Ülke Pazar Araştırmaları

Lübnan

Genel Ekonomik Durum

A- Ülkenin Kisa Tarihçesi


Lübnan, 1516-1918 yılları arasında 402 yıl Osmanlı ve daha sonra 1920-1943 yılları arasında ise, 23 yıl Fransızların hakimiyetinde kalmış olup, 22 Kasım 1943 yılında bağımsızlığını ilan etmiştir. 1945 yılında Arap Birliği’nin kurucu üyesi, daha sonra Birleşmiş Milletler’in üyesi olmuştur. Bunu takip eden 30 yıllık süre zarfında Lübnan farklı kültürlerin erime potası olmuştur. Komşu ülkelerdeki siyasi istikrarsızlıklar Lübnan’a yönelik büyük göç dalgalarına neden olmuştur. Bu dönemdeki demokratik gelenekler, söz ve ifade özgürlüğü ve yüksek eğitimli nüfus, genç cumhuriyeti kültürel, akademik ve tıbbi açıdan bir cazibe merkezi haline getirmiştir. Nitekim, binlerce vasıflı iş gücü, girişimci ve entellektüel bu dönemde Lübnan’a yerleşmiştir.

1975 yılından itibaren başgösteren bölgesel istikrarsızlık ve komşu ülkelerde yaşanan çatışmacı ilişkiler Lübnan’ın iç siyasi ve iktisadi durumunu da olumsuz etkilemiştir. Bunun sonucu olarak başlayan iç çatışmalar 1978 ve 1982 yıllarında İsrail’in ülkeyi işgali ile iyice tırmanmış ve bu dönemde devlet otoritesi ciddi şekilde zayıflamış, büyük can kaybı olmuş, altyapı zarar görmüş ve nihayet büyük oranda vasıflı iş gücü ülkeden göç etmiştir. Bazı müellifler bu anlaşmazlığı Lübnan’a has hoşgörüsüzlük (intolerance), parçalanma (fractionalism) ve fanatizm unsurlarının sebep olduğu “antagonistik” bir yapı olarak tanımlamakta ve bitmez tükenmez çatışmaların sebebini bunlara bağlamaktadırlar.

Nihayet, 1989 yılında S.Arabistan’da imzalanan Taif Anlaşması ile Ekim 1990’da çatışmalar son bulmuştur. Ancak, iç savaşın 12 yıl önce nihayet bulmasına rağmen, savaş yıllarında güvenliğin tesisi amacıyla ülkeye gelen Suriye askeri gücü, Mayıs 2000’de İsrail’in Lübnan topraklarını terketmesine rağmen varlığını sürdürmeye devam etmektedir.

B – Ülkenin Cografi Konumu


Akdeniz’in dogu kiyisinda 10.452 km2 yüzölçümüne sahip olan Lübnan, kuzeyden güneye 225 kilometrelik bir sahil seridi boyunca kuzeyde Suriye’den güneyde Filistin topraklarina kadar uzanir. En genis noktasi, Dogu-Bati hattinda 85 km. dir. Daglik bir ülke olan Lübnan’in toplam yüzölçümünün yarisindan fazlasi 1000 metrelik rakimin üstündedir.

Kuzeyden güneye iki sira paralel dag silsilesi yer almaktadir ki, bunlardan kiyiya paralel olani en yüksek noktasinda (Qurnat As-Sawda/ Kara Tepe) 3088 m’ye ulasirken, arka paralelindeki siranin en yüksek noktasi 2814 m. ye ulasir. Her iki dag sirasi arasinda yer alan “Bekaa Vadisi” ise elverisli iklimi ve mümbit topraklari ile tarim için uygun bir bölge konumundadir. Asi ve Litani nehirleri de vadinin sulanmasi için önemli birer dogal kaynaktir.

Dört mevsimin yasanabildigi ve tipik Akdeniz iklimine sahip Lübnan’da kis aylari yagmurludur. Kar umumiyetle 1000 metrenin üzerindeki yüksekliklerde görülmekte olup, yaz aylari yagmursuz, sicak ve kiyi kesimlerinde nemlidir. En büyük sehirleri; baskent Beyrut, kuzeyde Tripoli, güneyde Sayda, ve Sur ile Bekaa Vadisinde yeralan Zahle’dir. Ülkenin kuzey ve dogu komsusu Suriye, güney komsusu ise Israil’dir (isgal altindaki Filistin topraklari olarak da nitelendirilmektedir).

EKONOMIK DURUM


A-Ülkenin Genel Ekonomik Yapisi


Lübnan ekonomisinin mevcut durumu su egilimlerle açiklanabilir:

- Büyüme hizindaki cüzi artisa bagli olarak, son yillarda yasanan durgunlukta hafif bir canlanma,

- Düsük enflasyon ve sabit kura bagli olarak nisbi parasal istikrar,

- Kronik borç ve bütçe açiklari ile iç ve dis kaynak temininde güçlükler.

2001 yili, ekonomik faaliyette yavas da olsa bir canlanma dönemi olarak telakki olunabilir. Nitekim, 2000 yilinda durma noktasina gelen GSMH artisi 2001’de % 1 olmustur. Enflasyon ise, bu dönemde yine % 0 olmustur.

Ancak, parasal ve mali sektörlerde ayni olumlu gelismeyi söylemek mümkün degildir. 2001 yilinda kamu borçlari ve bilhassa dis borçlar artmaya devam etmis ve ulastigi 27 milyar dolarlik yapisi ile GSMH’nin % 162’si gibi tehlikeli bir seviyeye ulasmistir. Keza, bu yükün azaltilmasina yönelik iç ve dis kaynak temininde de sikintiyla karsilasilmistir. Kaynak temininde içerideki temel sikinti, uygulanan siki kur istikrari politikasi neticesinde bankacilik sisteminde Lübnan Lirasinin (LL.) likiditesinin korunmasi çabasina karsilik Merkez Bankasi’nin önlenemeyen rezerv kaybidir. (2001 yili baslarinda 6 milyar dolar olan döviz rezervi ayni yilin sonunda 4.2 milyar dolara gerilemistir) 2001 yilinda LL.’den kaçis egilimi devam etmis ve sonuçta dolarizasyon % 73’lere ulasmistir (Aralik 2000’de bankacilik kesiminde dolarizasyon seviyesi % 66.8 idi). Merkez Bankasinin, dolar-Lübnan Lirasi paritesini korumada gösterdigi inatçi tutumun sonucu maruz kaldigi rezerv kaybi Eylül 2001’de uygulamaya koydugu % 15 oranindaki mevduat munzam karsiligi tedbiriyle kendini açikça ortaya koymustur. Bu tarihe kadar, ticari bankalarin ellerindeki mevduatin belli oranini Merkez Bankasina bloke etmeleri gibi bir zorunluluk olmadigindan bahsekonu uygulama ile sikisan likidite açigi bir nebze olsun rahatlatilmis olmaktadir. Esasen, Lübnan Merkez Bankasi net rezerv akisini düzenli bir sekilde yayinlamadigindan bu tür bilgilere ticari bankalarin veya Bankalar Birliginin kayitlarindan ulasilmaktadir.

Dis kaynak temininde karsilasilan sikinti ise, Temmuz 2000’de biraraya gelen donör ülkeler (yardim için biraraya gelen ülke ve kuruluslar) toplantisinin (nam-i diger, Paris I Toplantisi) yenilenememesi ve uluslararasi finans kuruluslarin Lübnan’a kredi açma konusunda çekinser davranmasi gibi nedenlerdir. Bunda hiç süphesiz en önemli neden, Hükümetin salt siyasi hesaplarla, asiri kiymetlendirilmis LL.’yi dolar karsisinda devalüe etmekten kaçinmasi sebebiyle IMF ve Dünya Bankasi ile uzlasamamasi neticesinde, Paris Grubu’nun Lübnan’a açacagi kredinin önkosulu olarak nitelendirilen yesil isigi alamamasidir.

Ancak, GSMH artisinin reel sektördeki olumlu yansimalarini ithalat ve ihracatin artisinda izlemek mümkündür. Nitekim, bir önceki yila göre 2001 yilinda ithalat % 17.1 ihracat ise % 24.5 artmistir.

Sonuç itibariyla, sermaye hareketlerinde 2001 yilinda bir düsüs olmamasina ragmen, ülkeye giren 5.232 milyon dolarin (2000 yilinda 5.225 milyon dolar idi) artan dis ticaret açigini telafi edememesi neticesinde, ödemeler dengesi 1.170 milyon dolar eksi bakiye vermistir. Oysa, 2000 yilinda bu açik yalnizca 289 milyon dolar idi.

