|
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
 |
|
|
 |

|
 |
|
 |
Ülke Pazar Araştırmaları |
|
Özbekistan
Genel Ekonomik Durum
A)Genel Yapı ve
Gelişmeler
Bağımsızlık
ilanından sonra Özbekistan, çoğu eski Sovyet cumhuriyetinin
takip ettiği pazar ekonomisi merkezli iktisat politikasının
uzağında uygulamalar sergilemiştir. Devlet destekleri, fiyat
kontrolleri ve ücret artışları tüketicileri enflasyondan
korumaya yönelik olarak uygulanmıştır. Buna rağmen, artan
ekonomik sorunlar 1994 yılında ekonomik reform programının
hazırlanmasına sebep olmuştur. Bu program çerçevesinde, sıkı
malî politikalar uygulamaya konulmuş, fiyat kontrolü
kaldırılmış, uluslararası finansal kuruluşlarla işbirliğine
gidilmiş, Sum millî para birimi olarak tedavüle sokulmuş, kamuya
ait işletmeler özelleştirilme kapsamına alınmış ve fiyatlar
serbestleştirilmiştir. Özbekistan'ın kamu harcamalarında
kısıtlamaya gitmesi IMF, Dünya Bankası ve Avrupa İmar ve
Kalkınma Bankası (EBRD) gibi diğer borç veren kuruluşlardan
destek almasını sağlamıştır. 1996'da büyüme oranı 1991-95
arasındaki düşüşün ardından yeniden yükselişe geçmiştir. Bu
gelişmelere karşın, Ocak 2003 ayında Avrupa Birliği (AB)
yayınladığı bir raporda Özbekistan'da piyasa ekonomisine geçiş
yolunda yürütülen reform çalışmalarını "tatmin edici olmaktan
uzak" olarak nitelemiştir.
İktisadî
Gelişmeler ve Projeksiyon
|
|
1997 |
2001 |
2002 |
2003ª |
2004ª |
|
GSYIH carî fiyatlarla (milyar sum) |
- |
4 672 |
6 048 |
6 241 |
6 428 |
|
GSYIH milyar $ |
14,7 |
9,1 |
7,8 |
8,0 |
8,2 |
|
GSYİH değişme % |
2,5 |
4,5 |
3,2 |
3,0 |
3,0 |
|
TÜFE (ortalama %) |
58,8 |
27,2 |
21,6 |
8,0 |
11,2 |
|
Cari hesap dengesi $ milyon |
-580.6 |
-58,5 |
286 |
392 |
245 |
ªTahmin
Kaynak: Center of Economic Research (CER-Tashkent-Uzbekistan)
Uzbekistan-Statistics ve IMF
Mukayeseli
İktisadî Göstergeler (2002)
|
|
Özbekistan |
Türkiye |
Rusya F. |
Ukrayna |
Kazakistan |
|
Reel GSYİH Büyüme (%) |
4,2 |
5,9¹ |
4,3 |
4,6 |
9,5 |
|
GSYİH (milyar$) |
7,8 |
199,1 |
346,6 |
49,9 |
24,4 |
|
Fert Başı Gelir ($) |
307 |
2 958 |
2 414 |
1 033 |
1 694 |
|
TÜFE (%) |
24,2 |
14,2² |
15,8 |
0,8 |
6,0 |
|
Carî Denge (milyon$) |
-78 |
-1 789 |
31 670 |
3 173 |
-569 |
|
Carî Açık (%GSYİH) |
-1,0 |
-0,9 |
9,1 |
6,4 |
-2,4 |
|
İhracat (FOB milyon$) |
2 790 |
47 068¹ |
106 100 |
18 669 |
10 066 |
|
İthalat(FOB milyon$) |
2 510 |
68 808¹ |
60 800 |
17 959 |
7 646 |
|
Dış Borçlar (milyar $) |
4 686 |
126 817 |
149 074 |
14 416 |
6 384 |
¹2003
²2004/Şubat Kaynak: The Economist Intelligence Unit
Geçiş sürecinde
yaşanan sorunlardan dolayı, enflasyon oranı 1995'te %240'lık bir
seviyede seyrederken, takip eden yıllarda tedricen azalmıştır.
1996 yılında %64, 1997'de %50 ve 1998 yıllarında %24,1, 1999
yılında %26,0 ve 2001 yılında ise bir önceki yılın %24,9'luk
değerinin ardından %27,2 olarak tahakkuk etmiştir. 2001 yılından
sonra gerek carî dengenini artıya geçmesi, gerekse enflasyonla
mücadele konusunda yaşanan olumlu hareketler, AB'nin yaptığı
uyarıya rağmen müspet gelişmeler olarak kaydedilmiştir. Ancak
Hükûmetin ekonoik reform hareketlerini sürekli olarak ağırdan
alması sonucunda, bu ülkede faaliyette bulunan IMF bürosu Nisan
2001'de kapatılmış ve bu tarihten itibaren IMF bu ülkeye kendi
yetkilisini atamamıştır. Bu durum, Fon'un Hükûmetin ekonomik
programını protesto etmesi biçiminde algılanmıştır. 2001 yılı
sonunda ABD'nin bölgede giriştiği kimi operasyonlar
Özbekistan'ın jeo-stratejik pozisyonunu yeniden ön plana
çıkarmış ve IMF ile Ocak 2002 ayından itibaren "yakın izleme" (staff
monitored programme) yürürlüğe koyulmuştur. Bu tarz bir
uygulama, hem IMF ile "çok sıkı" anlamda bağlar oluşturulmasına
ve ekonominin libere edilmesine sıcak bakmayan İslam Kerimov hem
de bu ülkeye jeo-stratejik konumu nedeniyle IMF aracılığıyla
yardımcı olmak isteyen ABD'yi şimdilik tatmin ediyor
görünmektedir.
Özbekistan 2003 yılında resmî ve kara borsa döviz kurunu
birleştirmek amacıyla sıkı bir mali politika uygulamaya devam
etmiştir. Bu durum enflayon oranlarının düşmesine neden olurken,
likidite kıtlığı yaşanmasına bağlı olarak ücretlerin ve emekli
aylıklarının artmasına neden oldu. Hükümet dolaşımdaki nakit
parayı döviz kurunu desteklemek amacıyla kısıtlamaya devam
etmektedir. Bu durum para arzında 2004 yılında %15 oranında bir
büyüme sağlarken, 2005 yılında %20 oranında bir büyüme
sağlayacaktır.
Özbekistan hükümeti tutarlı bir mali politika üretmede zorluklar
yaşamaktadır. 1996 yılında Özbekistan İMF ile anlaştığı
GSYİH'nın %3.5 oranındaki bütçe açığı hedefine ulaşamamıştır.
