Osmanlı egemenliği
sonrası Sudan, 20. yüzyıla İngiliz-Mısır iki devlet ortaklıklı
bir yönetim altında girmiştir. Yeni bir ülke olarak Sudan
bağımsızlığını 1 Ocak 1956 tarihinde kazanmıştır, ancak siyasi
sürtüşmeler ve ekonomik durum genel iyimserliği ortadan
kaldırmaya başlamıştır.Bağımsızlık sonrası ülke darbelere maruz
kalmıştır. Bağımsızlık sonrası Sudan’ın güney bölgesinde sürekli
sorunlar yaşanmıştır.
Sudan, yıllar içinde komşusu ülkelerle olan ihtilaflarını büyük
ölçüde çözüme kavuşturmuştur. Öte yandan, Sudan maruz kaldığı
ayrılıkçı Güney Hareketiyle son yıllarda barış görüşmelerine
yeniden başlamıştır. Güney sorunu hususunda son olarak, Temmuz
2002’de Amerika ve diğer Batılı ülkelerin de araya girmesiyle
alınan bir kararla 2008 yılında oto yönetim konusunda bir
referandum yapılması kararlaştırılmıştır.
Sudan’ın maruz kalmış olduğu Amerikan ambargosu 2000 yılında
askıya alınmıştır. Ayrıca, Sudan’a karşı Birleşmiş Milletlerin
uyguladığı müeyyidelerin 28 Eylül 2001 tarihi itibariyle
kaldırmıştır. Geçmiş yıllarda BM müeyyideleri sonucunda
uluslararası kredi imkanlarından yoksun olan Sudan, ileriki
yıllarda yeni ve ucuz kredi imkanlarına ulaşma konusunda daha da
rahatlayacaktır. Sözkonusu gelişmeler Sudan’ın uluslararası
ticari ve ekonomik ilişkilerinin gelişmesini hızlandıracaktır.
Sudan özel bir konuma sahiptir. Afrika’nın ortasında yeralmakta
ve güneyi ve kuzeyi, doğusu ve batısı arasında bir köprü görevi
bulunmaktadır. Sudan’a komşu olan Etiyopya, Çad ve Orta Afrika
Cumhuriyeti ülkelerinin denize kıyısı olmaması Sudan’ı avantajlı
konuma getirmektedir. Etiyopya Hükümeti taşımacılık için Sudan
Hükümeti ile anlaşmaya varmış ve Port Sudan Limanını kullanmaya
başlamıştır.
Doğu ve Güney Afrika Ülkeleri Ortak Pazarı (COMESA) üyesi olan
Sudan üye ülkeler içinde en büyük yüzölçümüne, beşeri kaynağa ve
doğal kaynaklara sahip bir ülke durumundadır. Afrika’nın en
büyük yüzölçümüne sahip devleti olan Sudan’da son yıllarda büyük
ticari ve ekonomik gelişmeler olmaktadır. Yaklaşık 32.5 milyon
nüfusa sahip olan Sudan ekonomisindeki son yıllardaki büyüme
hızı Çin’den sonraki kaydedilen en yüksek büyüme hızıdır.
Önümüzdeki yıllarda da yüksek büyüme hızının devam edeceği
tahmin edilmektedir.
Yaklaşık 32 milyon nüfusa sahip olan Sudan’ın 2001 yılında
GSYİH’si 12,1 milyar dolardır. 2001 yılında Sudan’da kişi başına
GSYİH 442 Dolar olarak gerçekleşmiştir.
GSMH’nın sektörel dağılımına baktığımızda, tarım:%43, sanayi:%17
ve hizmetler: %40 şeklindedir. İşgücünün sektörel dağılımı ise,
tarım %80, sanayi ve hizmetler %7, ve kamu %13 oranındadır.
İşsizlik oranı %18,7’dir.
1990’lı yılların sonlarında arama ve çıkarma faaliyetleri
sonucunda Sudan’da önemli ölçüde petrol ve doğal gaz rezervleri
olduğu ortaya çıkmıştır. Petrol ihracatından önemli gelir elde
eden Sudan’ın ekonomik performansı, üçüncü ülke firmalarının bu
ülkeye yönelmesi sonucunu doğurmuştur.