Son olarak, IMF Icra Kurulunun 4. Madde kapsaminda 17 Ekim 2001 tarihinde Lübnan ile yaptigi danismalar neticesinde vardigi sonuçlar da yukaridaki izahatlari teyid etmektedir. Nitekim, Icra Kurulu sunulan “Staff Report” da ciddi mali dengesizler, dis olumsuz etkilerden bahsedilmekte ve kisa, orta vadeli önerile
r dile getirilmektedir (örn: özellestirme, kamu idaresinin rehabilitasyonu). Ilaveten, KDV’nin en kisa zamanda yürürlüge girmesi (1 Subat 2002 tarihi itibariyla yürürlüge girmistir), elektrik idaresinin yönetiminin güçlendirilmesi, GSMH/borç oraninin makul bir seviyeye düsürülmesi için ikna edici bir stratejinin gecikmeksizin tatbiki ile mali ve yapisal reformlarin biran önce uygulanabilmesini uluslararasi mali yardim için bir ön kosul olarak belirtmislerdir.

Milli Gelir:


GSMH’nin sektörel dagilimina bakacak olursak; tarim % 12, sanayi ve insaat % 27, ticaret ve hizmetler % 61 civarindadir. Nitekim, tarimin toplam ihracat içerisindeki payi 2001 yilinda % 7.3 olup, sanayi ürünlerinin toplam ihracat içerisindeki payi ise % 92.7 dir. Esasen, tarima elverisli Bekaa Vadisi kapasitesinin bir hayli altinda degerlendirildiginden tarimsal ürün arzi sinirli kalmaktadir.

Ancak, Basbakanliga bagli Yatirim Gelistirme Idaresi – IDAL’in (Investment Development Authority of Lebanon) 2001 Agustos ayinda uygulamaya soktugu “Export Plus” tarimsal ürün ihracatini tesvik milli projesi neticesinde önemli gelismeler kaydedilmeye baslanmistir.

Sektörel dagilimi özetlemek gerekir ise; küçük bir tarim sektörü, buna karsilik sanayi agirlikli düsük ihracat ancak, temel dayanak noktasi ticaret ve hizmet sektörleri olan bir ülke profili ortaya çikmaktadir. Hizmetlerin alt sektörleri; ticaret, turizm ve mali hizmetler olup, saglik ve egitim de önemli bir yer tutmaktadir. Büyüme hizi ise, tablodaki gibidir.

 
1997 1998 1999 2000 2001
% 3.5 % 2.0 % 1.0 % 0.0 % 1.0


Enflasyon ve Kur:


2001 yili sonu itibariyla ekonomisinin yaklasik % 73’ü dolarize olan Lübnan’da enflasyon gerek dolar ve gerek Lübnan Lirasi (LL.) cinsinden % 0 olarak gerçeklesmistir. $/LL paritesi ise ayni yil için 1.507,5 dir. Bir zamanlar, örnegin 1987 yillarinda % 500’lere kadar çikan enflasyonun son yillarda çok düsük düzeylerde ve hatta 2000 yilinda % 0, 2001 yili ilk yarisinda ise % -1’lere gerilemesinde Merkez Bankasinin siki para politikasinin yanisira, istikrarli kur (dolar ile birlikte nominal çipa uygulamasi) ve Lübnan Lirasi cinsinden mevduata verdigi pozitif faizin etkileri büyüktür. Diger taraftan, iç piyasada ilave talep dogmasina paralel olarak ithalat artisi ile beslenen açik piyasa ekonomisi modelinin de rolü vardir. Enflasyonun seyri ise, asagidaki tabloda verilmistir.

 

1997 1998 1999 2000 2001
% 7.8 % 5.0 % 1.0 % 0.0 % 0.0


Bütçe ve Kamu Kesimi:


1992 yilindan bu yana makro ekonomik istikrar ve düsük enflasyon ile halkin güvenini saglayan Hükümet maalesef bütçe disiplininde ayni basariyi saglayamamistir. 1970’li yillarin ortasindan itibaren birikmeye baslayan kamu açiklari Hükümetin gelir kaynaklari üzerindeki kontrolünü yitirmesiyle daha da kronik bir yapiya kavusmustur. Gelirlerin mutad kaynaklardan temin edilememesi bütçe açiklarinin iç borçlanma yolu ile telafisini gündeme getirmistir.

2001 yili mali verileri bir önceki yila göre daha olumlu bir tablo sunmaktadir. Toplam bütçe açigi GSMH’nin % 16.82 sine gerilemistir. Oysa, bu oran 2000 yilinda % 23.66 idi. Nitekim, 2001 yili bütçe açiginin düsmesinde harcamalarda kaydedilen % 22’lik azalma önemli rol oynamistir (harcamalardaki bu % 22’lik azalis gelirlerdeki mutlak anlamda % 12’lik azalistan daha fazla olmustur).

 

(Milyar LL) 1997 1998 1999 2000 2001
Kamu Gelirleri 3,753 4,449 4,873 4,552 4,65
Kamu Giderleri 9,162 7,906 8,454 10,424 8,878
Bütçe Açığı (5,409) (3,457) -3,582 -5,872 -4,228
B. Açığı / GSMH % 23.64 % 14.11 % 14.45 % 23.66 % 16.82


Gümrük vergileri bütçenin en önemli gelir kalemini teskil etmektedir. Nitekim, gümrük vergilerinin toplam bütçe gelirine orani % 35 olup, bu oran 2000 yilinda % 42 idi. Bunun azalmasinda en önemli neden Aralik 2000’de uygulamaya giren tarife indirimleridir. Bu indirimler neticesinde, Lübnan’in ortalama gümrük tarife orani % 20’den % 16’ya düsmüstür.

Diger taraftan, Euro-Med çerçevesinde AB ile sürdürülen ve Ocak 2002’de parafe edilmis olup, 17 Haziran 2002’de imza edilen STA kapsaminda, 2002 yili Subat ayi basinda uygulamaya konulan % 10 oranindaki KDV uygulamasi ile (bazi temel gida ürünlerinde sifir), hem sözkonusu anlasmanin bir geregi, hem DTÖ üyeligi için sart olan bir ön kosul, hem de Aralik 2000’de düsürülen gümrük vergileriyle ortaya çikan gelir kaybinin telafisi öngörülmüstür.

Borçlar:


Hükümetin bütçe açiklarinin finansmaninda tercih ettigi öncelikli enstrüman Lübnan Lirasina endeksli hazine tahvilleri, Treasury Bonds -TB- (3-6-12 aylik) ve bonolardir (24 ay geri ödemeli). Iç borçlanmada, piyasadaki fazla likiditeyi massetmek ve para politikasinin uygulanmasinda ilave bir araç olmasi hasebiyle, Merkez Bankasi LL endeksli ve kisa vadeli iç ikrazati tercih etmektedir.

1992 ve 93 yillarinda kamu borcu sirasiyla; 362 ve 429 milyon dolar iken 1994’ten itibaren Hükümetler uluslararasi mali piyasalara tahvil arzi cihetine gitmislerdir.

Ikili (bilateral), çok tarafli (multilateral), ticari bankalar ve Eurobond marifetiyle temin edilen dis borçlarin toplami 1996-2000 yili dönemi için 20,6 milyar dolardir. 2001 yilinda ise, 6 Eurobond arzi yapilmis olup, bunlarin net tutari 2.6 milyar dolardir. 2001 yilinda yapilan arzlarin özelligi büyük miktarlarda olmalari ve uzun vadeye yayilmalaridir. Örnegin, Nisan 2001’de arzedilen 1,150 milyar dolarlik borçlanma ile Mayis 2001’deki 15 yil vadeli arz gibi.

Bu durum, bütçe açiginin finansmaninda yüksek faizli ve kisa vadeli iç borçlanmadan düsük faizli ve uzun vadeli dis kaynaga yönelimi ifade etmektedir. Nitekim, 1997-2001 yillarini kapsayan toplam 5 yillik dönemde geri ödemesi 2002-2016 yillari arasinda degisen muhtelif dönemlerde % 6.5’tan % 11’e kadar farklilik gösteren kupon faizli toplam 7 milyar dolarlik Eurobond arzi yapilmistir.

% 162’lik toplam borç/GSMH oraninin 2002 yilinda istikrara kavusmasi ve hatta düsme trendine girmesi, Hükümetin büyük ölçüde özellestirme ve ilave bazi mali tedbirleri almasina bagli olmakla birlikte, uluslararasi finans kuruluslariyla bir mutabakata varilmadan nakit dis kaynak temini simdilik güç görülmektedir.

Iç ve dis borçlarin son 5 yillik seyri asagidaki gibidir:


 

(Milyar $) 1997 1998 1999 2000 2001
Net İç Borç 12,037 12,96 14,18 16,272 17,46
Dış Borç 2,435 4,165 5,538 6,99 9,606
Toplam Borç 14,472 17,125 19,718 23,262 27,066
T.Borç/GSMH % 96.56 % 105.38 %119.79 %141.55 162%


Ödemeler Dengesi ve Dis Ticaret:


Esasen, ithalata dayali yapisi ile büyük oranda ticaret açigi veren Lübnan; net dis sermaye kazançlari, yurtdisinda yasayan vatandaslarin gönderdikleri dövizler, turizm, bankacilik, sigortacilik ve benzeri hizmet gelirleri girisiyle bu açigi bir ölçüde dengeleyebilmektedir.