1997'de konsolide açık, pamuk ürünündeki iyileşmeler, artan
vergi gelirleri ve harcamaların kısılması nedeniyle GSYİH'nin
%2.2 oranında gerçekleşmiştir. Altın ve pamuk ürünlerindeki
fiyat artışı sebebiyle doğal kaynak vergilerindeki artış
bütçedeki geliri desteklemekteir. Hükümetin temel hizmet ve
malları sübvansiyon etmesi dolayısıyla harcamada artış
gözlenmektedir. Bu sübvansiyonları karşılamak amacıyla sermaye
harcamalarında kısıntıya gitmek zorunda kaldığı için, yatırım
ihtiyaçlarını karşılamak adına yabancı kredilere bağımlı hale
gelmektedir. Bu durum bütçe üzerindeki baskıyı azaltan kamu
sektörü işgücünü de azaltmaktadır. Resmî verilere göre 2003
yılında GSYİH'nin %0.4 oranında olan bütçe açığı, 2005 yılında
GSYİH'nın %2'si olarak artacağı beklenmektedir.
Özbekistan hükümeti bütçe açığını hesaplarken İMF'den farklı bir
muhasebe methodu kullanmakta ve veriler sadece 1999, 2000, 2002
yıllarını kapsamaktadır. Hükümet bütçe açığını hesaplarken
1999'da GSYİH'nın %1.7'lik ve 2000'de GSYİH'nin %1'lik kısmına
tekabül eden ek bütçe fonunu ihmal etmektedir. Resmî mali
rakamlar, hazine bonolarındaki ve dış borçtaki faiz
harcamalarını hesaba katmadığı için bütçe harcamalarını
olduğundan daha düşük göstermektedir. Bütün bu nedenler
Özbekistan resmî verilerine olan güveni sarsmaktadır.
Özbekistan'ın ekonomik performansını değerlendirmek, istatiksel
verilerin yetersizliği ve resmî verilerin güven uyandırmaması
nedeniyle zor olmaktadır. Özbekistan eski komunist blokta yaş
anan iktisadî
duraklamalardan muzdarip olan ülkelerden biridir. Resmî verilere
göre Özbekistan'da 1992-97 arasında GSYİH 'de %14'lik yüzeysel
bir azalma meydana gelirken, Kazakistan'da bu dönemde GSYİH'de
%30'luk bir düşüş meydana gelmiştir. 1991'de Özbekistan
GSYİH'nin % 19.5'ini oluşturan Sovyet sübvansiyonlarını
kaybetmiştir, sağlam para merkezlerine yönlendirilen ihracat
politikaları da yavaş işlemektedir. Bu yüzden GSYİH'de yüzeysel
bir düşüş meydana gelmesi kuşkulu görülüyor. Bu iktisadî
durgunluğun yüzeysel olması, Özbekistan'ın iki temel ihraç
maddesi olan altın ve pamuk fiyatlarında meydana gelen artış ve
hükümetin ithal ikameci sanayileşme politikası uygulaması ile
açıklanabilir. Ayrıca 1991-97 yılları arasında hükümet enerji
sektöründe kendi kendine yetebilmek amacıyla amacıyla petrol ve
gaz üretimini arttırmıştır.
Özbekistan resmî verilerine göre yaşanan iktisadî durgunluktan
sonra güçlü bir iyileşme sergilenmektedir. Bu iyileşme GSYİH'de
1996 yılında %1.7, 1997 yılında %5.2, 1998 ve 1999 yıllarında
%4.3 artış oranlarıyla gözlenmektedir. Bu oranlar her ne kadar
yeniden gözden geçirildikten sonra aşağı çekilse de hala IMF
verileri ile uyum sağlayamamaktadır. IMF'ye göre GSYİH'de 1997
yılında %2.5, 1999'da ise %4.1 oranında bir artış
gözlemlenmiştir. Ayrıca IMF elektrik üretiminde ve tüketiminde
meydana gelen düşüşler dolayısıyla Özbekistan ekonomisinin 1997
ve 1999 yıllarında küçüldüğünü ileri sürmektedir. IMF ile
ilişkilerde Nisan 2001'de meydana gelen aksaklıklar nedeniyle,
2000 yılı için sadece Özbekistan resmî tahminleri mevcuttur.
Hükümet GSYİH'yi 2000 yılında %4, 2001 yılında %4.5 ve 2002
yılında %4.2 olarak iddia etmektedir. Özbekistan Devlet Başkanı
İslam Karimov 2003 yılında GSYİH'nın %4.4 oranında arttığını
belirtti.
2000 yılında özel tüketim GSYİH'nin %63'ünü oluştururken devlet
tüketimi %21'ini oluşturmaktadır. Cezayir hükümeti yatırımın
GSYİH'nin 1996 yılında %37'sini, 2000 yılında %32'sini ve
2001'in ilk üç çeyreğinde %32'sini oluşturduğunu iddia
etmektedir. İMF ise resmî verilerin cari harcamaları da dahil
ederek yatırımları abartılı bir şekilde yansıttığını ileri
sürerek, yatırımların gerçek seviyesinin GSYİH'nin %12'si
olduğunu belirtmektedir.
|
GSYHİ |
1998a |
1999a |
2000b |
2001b |
2002b |
|
Toplam |
|
|
Cari fiyatlarla |
1,416 |
2,129 |
3,195 |
4,672 |
6,048 |
|
Reel değişim (%) |
4,4 |
4,1 |
4,0 |
4,5 |
4,2 |
|
Kişi Başı |
|
|
Cari Fiyatlarla |
59,1 |
87,9 |
128,3 |
185,8 |
136,6 |
|
Reel Değişim (%) |
2,7 |
2,9 |
1,2 |
3,5 |
2,5 |
Enflasyon
Hükümet
enflasyonun 2002 yılı sonu itibarıyla %21.6 oranında
seyrettiğini ifade etmektedir. İMF'ye göre enflasyon bu oranın 2
katı oranında gerçekleşmiştir. Fiyat istikrarını sağlamaya bir
öncelik verilmediği için enflasyon 1991'den beri hep iki haneli
olmuştur. Hükümete göre enflasyonu dizginlemek verimi azaltacak
ve yaşam standartlarına darbe indirecektir. Hükümetin gelirleri
enflasyondan korumak amacıyla aldığı tedbirler ücretlerin geç
ödenmesi nedeniyle başarılı olamamıştır. Bay Krimov 2003 yıl
sonu enflasyonunun %3.8 oranında olduğunu belirtti. Bu düşüş
hükümetin dolaşımdaki Somu kısıtlamasına bağlanabilir. Ecomic
Intelligence Unit'e göre resmî veriler enflasyon hesaplanırken
hatalı metotlar kullanıldığı için tüketici fiyatlarındaki gerçek
artışı yansıtmakta yetersiz kalmaktadır. 2002 yılında sıkı sınır
kontrolleri uygulanması nedeniyle tüketici mallarında bir kıtlık
gözlenmiştir ve bu da malların fiyatlarında artışa neden
olmuştur. Dolaşımdaki somu sınırlama çabaları 2004 yıl sonu
enflasyon oranını %6.5 oranında tutabilse bile, Economic
Intelligence Unit'e göre ithalat fiyatlarının artması 2005 yıl
sonu enflasyonunu %8 oranına çıkaracak.
