Ülke Pazar Araştırmaları

Kırgızistan

Genel Ekonomik Durum

Kırgızistan ekonomisinin hizmetler sektöründen sonra ikinci önemli sektörü olan tarım, GSYİH’ya yaklaşık %35 oranında katkıda bulunmaktadır. Ülkenin denizden oldukça yüksek seviyelerdeki stepleri hayvancılık için çok elverişlidir. Daha alçak vadilerde ise hububat üretimi yapılmaktadır. Sanayi sektörü GSYİH’nın yaklaşık %25’ini oluşturmaktadır. İmalat sanayi daha çok Bişkek kenti ve Oş bölgesinde yoğunlaşmıştır. Dağlık bölgelerde ise önemli altın ve antimon cevherleri bulunmaktadır. Hizmet sektörü GSYİH içinde %39 paya sahiptir. 1991 yılında bağımsızlık ilanının ardından ülkenin başlıca gündemini Sovyetler Birliği’nin dağılmasını izleyen hızlı küçülme sürecini durdurmak ve fiyatların serbestleştirilmesi neticesinde oluşan yüksek enflasyon düzeyini dizginlemek oluşturmuştur.
Sektörler İtibarı ile GSYİH (2002, %)

 

Tarım ve Ormancılık

35,2

Sanayi

25,4

Hizmet

39,4

GSYİH

100,0


Kaynak: The Economist Intelligence Unit, Kyrgyz Republic Country Report August 2003
Bağımsızlığı izleyen dönemde ülkenin GSYİH’sı yarı yarıya düşmüştür. 1996 yılında tarım sektöründeki gelişmeler ve Kumtor altın madeninin inşaası neticesinde reel GSYİH büyüme hızı artış göstermiştir. 1997 ve 1998 yıllarında Kumtor’un faaliyete geçmesiyle birlikte büyüme hızı artış göstermeye başlamış ancak Rusya krizi ile birlikte yeniden düşmüştür. 1999-2001 döneminde tarım sektöründeki büyüme ve Kumtor altın madeni üretimindeki artış neticesinde GSYİH artış hızı yeniden yükselmiş ve yıllık ortalama %4,6 olarak gerçekleşmiştir. Ancak ekonominin büyük ölçüde Kumtor altın madeni üretimine dayanması yüzünden 2002 yılında ülke ekonomisi olumsuz yönde etkilenmiştir. 2002 yılında madende meydana gelen bir kaza neticesinde üretim durmuş ve ülkenin GSYİH’sı %0,5 oranında daralmıştır.

GSYİH’nın büyük ölçüde tarım sektörüne bağımlı olması ülke ekonomisinin hava koşullarına bağlı olarak değişiklik göstermesine sebep olmaktadır. Kumtor altın madeninin 1997 yılında faaliyete geçmesi ile tarım sektörüne bağımlılık azalmıştır. Tekstil ve giyim sanayi sektörleri ve altın sanayi sektörleri dışında diğer sanayi sektörlerinde kayda değer bir gelişme yoktur.

1998 yılı itibariyle hanehalklarının %70’i yoksulluk sınırı altında yaşamaktadır. Sumun zayıflaması ve 1998 yılı ortalarından itibaren enflasyonun yükselmesi pek çok kişinin gelir seviyesinin yoksulluk sınırının altına düşmesine neden olmuştur.

Sıkı para politikaları neticesinde 1993 yılında %700, 1994 yılında %200 düzeyinde gerçekleşen enflasyon 1998 yılında yaklaşık %10 olmuştur. Ancak 1998 yılı ağustos ayında Rusya Federasyonu’nda yaşanan finansal kriz fiyatlarda ani bir yükselişe neden olmuştur. Bu sebeple yıllık enflasyon oranı 1999 yılı ekim ayında %50’ye çıkmış, ancak 2000 yılında %18,7’ye düşmüştür. 2001 ve 2002 yıllarında enflasyon oranları sırası ile %6,9 ve %2,0 olmuştur. Kırgızistan Merkez Bankası’nın uygulamaya devam ettiği sıkı para politikaları ve Sum’un ABD Doları karşısında bir miktar değer kazanması ile birlikte 2002 yılında enflasyon oranı bağımsızlıktan beri en düşük seviyesine ulaşarak %2,3 olmuştur. Ancak enflasyon oranı 2003 yılında yeniden artış göstermeye başlamıştır. 2003 yılı mayıs sonu itibarı ile enflasyon yıllık %3,9 seviyesine yükselmiştir.

