Suriye
Genel Ekonomik DurumEkonomik Yapı
Suriye’de uzun yıllar sosyalist ekonomik politikalar uygulamakta
iken 1990’lı yıllardan bu yana serbest piyasa ekonomisine geçiş
çalışmaları gözlenmektedir. Bu gayretlere paralel olarak, dış
ticaretinde de önemli gelişmeler olmaktadır. Uzun yıllar devlet
ağırlıklı bir yapı sergileyen ekonomide özel sektörün ağırlığı
gittikçe artmaktadır.
Suriye Hükümeti, dışa açılım, yatırım teşvik, özel sektöre daha
büyük önem verilmesi, yabancı sermayenin ülkeye çekilmesi,
bankacılık, borsa ve kur politikaları konularında çalışmalar
yapmaktadır.
Uygulamaya konan dışa açılıma yönelik ekonomik politikalar
doğrultusunda, özel sektöre önemli fırsatlar sunulmaya
başlanmıştır. Halen ülke ekonomisinin 2/3’ü devletin
kontrolündedir. Fakat bu oran, petrol ve diğer tabii
kaynakların, bankacılık ve sigortacılık hizmetlerinin devletin
elinde olmasından kaynaklanmaktadır. Zaten bu sektörlerin GSYİH
içindeki payı %60’dan fazladır.
1991 yılında çıkarılan Yatırım Teşvik Kanunu ile ülkeye yabancı
sermayenin gelmesi teşvik edilmektedir. Sağlanan vergi muafiyeti
ve diğer teşviklerle önemli ölçüde yabancı sermaye yatırımı
gerçekleştirilmiştir.
Serbest piyasa ekonomisine geçiş sürecinde tüketim mallarının
yatırımı artmıştır. En hızlı yatırım gıda ve tekstil sektöründe
gerçekleşmiştir. İmalat sanayinin diğer alt sektörlerinde,
dayanıklı tüketim malları sanayiinde de önemli yatırımlar
yapılmıştır.
Suriye’de ithal ikamesine yönelik yatırım politikası
uygulanmaktadır. Bundan dolayı imalat sanayinin tüm alt
sektörlerinde üretimi yapılan tüm malların ithalatı yasaktır.
Ülkede üretimi bulunmakla birlikte ancak ihtiyacı karşılayamayan
ürünlerin ithalatı ise özel izin ile mümkün olmaktadır.
Uygulanan yüksek gümrük oranlarıyla hem yerli sanayi korumaya
çalışılmakta hemde lüks tüketim mallarının ithalatı
kısıtlanmaktadır.
Suriye, Arap Ortak Pazarının üyesi olup, Arap Dünyasının
liderliğine oynamaktadır. Ortadoğu ülkeleriyle bağlantıda kilit
konumda olan Suriye, yakın komşuları ve bölgedeki diğer islam
ülkeleriyle yakın işbirliği içerisindedir. Özellikle Lübnan ile
önemli boyutlarda ticari ilişki içerisindedir. Ocak 1999’da
Lübnan ile karşılıklı olarak gümrükler %25 indirilmiştir. Dört
yıl içinde gümrükler sıfırlanacaktır. Bu adım Arap Ortak
Pazarının kurulmasına da öncülük edecektir.
Avrupa Birliği, Ortadoğu ülkeleri ile gerçekleştirmeye çalıştığı
ve 12 Akdeniz ülkesini içine alan Serbest Ticaret Anlaşması
çerçevesinde Suriye’ye ayrı bir önem ve öncelik vermektedir.
Bundan dolayı Suriye’nin serbest pazar ekonomisine geçme
gayretlerine Topluluk tarafından yardımlarla destek
sağlanmaktadır. Topluluk, Suriye’nin sahip olduğu özkaynakları
devreye sokmada ve işletime açmada her türlü desteği sağlama
gayreti içindedir. Avrupa Birliği son zamanlarda Suriye ile
ticareti geliştirmek için bir organizasyon gerçekleştirmektedir.
Bu organizasyon, merkezi Şam olan Suriye Avrupa İş Merkezi (SEBC
-Syrian European Business Center)’dir. Suriye Hükümeti, Avrupa
Birliği ile Ortaklık Anlaşması konusunda karar vermiştir. İlk
resmi görüşmeler 21 Nisan 1998’de Brükselde başlamıştır. Daha
sonra Şam’da ve Brüksel’de münavebeli olarak devam etmiştir.