Özbek Ekonomi Bakanlığına göre macroekonomik seviyenin gelişen
girişimciliğe uygun ortamı sağlaması, ekonomide yapısal
reformların hız kazanması, yeni yatırım projelerinin uygulanması
ve hükümetin para, kredi, vergi ve bütçe konularında dengeli bir
politika sürmesi sayesinde 2004'ün ilk aylarında ekonomik
istikrar ve düşük enflasyon hedefine ulaşıldı. Ayrıca Özbek
Merkez Bankasının kredilerinin devlet açığını kapatmaya tahsis
edilmesi enflasyonun ana kaynağını oluşturmaktaydı ve bu yüzden
2003 yılında bu uygulamadan vazgeçildi.
Tüm ifade edilmeye çalışılanlar ışığında Özbek ekonomisinin
bağımsızlıktan bu yana katettiği kilometre taşlarını kronojik
biçimde saymanın yararlı olacağını düşünüyoruz:
|
1993 |
Özbekistan, “Ruble Alanı”ndan ayrılarak
millî parası Som’u tedavüle çıkardı |
|
1994 |
IMF ile temas kurdu |
|
1995 |
IMF ile kurulan temas çerçevesinde dış
ticaret sisteminde liberasyon çalışmalarına başladı |
|
1998 |
Ekonomisi önemli ölçüde pamuk istihsaline
bağlı olan ülkede pamuk rekoltesinin bir kez daha düşük
çıkması, Özbek Hükûmetini yeniden sıkı kambiyo önlemleri
almaya itti. Bu durum sonucunda ülkede iktisadî sıkıntılar
yeniden yoğunlaşmaya başladı. |
|
2003 |
Özbek Hükûmeti, döviz kaçakçılığı
yapıldığı gerekçesi ile Kazakistan, Kırgız Cumhuriyeti ve
Tacikistan ile olan sınırlarını kapattı. |
Sektörler
A)Tarım
Özbekistan'da
tarım sektörü Gayri Safi Millî Hasıla içerisinde önemli bir yer
tutmaktadır. Yıllar itibariyle bakıldığında GSYİH içinde
sanayinin payı düşmektedir. 1991'de sanayinin millî hasıla
içindeki payı %33 iken, ilerleyen yıllardaki zor ekonomik
şartlar nedeniyle bu rakam 1998'de %14,9'a kadar düşmüş, sonraki
dönemde gelen toparlanmayla birlikte ekonominin çeyreğini
oluşturacak nispette bir istikrar kazanmıştır.
|
Gayri Safi Millî Hasılanın Sektörel
Dağılımı (% 100) |
|
|
Sektörler |
|
2001 |
|
Sanayi |
|
15,6 |
|
Tarım |
|
24,1 |
|
Ulaşım ve İletişim |
|
n/a |
|
İnşaat |
|
9,6 |
|
Ticaret |
|
n/a |
|
Hizmetler |
|
n/a |
|
Vasıtalı Vergiler (net) |
|
19,5 |
Kaynak: Center
for Economic Research (CER-Tashkent-Uzbekistan), Uzbekistan-Statistics-2003
Kara ikliminin
hakim olduğu ve toplam 447 400 km² yüzölçümünün 3'te 2'sini
Kızılkum Çölü'nün kapladığı ülkede kuraklık sorunun çözümlenmesi
için uluslararası finas kuruluşlarının desteği de alınarak bir
dizi proje yürürlüğe konulmuştur.
GSYİH içerisinde %40, ihracat içerisinde ise %50 nispetinde
paylara sahip olan Özbekistan, anılan projeler aracılığı ile
verimlilik düzeyini yükseltmenin yollarını aramakta ve önde
gelen ürünler olan pamuk, pirinç, tahıl, meyve-sebze ve (buna
bağlı olarak) hayvancılık ürünlerinin istihsalini artırmayı
amaçlamaktadır. Bu sayede bilhassa pamuk üretiminde yaşanan
dalgalanmaların (1998 yılında son 20 yılın en kötü rekoltesi
gerçekleşmiştir) önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Pamuk, Özbek
ekonomisinin başlıca mamullerinden olup, ülkedeki ekim
alanlarının %45'ten fazlası bu amaçla kullanılmaktadır. Ülkede
bu ürünün tuttuğu ağırlığa bağlı olarak iplik ve dokuma sektörü
ön plana çıkmış, ve 1,3 milyon eğirme makinesi, 315 000 tevzi
makinesi, 21 500'ü aşkın dokuma makinesine ilâveten boyama ve
apreleme makineleri faaliyet göstermektedir. Mevcut makine
parkının hemen hemen tamamı Sovyet döneminin teknolojisini
yansıtmaktadır.
Önemle ifade edilmelidir ki pamuk, Devlete bağlı monopol
kuruluşlar tarafından ve bu kuruluşların belirlediği fiyat
düzeyinden satın alınmakta ve bu piyasa yapısı içerisinde
üreticilere hiç bir inisiyatif tanınmamaktadır.Bu sistemin
getirdiği kayıt dışılık, ülke ekonomisinin en önemli
sorunlarından birisi haline gelmiştir.
Özbek hükumeti, mevcut teknolojiyi yükseltmek amacına yönelik
olarak gıda ve tarım sektöründe, özellikle hasat ekipmanı ile
pamuk, tütün ve gıda işleme makinelerinin ithalatına kolaylık
göstermektedir.
Hububat üretimi ise, 1,8 milyon hektar alana yayılmış olmasına
rağmen 2002 yılı için öngörülen 4,5 milyon tonluk üretim
hedefine ulaşamayarak 5,3 milyon ton düzeyinde kalmıştır.
Meselenin ülke içerisinde siyasî önemi bulunduğundan rekoltedeki
kötü rakamlar revize edilebilmekte bu nedenle başta The
Economist Intelligence Unit olmak üzere uluslararası
otoritelerin rakamları daha sağlıklı bulunmaktadır.
Bitki örtüsü itibariyle küçük baş hayvancılığa müsait olan arazi
yapısında 2000 yılı sonu verileri itibariyle 5,3 milyon baş
sığır, 2,4 milyon baş inek, yaklaşık 10 milyon koyun-keçi ve 15
milyondan fazla kümes hayvanı resmî istatistiklerde yer
almaktadır.
Ayrıca Dünyanın en büyük 20 bitkisel yağ üreticisi arasında olan
Özbekistan, başta domates ve ürünleri olmak üzere pek çok meyve
- sebzenin üretimini gerçekleştirmekte ancak bunu ihracatına
yansıtamamaktadır.