SEKTÖRLER

Tarım

Tarım sektörü hem GSYİH’ya yaptığı yaklaşık %36 oranındaki katkı, hem de imalat sanayi sektöründeki düşüş neticesinde işsiz kalan işgücünü istihdam etmesi nedeni ile ekonomide çok önemli bir role sahiptir. Özel çiftlikler tarımsal üretimin %40’ını gerçekleştirmektedir. Kamu sektörünün tarımsal üretime katkısı %5’tir. Ailelerin kendi özel arazilerinde gerçekleştirdikleri üretim ise toplam tarımsal üretimin geri kalanını oluşturmaktadır.

Hububat üretimi, özellikle buğday üretimi tarımsal üretimin neredeyse yarısını oluşturmaktadır. Saman, süt ürünleri, patates, sebzeler ve şeker pancarı diğer önemli tarım ürünleridir.

Yüksek kesimlerde hayvancılık üretimi yapılmaktadır. Toprağın daha iyi kalitede olduğu daha alçak vadilerde ise tahıl üretimi yoğunlaşmıştır. Tahıl üretimi ve özellikle buğday üretimi toplam tarımsal üretimin yaklaşık yarısını oluşturmaktadır. Ülkenin buğday üretiminde kendine yetebilirliğinin sağlanması ve bütçede geniş yer alan ithalat sübvansiyonlarının azaltılması amacıyla bitkisel üretim için daha fazla toprak ayrılmıştır. Ayrıca tarımsal gelirlerdeki düşüş pek çok çiftçinin çiftlik hayvanlarını satmasına neden olmuştur. Yukarıda sayılan bu iki nedenden ötürü son on yılda ülkedeki büyükbaş hayvan sayısında ciddi düşüş meydana gelmiştir. 1999-2000 döneminde ülke 1,6 milyon ton civarında tahıl hasadı gerçekleştirilmiştir. Bu miktar, 2001 yılında 1,8 milyon tona, 2002 yılında 1,95 milyon tona çıkmıştır. 2002 yılı hasadının 1,3 milyon tonu buğdaydan oluşmuştur. Dünya fiyatlarının dalgalanmasının da etkisi ile üreticilerin pamuk ve tütün gibi ürünlerden başka tarımsal ürünlere yönelmesi beklenmektedir. Bu çerçevede, 2003 yılında buğday üretiminde beklenen düşüşe rağmen, yıllık tahıl üretiminin on yıl içinde 2,5 milyon tona yükseleceği tahmin edilmektedir. Saman, süt ve süt ürünleri, patates, sebze ve şeker kamışı tarımsal üretime önemli katkıda bulunan diğer ürünlerdir.

SSCB’nin dağılması, Kırgızistan’ı önemli ölçüde gübre ve tarımsal makina yedek parçaları yokluğuyla karşı karşıya bırakmıştır. Bu sebeple bağımsızlık sonrası dönemin ilk yıllarında tarımsal gelirlerde ani düşüşler olmuştur. Bağımsızlık döneminde gübre, petrol ve yedek parça gibi üretim girdileri Sovyet dönemine göre önemli miktarda pahalanmıştır. Finansal kaynakların yetersizliği nedeniyle yeni tarımsal teknolojiye yeterli yatırım yapılamamıştır. Bu sebeple tarımsal gelirler bağımsızlık öncesi dönemdeki seviyelerine yükselememiştir. Ayrıca tarımsal üretim verimliliğini artırmak ve girdi tahsisi için gerekli pazar yapısını oluşturmak üzere daha fazla reforma ihtiyaç bulunmaktadır.