2001 yilinda dis ticaret açigi 6,402 milyar dolar olmustur. Bu rakam 2000 yilinda 5,514 milyar dolar idi.

Yüksek orandaki sermaye girisi ve azalan dis ticaret açiginin bir neticesi olarak, 1999 yilinda ödemeler dengesi 266 milyon dolar fazla vermisti. Oysa, 2000 yilinda; yatirimcilarin uluslararasi borsada ugradiklari kayiplarin bir neticesi olarak sermayelerini disariya aktarmalari, artan petrol fiyatlari, yeni dis borç temininde % 41’lere varan azalma ve dis borç faizlerinin ikiye katlamasi gibi nedenlerle ödemeler dengesi 289 milyon dolar açik vermistir. Ancak, 2001 yilina gelindiginde sermaye hareketlerinde bu yil içinde bir düsüs olmamasina ragmen, ülkeye giren 5.232 milyon dolarin (2000 yilinda 5.225 milyon dolar idi) artan dis ticaret açigini telafi edememesi neticesinde, ödemeler dengesi 1.170 milyon dolar eksi bakiye vermistir.

Asagidaki tablonun incelenmesinden de görülecegi üzere, ithalat zaman zaman ihracatin 11 misline ulasmaktadir. Ancak, ödemeler dengesinin en önemli denge kalemi, bir anlamda “disaridan ithal edilen refah” olarak da nitelendirebilecegimiz ve yurtdisindaki Lübnanlilarin düzenli olarak gönderdikleri sermaye girisidir. Diger taraftan, ticari bankalar ile uyumlu bir çalisma sergileyen, disaridan para girisini iyi manipüle eden ve parasal istikrari muhafazada rijit davranan Lübnan Merkez Bankasi’nin rolü de hatirlardan uzak tutulmamalidir.

 

Ödemeler Dengesi (milyon $) 1997 1998 1999 2000 2001
İhracat 642 716 677 714 889
İthalat 7.456 7.060 6.206 6.228 7.291
İhracat / İthalat (%) 8.6 10.1 10.9 11.5 12.2
Dış Ticaret Dengesi -6.814 -6.344 -5.529 -5.514 -6.402
Sermaye Hareketleri 7.234 5.856 5.795 5.225 5.232
Genel Denge 420 -488 266 -289 -1.170


B- Sektörlerin Yapisi


Iç savas sonrasi ülke ekonomisinin genel görüntüsü; tüm fiziki alt ve üst yapinin çöküntü içinde olmasi, kaynaklarin israfi, girisimci ve profesyonel isgücünün göçü, düsmüs üretim kapasitesi, dahilde mal ve hizmetlerin seyyaliyetinde gözle görülür bir azalma ile açiklanabilir.

Savasin sona erdigi 1990’dan itibaren iç piyasada bir canlanma ve buna bagli olarak da ekonominin bir çok sektöründe üretim artisi kaydedilmistir. Bunun yanisira, kaçan sermaye ve isgücü ülkeye geri dönmeye baslamistir.

Ancak, 1998-2000 yillari ekonomide savas sonrasi yavaslamanin yasandigi bir dönem olmustur.

Asagidaki tabloda, seçilmis göstergeler itibariyle son 5 yilda belli basli sektörlerde kaydedilen yavaslamayi izlemek mümkündür.

 

Sektörler 1997 1998 1999 2000 2001
SANAYİ  
İhracat (milyon $) 577 591 614 652 824
Elektrik Üretimi (milyon kwh) 8.364 9.009 9.025 9.111 9.437
Çimento Üretimi (000 ton) 3.654 3.514 2.970 2.623 2.718
İNŞAAT  
İnşaat Sahası (000 m2) 11.397 9.817 8.422 6.725 6.894
İnşaat Maliyet Endeksi (%) - 1.62 -0.89 0.10 -0.40
TİCARET  
Beyrut Limanı (gelen gemi) 3.040 2.840 2.812 2.552 2.648
Beyrut Limanı (gelen mal bin ton) 5.952 5.565 5.550 4.834 5.329
Havalimanı (gelen yolcu-milyon) 2.007 2.060 2.111 2.245 2.373


Hizmetler

Lübnan ekonomisi GSMH’nin yaklasik % 60’na tekabül eden hizmetler sektörüne dayanmaktadir. Bu oran 1970’li yillarda % 70’lere ulasmaktaydi.

Hizmetler sektörünün alt basliklari; Ticaret, Turizm, Mali Hizmetler, Saglik ve Yüksek Egitim olup, burada inceleyecegimiz ilk üç alt sektördür.

Ticaret
Ticari faaliyette önemli bir yere sahip olan Beyrut Limani iç ve dis ticaretin barometresidir. II. Dünya Savasi sonrasi Dogu Akdenizin ve Arap Yarimadasinin en önemli serbest ve re-export limani konumuna gelmistir. Ancak, iç savas esnasinda faaliyetini durdurmak zorunda kalmistir. Liman eski kapasitesine kavusabilmek için rehabilite edilmis ve 1998 yilinda insaasina baslanan yeni konteyner terminali bitmis, teçhizat alimlarina baslanmis, ancak isletilmesi konusunda Dubai Liman Otoritesi ile sürdürülen görüsmelerden bir netice alinamamis ve mesele sürüncemede kalmistir. Ilk asamada 250.000 konteyner/yil ve ileriki yillarda ilave 500.000 konteyner/yil olmak üzere yilda toplam 750.000 konteynerlik bir kapasiteye ulasilmasi hedeflenmektedir.

Ek liman projesi için ise, sondaj etüdleri tamamlanmis olmakla birlikte, henüz insaat asamasina geçilememistir.

Diger taraftan, ülkenin 2. büyük sehri olan Tripoli’nin limaninda da kapasite arttirimi ve bu baglamda büyük tonajli gemilerin yanasmasina imkan saglayacak su dibi kazi çalismalarini tamamlamis ve liman içi su derinligi 10-12 metre, liman girisi ise 13 metre derinlige ulasmistir. Liman kapasitesi 2 milyon ton/yil’a yakin olmakla birlikte, halihazirda ticari faaliyetin düsük seyretmesi nedeniyle düsük kapasiteyle (700-800 bin ton/yil) faaliyetini sürdürmektedir. Ayrica, 15 bin konteyner/yil kapasitelik bir faaliyette izlenmektedir.

Ülkenin Güneyindeki 2 liman kenti Sayda ve Sur’da ise, liman faaliyetleri yetersizdir. Bunlardan Sayda Limani, henüz dalgakirani ve depolama tesisleri olmamasi nedenleriyle yaz döneminde daha fazla kis döneminde ise daha az faaliyette bulunmaktadir. Kapasitesi yilda 120 gemi mertebesinde olup, 6000 d/w tonun üstündeki gemilerin yanasmasina elverisli bulunmamaktadir. Yilda 300 bin ton hacmi olan bu liman Ürdün ile olan ticarette transit fonksiyonu da görmektedir. Öte yandan, sehrin modern bir konteyner limanina kavusabilmesini teminen baslatilan fizibilite etüdleri tamamlanmis, insaasi için gerekli ihaleye seçilecek firmalarin tesbiti için ön-yeterlilik islemleri tamamlanmis ancak, finansman kaynagi bulunamadigindan proje beklemeye alinmistir.

Güneyin diger küçük sahil sehri olan Sur ise, liman imkanlari açisindan son derece yetersiz olup, sadece ikinci el otomobil ve yedek parça getiren ve 26 günde bir ugrayan (yilda 15 sefer) düsük tonajli gemilere hizmet vermektedir. Buraya bir dalgakiran insaasi için proje çalismalari devam etmektedir.

Turizm
Stratejik konumunun yanisira, iliman iklimi, dogal güzellikleri, yüksek daglari ve ovalariyla Akdenize kiyisi olan Lübnan, Arap Yarimadasinin turizm için en elverisli bölgesini teskil etmektedir. Ancak, Lübnan cografi avantaj kadar bu sektörde ülkesinde yetismis kalifiye ve deneyimli isgücü imkanini da degerlendirmektedir. Savas öncesi, turizm sektörü GSMH’nin % 20’sine tekabül etmekteydi. O dönemde dünya turizminin bugüne göre daha az gelistigi gözönüne alinirsa, bu oran önemli bir payi teskil etmekteydi.

Hatiri sayilir meblagda yabanci sermaye, bilhassa yeni otellerin insaasi ve mevcut olanlarin modernizasyonu için, ülkeye gelmistir. Tarihi geçmisi olan ve turizmde önemli bir yere sahip olan Casino du Liban 1996 yilinda yeniden faaliyete geçmistir.

2001 yilinda gelen toplam turist sayisini, önceki 2 yil ile mukayeseli olarak ve kita mensei bazinda asagidaki tabloda izlemek mümkündür.

