21,9

20,5

21,5

A)Tarım
Türkmenistan tarım sektöründe, pamuğun önemli bir kazanç olması ve de hükümetin gıdada kendi kendine yeterli olabilme hedefleri neticesinde ülkenin bağımsızlığından beri sektörde liberasyon düşük seviyededir. Sektörün GSYİH'ya katkısı son yıllarda önemli ölçüde artmıştır. Ürün artışıyla birlikte 1997 yılında %9.5 seviyesinden 2001 yılında %29'a yükselmiştir. İstihdamın %50'sinin 1998 kayıtlarına göre bu sektörde çalışması ülkenin iş imkanlarının yetersizliğinin göstergesidir.
Ülkede pamuk üretimi ve pazarlaması devlet kontrolü altındadır. Çiftçiler tohum, gübre ve tarım aletleri maliyetlerinin %50'si oranında sübvanse edilmektedir. Üretilen pamuğun daha sonra devlete belirli bir fiyattan satılması zorunludur. Pamuk, son zamanlarda uygun olmayan hava şartları ve azalan toprak kalitesi nedeniyle dalgalansa da, geleneksel olarak Türkmenistan'ın ihraç gelirlerinde ilk sıradadır. 1999 yılında 1.3 milyon tonluk hasatla son dört yılın en iyi üretimi yapılsa da daha sonraki senelerde hükümetin hedeflerinin altında kalmaktadır. İstatistiklere bakıldığında pamuk üretimi beklenenin %45 altında ve sadece 600 milyon tondur.
Hükümet şeker pancarı ve pirinç üretimini yaygınlaştırarak ve ekilen araziyi arttırarak gıdada kendine yeterliliği hedeflemiştir. Bunu yapmadaki amaç ise ithalat maliyetini azaltmaktır. Buna bağlı olarak da son yıllarda tarım aletleri ithali artmıştır çünkü ülkede bu aletlerin imalatı henüz gerçekleşmemektedir. 1993 ve 2000 yılları arasında tohum üretim alanları 3 kat artmıştır.
Türkmenistan Tarımsal Çıktı Miktarları (x000)
 

ÜRÜN

2001

2002

2003

Buğday

1760,3

2200

2534

Arpa

22,8

28,5

31

Pirinç

39,1

80

109,5

Mısır

9,6

12

13

Patates

30

28

30

Pamuk (işlenmemiş)

1100

700

713,7


Kaynak: The Economist Intelligence Unit, Turkmenistan Country Profile, Janurary-2004
B)Sanayi ve Madencilik
Türkmenistan'ın ekonomik faaliyetlerinin genel eğilimleri, "ekonominin temel taşı" olan enerji sektöründeki gelişmelere göre şekillenmektedir. Son yıl içerisinde de sanayi sektöründe Türkmenistan sanayisinin gaz ve petrol çıkarımına yönelmesiyle emek yoğunluklu hafif sanayiden gaz sanayiine geçiş yaşanmaktadır. Ülke büyük ölçekli gaz ve petrol kaynaklarına sahiptir ve hükümet enerji sektörünün gelişimine büyük bir önem vermekte ve sektör potansiyelinin ortaya çıkartılması için bir dizi proje yürütmektedir. Bu projelerin başarıya ulaşması önemli ölçüde yabancı kaynağın ülkeye girmesine bağlı bulunmaktadır. Rusya ile uzun süren diyaloglar Nisan 2003 tarihinde sonuçlanarak Türkmenistan'ın gaz ihracatını 4 milyar m3 seviyesinden 70-80 milyar m3 seviyesine çıkarmaktadır. Ukrayna ve Rusya Türkmenistan'ın hidrokarbon endüstrisinin yenilenmesinde de yer almaktadır
Son 5 yıla bakıldığında sanayi sektörü ortalama %50 payla ekonomiye yön vermektedir. Sektör içerisinde özellikle hidrokarbon endüstrisi ihracat gelirinin büyük bir kısmını kapsayarak en önemli alt sektör durumuna gelmiştir. Son yıllarda gelişmekte olan petrol ve gaz endüstrisi 1999-2002'de GSYİH'nin %20'sini oluşturarak ekonomiye yön verir hale gelmiştir.

