Ülke Pazar Araştırmaları

Romanya

Genel Ekonomik Durum

Avrupa’nın güney doğusunda yer alan ve Polonya’nın ardından Orta ve Doğu Avrupa’nın en büyük ikinci pazarı durumunda olan Romanya’da, sanayileşme sürecine girilmesiyle birlikte güçlü bir kırsal göç gerçekleşmiştir.

II. Dünya Savaşı’ndan ağır yaralarla çıkan Romanya, ekonomisini kalkındırmak için büyük bir mücadele dönemine girmiştir. Aralık 1989 Devrimi’nden sonra serbest piyasa sistemine adapte olmaya başlayan Romanya, iktisadi gelişme amacıyla dış ticarete önem vermiştir. Ayrıca, yine bu amaçla pek çok reformlar yapılmıştır.

Kısa sürede hisselerinin çoğu devlet kontrolü altında bulunan bütün kuruluşların hızlı ve şeffaf bir biçimde özelleştirilmesi ve vatandaşların hayat standardının yükseltilmesi yönünde politikalar uygulamaya konulmuştur. Özellikle, IMF, Dünya Bankası, AB gibi uluslararası kuruluşlar tarafından desteklenen reformlar, diğer Merkezi ve Doğu Avrupa ülkelerine göre daha yavaş seyretmekle beraber devam etmektedir.

Bu önemli gelişmelerin kaydedildiği Romanya, kısa, orta ve uzun vadeli yatırımcılar için Avrupa’nın en cazip ülkelerinden biri olma yolundadır.
Romanya Ekonomisi Genel Projeksiyon Özeti (yıllık % değişim)

 

 

2002 a

2003 b

2004 c

2005 c

Reel GSYİH

4,9

4,5

5,0

5,1

Sanayi üretimi artışı

6,0

4,0

6,0

6,0

Brüt tarımsal üretim artışı

-3,9

-7,0

1,0

1,9

İşsizlik (%)

8,1

8,9

8,6

8,3

Tüketici fiyatları (ortalama)

22,5

15,2

12,5

10,0

Tüketici fiyatları (yılsonu)

17,8

14,0

10,7

9,4

İhracat (fob-milyar $)

13,9

16,9

19,0

19,9

İthalat (fob-milyar $)

16,5

20,8

23,2

24,4

Cari denge (milyar$)

-1,6

-2,7

-3,0

-3,4

Cari denge (GSYİH içinde % payı)

-3,4

-4,9

-4,7

-5,1

Dış borç (yılsonu-milyar $)

15,7b

19,1

21,5

23,3


a Gerçekleşen b EIU tahmini c EIU projeksiyonu
Kaynak: EIU-The Economist Intelligence Unit Romania Country Report, October 2003

Aralık 1989 devrimine kadar katı bir merkezi plana dayalı sosyalist rejimle yönetilmiş olan Romanya ekonomisi bu tarihten itibaren, serbest piyasa sistemine adapte olmaya başlamıştır. Bu konudaki ekonomik reformlar halen devam etmekte ve ülke siyasi alanda olduğu gibi ekonomik alanda da geçiş ve liberalleşme süreci yaşamaktadır.

Aralık 1989, Romanya tarihinde yeni bir sayfa açmıştır. Ekonomideki liberalizasyon programı çerçevesinde çıkarılan özelleştirme ve yabancı yatırım kanunlarıyla söz konusu sürecin hızlandırılması hedeflenmiştir. Romanya, diğer Doğu Avrupa ülkelerine nazaran, Comecon ülkelerine ticarette daha az bağımlı olmasına rağmen, Körfez Savaşı ve Irak’a uygulanan yaptırımlar gibi bazı şoklardan oldukça fazla etkilenmiş, bunun sonucu olarak ekonomik reformların uygulanması, diğer Merkezi ve Doğu Avrupa Ülkelerine kıyasla daha yavaş gerçekleşmiştir. Ülkede makroekonomik istikrarın sağlanması ve yapısal reformların gerçekleştirilmesi yönündeki çabalar, gerek bürokrasi, gerekse komünist dönemden kalan büyük kamu iktisadi teşebbüslerinin yöneticileri ve sendikaların karşı koyması sebebiyle gecikmektedir.

Romanya, 1997 yılından bu yana IMF ile yakın ilişkiler içinde bulunmakta ve ekonomisi, stand-by anlaşmaları çerçevesinde şekillenmektedir. Bu stand-by anlaşmaları doğrultusunda ülkenin öncelikli hedefleri; özelleştirmenin tamamlanması, ülkeye yabancı sermaye girişi sağlanması, yolsuzlukla mücadele ve ihracata önem verilmesi olarak belirlenmiştir. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ve CEFTA üyesi olan Romanya’nın, dış ekonomik ve siyasi ilişkiler bakımından iki öncelikli hedefi, NATO ve AB’ye üyeliktir.

Komünizm sonrası, IMF ve Dünya Bankası kaynaklı ve yapısal reformları hızlandırmak amacı ile uygulanan kısıtlayıcı para ve maliye politikaları 1994 ve 1995 yıllarında başarılı sonuçlar vermiştir.