 

Kıtalar 1999 2000 2001
Arap Ülkeleri 265.581 300.541 345.935
Avrupa 223.853 228.728 237.769
Amerika 84.516 89.962 101.699
Asya 54.349 75.232 107.623
Avustralya 28.733 31.951 28.968
Afrika 16.229 15.234 15.078
TOPLAM (kişi) 673.261 741.648 837.072


Mali Hizmetler


1950’li yillardan iç savasin basladigi 1975 tarihine kadar Lübnan bölgenin mali merkezi durumunda idi. Petrolün stratejik hammadde olarak ön plana çikmaya basladigi 1960’lardan itibaren Lübnan’da yerlesik bankalar bölgedeki petro-dolar larin yegane adresi olmustur.

Günümüzde; ticari bankacilik, yatirim bankaciligi ve sigortacilik belli basli mali hizmetler arasindadir. 1992’den itibaren bu sektörler hatiri sayilir bir gelisme kaydetmistir. Ticari bankalardaki mevduat 1992 de 6,5 milyar dolardan 2000 yili sonunda 37,6 milyar dolara, 2001 yili sonunda ise 40,2 milyar dolara ulasmistir.

Öte yandan, Lübnan bankalari 1996’dan itibaren uluslararasi sermaye piyasalarinda faaliyet göstermeye baslamislardir. Bu baglamda birçok banka uluslararasi piyasalardan 2,5 milyar dolar borçlanmistir. Hükümetler, sektörün daha da genislemesi ve derinlesmesini teminen ilgili yasal düzenlemeleri uygulamaya koyabilmek için gerekli çalismayi baslatmislardir. Bu cümleden olmak üzere, Mart 1995’te ticari bankalarin yeterli sermaye orani “Basel Anlasmasi” uyarinca % 8’e, Eylül 1999’da Merkez Bankasinin talimatiyla tüm bankalar için bu oranin 2000 yili sonunda % 10’a ve 2001 yili sonunda ise % 12’ye çikartilmasi öngörülmüstür. Keza, 1993 yilinda çikartilan bir yasa ile bankalarin birlesmesi ve bu suretle Merkez Bankasindan daha uygun kosullu kredi (soft loan) temin etmeleri saglanmis olup, bu düzenleme 1998 yilinda 2003 yilina kadar yeniden uzatilmistir. Son 3 yilda bankalarin sermayeleri önemli miktarda artmis olup, 30 Haziran 2000 tarihi itibariyle ticari bankalarin ortalama yeterli sermaye orani % 16.10’a çikmistir. Parlamento da; konut, zirai ve sinai kredilerde ihtisaslasmis bankalarin canlandirilmasi için bir yasayi kabul etmistir.

31 Aralik 2000 tarihi itibariyle, Lübnan’da; 753 subesi ile 62 ticari banka, 26 mali kurulus ve orta/uzun vadeli kredilerde ihtisaslasmis 7 adet banka faaliyet göstermekte iken, 2001 yili sonunda; 792 sube ile 61 ticari banka, 31 mali kurulus ve 8 adet orta/uzun vadeli kredilerde ihtisaslasmis yatirim bankasi faaliyet sürdürmektedir. Beyrut Borsasi da 1996 yilindan bu yana faaliyettedir.

Insaat


Savas öncesi önemli bir yere sahip olan sektör, bilhassa nüfusun 1/3 ini barindiran baskent Beyrut ve civarinda yogunlasmistir. Bunun ana nedeni, hem turizmin hem de ticari faaliyetin bu bölgede etkin olmasindandir.

Çatisma döneminde durma noktasina gelen sektör, bilahare bir patlamaya sahne olmus, paralel olarak gayrimenkul ve insaat yapmaya müsait arazi fiyatlari tirmanmistir. Bu egilim günümüzde istikrara kavusmustur. Nitekim, 1972’de GSMH’nin % 4.5’i kadar olan sektörün hacmi 1995’te % 9.2’ye çikmistir. Ancak, 1996’dan itibaren faaliyetinde hissedilir bir azalma olmus ve bu husus, çimento üretimi, insaat ruhsati ve insaat alanlarinda izlenen azalmayla sabitlesmistir.

2000 yilinda yasanan ekonomik durgunluk sonrasi 2001 yilinda sektörde bir hareketlenme dönemi yasanmistir. Bir önceki yila göre, 2001 yilinda insaat ruhsatlarinda % 2.6 çimento arzinda ise % 3.2 artis izlenmistir. Paralel olarak; insaat ruhsatlari 7 milyon m2 olmus (2000 yilinda 6.8 milyon m2 idi), arzedilen çimento ise 2.72 milyon tona ulasmistir (2000 yilinda 2.63 milyon ton). Enflasyonun olmamasina bagli olarak insaat maliyetlerinde % 0.4’lük bir düsüs kaydedilirken is gücü maliyetleri 2000 yili düzeyini korumustur.

Sanayi
Tamamen özel girisime dayali olan sanayi sektörü 1995 yilinda GSMH’nin % 17.3’ne ulasmistir (1972 de % 15.9). Sektörün üretim yelpazesi içerisinde; çimento, mobilya, kagit, deterjan, kozmetik, ilaç, mensucat, islenmis gida, kuyumculuk ve mermerciligi sayabiliriz.

Kur istikrari ve zaman içerisinde Lübnan Lirasina uygulanan düsük faizler sektörün gelismesinde olumlu katkilarda bulunmuslardir. Ulastirma, haberlesme ve enerji sektörlerinde yasanan olumsuzluklarin giderilmesiyle sektörün daha da gelismesi beklenebilir. Düsürülmüs gümrük vergileri ve vergi muafiyeti seklinde uygulanan mali tesvikler ile sektör desteklenmektedir. Nitekim, sanayi ürünleri ihracati 2001 yilinda 824 milyon dolarlik seviyesiyle bir önceki yila göre % 26.4’lük artis kaydetmistir.

Tarim
Ülke topraklarinin 1/3 i ekilebilir arazidir. Tarima en elverisli alanlar genelde kiyi boyu ve Bekaa vadisidir. Farkli iklim yapisi tarimsal üründe çesitliligi de arttirmaktadir. 1972 yilinda tarim kesimi GSMH’nin % 9.9’u iken, 1995’te bu oran % 12’ye çikmistir. Günümüzde de durumunu muhafaza etmektedir. Sektörün üretim yapisina göz atacak olursak, % 70’i meyve-sebze ve islenmis tarim ürünlerinden, % 30’u hayvan ve hayvancilik ürünlerinden olusmaktadir. Toplam ihracat gelirlerinin yaklasik % 7.3’ü tarimsal ürünlerden saglanmaktadir.

Tarim sektöründe 2001 yilinda gözlenen en önemli yapisal tedbir, çiftçilerin içinde bulundugu mali sikintilari hafifletmek ve tesvik etmek suretiyle tarimsal ürünün kalitesini ve ihracatini arttirmayi hedefleyen proje kapsaminda Hükümetin kendisine bagli Yatirim Gelistirme Kurulusuna (IDAL) 14 Agustos 2001 tarihinde verdigi 50 milyar LL. (33 milyon dolar) fondur. Projenin adi ise “Export Plus”tir. Bu program çerçevesinde, meyve ve sebze ihracatinda yilin son 4 ayinda, bir önceki yilin ayni dönemine oranla, sirasiyla % 28 ve % 76’lik artislar saglanmistir. Yine bu program çerçevesinde ihraç edilen ürünlerin % 80’i körfez ülkelerinde, % 10’u Ürdün’de ve kalan kismi da diger komsu ülkelerde pazar bulmustur.

“Export Plus” tarimsal ihracati tesvik sisteminin ana unsurlarini asagidaki tabloda izlemek mümkündür.


 

Ürün Bölge A Bölge B Bölge C
Meyve $/ton 50 80 133
Sebze $/ton 33 50 100


Bölge A: Suriye, Ürdün, Irak.

Bölge B: Misir, Libya, Türkiye, S.Arabistan, BAE, Yemen, Oman, Kuveyt, Katar, Bahreyn, Iran.

Bölge C: Diger Ülkeler.

C- Gelisme ve Yeniden Yapilanma


Savas sonrasi Lübnan’in yeniden yapilanmasi ve kalkinmasi amaciyla, CDR (Kalkinma ve Yeniden Imar Konseyi) tarafindan hazirlanan “Horizon 2000” programi; ülkenin ihtiyaci olan teknik altyapi yatirimlarini, kisa vadeli gerçeklestirilmesi gereken rehabilitasyon faaliyetlerini, yönetimin yeniden yapilanmasini ve gerekli sosyal altyapi çalismalarini kapsamaktadir. Baslangiçta sözkonusu programin 2002 yilinda bitirilmesi planlanmis iken, bu sürenin yeterli olamayacagi anlasilmis ve program 2007 yilinda kadar uzatilmistir. Anilan program için 18 milyar dolarlik bir harcama öngörülmüstür.