Fakat yabancı kaynaklı doğrudan yatırımlar petrol ve gaz sektöründeki potansiyele nazaran sermaye akışını yurtiçine çekmekte düşük kalmaktadır. Türkmenistan'ın ucuz işgücünden yararlanmak isteyen yabancı yatırımcıları engelleyen başlıca nedense ihracat hattının noksanlığıdır. Yabancı kaynaklı doğrudan yatırımların sektörel dağılımına bakıldığında ilk sırada hidrokarbon sektörü yer almaktadır. Devlet yabancı şirketleri lisans ihaleleri için cezbetmeye çalışsa da lisans şartlarındaki kısıtlayıcı unsurlar şirketleri yıldırmaktadır. Enerjiden başka Türkmenistan'daki diğer yatırımlar tekstil sektöründedir. Bu yatırımlar da özellikle Türk finanslı ortak yatırımlardır. Her ne kadar devlet yabancı yatırımları desteklese de uygun iş ortamı için gerekli politik ve makro ekonomik reformları gerçekleştirmekten yoksundur.
Pamuk işlemeciliği de ihracat gelirindeki büyüklüğüyle birlikte üretim sektöründe önem kazanmaya başlamıştır. Pamuk mahsulü de artık yerel olarak üretilmektedir. Bağımsızlıktan önce %3 olan pamuk üretim kapasitesi 2001 yılı itibariyle %30'a yükselmiştir ve yeni fabrikaların üretilmeye açılmasıyla birlikte bu oranın artması beklenmektedir. Tekstil sektöründeki fabrikaların çoğu Türk şirketlerle yapılan ortak yatırımlar sonucudur.
Bitki örtüsü bakımından fakir olan Türkmenistan, madenler yönüyle oldukça zengindir. Madencilik ve enerji sektörü, sahip olduğu zengin mineral kaynaklar nedeni ile sınai üretimde önemli bir yer tutmaktadır. Ülkenin işletilebilen başlıca doğal kaynakları; doğalgaz, sodyum sülfat, krom (Karaboğaz Lagunu), sülfür, kurşun, galyum (Gaurdak Bölgesi), bentonit (Oglanlı Bölgesi), brom, iyot (Çeleken, Nebitdağ) ve petroldür.
Ayrıca, önemli miktarda sodyum ve potasyum çıkartılarak, kimya sanayinde kullanılmaktadır. Tuz üretimi madencilik faaliyetleri arasında önemli bir yer tutmakta ve üretimin büyük kısmı kimya sanayiinde kullanılmaktadır. Ülkede son yıllarda altın ve platin rezervlerine de rastlanmıştır. Türkmenistan, SSCB'nin en büyük sodyum sülfat üreticisi olmasına rağmen, zamanla bu rezervler tükenmiş ve sodyum sülfat tesislerinin faaliyetleri durdurulmuştur.
Hükümet ana tüketici malların üretiminde kendine yetebilmeyi amaçlamaktadır. Bu malların başında makine yapımı, metalürji ve gıda yer almakta olup
hükümet tarafından ithal ikameci sanayileşme çerçevesi içerisinde destek görmektedir. Şu an Mari'de şeker rafinelerinin, gıda üretim fabrikalarının ve metalürji fabrikalarının inşası devam etmektedir. Alüminyum fabrikası yapımı da planlar arasındadır. Türk ihaleciler kırsal kesimde istihdamı arttırmak için selüloz fabrikası ve çelik fabrikası, giyim ithalatını durdurmak içinse emek yoğunluklu giyim fabrikaları inşa etmişlerdir. Yerel gübre üretimi için de önemli yatırımlar mevcuttur. Bazı Sanayi Ürünlerine Ait Üretim Rakamları( '000 ton )
 

Bazı Sanayi Ürünlerine Ait Üretim Rakamları( '000 ton )

 

 