Alınan önlemler sonucunda, 1993 yılı sonunda % 300 olan enflasyon oranı 1995’te % 28’e düşmüş, GSYİH ise 1993-1996 yılları arasında artış göstermiştir. 1995 yılının sonlarında, geniş kapsamlı bir özelleştirmenin başlaması, menkul kıymetler borsasının açılması ve enerji fiyat artışları sonucunda IMF ve Dünya Bankası ile yapılan anlaşmalar sona ermiştir. Ayrıca Romanya, doğrudan yabancı yatırımlarının düzeyi çok düşük olmasına rağmen, uluslararası sermaye piyasalarına girmeyi başarmıştır.

Bununla beraber, genişletici para ve maliye politikalarının izlenmesi ve 1996 yılında gerçekleştirilen seçimler sırasında bütçe üzerindeki kısıtlamaların gevşetilmesi, uygulanan olumlu politikaların başarısını büyük ölçüde engellemiş ve bunun sonucu olarak da 1996 yılı ortalarında dış açıklar hızlı bir biçimde yükselmiş ve enflasyonist baskı yeniden güçlenme eğilimine girmiştir. Seçimlerden sonra işbaşına gelen hükümet, makroekonomik istikrarın sağlanması amacıyla, IMF destekli bir dizi önlem almıştır.

Buna rağmen, eski ve verimsiz teknolojiye sahip olan sanayi sektöründe, enerji fiyatlarındaki kontrolün kaldırılmasıyla iç ve dış piyasalardaki fiyat rekabeti gücünü yitirmesi ve uygulanan daraltıcı ekonomi politikalarının yarattığı resesyon nedeniyle üretimin düşmesinin yanısıra, tarım kesiminde yıl içinde ardarda yaşanan sel ve kuraklık sonucunda 1998 yılında GSYİH %4,8 oranında küçülmüştür. Aynı yıl, 1997 yılına oranla sanayi üretiminde %17, tarımsal üretimde de %7,6 oranında azalma kaydedilirken, enflasyon oranı bir önceki yıldaki %154,8’lik düzeyinden %59,1’e inmiştir.

Bu gelişmeler sonucunda hükümet, AB ve IMF’nin de desteğini alarak, ekonomik re
form hareketini hızlandırma kararı almış, buna bağlı olarak zarar etmekte olan 49 kamu teşebbüsünün kapatılması, kamu harcamalarının daha sıkı bir biçimde kontrol altına alınması fiyat ve döviz kuru liberalizasyonu, sanayi sektörünün yeniden yapılandırılması ve tarım reformunun hızlandırılması gibi bir dizi tedbir öngören bir kriz programını uygulamaya koymuştur.

1999 yılının ekonomi politikaları, dış borç geri ödemeleri ile azalan vergiler ve artan harcama talebine rağmen bütçe açığını azaltma üzerinde yoğunlaşmıştır. Ağustos ayında IMF ile 8 aylık bir stand-by anlaşması imzalanmakla beraber, 1999 yılında Rusya Krizi’nin ve Yugoslavya’da süren karışıklıkların da etkisiyle GSYİH bir önceki yıla göre %3,2 küçülerek, 1989 yılı düzeyinin sadece %74’ü olarak gerçekleşmiş, diğer taraftan büyük ölçüde yakıt ve enerji de dahil olmak üzere hizmet fiyatlarının yükselmesine bağlı olarak enflasyon oranı da yüksek düzeylerde seyertmeye devam etmiştir. Bu gelişmelere bağlı olarak ülkede genel yaşam standartları düşmüş, gelir dağılımındaki eşitsizlik artmıştır.

Bununla beraber, 1999 yılında, sanayi sektörünün yeniden yapılandırılması konusunda birtakım olumlu gelişmeler de yaşanmış, enerji tüketiminin azalması cari açığın bir miktar küçülmesine katkıda bulunmuş ve özelleştirme uygulamaları ile telekomünikasyon ve otomotiv gibi kritik önem taşıyan bazı sektörlere yabancı yatırımcı çekme konusunda başarı sağlanmıştır.

1999 yılının sonunda işbaşına gelen yeni hükümetin makro ekonomik istikrarın sağlanması ve reformların hızlandırılması konusunda gerçekleştirdiği çalışmalar kısmen başarıya ulaşmıştır. Bu çerçevede fiyatlar üzerindeki kontroller kaldırılmış, döviz piyasası serbestleştirilmiş, tam konvertibiliteye geçiş sağlanmıştır. Zarar etmekte olan kömür madenleri ve ağır sanayi sektöründeki bazı tesisler yeniden yapılandırılmış veya kapatılmış. Kamu teşekkülleri özelleştirilmek amacıyla şirketleştirilmiştir. Ayrıca kamu hizmet fiyatlarının düzeyi tedricen dünya piyasa fiyatlarına yakınlaştırılmıştır. Bununla beraber, bu önlemler, enflasyon oranının artmasına, ülke parasının reel ve nominal olarak değer kaybetmesine ve ücretlerde ciddi bir azalmaya yol açmıştır.