Ekonomik
Performans
Suriye ekonomisi
1990’ların ilk yarısında yıllık ortalama %7’den fazla bir büyüme
göstermişdir. 1992 yılında %13.5’lik büyüme ile en yüksek büyüme
oranına ulaşmıştır. 1980’lerin sonunda görülen düşük büyümenin
aksine bu yıllarda büyüme fert başına düşen gelirde gerçek ve
sürekli bir artışa neden olmuştur. Büyüme büyük oranda yükselen
uluslararası petrol fiyatları ile birlikte artan petrol üretimi
ve ihracatından kaynaklanmaktadır. Ayrıca Suriye 1991 Körfez
savaşında anti Irak Koalisyonuna katılmasından sonra Arap
Gulf’dan yardım ve kredi imtiyazı kazanmıştır.
Ne yazık ki 1990’ların ikinci yarısında ekonomik performans ve
şartlar daha az elverişli duruma gelmişdir. 1997 yılında büyüme
hızı bir önceki yıla göre %7.3’den %2.5’e düşmüştür. 1998 yılı
için Suriye Merkezi İstatistik Bürosu büyüme oranını %7.8 olarak
hesaplandımıştır. Bu hesaplama petrol üretiminin ve dünya petrol
fiyatlarının düştüğü bir dönem için imkansız görünmektedir.
1990’ların başlarındaki büyüme, petrol zengini Körfez
ülkelerinden sağlanan yardımlar ve yükselen petrol gelirleriyle
oluşturulan sabit sermaye yatırımları sayesinde
gerçekleştirilmiştir. Ayrıca 1991 yılında çıkarılan Yatırım
Teşvik Kanunu (Law:10) ile ülkeye yabancı sermayenin gelmesi
teşvik edilmiştir. Bu Kanun çerçevesinde büyük miktarda yabancı
sermaye ülkeye gelmiştir.1990’ların ikinci yarısında düşen
yatırım seviyesi gelişme trendini tersine çevirmiştir. Gayri
safi sabit sermaye yatırımları 1997 yılında yaklaşık %5 oranında
düşmüştür.
1990’ların başında büyümeye en büyük katkıyı petrol sektörü
yapmıştır. Bunun yanında tarım önemli rol oynamıştır. Özellikle
pamuk ve hububattaki yüksek verim 1999 yılında görülen büyük
kuraklığa kadar ihracatı artırma ve ithalatı ikame etme yönünde
etkide bulunmuştur. Meyve ve sebze piyasasında özel sektörün
kontrolü daha büyük olmuştur. 1998 yılında GSYİH artış oranı %
7,6 iken, büyük kuraklığın etkisi ile 1999 yılında GSYİH %2
oranında azalmıştır. Yine 2000 yılında GSYİH artış oranının 0.6
ve 2001 yılında da GSYİH artışının biraz artarak %1,7 oranında
gerçekleştiği tahmin edilmektedir.
Aynı zamanda imalat sanayi 1990’ların başında önemli gelişme
kaydetmiştir. Özel sektör faaliyetlerinin gelişmesi, özellikle
de yerli pamuk kullanan tekstil sektöründeki genişleme imalat
sanayiinde önemli bir artışa neden olmuştur. 1990’lı yıllarda
taşımacılık, haberleşme ve turizm sektörlerinde de büyük gelişme
kaydedilmiştir. 1990-1996 yılları arasında yaşam standardının
yükselmesi toptan ve parekende satışlarda, tüketim
harcamalarında ciddi artışlar meydana getirmiştir. 1991 yılından
sonra ekonomideki büyümeye bağlı olarak enflasyon oranı
artmıştır. 1994 yılında ise enflasyon oranı %15’ler seviyesine
kadar çıkmıştır. Son yıllarda ise enflasyon oranı tekrar düşme
trendi göstermişdir. Enflasyon oranı 1999 yılında %-1,9 oranına
düşmüştür. Yine enflasyon oranı 2000 yılında %-0,5 oranına ve
2001 yılında da %0.4 oranına düşmüş olduğu tahmin edilmektedir.
Ekonomik
Sektörler
Tarım ve Balıkçılık
Diğer
sektörlerdeki hızlı gelişmeye rağmen Suriye ekonomisinde tarım
sektörü GSYİH’ya hala önemli bir katkı sağlamaktadır. GSYİH’nın
%25-30’unu tarım sektörü oluşturmaktadır.