Başlıca kalemler itibariyle tarımsal üretimi aşağıdaki tabloda
sunulmuştur :
Özbekistan
Tarımsal Çıktı miktarları(Aksi belirtilmedikçe x000 ton)
|
ÜRÜN |
2001 |
2002 |
|
Pamuk (İşlenmemiş) |
3 280 |
3 204 |
|
Pamuk İpliği |
1 016 |
1 008 |
|
Buğday |
3 786 |
5 303 |
|
Sebzeler |
|
3 239 |
3 166 |
|
Tütün |
19 |
18 |
|
Yün (milyon ton) |
15,9 |
16 |
?Kavun-karpuz
dahil
Kaynak: The Economist Intelligence Unit, Uzbekistan Country
Profile, Janurary-2004
Özbekistan'da
tarıma dayalı sanayideki yetersizlik, yetiştirilen ürünlerin
verimsiz kullanılmasına sebep olmaktadır. Ülkede depolama ve
gıda işleme tesislerindeki yetersizlik üretilen meyva ve
sebzenin nihai kullanıcıya ulaşamadan bozulmasına sebep
olmaktadır. Bu sebeple gıda işleme ve paketleme sanayi de dahil
olmak üzere tarıma dayalı sanayi hükümetin kalkınmada öncelik
verdiği alanlar olarak karşımıza çıkmaktadır.
Özbek Hükümeti pirinç ve mineral su ithalatından elde ettiği
dolaylı vergiyi arttırdığını bildirdi. Mineral su üzerinden
alınan vergi gümrük değeri üzerinden %35 oranından %50 oranına
yükseltildi. Özbek Devlet Gümrük Komisyonundan alınan bilgiye
göre bu uygulama yerel üreticileri korumak ve kalkınmalarını
sağlamak amacıyla yürürürlüğe girdi. Pirinç buğdaydan sonra
Özbekistandaki ikinci önemli hububattır ve pirincin ihracatı
kanuni olarak yasaklanmıştır. Özbek Tarım ve Su İşleri
Bakanlığına göre 2003 yılında 248.000 ton işlenmemiş pirinç
üretilmiştir. Özbek Devlet İstatistik Ofisinin yaptığı
açıklamaya göre ise, 2003 yılında Özbekistan'da pirinç ve mısırı
da içine alan 6.262 milyon ton hububat mahsul edilmiştir.
Özbek Tarım ve Su İşleri Bakanlığına göre 2004 yılında 1.36
milyon hektar alan pamuk ekimi için ayrılmıştır. Özbekistan 2003
yılında ise 1.35 milyon hektarı pamuk ekimi için ayırmıştır.
B)Sanayi
GSYİH'nın
%15,6'sını temin eden ve aktif işgücünün %12,6'sının istihdam
edildiği sanayi sektöründe 2.200 büyük (büyük olanlar genellikle
yabancı sermayeli) ve orta ölçekli firma ile yaklaşık 30.000
küçük işletme faaliyet göstermektedir.Büyük ölçekli ve yabancı
sermayeli firmalara örnek olarak Güney Kore'li Daewoo (daha
ziyade montaj faaliyeti yürütüyor) firması ve Rus - Ukrayna
meşeli kimi havacılık (aircraft) firmalarıdır.
Genel olarak geri teknolojiye dayalı ve katma değer anlamında
yoğunlaşmamış imalâtın yapıldığı sector, kumanda ekonomisinin
izlerini yoğun biçimde taşımaktadır. Bilhassa ithal ikâmesine
dayalı modelin benimsenmesi ve bu modelle uyumlu olarak korumacı
dış ticaret politikasının izlenmesi, iktisadî yapıdaki
verimsizlik sorununun bir türlü aşılamaması neticesini
doğurmuştur.
İşlenmiş gıda sanayii önemli bir yer tutmaktadır. Ülkede çok
sayıda sebze, meyve, balık ve hayvan ürünleri işleme tesisi
vardır. Bunun yanısıra doğrudan veya dolaylı olarak tarımla
ilişkili biçer-döver, tekstil makinaları gibi makina üretimi de
sanayide önemli bir yer tutmaktadır. Ham pamuk üretiminin
%12'si, koyun derisi üretiminin %20'si ve ipek üretiminin %60'ı
yöresel olarak işlenebilmektedir.
Sanayide hafif sanayi ve tekstil büyük önem taşımaktadır. Pamuk
ipliği, bez, ipek dokumacılığı, kenevir, örgü ipliği, trikotaj,
dikiş-nakış, ayakkabı üretme, halı, kilim dokumacılığı, seramik,
porselen işçiliği gelişmiştir. Pamuk, tekstil ve ipek
endüstrisinde yoğun yenileştirme çalışmaları devam etmektedir.
127 şirketiyle ülkenin en geniş hafif sanayi firması Uzlegrom
ipek, pamuk, yün ve deri ürünleri üzerine çalışmaktadır.
Özbekistan'da tüketim malları sanayi; hafif sanayi, gıda sanayi
ve ağır sanayi gruplarından oluşmaktadır. Tüketim sanayi bu üç
grubun yaklaşık olarak üçte bir paylarıyla oluşmaktadır.
Ağır sanayi ise yakıt-enerji, metalurji, makina, kimya, orman
ürünleri ve yapı malzemelerine dayanmaktadır. Ağır sanayinin
genel toplam içinde oransal olarak yüksek olduğu görülür. Enerji
sektörü; doğalgaz, petrol ve maden kömürüne dayanan
Özbekistan'da kimya endüstrisi de gelişmiş olup, kimya sanayi
tesisleri Navoi, Hokant, Namangan ve Andijan'da bulunmaktadır.
Bu sektörlerin yanında, Özbekistan Orta Asya'nın en önemli
makina ve ağır donanım üreticisidir.
|
Bazı Sanayi Ürünlerine Ait Üretim
Rakamları |
|
|
|
1996 |
1997 |
1998 |
1999 |
2000 |
|
Motorlu taşıt (adet) |
25 358 |
64 908 |
54 456 |
58 800 |
31 300 |
|
Televizyon (adet) |
139 590 |
268 450 |
192 468 |
45 200 |
28 000 |
|
Video (adet) |
100 025 |
140 567 |
50 096 |
6 700 |
0 |
|
Elektrik (milyon kw-s) |
45 420 |
46 056 |
45 935 |
45 300 |
46 800 |
|
Çimento (1000 ton) |
3 277 |
3 286 |
3 358 |
3 300 |
3 280 |
|
Kimyevi Gübre (1000 ton) |
1 029 |
954 |
897 |
877 |
n/a |
|
Çelik(1000 ton) |
466 |
379 |
360 |
355 |
416 |
|
Pamuk İpliği (1000 ton) |
1 164 |
1 124 |
1 138 |
1 018 |
1 019 |
Kaynak: E.I.U.