Bu sorunların büyük kısmı kamu bankalarının özelleştirilememesi ve ülkedeki tasarruf sahiplerinin bu tasarrufları verimli yatırım alanlarına kanalize etmelerine olanak sağlayacak düzenli bir mali sistemin oluşturulamamış olmasına bağlanabilir. Diğer taraftan 2000 yılında bankacılık sektöründe yaşanan birtakım olumsuz durumlar da halkın bankalara olan güvenini daha da azaltmıştır. Bununla beraber, 1996-1999 yılları arasında yaklaşık %16 oranında azalan GSYİH, 2000 yılında %1,6 oranında artış göstermiştir.

Bu gelişmelerin ve Romanya’nın bütçe hedeflerinin gerçekleştirememesi ve enflasyonu düşürme konusunda başarı sağlayamaması sebebiyle IMF ile yapılan Stand-by anlaşmasının askıya alınmasına bağlı olarak, 2000 yılının Kasım ayında Avrupa Komisyonu ve IMF, Romanya’daki ekonomik reformların gelişimine ilişkin oldukça olumsuz raporlar yayınlamıştır.

2000 yılının sonlarında iktidara gelen yeni hükümetin başbakanı Adrian Nastase, IMF ile işbirliği içinde ülkenin ekonomik ve sosyal önceliklerini ortaya koyan bir reform programı hazırlanacağını ifade etmiştir. Bu yeni reform programında ana hedef, bütçe açığını azaltmak olarak belirlenmiş olmakla beraber, başta KDV olmak üzere vergi oranlarının düşürülmesi ve bazı yeni tarımsal teşviklerin uygulanmaya konulmasının, kamu harcamalarını artırma etkisi yaparak bu hedefe ulaşmayı güçleştirmesi beklenmektedir.
Sektörler

Ülkenin 1989 yılında geçiş dönemine girmesinin ardından tarım ve sanayi sektörleri küçülmeye başlamış ve bu sektörlerin GSYİH içindeki payı da tedricen azalmıştır. Nitekim 1989 yılında %57 düzeyinde olan GSYİH içinde sanayinin payı, 1999 yılına gelindiğinde %27,8’e kadar düşmüş, 2000 yılında ise %27,6 olarak gerçekleşmiştir. Diğer taraftan 1992 yılında GSYİH içindeki payı %19 düzeyinde olan tarım ve ormancılık sektörleri de küçülmüş, 2000 yılı itibarıyla bu sektörlerin GSYİH içindeki payı %11,4’e gerilemiştir. Buna karşılık hizmetler sektörünün payı 1999 yılı itibarıyla %58,3’e kadar ulaşmıştır. Bu oran, diğer geçiş ekonomilerine göre düşük olsa da, orta ve uzun vadede bu payın daha da artması beklenmektedir.
GSYİH’nin Sektörlere Göre Dağılımı (%)

 

 

1997

1998

1999

Sanayi

35,6

27,5

27,8

Tarım ve ormancılık

18,1

14,6

13,9

İnşaat

5,3

5,3

4,8

Ulaşım ve haberleşme

10,2

n/a

n/a

Ticaret, turizm, otelcilik vb.

11,4

13,7

13,5

Diğer

19,4

n/a

n/a


Kaynak: EIU-The Economist Intelligence Unit Romania Country Profile 2001

Avrupa Birliği’ne aday olan 10 Merkezi ve Doğu Avrupa ülkesi içinde Polonya’nın ardından ikinci en büyük nüfusa sahip olan Romanya, GSYİH’si bakımından bu ülkeler içinde ancak altıncı sıradadır.
2000 Yılı İtibarıyla Karşılaştırmalı Ekonomik Göstergeler

 

 

Romanya

Bulgaristan

Slovakya

Ukrayna

Macaristan

GSYİH (milyar $)

35,4

12,5

20,2

31,5

46,4

Kişibaşına GSYİH ($)

1577

1578

3737

635

4628

Enflasyon (% ort.)

45,7

10,4

12,2

28,2

9,8

Cari denge (milyar$)

-1,5

-0,6

-0,6

1,9

-1,7

GSYİH payı

-4,1

-5,2

-3,1

6,0

-3,8

İhracat (fob-milyar $)

10,2

4,7

12,0

15,7

25,2

İthalat (fob-milyar $)

11,9

5,9

12,9

15,3

27,6

Dış Borç (milyar $)

9,8

10,5

10,5

10,9

29,6

Borç ödeme oranı (%)

19,6

14,2

16,3

11,5

17,5


Kaynak: EIU-The Economist Intelligence Unit Romania Country Profile, 2001

Sanayi

Ağır sanayi kurma stratejilerinin benimsendiği komünist dönemden Romanya’ya miras kalan ağır sanayi, metalurji ve kimya endüstrileri, ülkenin uluslararası alanda karşılaştırmalı rekabet üstünlüğü bulunmayan sektörlerdir. 1980’li yıllarda dış borç ödemelerinin hızlandırılmasına ağırlık verilmiş olduğu için, ülkedeki sermaye stoku yenilenememiş, buna bağlı olarak ülkedeki sanayi işletmelerinin çoğu AB standartlarının 15-20 yıl gerisinde kalan teknolojilerle çalışmak durumunda kalmıştır.