Her geçen gün artan petrol arama ve çıkarma faaliyetleri ve
bunun sonucunda ortaya çıkan petrol gelirlerine paralel olarak
ülkedeki altyapı ve üstyapı projelerini gerçekleştirilmesine
yönelik önemli yatırımlar bulunmaktadır. Özellikle, enerji, yol,
baraj, demiryolu, telekomünikasyon, konut ve idare binaları
başta olmak üzere bir çok alanda projeler mevcuttur.
SUDAN ENERJİ
SEKTÖRÜ
Petrol
Sudan’da petrol
üretimi 1960’lı yıllarda off-shore (Kızıldeniz) alanlarda
başlatılmıştır. Ancak bu üretim çok cüzi bir düzeyde kalmıştır.
Özellikle 1990’lı yıllarda Çin, Malezya, Kanada firmalarının
Sudan’da petrol arama faaliyetleri sonucu ülkede önemli miktarda
petrol rezervleri olduğu ortaya çıkmıştır.
1999 yılında Bentui-Suakin (ülkenin orta güney bölgesinden-Port
Sudan’a kadar uzanmaktadır) petrol boru hattının da tamamlanması
ile, Sudan 1999 yılından itibaren ham petrol ihraç etmeye
başlamıştır. Öte yandan Sudan önümüzdeki dönemde petrol boru
hattını Etiyopya ve Eritre’ye uzatmayı planlamanın yanı sıra
çevre ülkelerin petrol gereksinimlerini karşılamayı yönelik
çalışmalar yapmaktadır.
Ülkedeki 2001 yılı itibarıyla bilinen rezervler 262,1 milyon
varildir. Ancak toplam rezervlerin bunun çok ötesinde olduğu
tahmin edilmektedir.
Ham petrol üretimi ise, Ocak 2001 yılı itibarıyla 209.000
varil/gün’dür. Üretimin 2002 yılında 245.000 varil/gün’e
çıktığı, 2003 yılında 290.000 varil/gün’e, 2005 yılında da
450.000 varil/gün’e çıkacağı tahmin edilmektedir.
Haziran 2000 yılında Hartum’un 30 mil kuzeyindeki Jayli
bölgesinde yeralan günlük 50.000 Varil kapasiteli Hartum Petrol
Rafinerisi’nin kurulması ile ülke bu yıldan itibaren jet yakıtı
hariç olmak üzere ülke ihtiyacı olan tüm petrol ürünlerini
üretmeye hatta ihraç etmeye başlamıştır. Sudan Hükümeti bu
rafinerinin kurulması ile yıllık yaklaşık 100 milyon dolarlık
bir tasarruf sağlamıştır.
Sudan’da iki rafineri daha bulunmaktadır. Port Sudan
rafinerisinin kapasitesi 21.700 varil/gün’dür. Bu rafinerinin
kapasitesinin %70 artırılması konusunda planlamalar vardır.
Sudan’ın güneyinde yeralan diğer rafinerinin kapasitesi ise
günlük 10.000 Varildir.
Sudan’ın önümüzdeki dönemde petrol üretiminin artması ile
özellikle bölgesindeki petrol ürünleri talebini karşılamak üzere
yeni petrol rafinerilerine ve mevcutların kapasitelerinin
artırılmasına gereksinimi olması beklenmektedir.
Sudan bu gelişmeler çerçevesinde OPEC’e gözlemci üye olarak
alınmıştır. Sudan’ın ilerde OPEC üyesi olması beklenmektedir.
Elektrik
Sudan ekonomisi
daha çok hidroelektrik üretimine bağlıdır. Roseires Barajındaki
elektrik üretimi 25 mw’tır, Mavi Nil üstündeki Sennar Barajı 15
mW bir kapasiteye sahiptir, ve Kasala yakınındaki Atbara nehri
üzerindeki Khashm al-Girba barajı ise en fazla 12 mw elekrik
üretebilmektedir.