Suriye nüfusunun çoğunluğu şehirlerde yaşamasına rağmen hala
tarım ağırlıklı bir toplumdur. Hükümetin tarım politikası
üzerinde büyük etkisi vardır. Hükümet üretim için yatırım ve
pazar sağlamaktadır. 1980’li yılların sonunda hükümetin sağlamış
olduğu destekler, Ortadoğunun tarihi “ekmek çantası” rolünü
yeniden çağrıştırarak, Suriye’yi 1992 yılında net buğday
ihracatçısı konumuna getirmiştir. Fakat 1999 yılındaki kuraklık
ihracat ve üretimde düşüşe neden olmuştur.
Toplam işlenebilen arazinin ancak %20’sinin sulanabilmesinden
dolayı tarımsal üretim iklimden etkilenmektedir.
Belli başlı gelir getiren ürünlerden birisi de pamuktur. Pamuk
petrol sektörünün gelişmesinden önce ihracat gelirlerinin en
büyük kalemini oluşturmakta idi. Pamuk ekilen alanlar sürekli
olarak genişlemiştir. Sulama sisteminin gelişmesinden dolayı
1999 yılı hasılatı kıtlığa rağmen 1998 yılına göre hemen hemen
aynı seviyede gerçekleşmiştir. Şeker pancarı ve tütün de diğer
gelir sağlayıcı ürünlerdir.
Hükümet fiyatlara müdahale etme, ödenek tahsis etme, hizmet
sağlama, kredi ve finansman ayrıcalığı sağlama, özel sektör
faaliyetlerini sınırlama yoluyla tarımı kontrol altında
tutmaktadır. Buna rağmen karma sektör firmalarının (en az %25
hisseyi elinde tuttuğu firmalar) pazara girmelerine müsaade
etmektedir. Hükümet bu firmaları belirli vergilerden, gümrük
yükümlülüklerinden, ithalat ve kambiyo kontrol düzenlemelerinden
muaf tutmaktadır. Özel sektör hayvancılıkta daha baskındır.
Meyve ve sebzelerin pazarlanması, fiyatlandırılması ve
üretiminde tam bir kontrole sahiptir. Balıkçılık sanayi üzerinde
de özel sektör baskındır. Toplam üretimin %65’i özel sektör
tarafından gerçekleştirilmektedir.
Madencilik
1980’lerin
ortasında yükselişe geçen petrol sanayi GSYİH’nın %20’sini,
toplam ihracatın %50-60’ını oluşturmaktadır. 1986-1995 yılları
arasında ham petrol üretimi sürekli ve haklı bir şekilde
artmıştır. 1986 yılında günlük 200.000 varil olan ham petrol
üretimi 1995 yılında günlük 610 bin tona yükselmiştir. 1995’ten
sonra inişe geçerek 1999 yılında günlük 535.000 varile
düşmüştür.
Suriye hükümetinin doğal gaz kaynaklarının işletilmesi için
yapmakta olduğu harcamalar sürekli olarak artmaktadır. Hükümetin
stratejisi, artan yerli enerji talebini doğal gaz ile karşılayıp
serbest kalan ham petrolü ihraç etmektir.
Suriye’de çıkarılan diğer bir maden ise fosfattır. 1990’ların
başlarında fosfat üretimi dünya talebinin ve dünya fiyatlarının
düşmesinden dolayı azalmıştır. Son yıllarda tekrar artışa
geçmiştir. 1993 yılında 930.000 ton olan fosfat üretimi 1998
yılında 2.500.000 tona çıkmıştır. Ayrıca mermer, alçı taşı, tuz
ve kum da üretilmektedir. Fakat çok az kısmı ihraç edilmektedir.
Sanayi
Sanayi
çıktılarının, ekipmanlarının ve parçalarının ithalatındaki
kısıtlamalarının azaltıldığı 1990 yılına kadar özel sektörün
sanayi içindeki payı sınırlı kalmıştır. Son zamanlarda özel
sektörün sanayideki payı hızla artmaktadır. Özel sektör esas
olarak, tekstil, gıda, deri, kağıt ve kimya alanlarında faaliyet
göstermektedir.
Ağır sanayinde devletin ağırlığı devam etmektedir. Özel sektörün
ağır sanayiye katılımına izin verilmekle birlikte, depolama,
pazarlama ve fiyatlama gibi alanlardaki devletin kontrolu gelir
akımını ve yatırım kararlarını önemli bir şekilde
etkilemektedir. Devletin talepteki artışı karşılayamaması
karşısında, Hükümet ağır sanayiye özel sektör yatırımlarını
açmaya başlamıştır. Bu sektörler, gübre, amonyak, üre üretimi
gibi sektörlerdir.