1980’li yılların ortalarında yarı yarıya azalan sanayi yatırımları, 1989 yılından sonra da, izlenen sıkı para politikaları ve üretimde yaşanan büyük düşüş sebebiyle azalmaya devam etmiştir. Ülkenin, sektörü yabancı yatırımcılara açma çabaları da gerek bürokratik engeller, gerekse siyasi müdahalelerden dolayı çok başarılı olamamıştır. 1997 yılında yabancı yatırımcıların sektöre ilgisi önemli ölçüde artmış ama yaşanan üretim düşüşü 1998 yılında da devam etmiştir

1999 yılı itibarıyla sanayinin GSYİH’deki payı % 27,8 olarak gerçekleşmiştir. 1993-1996 yılları arasında toplam sanayi üretimi yükselmekle beraber, yeni teknoloji ve çalışma metodlarının uygulamaya konulması veya değişen yurtiçi ve yurtdışı talepleri karşılayacak şekilde üretim yapısının değiştirilmesi yoluyla sektörün yeniden yapılandırılması sağlanamadığı için 1999 yılında toplam sanayi üretimi, 1989 yılı seviyesinin yarısının da altında seyretmiştir. Bununla beraber, 2000 yılında sanayi üretimi %8,2’lik bir artış göstermiş, sektörün GSYİH içindeki payı 27,6 olarak gerçekleşmiştir.

Ülkenin uzun dönemde rekabetçi olabilecek sektörlerinin geliştirilmesi, sanayi sektörünün yeniden yapılanması için şarttır. Bu sektörler üretimin genellikle küçük ve orta büyüklükteki işletmeler tarafından yapıldığı hafif sanayi tüketim maddeleri (yiyecek ve içecek, gıda işleme, tekstil, kürk, deri, ayakkabı) ile hafif makina ve cihazlar sektörleridir.
Seçilmiş Bazı Sanayi Ürünlerinin Üretimi (1 000 adet)

 

 

1994

1995

1996

1997

1998

Ham çelik (1000 ton)

5 796

6 555

6 082

6 694

6 393

Çimento (1000 ton)

6 672

7 560

7 613

7 298

7 300

Plastik ve reçineler (1000 ton)

300

324

324

336

n/a

Sentetik kauçuk (1000 ton)

26

42

35

29

22

Sodyum Hidroksid (1000 ton)

288

372

326

321

n/a

Otomobiller

86

88

111

123

103

Televizyonlar

264

367

273

88

91

Çamaşır makinaları

108

132

137

81

36

Buzdolabı

384

426

448

429

366

Traktörler

14

15

13

11

10

Bira (1000 hl)

9 072

8 558

7 643

7 538

9 972


Kaynak: EIU The Economist Intelligence Unit Romania Country Profile 2001
n/a Veri elde edilemiyor.

Tarım

Geleneksel olarak temel bir tarım ürünleri üreticisi olan Romanya’da, uzun yıllar süren ihmallerin ve zorlama bir sanayileşmenin sonucunda, tarım sektörü gittikçe önemini kaybetmekle beraber, sektörde çalışan nüfus 1995 yılından itibaren artarak toplam işgücünün %35’ine ulaşmıştır. Komünist dönemde el koyulan bina ve arazilerin özelleştirilmesi tamamlanamamış ve bu konu ülkede siyasi tartışmalara yol açmıştır. Tarımsal girdi ve ürün fiyatlarının liberalizasyonu süreci 1999 yılında hız kazanmış, buna bağlı olarak pek çok küçük tarımsal işletme ciddi rekabetçi baskılara maruz kalmış ve tarımsal fiyat destek programlarının kaldırılmasından dolayı çiftçiler zor duruma düşmüştür.

Bürokratik engeller ve çeşitli yasal sorunlara rağmen, 2000 yılının sonu itibarıyla, toplam çiftlik hayvanlarının %98’i, toplam ekilebilir arazinin %85’inden fazlası ve halen tarımsal amaçlarla kullanılan alanların %72’si özel sektörün eline geçmiş, arazi sahiplerinin %78’i mülkiyet belgesi almışlardır. Bu sorunlar, sektöre yapılan yatırımları olumsuz etkilemenin yanısıra, arazi piyasasının gelişmesini engellemiş ve sektördeki süreçlerin emek-yoğun kalmasına yol açmıştır. Tarımsal üretim, ülkenin belirli bölgelerinde sürekli tekrarlanan seller ve kuraklık sebebiyle de dalgalanmalar göstermektedir. Diğer taraftan, 1990 yılından bu yana, kimyasal gübre kullanımı %75 oranında azalma göstermiştir.

Bütün bu sorunlar ülkede özellikle hayvancılık sektörünü çok fazla etkilemiş, hayvan sayısı şiddetli biçimde azalırken, buna bağlı olarak 1997-2000 yılları arasında et ve diğer hayvansal ürünlerin üretimi de ciddi oranda düşüş göstermiştir.

Hükümet, tarımsal reformun hızlandırılmasına öncelik vermekle beraber, gelişmeler istenen hızda gerçekleşmemektedir. 2000 yılında, tarım ve ormancılığın GSYİH’daki payı % 11,4 olarak gerçekleşmiştir.