(The Economist Intelligence Unit) Country Profile, 2002
|
Sektörlere Göre Sanayi Üretimi |
1996 |
1997 |
1998 |
1999 |
2000 |
|
Elektrik |
-4,5 |
-1,9 |
-2,8 |
-0,3 |
-0,9 |
|
Yakacak |
0,4 |
4,3 |
6,4 |
0,9 |
0,2 |
|
Kimyasallar ve Petrokimya |
15,1 |
0,7 |
25,9 |
11,4 |
9,9 |
|
Demir Sanayi |
30,5 |
-16,5 |
-3,3 |
1,4 |
18,7 |
|
Demir içermeyen Metalurji |
18,3 |
4,6 |
2,3 |
0,7 |
2,8 |
|
Makina ve Metal Parçaları |
40,1 |
40,4 |
3,3 |
3,1 |
-18,2 |
|
Ormancılık, Ağaç işlemeciliği ve Kağıt |
21,9 |
5,4 |
6,6 |
10,6 |
9,6 |
|
Hafif sanayi |
6,4 |
2,6 |
-2,1 |
6,7 |
16,1 |
|
Gıda Sanayi |
1,9 |
21,0 |
9,4 |
9,4 |
5,4 |
|
Bütün Sınai |
2,6 |
6,5 |
3,6 |
6,1 |
6,4 |
Özbekistan'da
sanayiye yönelik yatırımlar ve çeşitlendirme çalışmaları
sürdürülmektedir. Bu çerçevede yeni bir sanayi sektörü olarak
otomotiv sanayinin oluşturulması, enerjide kendi kendine
yetebilirliğin sağlanması ve tüketim mallarına ithal ikameci
yatırımlar önceliklidir.
C)Madencilik
Özbekistan Diğer
Orta Asya Cumhuriyetleri gibi madenler açısından zengin bir
ülkedir. Ülke topraklarından 100'den fazla maden
çıkarılmaktadır. Altın üretiminde BDT ülkeleri arasında
Rusya'dan sonra ikinci sırada yer alırken; dünyada 7. büyük
altın üreticisi durumunda olan ülkenin, diğer önemli maden
kaynakları, gümüş, bakır, demir, kurşun, çinko, volfram, uranyum
ve tungstendir. Yeraltı hammadde kaynakları bakımından
Özbekistan'ın dünyada ilk sıralarda yer aldığı görülmektedir.
Ülkenin en önemli maden kaynağı olan altın yataklarının merkezi
Nevai vilayetinde Muruntov'dur. Altın, toplam ihracatın 1/5'I
ortalamasındadır ve ülkenin ikinci büyük ihracat kalemini
oluşturmaktadır. Fakat altın üretiminde de düşme yaşanmaktadır.
Ülke 4.000 ons altın ihraç etmektedir. Bu sektörde 1 milyar
dolar yatırım yapılması planlanmaktadır. 1995 yılında Zarafşan
vadisinde faaliyete geçen Özbek-Amerikan ortak altın
işletmesinde günlük yaklaşık 37 ton maden işlenmektedir.
Madencilik sektörü, bu başarılı Özbek-Amerikan girişimi olan
Zarafshan-Newont'un da etkisiyle yabancı yatırımcılar açısından
en cazip sektörlerden biri olmuştur.
Özbekistan'da
Altın Üretimi
|
YILLAR |
1993 |
1994 |
1995 |
1996 |
1997 |
1998 |
1999 |
2000 |
|
Üretim (ton) |
66,6 |
64,4 |
63,6 |
60,0 |
63,5 |
70,0 |
80,0 |
- |
|
Bir önceki yıla göre değişim (%) |
3,3 |
-3,3 |
-1,2 |
-5,6 |
5,8 |
10,8 |
14,3 |
- |
Kaynak : The
Economist Intelligence Unit, Uzbekistan Country Profile 2002
Bunun yanında
mineraller açısından da oldukça zengin bir ülke olan
Özbekistan'ın topraklarında çok miktarda tuz yatakları,
alüminyum, mermer, granit, değerli taşlar ve metaller, inşaat
malzemeleri hammaddesi vardır. Sanayide renkli metallerin
üretimi önemli yer tutmaktadır. Bu sanayi genel olarak bakır,
altın, ısıya dayanıklı metallerin üretiminden oluşmaktadır. Bu
alandaki en büyük işletme, Almalık'taki metalurji kombinasıdır.
Özbekistan'daki yeraltı kaynaklarının işletilmesi iki usulle
gerçekleşir: Lisanslı işletme ve imtiyaz antlaşması ile işletme.
Lisanlı işletme SSCB döneminden kalma klasik bir yöntemdir ve 23
Eylül 1994 tarihinde kanunlaşmıştır. Günümüzde lisanslı işletme
Özbek petrol ve maden sektöründe faaliyet gösteren yerli ve
yabancı firmaların daha sık başvurduğu bir yöntemdir. İmtiyaz
kanunu 30 Ağustos 1995 tarihinde yürürlüğe girip, devlet ile
yabancı yatırımcılar arasındaki imtiyaz antlaşmalarını düzenler.
İmtiyaz antlaşması ihale yöntemi ile verilirken, lisanslı
işletme de bunu göremiyoruz. Bu imtiyazla yatırımcılar maden
çıkarma hakkına sahip olurken, antlaşmanın tescili için harç
ödemektedirler.
D)İnşaat
İnşaat sektörü
diğer eski Sovyet Cumhuriyetlerinde olduğu gibi ülke ekonomisi
içinde önemli bir yer tutmaktadır. Ancak sanayi ve
telekomünikasyonla kıyaslandığında inşaat alanına yapılacak
yatırım Hükümet için öncelik açısından gerilerde kalmaktadır.
İnşaat sektörünün GSYİH içerisindeki payı 2001'de 2000'e oranla
artış göstermiş ve önemli bir sektör olduğunu bir kez daha
kanıtlamıştır. Özbekistan resmî verilerine göre Özbek inşaat
sektörünün yıllık 2,7 ile 3 milyar Dolar arasında bir hacme
sahip olduğu belirtilmektedir.
İnşaat sektörünün 1990'da GSYİH içindeki payı %10.6 iken,
1996'da bu oran %8.4'e düşmüş, 2001 yılında ise %9,6'ya
yükselmiştir. Bu sektöre ayrılan fonlar ülkenin havaalanlarının
yenilenmesine ve bir kısmı da yüksek profilli prestij
projelerine ayrılmaktadır. Son verilere göre yarım milyondan
fazla insan bu sektörde istihdam olunmaktadır.
E)Enerji
Kaynakları
Özbekistan geniş
doğal gaz, petrol ve kömür yataklarına sahiptir. 1990 yılı
üretimi 41 milyar metreküp olarak gerçekleşmesine rağmen,
üretimin büyük bir kısmı nüfus ve sanayisinin büyüklüğüne
paralel olarak iç tüketimde kullanılmıştır. 1990 yılında petrol
çıktısı 2.8 milyon ton olarak gerçekleştirilmiş olup Namangan ve
Fergana bölgelerinde yeni petrol yatakları keşfedilmiştir.
2001 yılında enerji sektöründe önemli üretim artışı
kaydedilmiştir. Bununla birlikte ülke ekonomisinin enerji yoğun
olması, özellikle elektrik tüketimi açısından sıkıntı
oluşturmakta ve sistemin yenilenmesi ve etkinleştirilmesi
gerekmektedir. 2001 yılı sonunda petrol üretimi 7.3 milyon ton,
doğal gaz üretimi 48,2 milyar m3 olarak tahakkuk etmiştir. Bu
rakamlar, 90'lı yılların ikinci yarısı boyunca gerçekleştirilen
üretim tahminlerinin bir miktar altındadır. Ülkenin doğal gaz
rezervleri 1.883 milyar m3, petrol rezervleri de 244 milyon ton
olarak tahmin edilmektedir.