1996

1997

1998

Çelik

1118

n/a

n/a

Çimento

438

601

750

Gübre

62

54

68

Tekstil

32,6

35,7

39,5

C)İnşaat
İnşaat sektörü de GSYİH'ye olan %10'luk payıyla en önemli üçüncü sektör durumundadır. Bu sektördeki büyüme yabancı kaynaklı projeler sayesinde olmaktadır.
Sovyetler birliğinin geri kalanında da olduğu gibi Türkmenistan'da iskan şartları kötü olsa da ikamet inşaatı için ayrılmış fonlar bloke edilmiştir. Hükümetin yapılanma planları daha çok büyük projeler üzerinedir.
İnşaat sektörü Türkmenistan'ın yabancı şirketlerin aktif olduğu sektörlerden biridir. Özellikle Türk ve Ukraynalı firmalar ön plandadır. Başkent Aşkabat'ta başkanlık sarayı ve yeni meclis binası sektörde ilk sırada yer alan Fransızlar tarafından yapılmıştır. Yapılacak diğer büyük projelerde Türk ve Ukraynalı firmaların adı geçmektedir.
D)Hizmetler
Türkmenistan'da hizmet sektörü devletin gaz üretimine ve ithal ikameci sanayileşmeye verdiği önemden dolayı pek gelişme gösterememiştir. Hükümet parekendeciliğin büyük bir kısmını özelleştirme yanlısı olsa da alım gücünün düşük olması ve kredi alımındaki sınırlamalar sektörün gelişmesini engellemiştir.
Turizm altyapı eksikliği ve yönetimin ülkeyi yabancılara açmak istememesinden dolayı gelişmemiştir. 2002 yılı itibariyle gelen vize kısıtlamaları da turist sayısının azalmasına neden olmuştur.
E)Ulaştırma
Türkmenistan Hazar Denizi ve Volga-Don kanalına erişimi sayesinde diğer Orta Asya komşuları gibi yalıtılmış değildir. Türkmenistan 22000 km karayoluna we 2440 km demir yoluna sahiptir. 2000 yılında başlayan ve ülkenin güneyindeki başkent Aşakabat'tan kuzeyindeki Daşoğuz'a kadar uzanan demir yolunu ve Aşkabat'tan Hazar Denizi'ne uzanan otoyolunu da içeren projelerin 2006 yılına kadar tamamlanması beklenmektedir. 1996 yılında İran ile bağlantı açısından önemli olan demir yolu açılmıştır. Türkmenbaşı'ndaki liman onarılmış ve Aşkabat'taki havaalanı yenilenmiş ve genişletilmiştir. Aşkabat, Daşoğuz ve Mari taşımacılığı yenileme çalışmaları yapılmaktadır.
Otomobil mülkiyetine ait kesin bir bilgi bulunmamaktadır fakat her 100 kişiden sadece 5'inin otomobili olduğu tahmin edilmektedir.
F)Telekomünikasyon
Telekomünikasyon ağını geliştirme çalışmaları 2000-10 yılları için devlet planları arasındadır. Alman ve Fransız şirketleri bu çalışmalarda söz sahibidir. Hükümet açıklamalarına göre bu iki ülke 1993 yılından beri ülkeye 33 milyon dolar yatırım yapmıştır.
Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin açıklamalarına göre 2000 yılında her 1000 kişiye sadece 82 telefon hattı düşmektedir. Cep telefonculuğu henüz yaygınlaşmamıştır. 1000 kişiden 2 kişi cep telefonuna sahiptir. Uluslararası telefon hatlarının kullanımı kısıtlıdır. Kamuya ait olan Turkmentelekom Mayıs 2000 tarihinden beri tekel durumdadır. İletişim konusunda zorluk çıkaran bir başka husus da internet kullanıcı sayısının son derece az olmasıdır. Asya'yı Avrupa'ya bağlayacak olan ve internet kullanımını yaygınlaştıracak olan fiber optik hattın inşası 2002 yılı itibariyle başlamıştır.
G)İş Gücü
Ülkedeki işsizlik oranına dair kesin bir bilgi bulunmamaktadır fakat hükümet her vatandaş için iş garantisi verdiğinden resmi işsizlik oranı sıfırdır. Buna rağmen 1998 yılında yapılan anket sonuçlarında işsizlik oranı %19 çıkmıştır ve resmi olmayan kaynaklara göre özellikle kırsal kesimlerde genç işsiz nüfusun büyüyen bir problem olduğu belirtilmiştir.
Tarım sektörü işgücünün %50'sini barındırmaktadır. Sanayi de %12'lik pay ile ikinci sırada yer almaktadır. Diğer Sovyet cumhuriyetlerinde tarım, sanayi sektöründeki yeniden yapılanma çalışmalarına müteakip işçileri işsiz bırakmaktadır.
Eğitim sektörü de 1998 kayıtlarına göre toplam iş gücünün %10'una istihdam sağlamaktadır.
İş Gücü Sektörel Dağılımı
 