Ülkenin temel tarımsal ürünleri, hububat, ayçiçeği, şeker pancarı, patates, meyve, sebze ve üzümdür. Sığır, domuz, koyun ve keçi ise başlıca canlı hayvan varlığıdır.
Başlıca Tarım Ürünleri Üretimi (milyon ton)

 

 

1993

1994

1995

1996

1997

1998

1999

Tahıllar a

15,5

17,5

19,9

14,2

22,1

15.5

17

Buğday

5,3

6

7,7

3,2

7,2

5,2

4,7

Mısır

8

9,3

9,9

9,6

12,7

8,6

10,9

Şekerpancarı

1,8

3,3

2,7

2,9

2,7

2,4

1,4

Ayçiçeği tohumu

0,7

0,9

0,9

1,1

0,9

1,1

1,3

Patates

3,7

2,9

3

3,3

2,9

2,9

n/a

Brüt tarımsal çıktı (yıllık değişme %)

12,4

0,8

4,9

-3,1

3,1

-7,5

-5,5


a Romanya’da tahılların tonajı, standart uluslararası uygulamaların tersine nem içeriğini de kapsamaktadır.
n/a Veri elde edilemiyor.
Kaynak: EIU The Economist Intelligence Unit Romania Country Profile, 2001

Hizmetler

Ulaştırma

1970’li ve 80’li yıllarda Romanya’da büyük ölçekli prestij yatırımlarına yönelindiği için ülkede ulaştırma ve iletişim hizmetleri geliştirilememiştir. Ülkenin kara ve demir yolları Avrupa’dakilerin en az geniş alana yayılmış olandır. Bakımsız yollar, ekonomik gelişmenin önünde engel teşkil etmektedir. 73 260 km uzunluğunda olan karayollarının (her 100 kilometrekareye 30,7 km) sadece ¼’ünden daha azı modern olanaklara sahiptir ve 113 kilometresi de otoyol şeklindedir. Yolcu ve yük taşımacılığı için ağırlıklı olarak kullanılan ve acilen yenilenmesi gereken demir yollarının uzunluğu da 11 385 kilometredir.

Ülkenin kara ve demir yollarınının modern bir yapıya kavuşturulması, AB ile müzakerelerde öncelikli konu olmuştur. Kamuya ait kara ve demir yolu şirketlerinin özelleştirilmesi için çalışmalar sürmekte bu konuda AB ve Dünya Bankası’ndan yardım alınmaktadır. Bununla beraber, ülkenin Merkezi Avrupa standartlarına ulaşması dahi, büyük yatırımlar gerektirmektedir.

Romanya’da, ticari taşımacılık için ağırlıklı olarak kullanılan deniz yolları, Yugoslavya’ya yapılan NATO müdahalesinden olumsuz etkilenmiştir. Ülke içinde 1 075 kilometre boyunca uzanan Danube nehri ve Karadeniz kıyısındaki Köstence Limanı, Hazar Denizi kıyısındaki ülkelerin için özellikle petrol taşımacılığı açısından fırsatlar sunmaktadır. Karadeniz’deki en önemli limanları sırasıyla, Köstence, Mangalia ve Sulina’dır. Ülkede, 3 uluslararası ve 16 iç hatlara çalışan havaalanı olmasına rağmen, hava taşımacılığı da ihmal edilmiştir.
Telekomünikasyon

Ülkenin iletişim ağının eski ve bakımsız olması, bilgi teknolojilerinin gelişmesinin önünde bir engel olmanın yanısıra, ülkede faaliyet gösteren şirketler açısından maliyeti arttırıcı bir unsur olmuştur. Bu sektördeki devlet tekelinin kırılması ve sektöre yatırım yapılması hükümetin önem verdiği konulardandır. Hükümet, bu alanda, 15 yıl süreyi kapsayacak ve Dünya Bankası ile Avrupa Birliği tarafından desteklenecek 7-8 milyar dolarlık bir projeyi uygulamaya koymayı planlamaktadır. Proje, 500 000 yeni telefon hattı kurulmasını ve dijital sisteme geçilmesini kapsamaktadır.

Ülke topraklarının %60’ı mobil telefon ağına sahipken, abone sayısının da 2001 yılı itibarıyla 1 milyonu aştığı tahmin edilmektedir.
İnşaat

Komünist sistemin son dönemlerinde yapılması planlanan büyük projeler, Romanya’da inşaat sektörüne suni bir hız kazandırmış, ülke çimento tüketiminde dünyadaki en yüksek oranlardan birine ulaşmıştır. 1989 yılından sonra GSYİH’da yaşanan düşme, kamu harcamalarının kısılması, bina yapımının azalması ile artan faiz oranlarına bağlı olarak sektöre yönelen yatırımların azalması, müteahhitlik sektöründe ciddi sorunlara yol açmıştır. 1994 yılı itibarıyla, inşaat yapımı, 1989 yılındaki düzeyine oranla %50 azalmış, sektörün GSYİH içindeki payı da %6’nın altına düşmüştür.