CDR programi kapsamindaki projeler kismen hibe, kismen de uluslararasi gelisme kuruluslari ve diger mali kurumlarca borçlanma suretiyle finanse edilmekte olup, Hükümetin tercihi, ekonomik sikintilar muvacehesinde, hibe ve uygun kosullu krediye dayali (soft loan) bir strateji uygulamak istikametindedir. Diger finansman kaynaklari arasinda; ihracat kredi garantili ticari borçlari, Hükümetçe arzedilen Euro-Bond ve borçlanma tahvillerini saymak mümkündür.

CDR tarafindan 1999 yilinda hazirlanan 5 yillik yatirim planinin temel özellikleri; sosyal alanda yatirimlarin arttirilmasi, kamu yatirimlari ve kurumsal yapinin gelistirilmesi suretiyle verimli sektörlerin faaliyetlerinin hizlandirilmasi ve az gelismis bölgelerdeki kamu yatirimlarina agirlik vermek suretiyle bölgelerarasi gelismislik düzeyi farkinin giderilmesidir.

Bahsekonu plan kapsaminda harcamalarin % 52’sinin; egitim, saglik, konut, toplu tasimacilik, atik su ve kati atik degerlendirilmesinde, % 29’nun altyapi yatirimlarinda ve % 19’nun ise, verimli sektörlerin tesvikinde kullanilmasi öngörülmüstür.

Ocak 1992 – Aralik 2001 döneminde ihale edilen Projeler. (milyon $)


 

Sektörler Toplam Tamamlanan Devam eden
  Sayısı Değeri Sayısı Değeri Sayısı Değeri Bitirilen
Fiziki Altyapı  
Elektrik 65 1.385 57 920 8 464 95%
Posta ve Haberleşme 88 776 85 502 3 274 93%
Yollar ve Toplu Taşıma 232 876 139 513 93 363 56%
Sosyal Altyapı  
Eğitim ve Spor tesisleri 671 506 563 265 108 241 50%
Sağlık 184 217 122 77 62 140 67%
Sosyal İlişkiler 15 3 14 3 1 - -
Çevre ve Bölgesel Planlama 51 36 28 18 23 18 26%
Temel Hizmetler  
İçme Suyu 145 437 85 136 60 300 66%
Atık Su 145 278 104 167 41 110 16%
Katı Atık 60 650 36 104 24 547 52%
Verimli Sektörler ve Diğer Hizmetler  
Tarım ve Sulama 155 85 72 31 83 54 50%
Limanlar ve Havaalanı 68 663 43 116 25 547 84%
Kamu Binaları 144 104 129 92 15 12 62%
Diğer Sektörler 31 9 28 5 3 4 84%
   
GENEL TOPLAM 2.379 6.209 1.766 3.079 613 3.130 68%
Yönetim ve Uygulama 325 179 261 127 64 53 39%


Diger taraftan, CDR’in açtigi ihalelerde her proje için ön yeterlilik (pre-qualification) aranan temel kosuldur. Ancak, finansmani bizzat temin eden firmalara veya ülkelere öncelik taninmaktadir. Ayrica, finansman sikintisinin bir neticesi olarak son yillarda “yap-islet-devret” / BOT türü projelere agirlik verildigi dikkati çekmektedir. Bu tür projelerde Basbakanliga bagli IDAL (Investment and Development Authority of Lebanon) devreye girmektedir. Bu kurulusun amaci, BOT

sistemiyle bazi projelerin ikmalini saglamak olup; serbest bölgeleri, sanayi bölgelerini, kültür ve konferans komplekslerini, havalimani, limanlar ve ücretli oto yollari bu kapsamda saymak mümkündür.

Altyapinin Finansmani


Uluslararasi mali kuruluslarin; hibe, düsük faizli ve uzun vadeli kredi, ihracat kredisi, ticari kredi veya uzun geri-ödemesiz ve piyasa faiz oranlari civarindaki katkilarindan olusan toplam dis finansmaninin tutari 2001 yili sonu itibariyle 4,421 milyar dolara ulasmistir. Sözkonusu finansmanin; hibe ve kredi seklinde kaynaklarina göre dagilimini gösteren tablo asagidadir:

 

Krediler Hibe Düşük faizli Diğerleri Alt toplam Toplam
Milyar $ 0,662 1,812 1,947 3,759 4,421
Toplamın% si 15% 41% 44% 85% 100%


Diger taraftan, 2001 yili içerisinde saglanan finansman imkani toplam 384 milyon dolar olup, bunun kaynaklarina göre dagilimi ise; Dünya Bankasi (20 milyon $), Islam Kalkinma Bankasi (72 milyon $), Arap Ekonomik ve Sosyal Kalkinma Fonu (101 milyon $), Kuveyt Fonu (32.5 milyon $), Uluslararsi Tarimsal Kalkinma Fonu (12.8 milyon $), Fransiz Kalkinma Ajansi (18 milyon $) ve Iran (100 milyon $) seklindedir.

Yabanci Finans Kaynaklari Tablosu (Toplam 4,421 milyar dolar) (Ocak 1992 – Aralik 2001)


 

Kaynaklar (%)
IBRD (Dünya Bankası) 15
AFESD (Ekonomik ve Sosyal Gelişme Arap Fonu) 14
IDB (İslam Kalkınma Bankası) 10
EIB (Avrupa Yatırım Bankası) 9
Kuveyt ve KFAED (Arap Ekonomik Kalkınması Kuveyt Fonu) 9
İtalya 8
S. Arabistan ve SFD (Suudi Kalkınma Fonu) 8
Ticari Bankalar 7
EU (Avrupa Birliği) 5
Fransa ve FAD (Fransız Kalkınma Ajansı) 5
Japonya 2
Almanya 2
BAE ve ADFD (Abu-Dabi Gelişme Fonu) 2
UN (Birleşmiş Milletler) 1
Diğerleri 3


Bu finansman tablosunun sektörel dagilimina göz atacak olursak; % 37’sinin fiziki alt-yapiya, % 23’ünün verimli sektörler ve diger sektörlere, % 21’inin temel hizmetlere ve % 19’unun ise, sosyal alt-yapiya harcandigi görülmektedir.

D- Uluslararasi Iliskiler


Lübnan, Birlesmis Milletler ve Arap Birliginin kurucu üyesi olup, ayni zamanda bir çok kurulusun da üyesidir: ABEDA, ACCT, AFESD, AL, AMF, CCC, ESCWA, FAO, G-24, G-77, IAEA, IBRD, ICAO, ICC, ICFTU, ICRM, IDA, IDB, IFAD, IFC, IFRCS, ILO, IMF, IMO, Inmarsat, Intelsat, Interpol, IOC, ISO (muhabir), ITU, NAM, OAS (observer), OIC, PCA, UN, UNCTAD, UNESCO, UNHCR, UNIDO, UNRWA, UPU, WFTU, WHO, WIPO, WMO, WTO (gözlemci)

Lübnan’in Arap ülkeleri, Avrupa ve Amerika ile iliskileri mevcuttur. Komsusu Suriye ile siyasi, ekonomik ve askeri isbirligi anlasmalari imzalayan ve ayrica; 1993’te Suriye, 1996’da Kuveyt ve 1998’de Misir ile imzalanan Serbest Ticaret Anlasmalari (STA) kapsaminda, ilk uygulama yili olan 1 Ocak 1999’dan itibaren gümrük vergilerini sanayi ürünlerinde her yil kademeli olarak % 25 indirmeye baslamis olup, benzer sekilde BAE ile de Nisan 2000 de bir anlasma imzalamistir. Son olarak, Nisan 2002’de Irak ile STA imzalamistir.

Bu baglamda, Subat 1998’de varilan anlasma kapsaminda, Suriye ile imzalanan STA uyarinca iki kademeli bir indirim takvimi öngörülmüstür. Buna göre, Ocak 1999’dan geçerli olmak üzere, sanayi ürünlerinde her yil % 25, tarim ürünlerinde ise Kasim 1999’dan itibaren ilk yili % 50 bakiyesi 5 yilda her yil % 10 indirim olmak üzere daha kapsamli bir STA modeli öngörülmüstür. Lübnan, ayni zamanda 14 ülkenin üye oldugu Arap STA’sina da taraf olup, bu kapsamda Ocak 1998’den geçerli olmak üzere sanayi ürünleri için geçerli olan yillik % 10’luk indirim takvimini uygulamaktadir.

Yatirimlarin karsilikli tesviki ve korunmasi ile çifte vergilendirmenin önlenmesi amaciyla bir çok ülke ile anlasma imzalanmis olup, benzer sekilde ekonomik isbirligi ve çerçeve anlasmalari da imzalamaktadir. Bunlarin tamami asagidaki talolardan görülebilir.