İş Gücü (bin, ortalama)

1995

1996

1997

1998

Tarım & Ormancılık

738,4

772,3

781,7

892,4

Sanayi

165,8

172

188,1

226,8

İnşaat

156,5

136,2

122,8

108,2

Ulaşım & Telekomünikasyon

82,1

77,7

77,9

90,7

Ticaret & Yiyecek İçecek Sanayi

106,7

91,8

101,2

115,8

Hizmetler

45,7

50,2

46,8

48,3

Sağlık

97,2

97,4

100,4

89,2

Eğitim

193,4

183,8

185,9

190,5

Bürokrasi

23,6

24,7

25,3

28,8

IV-EKONOMİK PERFORMANS
Bağımsızlığından beri Türkmenistan ekonomisin büyümesi hükümetin gaz ihraç pazarlarındaki başarısına göre şekillenmeye başlamıştır. 1989 yılında 89,9m3 olan petrol üretiminin 1997 yılında 17,3 m3 düşmesi, o yıllardaki GSYİH'nın %40'lık düşüşünün göstergesidir. 1998 yılından bu yana da resmi kayıtlara göre GSYİH'da %16'lık büyüme gerçekleşmiştir. 2002 yılı itibariyle üretimde 1989 verilerine oranla %98,4 büyüme yaşanmıştır. Toplam üretimdeki bu artış gaz üretimdeki büyük artışla gerçekleşmiştir.
Ekonominin sübvanse edilmesi enflasyon değerlerini düşük göstermektedir. Ayrıca gaz, petrol, pamuk ve buğday üretiminin toplam olarak değerlendirilmemesi neticesinde aslında 2000 yılından beri düşmekte olan GSYİH resmi kayıtlara göre artış olarak gösterilmektedir. Elektrik üretimi de sanayi sektörünün resmi kayıtlarda belirtildiği kadar iyi olmadığının göstergesidir. 2002 yılında 8,6milyon kwatt/s olan elektrik üretiminin 2001 yılında 10,5 milyon kwatt/s olması bunun en iyi açıklamasıdır. Tarım sektöründeki 2002 yılı üretimine göre pamuk üretimi her yıl %60 düşse de tarım sektöründeki toplam artış %15,5 olarak gösterilmektedir. Ukrayna ve Rusya'ya gaz ihracatının yeniden başlaması 1998 yılından beri ülkenin ekonomisinin iyileşmesinde önemli rol oynamıştır. Bağımsızlıktan beri Türkmenistan bu sektörde üç kriz yaşamıştır. 1992 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla Türkmenistan'ın pazarlarında talebin düşmesine dolayısıyla üretimin azalmasına neden olmuştur. Sektör ikinci kez de 1994 yılında Rusya'nın devlet kontrolündeki gaz üretiminde tekel duruma gelip Türkmenistan'ın Avrupa pazarına açılmasını engellemesiyle yaşanmıştır. 1997 yılında da Ukrayna'nın sürekli olarak Türkmenistan'a olan borçlarını ödememesi, bu ülkeye olan ihracatı durdurmuştur. Ukrayna'ya ihracat 1999 yılında yeniden başlamıştır fakat Ukrayna'nın biriken yeni borçları aynı yıl ihracatı durdurmuştur.Türkmenistan 2000 yılında Ukrayna ve Rusya ile yeni ilişkilere başlamıştır ve o tarihten itibaren de ciddi bir büyüme yaşanmaktadır. Fakat boru hattının yetersiz kalması, yeni yatırım gereksinimleri ve ihracat pazarlarındaki artan rekabet Türkmenistan'ın hidrokarbon sektöründeki büyümesini engelleyici faktörlerdir.