Petrol Ve Doğal
Gaz Üretimi
|
YILLAR |
1993 |
1994 |
1995 |
1996 |
1997 |
1998 |
1999 |
|
Petrol (bin varil/gün) |
78 |
110 |
152 |
154 |
158 |
163 |
165 |
|
Doğalgaz (milyar m3) |
45.0 |
47.2 |
48.6 |
49.0 |
51.2 |
54.8 |
54.8 |
F)İş Gücü
2000 yılında
ülkede 1 milyonluk bir işgücü artışı olacağı tahmin
edilmektedir. Ülke işgücü sağlayan bir merkez olarak
görülebilir. Özbekistan, Orta Asya'daki, işgücünün %40'ına
sahiptir. 1996 yılı tahminlerinde toplam 8.6 milyonluk iş gücüne
sahip olduğu belirtilen Özbekistan'da bu miktar alanlara göre
şöyledir; tarım ve ormancılık %44, sanayi ve inşaat %20 ve
diğerleri %36'dır. İşsizlik oranı %5 olan ülkede istediği
şekilde iş bulamayan veya yeterli derecede istihdam
edilemeyenlere isnad edilen %10'luk rakamı da eklediğimizde bu
rakamın %15'lerde olduğu tahmin edilmektedir. Ortalama aylık
ücret 25 Dolar civarındadır.
İş Gücü (bin,
ortalama)
|
|
1995 |
1996 |
1997 |
1998 |
2000 |
|
Toplam işgücü |
8449 |
8561 |
8680 |
8800 |
8983 |
|
Sanayi |
1087 |
1107 |
1109 |
1114 |
1145 |
|
Tarım |
3485 |
3505 |
3515 |
3467 |
3083 |
|
Ulaşım ve telekomüniksyon |
348 |
358 |
360 |
362 |
382 |
|
İnşaat |
528 |
539 |
550 |
573 |
676 |
|
Hizmetler |
1885 |
1940 |
1970 |
1975 |
2109 |
|
Sağlık |
- |
498 |
500 |
502 |
567 |
|
Eğitim, sanat ve bilim |
- |
1066 |
1070 |
1073 |
1120 |
|
Bankacılık ve sigorta |
40 |
47 |
48 |
49 |
- |
|
Bürokrasi |
97 |
98 |
99 |
110 |
- |
|
Diğerleri |
405 |
405 |
484 |
608 |
- |
Kaynak : Center
for Economic Research (CER-Tashkent-Uzbekistan), Uzbekistan-Statistics
The Economist Intelligence Unit, Uzbekistan Country Report 2002
G)Ulaştırma
Sektörde öncelik
ülkenin dış ekonomik ilişkilerine katkıda bulunacak yatırımlara
verilmektedir. Genel ya da özel amaçlı nakil vasıtaları ile yük
taşımacılığında karayolu ulaşımı ağırlıklıdır. Otoyollarının
uzunluğu 84.400 kmdir. Önemli kısmı yenileme gerektirmektedir.
Benzinlik ve servis ihtiyacı yüksektir.
Özbekistan Demir Yolları şirketi bünyesindeki demiryolu ağının
uzunluğu 3655 km'dir. Bunun içine 680 km'lik çift şeritli hat
ile 489 km'lik elektrikli bölüm dahildir. Ülkenin demiryolu
sistemi ağırlıklı olarak kuzeye, Kazakistan ve Rusya'ya bağlı
iken güney, doğu ve batı bağlantıları sınırlıdır. Ülke yönetimi
için Özbekistan'ı Çin ve Türkiye'ye bağlayacak demiryolunun
inşaası öncelik taşımaktadır. 1996 yılının Nisan ayında
Özbekistan, Çin, İran ve Gürcistan arasında bir demiryolunun
inşaasına ilişkin anlaşma imzalanmıştır. İran topraklarında
Türkiye'den 20 km uzaklıkta bitecek demiryolunun Türk demiryolu
sistemi ile bağlanması önemlidir.
Taşkent, Semerkand ve Termez'deki uluslararası hava alanlarının
dışında Kokand, Navoi ve Zarafşan havaalanlarının yenilenerek
uluslararası havaalanına dönüştürülmesi ve mevcut 5 havaalanının
yenilenmesi planlanmaktadır.
H)Telekomünikasyon
Ülkede kişi başına
telefon sayısı çok düşüktür, her 100 kişiye ancak 7 telefon
düşmektedir. Oldukça eski teknolojiye sahip bu sektörde gelecek
yıllarda 600 milyon dolarlık yatırım beklenmektedir.
Telekomünikasyon Bakanlığı 12.000 mekanik ve 200 otomatik
santralin dijital santrallerle değiştirilmesini öngörmektedir.
Özbek hükümeti bazı telekomünikasyon projelerini
yap-işlet-devret modeli ile gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.
İ)Turizm
Ülkenin
uluslararası temaslarının artmasına paralel olarak turizm
sektöründeki yatırımlar önem kazanmaktadır. Zengin tarihi ve
doğal güzellikleri olan Özbekistan'da otel ve tesis, özellikle
de kaliteli konaklama yeri sıkıntısı yaşanmaktadır. Sektör
Uzbektourism isimli devlet firmasının tekelindedir. Batı
standartlarından uzak 35 otel ve kamp bulunmaktadır. SSCB
döneminde yaklaşık 1 milyona yakın kişi tarafından ziyaret
edilen ülkede yıllık turist sayısı 40.000 civarına inmiştir.
K)Finansal
Hizmetler
Özbekistan
Cumhuriyeti'nin Özbekistan Merkez Bankası ve 31 tane ticari
banka olmak üzere iki aşamalı bir bankacılık sistemi mevcuttur.
Özbekistan Merkez Bankası kanunu 1995 yılında Özbek meclisi
tarafından onaylandı ve Merkez Bankası uluslararası standartlara
uyumlu, daha özerk bir yapıya sahip oldu.Temel amacı milli para
olan somda istikrarı sağlamak olan Merkez bankası, Özbekistan
Merkez Bankası 2000 yılından itibaren aylık kur ilân edeceğini
duyurdu. Temel ticari bankalardan biri olan NBU bankası bir dış
ticaret bankasıdır ve ülkedeki tüm bankacılık sektörünün
aktiflerinin yarısına sahiptir. Uzpromstroibank sektörün ikinci
büyük bankasıdır ve sanayi ve imar bankasıdır. Diğer önemli
bankaları ise Uzpromstroibank, Uzagroprombank, Uzsberbank va
Asaka Bank diye sıralayabiliriz. Özbekistan bankalarının
problemlerinden biri rekabet kabiliyetine ulaşamamış
olmalarından kaynaklanmaktadır. Çözüm olarak yabancı bankaların
bankacılık sektörüne yatırım yaparak katılımlarının artırılması
düşünülüyor. Yerel bankalar teknoloji ve kabiliyet kazanmak
umuduyla yabancı bankalarla ilişki kurmaya sıcak bakıyorlar.