1995 yılında kaydedilen bazı olumlu gelişmelere rağmen 1997-1998 yıllarında uygulanan sıkı para politikaları ve ekonomik dönüşüm süreci sektöre zarar vermiş, 1999 yılında sektörün toplam üretimi 1989 yılı düzeyinin yarısına kadar düşmüştür. 2000 yılında, sektörde bazı olumlu gelişmeler görülmüş, bu alandaki işgücünün büyük kısmı yurtdışında çalışma imkanı bulmuştur. Yugoslavya’nın savaş sonrası yeniden yapılanma sürecinde etkin faaliyette bulunulması ve ihaleler alınması planlanmakla beraber, inşaat sektöründe gerçek anlamda kuvvetli bir büyümenin yaşanmasının, ancak, ülke ekonomisinde yaşanan genel sorunların aşılması ile mümkün olacağı tahmin edilmektedir.

2000 yılında ülkedeki toplam inşaat işlerinin değeri, 1999 yılına göre %5,4 artış kaydederek 3,1 milyar dolar düzeyine ulaşmıştır. Bunun, %87,3’lük kısmı özel sektör tarafından gerçekleştirilmiştir. 2000 yılında kullanıma sunulan konutların sayısı 26 127’dir.
Turizm

Ülke, turizm açısından önemli kaynaklara sahiptir. Bunlar arasında Karadeniz Sahilleri, Danube Deltası ve Transilvanya ile Karpatların dağlık bölgeleri vardır. Kamuya ait otel ve benzeri tesislerin özelleştirilmesinin gecikmesi de dahil olmak üzere çeşitli sebeplerden ülkenin konaklama olanakları ve turizm altyapısı oldukça zayıf durumdadır. Uzun vadede potansiyel arzeden sektörün geliştirilmesi için AB’den destek alınmaktadır.
GENEL BİLGİLER

Coğrafi Konum

Asya, Avrupa ve Ortadoğu’nun kavşak noktasında, Tuna Nehri ve Karadeniz yakınlarında yer alan Romanya coğrafi yerleşim açısından oldukça stratejik bir konuma sahiptir. Büyük bir ekonomik potansiyeli elinde bulunduran bu ülke, gelişmiş sanayii ve tarım alanlarının yanı sıra zengin doğal kaynakları açısından da oldukça şanslıdır.

22,56 milyonluk nüfusu ve 238 391 kilometrekarelik yüzölçümü ile Avrupa’nın güneydoğusunda yer alan Romanya, Bulgaristan (608 km), Macaristan (443 km), Moldova (450 km), Sırbistan (476 km) ve Ukrayna (531 km) ile sınıra sahiptir.

Başkenti Bükreş (2 037 000) olan ülkenin diğer önemli şehirleri ise Constanta (347 000), Iasi (347 000), Timisoara (332 000), Cluj-Napoca (332 000), Galati (328 000), Braşov (320 000) ve Craiova (311 000)’dır.

238 391 kilometrekarelik orta büyüklükte bir ülke olan Romanya toprakları, her biri ülke alanının yaklaşık üçte birini oluşturmakta olan dağlar, tepeler ve ovalarla kaplıdır. Avrupa’nın en çeşitli ve en zengin ormanları da, ülke topraklarının ¼’ünden fazlasını oluşturmaktadır. Tarım alanları ülke topraklarının yaklaşık % 40’nı kaplamaktadır. Ülke toprakları, tarım ürünlerini yetiştirmek için oldukça elverişlidir.
Siyasi ve İdari Yapı

İlk kez 1859 yılında Wallachia ve Moldavia Prensliklerinin birleşmesi ile doğan Romen ulus devleti, 400 yıl Osmanlı Devleti egemenliği altında kaldıktan sonra 1877 yılında bağımsızlığını ilan etmiştir. I. Dünya Savaşı’nın ardından, 1918 yılında Transilvanya, Bessarabia ve Bucovina bölgeleri de Romanya ile birleşmiştir. II. Dünya Savaşı sonrası ülke, diğer Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri gibi Sovyet egemenliği altına girerek komünist rejimi benimsemiştir.

30 Aralık 1947 tarihinde, Romen Kralı çekilmiş ve ülke, Romanya Halk Cumhuriyeti adını almıştır. 1965 yılına kadar ülkenin Cumhurbaşkanı olan Gheorghiu Dej’in ardından Romanya Komünist Partisi Genel Sekreteri Nikolae Ceasescu, devlet konseyi başkanı olmuş, ülkenin adı Romanya Sosyalist Cumhuriyeti olarak değişmiştir.

Doğu Avrupa ülkelerinde komünist rejimlerin sarsıldığı 1989 yılı sonlarında, ülkenin Timoşoara kentinde rejime karşı ilk tepkiler başlamış, bastırılan gösterilerin Bükreş’e sıçraması ile birlikte olaylar hızla gelişmiş, Nikolae Ceasescu ile eşi idam edilmiştir. Tüm ülkeye yayılan ayaklanmalar sonucu, Ulusal Kurtuluş Cephesi (National Salvation Front) sosyalist rejime son vermiş, 1990 yılında da serbest seçimler yapılarak çok partili demokratik sisteme geçilmiştir. Romanya, halen çok partili parlamenter sistem ve Senato ve Millet Meclisinden oluşan iki meclis ile yönetilen demokratik bir Cumhuriyettir.
Nüfus Yapısı

1990 yılından beri, gerek dışarıya göç, gerekse artan ölüm ve azalan doğum oranları nedeniyle, Romanya’nın nüfusu sürekli azalma kaydetmiştir. 1990 yılının Temmuz ayında 23,21 milyon kişi olan ülke nüfusu, 2000 yılı başı itibarıyla, 22,45 milyon kişiye kadar düşmüştür.