Tarım sektöründeki performans reel ekonomide önemli bir yere sahiptir. GSYİH'nın %25'ine tekabül etmekte olup nüfusun da %55'ine istihdam sağlamaktadır. Bu sektördeki büyüme pamuk ve hububat ekimiyle doğru orantılıdır. Fakat yetersiz reformlar, düşük fiyat tedarikleri ve kötü hava şartları sektörü olumsuz etkilemektedir.
Geçmişte pamuk ihracat gelirinde önemli bir yere sahipken, global fiyatlardaki düşüş gelirin düşmesine neden olmuştur. Yeni toprak reform mevzuat düzenlemeleri de günümüze kadar ertelenmiştir.
Ekonomide yatırım seviyesiyle ilgili fazla bir bilgi yoktur. Hükümet yatırımlarını daha çok prestijli inşaat projelerine ve ithal ikameci sanayileşmeye yapmaktadır. Türkmenistan'ın hidrokarbon ve pamuk sektörleri ihracatındaki katma değerini yükseltmek hükümetin başlıca hedefleri arasındadır. Bundan dolayı rafineri ve pamuk üretim sanayii önem kazanmıştır. Resmi kayıtlara göre 2002 yılı sermaye yatırımındaki artış %9'dur. Toplam yatırımların %70'i üretim kapasitesini arttırmaya yöneliktir. Yabancı kaynaklı doğrudan yatırımların payı %8'den ise %5 düşmüştür. Bu düşüşü ise yabancı şirketlerin ülkedeki ticaret ortamının güvenilir olmamasından kaçması olarak değerlendirebiliriz.
Yıllık enflasyon 1993 yılında %3000 ile en yüksek değerine ulaşmış 1994-96 yıllar
ında da %10002e inmiştir. Yüksek enflasyon yaşam şartlarının ve reel ücretlerin düşmesine neden olmuştur. 1997yılından beri ücretler iyileşmeye başlasa da hükümetin şirketleri iflasa sürüklememek için borçlarını ödemeleri için zorlamaması sonucunda ücretlerin geç ödenmesi sıklıkla görülmeye başlanmıştır. Ücretlerde düşüklük özellikle kentlerde yaşayanları zor durumda bırakmaktadır. Kırsal kesimde yaşayanların aksine kendilerine ait topraklarının olmaması hayat standartlarını daha da alçaltmaktadır.
Resmi enflasyon artışı 1997'den beri sıkı parasal ve mali politikalar sayesinde yavaşlamıştır. Hükümet enflasyon değeri hakkında bilgi yayınlamasa da tahminler 2002 yılında enflasyonun %10,6 seviyesine indiği yönündedir. Enflasyona sübvansiyonlar ve fiyat kontrolleri ile müdahale edilmektedir. Bedava elektrik, su ve gaz kullanımı, enflasyon değerinin düşük olmasındaki ana sebeplerdir.

 

 

kaynak: www.igeme.gov.tr


 |    E-Pazarlama - Elektronik Pazarlama   |   İhracat Hizmetleri   |   Dış Ticaret Hizmetleri   |   Tekstil İhracat Hizmetleri   | 
 |   Global Pazarlama Hizmetleri   |   İnternetle Pazarlama Hizmetleri   |   Ülke Pazar Araştırmaları    | 

© 2004 Copyright By ihracathizmetleri.com.  All rights reserved.
Web Tasarım Firması