Özbek bankalarında hesap açmak ve işlem yapmak hala kısıntılı
şekilde yürüyor.
10 Şubat 2004'de Özbekistan sınırları içerisinde para
transferini düzenleyen yeni bir kanun çıkarıldı. Yeni kanunla
Özbek Merkez Bankası para denetim ve yönetiminde yetkili kurum
haline geldi, hakları ve yükümlülükleri belirtildi. Buna göre
Merkez Bankası Özbekistan'daki yabancı para dolaşım düzenini
belirliyor ve dövize karşı resmî para birimi olan Somun kur
ayarını düzenliyor. Merkez Bankası kanunda yer alan ekonomik
istikrara tehdit oluşturan durumlarda döviz işlemlerini durdurma
ve sınırlama yetkisine sahiptir.
L)Hizmet
Sektörü
Özbekistan'da
hizmet sektörü gelişememiştir. Ekonomik istikrarsızlık, sınırlı
sayı ve miktardaki krediler ve devlet kontrolleri mali sektör
dışındaki hizmetlerin gelişmesine sekte vurmuştur. Eğitim,
sağlık, ticaret ve bankacılık sektörleri haricindeki hizmetlerde
2001 yılında aktif nüfusun %5'ine tekabül eden 500.000 kişi
çalışmaktadır. Kamu hizmetleri hala önemli iş alanlarındandır.
Devlet ve özel kuruluşlarda çalışan bir çok çalışan, ikinci bir
gelir kaynağı elde etmek amacıyla küçük çaplı tüccar olma yolunu
seçmişlerdir. Bir çoğu tüketici malları ithal ederek ekonomik
faaliyetlerin büyük bölümünün gerçekleştiği pazarlarda
satmaktadır. 2002'de hükümet tüketim maddeleri üzerine yüksek
ithalat tarifeleri uygulayınca, bir çok tüccar doğrudan
Özbekistan'a mal getirmek yerine işyerlerini Kazakistan,
Tacikistan ve Kırgızistan sınır bölgelerine taşıdılar. 2002
sonunda hükümet sözü edilen sınırların büyük bir kısmını
kapattı. Bu yüzden bir çok tüccar fakirleşmiştir ve bazı
mallarda kıtlığın baş göstermesine parallel olarak enflasyon
artmıştır.
Ekonomide
Liberalizasyon Çalişmalari
Bir endüstri ve
tarım ülkesi olan Özbekistan, ekonomik potansiyel bakımından BDT
ülkeleri içerisinde 5. sırada yer almaktadır. Özbekistan yüksek
bir ekonomik potansiyele sahiptir. 1991 yılında bağımsızlığını
ilan etmesinin ardından bir çok ekonomik zorluklarla
karşılaşmıştır. Cumhuriyetlerarası ticaretin ve ödeme
mekanizmalarının ortadan kalkması, aşırı tekelci pazar yapısı,
bastırılmaya çalışılan enflasyon ve üretimdeki azalmalar gibi
bütün Cumhuriyetlere özgü zorlukların yanında eski SSCB
bütçesinden yapılan transferlerden gelen kaynaklardaki kayıp ve
bunun ticari şartlara olan negatif etkisi Özbekistan'a özgü
zorluklar olmuştur.
Bu şartlar altında Özbek yetkililer pazar ekonomisine yönelik
dikkatli ve tedrici bir ekonomi politikası takip etme kararı
almışlardır. 1992-1993 yılları boyunca üretimi ve tüketimi
desteklemek için nispeten daha gevşek finansal politikalar takip
edilmiştir. Aynı zamanda, fiyatların ve dövize ait esasların
kısmi liberalizasyonu, yeni vergilerin sunulması, ithalat
tarifelerinin geçici olarak kaldırılması, küçük dükkan ve
meskenlerin özelleştirilmesi ve bankacılık, mülkiyet ve yabancı
yatırım mevzuatının düzenlenmesi gibi çeşitli kararlar
alınmıştır.
Bütün bu reform hareketlerinin yanında Özbek Hükümeti, enerji,
madencilik ve ticareti çeşitlendirerek tarımda kendi kendine
yetebilirlik üzerine odaklanmıştır. Bu da bağımsızlığın ilk
yıllarında dramatik düşüşler olmasını engellemiştir. 1991
yılında ülkenin reel GSYİH'sı %14 oranında düşmüş, ancak
Sovyetler Birliği'nin %40'lık oranıyla karşılaştırıldığında bu
rakam oldukça düşük kalmıştır.
Makroekonomik düzeydeki zorluklar ve 1993 yılında Ruble'nin
alanından ayrılma Özbekistan'ı 1994 yılında uyguladığı iktisat
politikalarını değiştirmek zorunda bırakmıştır. 1994 yılında
Sum'un resmî para birimi olarak kabul edilmesinin öncesinde ve
sonrasında Özbekistan Merkez Bankası para politikasını
sıkılaştırmıştır. Hükümet de kendi tarafında tüketici
desteklerini azaltmak ve firmalara bütçeden transferleri kesmek
suretiyle sıkı malî politikalar uygulamaya başlamıştır. 1995'te
hükümetin istikrar programı IMF'nin finansal desteğini almış ve
Aralık 1995'te bir Stand-by anlaşması imzalanmıştır.
1995 ve 1996 yılları boyunca sıkı malî politikaların uygulanması
ve yapısal reformların hızlandırılması sebebiyle Özbek
ekonomisinde dikkate değer bir iyileşme görülmüştür. Fakat 1996
yılı sonlarında ekonomik reformların uygulanmasında aksamalar
olmaya başlamıştır. Bu da ülkenin iki temel ihraç ürünü olan
altın ve pamuğun dünya piyasalarındaki fiyatlarının düşmesi ile
tahıl ve pamuk hasadındaki rekoltenin umulandan az olması
sebebiyle cari fiyatlar üzerine oluşan baskıya Özbek Hükümetinin
bir reaksiyonudur. Bu çerçevede yetkililer para ve malîye
politikalarını gevşetmişler, aksine ticaret ve döviz rejiminde
kısıtlamalar getirmişlerdir. 1997 yılı itibariyle 14,7 milyar
dolarlık GSYİH gerçekleştirilen ülkenin 2001 yılı reel GSYİH
büyümesi %4,5 olarak tahakkuk etmiştir.
Yapısal alanda 2000 ve 2001 yılları boyunca sıkı ticaret ve
döviz politikaları uygulanmaya devam edilmiştir. Özelleştirme
yatırım fonunun oluşturulması, malî sektör reformlarının
yapılması gibi diğer bazı alanlarda da pazar ekonomisine dönük
tedbirler alınmıştır. Döviz üretebilme performansı halen düşük
seyreden ülkede yabancı yatırımların da azlığı dikkat
çekmektedir.