Artan ekonomik güçlüklerin de etkisiyle, doğum oranı 1990 yılında her bin kişiye 13,7 düzeyinden 1998 yılında 10,5’e düşmüştür. Bu oran, Avrupa’daki en düşük doğum oranlarından biridir. 1990-1997 arasında, 35 yaşın üzerindeki nüfusun ölüm oranları da artmış, buna bağlı olarak 1990 yılında her bin kişiye 10,6 düzeyinde gerçekleşen toplam ölüm oranı, 1997 yılında 12,4’e yükselmiştir. 1999 yılında bu oran bir miktar azalarak 11,8’e düşmüş olmakla beraber, ülkenin ölüm oranları halen Doğu Avrupa’nın en yüksek ölüm oranlarından biridir. 1994 yılından bu yana birtakım gelişmeler kaydedilmiş olmakla beraber, ülkede bebek ölümleri de, orta gelir düzeyine sahip gelişmekte olan diğer ülkelere göre çok yüksek bir oranda seyretmektedir.

1992 yılı nüfus sayımına göre, ülke nüfusunun %89,4’ü Romenlerden oluşmaktadır. Ülkede resmi olarak Macarlar (%7,1), Çingeneler (%1,8) ve Almanlar (%0,5) da dahil olmak üzere 13 azınlık grubu mevcuttur. Romanya halkının %96’sı okur-yazardır.

2000 Yılı İtibarıyla Yaş Grupları İtibarıyla Tahmini Nüfus (%)

 

Yaş

Erkek

Kadın

Toplam

0-14

19,2

17,5

18,4

15-19

7,7

7,1

7,4

20-39

31,9

29,6

30,7

40-59

24,8

24,9

24,8

60-74

13,0

15,5

14,4

75 ve üstü

3,4

5,4

4,4


Kaynak: EIU-The Economist Intelligence Unit Romania Country Profile 2001

Ülkede kentleşme oranı, 1948 yılında nüfusun %23,4’ü oranındayken, Komünist dönemde yükselmiş ve 1989 yılında %54,3 düzeyine gelmiştir. Daha sonra ise bu artış hızını yitirmiştir ve 1999 yılına gelindiğinde kentleşme oranı %54,7 düzeyinde seyretmektedir.

Romanya, Batı Avrupa ülkelerine göre daha genç bir nüfusa sahiptir. Bununla beraber, azalan doğum oranı, bu durumun değişeceğine ve gelecek 10 yılın sonuna doğru, ülkedeki yaşlı nüfusun çalışma yaşındaki nüfusa bağımlılık oranının yükseleceğine işaret etmektedir. Bu durumun, emeklilik, sosyal sigorta ve sağlık sistemi üzerinde bir baskı oluşturması beklenmektedir.

Komünist sistemin yıkılmasının ardından, ülkenin işgücü yapısı ve büyüklüğü de önemli ölçüde değişiklik göstermiştir. Faal nüfus 1989 yılından 1998 yılına gelindiğinde yaklaşık 2 milyon kişi azalmıştır. Daha önce %80’lerde seyretmekte olan çalışma yaşında olan işgücünün, çalışma yaşında olan toplam nüfusa oranı da 1998 yılı itibarıyla %63,6 oranına gerilemiştir. İşgücü kaybı en fazla sanayi sektöründe yaşanmış, bu sektörde çalışmakta olan faal nüfus yaklaşık 4,17 milyon kişiden 2,32 milyon kişiye düşmüştür.

1998 yılı itibarıyla, nüfusun %38,2’si kamu kesiminde görevlidir. Faal nüfusun %8’inden fazlası yüksek eğitim, %4,7’si de ortaöğretim sonrası mesleki eğitim görmüştür.

Ülkede kayıtlı işsizlik 1994 yılında en yüksek seviyeye çıkmış ve 1,2 milyon kişi olarak gerçekleşmiştir. Bu, toplam işgücünün %10,9’una karşılık gelmektedir. Bu oran 1996 seçimleri öncesi azalma göstermiş olmakla beraber, izlenen sıkı para ve maliye politikaları nedeniyle 1998 yılının Şubat ayı itibarıyla işsizlik oranı %9,7 düzeylerine yükselmiştir. Sanayi sektörünün yeniden yapılandırılması çalışmaları hız kazandıkça, ülkedeki işsizlik oranının %11 düzeylerine kadar artacağı tahmin edilmektedir. Nitekim 2000 yılı sonu itibarıyla kayıtlı işsizlik oranı toplam işgücünün %10,5’ine kadar ulaşmıştır.
Doğal Kaynaklar