Yatirimlarin Karsilikli Tesviki ve Korunmasi Anlasmalari


 

Ülkeler İmza Tarihi Onay Tarihi Yürürlüğe Girişi
Almanya 28 Mart 1997 5 Kasım 1998 25 Mart 1999
Avusturya 26 Mayıs 2001    
Azerbaycan 11 Şubat 1998 31 Mart 1999  
BAE 17 Mayıs 1998 31 Mart 1999 14 Temmuz 1999
Beyaz Rusya 19 Haziran 2001 14 Aralık 2001  
Benelüks 06 Eylül 1999    
Bulgaristan 01 Haziran 1999 30 Aralık 2000  
Çek Cumhuriyeti 19 Eylül 1997 14 Haziran 1999 24 Temmuz 2000
Çin 13 Haziran 1996 28 Şubat 1997 10 Temmuz 1997
Ermenistan 01 Mayıs 1995 16 Mart 1998 1 Ekim 1998
Fas 03 Temmuz 1997 14 Haziran 1999 04 Mart 2000
Finlandiya 25 Ağustos 1997 14 Haziran 1999 12 Ocak 2000
Fransa 28 Kasım 1996 31 Mart 1999 29 Ekim 1999
Gabon 20 Şubat 2001    
İngiltere 16 Şubat 1999 30 Aralık 2000  
İran 28 Ekim 1997 31 Mart 1999 14 Haziran 2000
İspanya 22 Şubat 1996 23 Nisan 1997  
İsveç 15 Haziran 2001 16 Ağustos 2001  
İsviçre 03 Mart 2000 30 Aralık 2000 20 Nisan 2001
İtalya 07 Kasım 1997 31 Mart 1999 09 Şubat 2000
Kanada 11 Nisan 1997 31 Mart 1999 19 Haziran 1999
Kıbrıs 09 Aralık 2001    
Kuveyt 21 Ocak 2001 16 Ağustos 2001  
Küba 14 Aralık 1995 05 Kasım 1998 07 Aralık 1999
Macaristan 22 Haziran 2001    
Malezya 26 Şubat 1998 31 Mart 1999 20 Ocak 2002
Mısır 01 Mart 1996 24 Temmuz 1996 02 Haziran 1997
OPEC Fonu 23 Eylül 2000 03 Nisan 2001 15 Ağustos 2001
Pakistan 09 Ocak 2001 14 Aralık 2001  
Romanya 19 Ekim 1994 06 Haziran 1996 06 Nisan 1997
Rusya 07 Nisan 1997 02 Ağustos 2001  
Suriye 12 Ocak 1997 24 Temmuz 1997 15 Eylül 1998
Şili 13 Ekim 1999 24 Mayıs 2000  
Tunus 24 Haziran 1998 31 Mart 1999 04 Haziran 2000
Ukrayna 25 Mart 1996 24 Temmuz 1996  
Yemen 25 Kasım 1999 24 Mayıs 2000  
Yunanistan 24 Temmuz 1997 31 Mart 1999  


Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlasmalari


 

Ülkeler İmza Tarihi Onay Tarihi Yürülüğe Girişi
BAE 17 Mayıs 1998 23 Şubat 1999 21 Mayıs 1999
Beyaz Rusya 19 Haziran 2001 14 Aralık 2001  
Bulgaristan 01 Haziran 1999 25 Ekim 1999 05 Ocak 2000
Cezayir 26 Mart 2002    
Çek Cumhuriyeti 28 Ağustos 1997 14 Haziran 1999 24 Ocak 2000
Ermenistan 16 Eylül 1998 23 Şubat 1999 13 Aralık 2000
Fas 20 Ekim 2001    
Fransa 24 Temmuz 1962 23 Ağustos 1963 1963
Gabon 20 Şubat 2001    
İran 22 Ekim 1998 23 Şubat 1999  
İtalya 22 Kasım 2000 03 Nisan 2001  
Kanada 29 Aralık 1998    
Kuveyt 21 Ocak 2001 03 Nisan 2001 20 Mart 2002
Küba 04 Şubat 2001 02 Ağustos 2001  
Malta 23 Şubat 1999 25 Ekim 1999 10 Şubat 2000
Mısır 17 Mart 1996 24 Temmuz 1996 22 Mart 1998
Umman Sultanlığı 12 Nisan 2001 16 Ağustos 2001  
Polonya 26 Temmuz 1999 24 Mayıs 2000  
Romanya 28 Haziran 1995 24 Temmuz 1996 06 Nisan 1997
Rusya 07 Nisan 1997 23 Şubat 1999 16 Haziran 2000
Suriye 12 Ocak 1997 24 Temmuz 1997  
Tunus 24 Haziran 1998 23 Şubat 1999 03 Haziran 2000


Ikili Ekonomik ve Ticari Anlasmalar


 

Ülkeler İmza Tarihi Onay Tarihi Açıklama
Avustralya Mart 1997 Ocak 1998 MFN (gümrük vergileri vs.) Teknik İşbirliği, Fikri Mülkiyet Haklarının Korunması
Azerbaycan Şubat 1998 Mart 1999 MFN (gümrük vergileri, transit) Ekonomik İşbirliği (inşaat, turizm, nakliye, petrol, vb.)
BAE Nisan 2000 Ağustos 2001 STA (gümrük istisna ve indirimleri, ulaştırmada kolaylıklar)
Beyaz Rusya Haziran 2001   Çerçeve Anlaşması
Çek Cumhuriyeti Ekim 1994 Mayıs 1995 MFN (deniz taşımacılığı, liman imkanlarının kullanılması dahil)
Çin Kasım 1972 Ağustos 1974 Çerçeve Anlaşması
Çin Haziran 1996 Nisan 2001 MFN (gümrük vergileri, ticari prosedürler)
Endonezya Ağustos1999 Ağustos 2001 Kültürel, Teknolojik ve Ekonomik İşbirliği
Ermenistan Mayıs 1995 Kasım 1998 MFN (gümrük vergileri, transit)
Fas Mart 1972 Mart 1973 Tarım, Sanayi ve Ortak Yatırımların Teşviki
Gabon Şubat 2001   Çerçeve Anlaşması (ticaret ve transitin teşviki)
Irak Nisan 1967 Haziran 1967 Tarife İndirimleri ve İstisnaları, MFN (denizcilik), Serbest Bölgeler Kurulması
Irak Aralık 1996 Mayıs 2000 Ekonomik, Ticari, Teknik İşbirliği
Irak Nisan 2002   STA (gümrük istisna ve indirimleri)
İran Ekim 1997 Kasım 1998 Çerçeve Anlaşması
Kamerun Ekim 1962 Şubat 1964 Çerçeve Anlaşması (ticaret konu mallar listesi ve deniz nakliyesinde MFN)
Katar Ağustos 2000 Nisan 2001 Çerçeve Anlaşması
Kuveyt Ocak 1996 Temmuz 1996 Çerçeve Anlaşması
Kuveyt Eylül 1998 Temmuz 1998 STA (gümrük istisnaları, menşe kuralları tanımı, tarife indirimleri)
Küba Mart 1998 Şubat 1999 MFN, Ticaret ve Teknik İşbirliğinin Teşviki
Malezya Mayıs 1995 Temmuz 1996 Ticaret ve Transit Kolaylıkların Teşviki ile MFN Uygulaması
Mısır Eylül 1998 Şubat 1999 STA
Nijerya Mart 1968 Ocak 1969 Çerçeve Anlaşması
Pakistan Ocak 2001 Ağustos 2001 Çerçeve Anlaşması (ticaretin teşviki)
Polonya Mayıs 1993 Nisan 1994 MFN (deniz taşımacılığı ve liman imkanlarında), re-eksport için selektiv vergi ve gümrük istisnaları.
Romanya Ekim 1994 Aralık 1995 MFN (deniz taşımacılığı ve liman imkanlarında), re-eksport için selektiv vergi ve gümrük istisnaları.
Rusya Mart 1995 Temmuz 1996 Gümrük Tarifeleri, Operasyonlar ve Ulaştırmada MFN, Sınırlı Serbest Bölge Uygulaması ve bazı Ürünleri için Tarife İstisnası
Senegal Haziran1963 Şubat 1964 Çerçeve Anlaşması (ticarete konu mallar listesi dahil)
Slovakya Nisan 2001   Çerçeve Anlaşması (denizcilikte MFN, ekonomik ve ticari işbirliğinin teşviki)
Sudan Nisan 1969 Şubat 1971 Ekonomik İşbirliği ve Ortak Yatırımları Teşvik, Liste Kapsamı Ürünlerde Tarife İndirimi Dahil
S.Arabistan Kasım 1971 Aralık 1971 Transit Taşımacılık, Turizm ve Sermaye Hareketlerinin Teşviki. Ulaştırmada MFN, Gümrük İşbirliği, Tarımsal ve Hayvansal Ürünler Ticaretinde Tarife İstisnası İçeren Liste.
Şili Kasım 1997 Şubat 1999 MFN, Teknik İşbirliği
Tunus Nisan 1972   Çerçeve Anlaşması (ürün listesi dahil)
Türkiye Ekim 1991 Nisan 1992 Ticaret, Ekonomik, Sınai ve Teknik İşbirliği.
Ukrayna Mart 1996 Şubat 1997 İhracat-İthalat Tarifeleri ve Uygulamalarında MFN, Teknik ve Yatırım İşbirliği.
Ürdün Ekim 1992 Ocak 1993 Tarife İndirim ve İstisnaları Listesi, Menşe Kuralları Tanımı, STA müzakereleri.
Yemen Kasım 1999 Mayıs 2000 Ekonomik İşbirliği ve İhtisas Mübadelesi.
Yemen Kasım 1999 Mayıs 2000 Çerçeve Anlaşması (ticaretin teşviki)
Yunanistan Temmuz 1997 Kasım 1998 Ekonomik İşbirliği (sanayi, ulaştırma, deniz taşımacılığı, turizm, teknik eğitim, vs.)