Serbest pazara geçiş aşamasında olan ülkede bağımsızlığın ilk
yıllarından itibaren özelleştirmeye büyük önem verilerek krizler
aşılmaya çalışılmıştır. 19
97 yılından beri
ekonomi politikasında yer alan; yeni reformlar yapılması,
özelleştirmenin hızlandırılması, yerli ve yabancı iş adamlarının
teşviki, ulusal paranın döviz karşısındaki değerinin korunması
suretiyle vatandaşların ekonomik ve sosyal güvencelerinin
sağlanması gibi önemli projeler 2001 yılında da gündemdeki
yerini korumuştur.
Özbekistan ekonomisinde küçük ve orta ölçekli işletmelerin
kalkındırılmasına önem verilmektedir. KOBİ'ler 25'ten fazla
sanayi dalında hizmet vermektedirler. 2001 yılı, Özbekistan
ekonomisinde özel sektörün payının arttığı bir yıl olmuştur.
Özbekistan, yabancı sermayeyi çekmek için, yabancı yatırımların
geliştirilmesi yönünde bir çok kanun çıkarmış ve özelleştirmeye
yönelik bazı girişimlerde bulunmuştur. Özelleştirme
girişimlerinin küçük ölçekli işletmelerde başarılı olduğu
söylenebilir. EBRD verilerine göre Özbekistan'ın 2001 yılı
GYSİH'nın %45 lik bir bölümü özel sektörce gerçekleştirilmiştir.
Özel sektörün bu katkısının özelleştirilen %96'lık paya sahip
küçük ölçekli işletmelerce gerçekleştirildiği görülmektedir.
Ayrıca, Hükümetin halen kontrol ettiği ve hisselerinin sadece
bir kısmı özel sektöre geçen işletmelerin hükümetçe özel işletme
kabul edilmesi sonucunda özel sektörün toplam üretimdeki payı
yüksek gözükmektedir. Orta ve büyük işletmeler ile tarım sektörü
için süreç daha yavaş olarak işlemektedir.
Ülkenin dövize olan ihtiyacı, satış yoluyla özelleştirilme
yapılması yönünde hükümetin bir liste hazırlamasıyla
sonuçlanmıştır. 1998 yılında özelleştirme gelirleri 8.9 milyar
Sum (GSYİH'nın % 0.7'si) tutarında gerçekleşmiştir.
Bu konudaki son verilere göre, 1999 yılında özelleştirme
gelirleri 9,1 milyar Sum'a yükselmiştir. Özelleştirilen 448
birimden 373 şirket oluşturulmuş, bu rakamın 141 adeti Anonim
Şirketi olarak, 156'sı Limited Şirket ve kalan 26 firma da diğer
şekillerde kaydedilmiştir. 31 Aralık 1999 tarihi itibariyle
Özbekistan'da ülkenin GSYİH'sının %28,5'ine tekabül eden 160.000
küçük ve orta ölçekli işletmenin olduğu belirtilmektedir.
Özbekistan Hükümeti Dünya Bankası ile anlaşarak oluşturduğu
Özelleştirme Yatırım Fonları'nın desteği ile bir kitle
özelleştirme planı yürürlüğe koymuştur. Bu planda, nüfusun geniş
katılımı ile sermaye piyasalarının gelişimi öngörülmüştür.
Özelleştirilen kuruluşları desteklemek için hükümet iki program
oluşturmuştur. Devlet Mülkiyet Komitesi tarafından yönetilen
fonlardan senet şeklinde verilen iki tip teşvik sağlanmaktadır.
1. %50'si "Uzgofond" transfer edilen bütün özelleştirme
gelirlerinin bir kısmı girişimcilere imtiyazlı faiz oranlarıyla
ödünç verilmektedir.
2. Bu senetlerin vadesi yaklaşık 2 yıl olup, 1 yıl daha
uzatılabilmesi mümkündür.
Yapılan reformların yanında Özbekistan'da diğer bazı konularda
ekonomik reformlar ele alınmayı beklemektedir. Bunların en
önemlisi ise yeni bir vergi yasası çerçevesinde vergi reformunun
yapılmasıdır. Özbekistan'da vergi toplanmasındaki uygulamanın
şeffaf olduğu söylenemez. Muteber bir vergi düzenlemesi yoktur.
Vergiler kıyasa dayanmakta ve bire bir durumlara göre
değişmektedir. Yenilenmeyi bekleyen diğer bir konu ise, ulusal
para birimi olarak Sum'un tam olarak dövize dönüştürülmesine
izin verilmemesidir.
|
Projeksiyon Özeti (yıllık % değişim) |
2000 a |
2001 a |
2002 b |
2003 b |
|
GSYİH artışı |
1.0 |
1.0 |
2.0 |
3,0 |
|
Tüketici Fiyatları -yıllık ortalama |
25.0 |
29.0 |
16.5 |
22,4 |
|
Tüketici Fiyatları-yıl sonu |
28.0 |
22.5 |
15.0 |
23,6 |
|
İhracat (milyar $) |
3.1 |
3.2 |
3.4 |
2,8 |
|
İthalat (milyar $) |
3.0 |
3.1 |
3.2 |
2,6 |
|
Cari İşlemler Dengesi (milyon $)GSYİH (%) |
-129-1.3 |
-141-1.5 |
-35-0.3 |
-194-3,1 |
|
Döviz Kuru (ort., Sum: $) |
238 |
330.0 |
360 |
993 |
a Gerçek, b EIU
tahmini, c EIU Projeksiyon, d Özbekistan Hükümet Verileri
Kaynak : EIU Uzbekistan Country Report March 2002
Özbekistan Devlet
Hazine Komisyonu 2004'ün ilk çeyreğinde 5 büyük işletmeyi ihale
ile yabancı işletmelere satmayı planladığını açıkladı. Satılması
planlanan işletmeler şunlardır: Alkollü içki üreten Kokand-Spirit,
Andizhan bölgesindeki biyokimyasal fabrika, Navoizat azot
fabrikası, Ulusal iletişim şirketi Uzbektelecom ve Uzmetkombinat
metalurji fabrikası.
Özbek Hükümeti ekonomik kalkınmayı sağlamak için öncelikli
yapılması gerekenler ile ilgili bir brifing verdi. Brifinge göre
2004 yılı için yapılması gereken temel öncelikler şunlardır:
Ekonomide liberalizasyonu sağlamak, yönetimi de içeren
reformaları derinleştirmek, ekonomik varlıklar üzerindeki vergi
yükünü azaltmak, yabancı yatırımı çekmek için yeni koşullar
yaratmak, çiftçilere ve küçük işletmelerin kalkınmasını sağlamak
ve özelleştirme faaliyetini güçlendirmek.
kaynak: www.igeme.gov.tr
|
|
|
|
|
| | | |
| | | |
© 2004 Copyright By ihracathizmetleri.com. All
rights reserved.
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|