Madencilik

Temel metallerin çıkarılması ve işlemesi Romanya’da çok uzun yıllardır yapılmaktadır. Ülkede, demir cevheri, boksit (2,5 milyon ton), bakır (1,5 milyon ton), kurşun (600 000 ton), çinko (1,4 milyon ton), altın ve uranyum rezervleri mevcuttur. Ancak bu rezervlerin bir kısmının kalitesinin düşük olması, madenlerin bakımsız kalması ve yabancı yatırım eksikliği, sektörde sorun yaratmaktadır.
Maden Üretimi (1 000 ton)

 

 

1992

1993

1994

1995

1996

1997

1998

Boksit

173

187

184

175

175

127

162

Bakır

24,7

25,3

26,0

24,5

24,4

22,6

19,1

Kurşun

16,7

16,9

23,8

23,2

21,4

19,4

15,1

Çinko

25,8

28,0

35,4

36,7

32,1

31,7

25,6

Demir cevheri

1 229

856

951

865

860

756

495


Enerji

Romanya’da, enerji sektörünün modern bir yapıya kavuşturulması yönündeki çabalar, devlet tekellerinin özelleştirilememesi, iç tüketicilerin desteklenmesine devam edilmesi ve personel fazlası yüzünden zor durumda olan kömür, elektrik ve doğal gaz endüstrilerinin yeniden yapılandırılamaması sebebiyle 1990’lı yılların sonlarına kadar başarılı olamamıştır. Petrol ve doğal gaz üretimi, 1970’li yılların sonu ve 1980’li yılların başında sürekli bir düşme eğilimi göstermiş ve buna bağlı olarak ülke, net enerji ithalatçısı haline gelmiştir. Bu sorunları çözmek amacıyla hükümet tarafından 1997 yılında alınan önlemler, 1998 ve 1999 yıllarında sektörde olumlu bir etki yaratmakla beraber, gelişme yavaş ve maliyetli biçimde sağlanabilmektedir. Ayrıca petrol ve doğal gaz sanayilerinin yeniden canlandırılması amacıyla Dünya Bankası’nın desteğiyle 20 yıllık bir program uygulamaya konulmuştur.
2000 Yılında Enerji Sektöründe Toplam Üretim

 

Çıkartma ve kömürün hazırlanması

29 272,19 bin ton

Petrol ve doğal gazların çıkartılması

15 304,2 milyon m3

- Çıkartılan doğal gazlar

6 038,47 bin ton

- Petrol

 

Metalik maden çıkartılması ve işlenmesi

177,09 bin ton

Diğer çıkarma faaliyetleri

2 211,42 bin ton


Kaynak: Romanian-Turkish On-line Portal http://www.romturkonline.com/

1996 yılında devreye giren Cernovoda bölgesindeki nükleer santralın bütünüyle üretime geçmesiyle özellikle sınai alanda yeterince enerji sağlanmış olacaktır. Halen ülkenin enerji üretim kapasitesinin %8’ini oluşturan santralin planlanan dört biriminin de tamamlanmasıyla, bu oranın %30’a çıkması beklenmektedir. Ülke genelinde ısınma amaçlı olarak, genellikle merkezi sisteme bağlı doğalgaz kullanılmaktadır.
Enerji İstatistikleri

 

 

1993

1994

1995

1996

1997

1998

Üretim

 

Ham petrol (milyon ton)

6,7

6,7

6,7

6,6

6,5

6,3

Doğal gaz (milyar m3)

21,3

19,6

19,0

18,1

15,9

14,4

Kömür (milyon ton)

39,7

40,5

41,1

41,9

33,3

26,2

Metalurjik kok (milyon ton)

2,4

2,7

3,1

3,0

3,1

n/a

Elektrik (milyar kw/s)

55,2

55,0

59,0

61,2

56,9

53,5

    Termal

42,4

42,0

42,4

45,5

34,0

29,3

    Hidro

12,8

13,0

16,6

15,7

17,5

18,9

    Nükleer

0,0

0,0

0,0

0,0

5,4

5,3

 

 

İthalat

 

Petrol (milyon ton)

9,2

9,7

11,4

10,5

8,3

9,8

Taşkömürü (milyon ton)

3,2

4,1

5,0

4,0

n/a

n/a

Kok kömürü(milyon ton)

0,4

0,1

0,1

n/a

n/a

n/a

Elektrik (milyar kw/s)

1,6

0,5

0,1

0,8

0,2

1,2

 

 

İhracat

 

Petrol ve petrol ürünleri (milyon ton)

2,7

2,7

3,0

4,5

4,0

3,2


n/a Bilinmiyor
Kaynak: EIU-The Economist Intelligence Unit Romania Country Profile 2001
 

kaynak: www.igeme.gov.tr


 |    E-Pazarlama - Elektronik Pazarlama   |   İhracat Hizmetleri   |   Dış Ticaret Hizmetleri   |   Tekstil İhracat Hizmetleri   | 
 |   Global Pazarlama Hizmetleri   |   İnternetle Pazarlama Hizmetleri   |   Ülke Pazar Araştırmaları    | 

© 2004 Copyright By ihracathizmetleri.com.  All rights reserved.
Web Tasarım Firması