Euro-Med Anlasmasi


Lübnan ile AB arasindaki mevcut ticari iliskiler, taraflar arasinda 1977 yilinda imzalanan ve Lübnan ürünlerine AB pazarina büyük ölçüde serbest giris imkani taniyan Isbirligi Anlasmasi çerçevesinde yürütülmektedir. Yeni Euro-Med politikasi çerçevesinde ve 27-28 Kasim 1995 tarihli Barselona Deklerasyonunda kabul edilen ilkeler dogrultusunda taraflar arasinda bir ortakligi öngören müzakere süreci baslatilmistir.

Mayis 1998 – Haziran 2000 döneminde Lübnan gümrük vergilerinin asiri yüksek olmasi nedeniyle durgunluk yasayan müzakere süreci, nihayet Eylül 2000 tarihinde yapilan toplantiyla yeniden baslamis ve 2000 yili sonunda gümrük oranlarinin düsürülmesiyle yeniden hiz kazanmistir. Nitekim, 15-16 Subat, 29-30 Mart, 7-8 Mayis, 28-29 Mayis ve 27-28 Haziran tarihlerinde olmak üzere taraflar sadece 2001 yili içerisinde bes kez olmak üzere toplam 10 kez biraraya gelmislerdir. Kasim 2000’de Marsilya’da toplanan 4. Euro-Med Disisleri Bakanlari Konferansinda AB üyesi ülke temsilcileri ve Komisyon müzakerelerin Haziran 2001’de tamamlanmasi istikametindeki arzularini dile getirmis olmalarina karsilik AB ile Lübnan arasinda bir ortaklik yaratan Avrupa Akdeniz Anlasmasi ancak 10 Ocak 2002 tarihinde Brüksel’de parafe edilmistir.

Lübnan ile öngörülen ortaklik anlasmasinin ana basliklari sunlardir.

- AB ve Lübnan arasindaki siyasi diyalogun arttirilmasi

- Insan haklari ve demokrasiye saygi

- 12 yillik bir geçis dönemi sonunda, DTÖ ile uyumlu, mal ve hizmetlerin ticaretinde ve sermaye hareketlerinde tam serbestiye ulasmak

- Fikri mülkiyet, hizmetler, kamu ihaleleri, rekabet kurallari ve tekellere iliskin maddeler

- Ticari mevzuatin harmonizasyonu, uluslararasi teknik standartlarin kabulü gibi genis sektörel yelpazede bir ekonomik isbirligi suretiyle Lübnan’in imalat ve tarim ürünlerinin AB ve Dünya piyasalarina girisini temin etmek.

- Sosyal iliskiler ve göç konularinda isbirligi

- Kültürel, bilimsel ve teknik isbirligi

Anlasma 17 Haziran 2002 tarihinde Lüksemburg’da imzalanan “Geçici Anlasma” (Interim Agreement) ile yürürlüge girmistir.

Tarimsal Ürünleri tamamina yakini prelevman ve kotaya tabi olmaksizin AB pazarlarina girebilecektir. Bunun istisnasi olan ve AB iç pazari açisindan hassas telakki edilen bazi tarimsal ürünler (zeytin, zeytin yagi, sofralik üzüm, sarap, patates, armut, elma, sarimsak, domates) ise muafiyet disi birakilmislardir. AB ürünleri açisindan ise, Lübnan tarafi mütekabil tarife indirimi tavizleri vermistir. Bu tavizler halihazirda % 35-70 civarinda tarifelerle korunan; et, süt, yumurta, peynir, patates, domates, sarimsak, bazi meyve ve sebzeler ile kalite sarap olup, indirimler Anlasmanin yürürlüge girmesinden itibaren 5 yil sonra uygulamaya konulacaktir.

Islenmis Tarim Ürünleri (ITÜ) açisindan ise, her iki taraf da önemli indirimler yapmislardir. AB tarafi, Anlasmanin yürürlüge girmesiyle esanli olarak bir çok ürün itibariyla, ürünün içindeki sanayi payini kaldirmis olup, bazi sinirli miktardaki üründe ise (yagli süt, yogurt, misir, margarin, fructose, maya, un, kakao ürünleri, makarnalar, tapioca, dondurma, bazi alkoller) tarimsal pay vergiye tabi olma durumunu muhafaza etmistir. Lübnan tarafi 120 ürün grubunda vergileri kaldirirken 100 ürün grubunda da (yogurt, margarin, çiklet, soda, bira) % 30’a varan tarife indirimlerini kabul etmistir. AB menseli bir çok peynirin tarifesi % 20’ye düsürülmüstür. Burada hatirlatilmasi gereken husus, AB tarafi tavizleri Anlasmanin uygulamaya konulmasiyla birlikte verirken, Lübnan tarafi 6. yil ile 12. yillar arasinda indirimlere baslayacak, bir diger ifade ile ilk 5 yil mevcut tarifelerini muhafaza edebilecektir.

Sanayi Ürünlerinde durum biraz daha farklik arzetmektedir. AB tarafi Lübnan menseli sanayi ürünlerinde esasen 1978 tarihli Isbirligi Anlasmasindan bu yana ithalatta gümrük vergisi ve kota zaten uygulamamaktaydi. Yeni Anlasma Lübnan tarafina ilk 5 yili hariç olmak üzere (grace-period), 7 yilda gümrüklerini kademeli olarak kaldirma ve böylece 12 yillik bir süreç zarfinda serbest ticareti saglama yükümlülügü getirmektedir.

Ticari Mevzuat açisindan ise, Anlasma hükümleri uyarinca rekabet kurallarina uygun ve bu baglamda fikri mülkiyetin korunmasi, anti-sübvansiyon ile kamu alimlari gibi hususlara yer verilmektedir. Ayrica, taraflarin Anlasmanin yürürlüge girmesinden bir yil sonra piyasaya giris (market access) ve hizmetler konularinda görüsmeler baslatmak üzere biraraya gelmeleri de karara baglanmistir.

Mense Kurallari ve Mense Kümülasyonu konularinda mevcut Anlasma Lübnan’in ticari ortaklarina üretimi paylasma ve AB’ye üretilmis ürünleri pazarlama imkani getirmektedir. Ancak, sözkonusu Anlasma 11 üründe Lübnan’a istisna tanimaktadir.

Ekonomik ve Sektörel Isbirligi paragrafinda ise, AB tarafi Anlasmanin uygulanabilmesini teminen çesitli isbirligi seklinde yardim kabul etmis olup, bu kapsamda; gümrük idaresinin modernizasyonu, rekabet mevzuati, ticaretin gelistirilmesi, ticari yönetim bilimlerinin Anlasmayi uygulamalarina imkan verecek yapiya kavusturulmasi, DTÖ üyeligine hazirlanma, fikri mülkiyet kurumlarinin tekamülü ile standart ve normlarda alt-yapinin olusturulmasini sayabiliriz.

Böylece, Euro-Med Anlasmasi kapsaminda sürdürülen global müzakere sürecinde ilk kez bir ülkeye tarimsal ürünlerde aninda sifir gümrük ile AB pazarina giris imkani taninmistir. Bunda, hiç süphesiz, Lübnan’in savas sonrasi durumu, zayif tarim kesimi ve Avrupa ürünleriyle rekabet sansinin yok denecek kadar az olmasi gibi unsurlar rol oynamistir.

Yeri gelmisken, MEDA Programi çerçevesinde Lübnan’in Mali Isbirligi kapsaminda sagladigi imkanlara da bir göz atmanin yararli olacagi düsünülmektedir.

Lübnan, MEDA I Programi çerçevesinde (MEDA Programinin ilk fazi olan 1996-2001 dönemi) 166 milyon Euro hibe saglamistir. Bu haliyle Program kapsaminda Akdenizli ortaklari arasinda AB’den fert basina en yüksek mali yardimi saglayan ülke olmustur.

Bu kapsamda, finansmani kararlastirilan projelerin sayisi 6 olup, detaylari asagidadir.