Sudan’ın toplam elektrik üretim kapasitesi 2000 yılı itibariyle
1.97 kWh’tir.Bununla beraber, nehirlerin taşımış olduğu
sedimentler ve mevsimsel olarak değişen su akış hızı gibi
nedenlerle elektrik üretim rakamları etkilenmektedir. Yağışlı
mevsimde alüvyonlu toprak yığılmasından ötürü Roseires barajında
üretim durma noktasına gelmektedir. Bu dönemlerde elektrik
Hartum yakınlarındaki termal güç istasyonları vasıtasıyla
sağlanmaktadır. Bu istasyonlardaki kapasite en fazla 150 mW
olduğu için sık sık elektrik kısıtlamaları yaşanmaktadır.
Elektrik üretim kapasitesini artırmak amacıyla yurtiçi ve
yurtdışı özel sektör finansmanı ile bazı projeler bulunmaktadır.
Bunlardan en önemlisi Hartum’un kuzeyinde bulunan ve Harbin
Power Engineering Company adlı Çin menşeli firma tarafından inşa
edilen Al-Jeili rafinerisi yakınlarında bulunan 220 mW gücündeki
gaz türbinli güç istasyonu projesidir.
Öte yandan, en büyük proje, Hartum’un kuzeyinde bulunan ve 1250
mW gücündeki Merowe hidroelektrik güç istasyonunun inşasıdır.
Tahminler projenin 6-7 yılda tamamlanacağı ve 1 milyar dolara
mal olacağı şeklindedir.
Birçok Körfez ülkesi Arap fonları bu projenin 600 milyon
dolarlık kısmının finansmanı hususunda anlaşma imzalamış
bulunmaktadırlar. Mali açıklara rağmen, Sudan Hükümeti ihaleye
katılacak firmaların ön yeterliliklerini değerlendirmek üzere
bir müşavir firma tayin etmiştir. Bu projenin tamamlanması ile
ülkedeki elektrik kapasitesi 2 mislinden fazla artmış olacaktır.
Öte yandan, bu projenin başarılı bir şekilde yürütülebilmesi
için ülkenin güç aktarım hatlarının verimli bir şekilde
oluşturulması ve istasyonlar arası şebekenin oluşturulması
gerekmektedir.
Ulaştırma
Sudan’ın yol
altyapısı son derece yetersizdir. 1995 yılı itibariyle 3160 km
ana yol ve 739 km tali yol bulunmaktaydı. Yolların oldukça
önemli bir kısmı asfaltsızdır. Burada tek istisna olan 1980
yılında tamamlanan Port Sudan ve Hartum arasındaki 1186 km’lik
karayoludur. Birçok yeni yol yapılmakta olup bunların finansmanı
hibeler ya da kredi şeklinde İslam Kalkınma Bankası ve Arap Para
Fonu tarafından sağlanmaktadır. Bu yollara Hartum’un kuzeyi ve
güneyini bağlayan bağlantı yolları ve petrol üretim bölgelerine
olan yeni yollar da dahildir.
2001 yılında, Etiyopya ve Sudan arasındaki diplomatik
ilişkilerin düzelmesi ile Etiyopya ve Sudan arasındaki yollar da
yenileştirilmiştir. Bunların yanısıra, Atbara’yı Port Sudan’a
bağlayacak yeni bir otoyolun yapılması planlanmaktadır. Bu yolun
yapılması ile Port Sudan ve Hartum arasındaki yolu aşma zamanı
oldukça kısalacaktır. Sudan Hükümeti, bu yolun inşaası için 110
milyon Dolarlık finansman sağlama hususunda Kuveyt Fonu ile
anlaşmış bulunmaktadır.
Sudan’ın eski ve köhnemiş demiryolları hattı tek hat ve dar aks
aralığı şeklindedir. Ana hat, Vadi Halfa-Hartum-El Obeid
hattıdır. Toplam demiryolları hatlarının %25’inin hizmet dışı
olduğu tahmin edilmektedir.
Sudan hükümeti demiryollarının rehabilitasyonu konusunda bir
çalışma başlatmakla birlikte ileriki yıllarda yapılacak olan
özelleştirme programının içinde Sudan Demiryolları İdaresi de
olacaktır. Demiryollarına dair en büyük proje Etiyopya ve Sudan
Hükümetlerinin teklif ettikleri 2200 km uzunluğunda ve 1,5
milyar dolar maliyetli Port Sudan- Addis Ababa demiryolu
projesidir.
kaynak: www.igeme.gov.tr