- 38 milyon Euro’luk Kamu Idaresinin Rehabilitasyonu,

- 21 milyon Euro’luk Yatirim Planlama Programi (esasen 25 milyon Euro olan AB tahsisatinin 4 milyon Euro’su AB-Lübnan mali
protokolleri çerçevesinde verildiginden burada 21 milyon Euro olarak belirtilmistir),

- 21 milyon Euro’luk Çevre Yatirimi Projelerinde Faiz geri ödemesi (bu miktar Tripoli ve sahili için kullanilmistir),

- 11 milyon Euro’luk Sanayinin Modernizasyonu Programi,

- 50 milyon Euro’luk Yapisal Uyum Imkani,

- 25 milyon Euro’luk Sosyal ve Ekonomik Kalkinma Fonudur.

Sonuç itibariyla, Lübnan 1978 yilindan bu yana;

-417 milyon Euro’su Mali Protokoller ve MEDA Programi kapsaminda verilen hibeler,

-499 milyon Euro’su ( 499 milyonu AYB, 7 milyonu uygun kosullu Komisyon kredisi seklinde) borç olmak üzere,

toplam 916 Euro mali yardim saglamistir. Bu yardimlarin basliklarina göre daglimini ve ayrilan tutarlari AB Delegasyonunu Beyrut Temsilciligi web sayfasi olan www.dellbn.cec.eu.int adresinden temin etmek mümkündür.

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)

Lübnan’in DT֒ye üyelik basvurusu 14 Nisan 1999’da kendisine gözlemci statüsü verilmesiyle neticelenmistir. Bünyesinde 11 Arap ülkesini de içeren 141 üyeli DT֒nün üyelik kapisinda içerisinde Lübnan’in da dahil oldugu 30 ülke beklemektedir.

DT֒ye üye olmamakla Lübnan, diger partnerlerinin bu mekanizma imkanlarindan yararlanmak suretiyle uluslararasi piyasalarda sagladiklari ticari firsatlari kaçirmakla kalmamakta, ayni zamanda yabanci sermayenin ülkeye gelmesinde çekingen davranmasina sebep olmakta ve iç piyasasini korumada da kullanabilecegi önemli bazi enstrümanlardan (anti-damping ve telafi edici vergi gibi) mahrum kalmaktadir.

Nitekim, Ekonomi ve Ticaret Bakanligi’nin görüslerini yansitan kendi web sayfasinda da (www.economy.gov.lb) Lübnan’in açik piyasa ekonomisine sahip olmasi ve son yillarda düsürülen gümrük vergileriyle zaten uluslararasi rekabete açildigi, ancak DTÖ üyeliginin; ülke için gerekli olan kapital ve “know-how”i saglayacak yabanci sermaye girisini tesvik etmek, yeni yasal düzenlemeler ile seffaflik, istikrar ve erken uyari gibi sanayinin gelismesine ve rekabetine imkan taniyacak ortami olusturmak, uluslararasi kabul gören normlarin ve standartlarin uygulamasinda kolaylik saglamak ve nihayet mal ve hizmet ticaretinde yeni pazarlar yaratmak gibi bir dizi olumlu yansimalari olacagi belirtilmektedir.

Arap Serbest Ticaret Bölgesi (GAFTA)

Amaci, 1 Ocak 1998 tarihinden baslamak üzere ve bu tarihteki gümrük oranlari baz alinmak kaydiyla ithalatta uygulanan gümrük tarifeleri, vergi ve harçlarin her yil % 10 düsürülmesidir. Istisna ürünler; dini, çevresel, güvenlik ve saglik nedenleriyle alakali olanlaridir. Ayrica, tarife disi engeller de kaldirilmaktadir.

Uygulanan tarim takvimi kisitli ürünler için geçerli olmayip, bu ürünler özel tarife indirimine de konu teskil etmezler. Tarim takvimi çerçevesinde her ülke azami 10 ürünü kapsayan bir liste belirlemektedir. Liste kapsami ürünler tavizden yararlanamamakta ancak hiç bir ürün 7 aydan fazla listede kalamamaktadir (bu süre zarfinda ürünler tavizsiz ancak serbest olarak ticarete konu teskil ederler). Fakat, bu ürünler için toplam listede kalma müddeti 45 ayi geçememektedir. Bir diger ifade ile, listede belirtilen bir ürün ancak bunun için tesbit edilen takvimin disinda tavize konu teskil etmektedir.

Diger taraftan, bazi sanayi ürünlerin taviz listesi disina alinmasi istenirse bu hususta Arap Ligi Ekonomik ve Sosyal Komitesinin mutabakatinin alinmasi icap etmektedir.

Lübnan dahil, 14 Arap ülkesinin üye oldugu GAFTA’da bir çok ülke anlasmanin kosullarini yerine getirmekte sikintiyla karsilasmaktadirlar. Nitekim, bu uygulamadaki aksakliga Lübnan açisindan bakacak olursak: tarife-disi engellerin kaldirilmasinin bazi yeni kurulmus sanayilere (infant industries) olumsuz etkisi, tarim takviminin mevcut sekliyle yeterli korumayi saglamakta uzak olmasi ve kademeli gümrük indirimlerinin bütçe gelirleri açisindan yarattigi menfi etki gibi nedenleri sayabiliriz.

Istihdam


Yaklasik 4 milyon nüfusa sahip olan Lübnan’da issizlik orani % 25 civarinda olup, 1 milyon faal nüfusun yaklasik % 14’ü tarim kesiminde, % 25’i sanayi ve insaat sektöründe, % 61’i ise hizmetler sektöründe istihdam edilmektedir.

Öte yandan, Lübnan’da kayitli olarak çalisan yabanci isçi sayisi 2001 yili sonu itibariyla 85.500 kisidir. Bunlarin büyük kismi Asya kökenli (Filipinler, Sri-Lanka, Hindistan) olup, geri kalani Arap ülkeleri

(büyük çogunlugu Misir) ve diger ülkelerdendir (agirlikla Afrika). Sektörel dagilim açisindan ise, yaklasik 2/3 si ev hizmetleri ve insaat islerinde istihdam edilmektedir. Ancak, burada dikkate alinmasi gereken önemli husus bahsekonu rakamlarin kayitli isçi bazinda verilmis olmasidir. Oysa, kayit disi isçi sayisi bu rakamin bir hayli üstünde olup, bunlardan sadece Suriye’li olanlarin sayisinin bir kaç yüzbin kisi civarinda oldugu muhtelif kaynaklarda telaffuz edilmektedir.

Asgari ücret 350.000 LL (yaklasik 230 $) olup, haftalik çalisma müddeti 48 saattir. Yillik izin ise 15 gündür. Diger taraftan, Lübnan’da çalistirilacak yabanci isçiler ile ilgili mevzuat hakkinda kisa bir malumat vermenin de bu ülkede is yapmayi düsünen firmalarimiz (bilhassa müteahhitlik) açisindan yararli olacagi düsünülmektedir. Nitekim, Lübnan’da yabanci isçi çalistirmak yasak olmamakla beraber, bunlarin uymasi gereken bazi sosyal güvenlik kurallari bulunmaktadir. Yabanci isçilerden “is permisi” için gelirine bakilmaksizin yillik bazda asagidaki makdu ücretler talep edilmektedir.

- Üst yöneticilerden
1.800.000 LL (1.194$)
- Teknik personelden
960.000 LL (637$)
- Isçilerden
480.000 LL (318$)
- Evde çalisan hizmetçilerden
240.000 LL (159$)

Diger taraftan, yabanci bir firma Lübnan’da isçi çalistirmak istediginde sayet çalistiracagi isçinin kendi ülkesinde sigortali oldugunu belgeleyebilir ise, Lübnan’da tekrar sigorta yaptirmasina gerek bulunmamaktadir. Ancak, isçinin herhangi bir sigorta kapsaminda olmamasi halinde, Lübnan’da sigortalanmasi zorunludur. Fakat, Suriyeli isçiler ülkeye girerken pasaport veya kimliklerine “çalisamaz” damgasi vurulmadigindan otomatikman legal isçi statüsü kazanmaktadirlar. Çok düsük ücretle (günlük ortalama 10 $ yevmiye) çalisan bu isçiler zaman zaman firmalarca muvakkat statüde istihdam edilmekte, böylece sigorta primi ödemekten imtina edilmektedir.

Ayrica, Lübnan’da herhangi bir is dalinda temsilcilik açmak suretiyle bu ülkede uzun süre kalmayi planlayan firmalarin getirecekleri personeli kendi ülkelerinde sigortali olsalar dahi yeniden sigorta ettirmeleri mecburi olup, bu durumda çalisanin aylik ücretinin % 23.5’ lik kismi (2002 yili itibariyla) sigorta primi kesintisine esas teskil etmektedir.
 

 

kaynak: www.igeme.gov.tr


 |    E-Pazarlama - Elektronik Pazarlama   |   İhracat Hizmetleri   |   Dış Ticaret Hizmetleri   |   Tekstil İhracat Hizmetleri   | 
 |   Global Pazarlama Hizmetleri   |   İnternetle Pazarlama Hizmetleri   |   Ülke Pazar Araştırmaları    | 

© 2004 Copyright By ihracathizmetleri.com.  All rights reserved.
Web Tasarım Firması
 

Sirketimiz bir

ve üyesidir.