Madencilik

SSCB döneminde madencilik sektörüne altın, kömür, uranyum ve antimon üretimi hakim olmuştur. Bu dönemde ülkenin tüm madencilik işlemlerini Kırgızaltın isimli devlet şirketi yürütmüştür. Kırgızaltın hala ülkedeki tüm madencilik faaliyetlerini kontrol etmektedir.

Uranyum üretimi bağımsızlık sonrası dönemde durmuştur. Dünyanın en büyük antimon üreticisi olan Çin’in 1998 yılında dünya piyasalarına büyük miktarlarda antimon sürmesi ve neticesinde fiyatlardaki düşüşün devam etmesi Kırgızistan’ın antimon üretimini olumsuz yönde etkilemiştir. Kömür üretiminde de bağımsızlık öncesi döneme göre önemli miktarda düşüş mevcuttur. Kırgızistan ayrıca civa, kalay, uranyum, oksit ve polimetalik cevher kaynaklarına da sahiptir. Kırgız hükümeti ülkenin enerji ithalatına bağımlılığını azaltmak ve ilave ihraç gelirleri yaratmak için kötü durumda olan kömür sanayiini geliştirmek amacında olduğunu açıklamıştır. Ancak, altın madenciliği dışındaki diğer pek çok madencilik faaliyetinde olduğu gibi kömür madenciliğinin başlıca sorunu Sovyet dönemi makineleri yedek parçalarının bulunamaması ve yeni yatırımların olmamasıdır. Çok az miktardaki petrol ve gaz kaynakları ülke tüketimini karşılamakta yetersizdir.

Ülkede ticari öneme sahip 30’dan fazla altın madeni bulunmaktadır. Tien-Şan dağlarındaki Kumtor altın madeninin faaliyete geçmesi ile birlikte altının ekonomideki rolü artmıştır. Altın madenciliği GSYİH’nın %7’sini oluşturmaktadır. Kumtor’daki 560 tonluk rezervin dünyadaki en büyük 8 rezervden biri olduğu düşünülmektedir. Kırgız hükümetinin Kumtor’un mülkiyetinin 2/3’sini elinde bulundurmasına rağmen, maden Kanada şirketi CAMECO’nun bir şubesi olan Kumtor Operating Company isimli işletme tarafından çalıştırılmaktadır. 2002 yılında Kumtor altın madeni, ülkenin 18,1 ton olan toplam altın üretiminin 16,5 tonunu gerçekleştirmiştir. Ülkenin toplam altın üretimi düşüş göstermektedir. 2001 yılında 24,7 ton üretim, 2002’de 18,1 tona düşmüştür. Üretimdeki düşüş eğilimi 2003’te de devam etmiş olup, ilk beş ayda bir önceki yıla göre %12 olmuştur.

Jerui ve Taldy Bulak rezervlerinin de içinde bulunduğu yeni altın madenlerinin oluşturulması süreci yavaş ilerlemektedir. Jerui ve Taldy Bulak rezervlerinin yaklaşık 75 ton altın bulundurduğu tahmin edilmektedir. İngiliz Oxus Madenciliğin sahibi olduğu Norox Madencilik Şirketi, Jerui madeninde bir fizibilite çalışması yapmıştır. Norox, Jerui rezervlerinin geliştirilmesi yetkisine sahip olan Talas Altın Madeni Şirketinin 2/3’sine sahiptir; ancak firma 2002 yılında fizibilite çalışmasını zamanında teslim edememesi nedeni ile lisansını geçici olarak kaybetmiştir. Firma, sözkonusu gecikmenin dünya altın fiyatlarının düşük düzeyde seyretmesinden kaynaklandığını ileri sürmektedir. Lisansın geri alınması hususunda görüşmeler yürütülmekle birlikte, ülkenin elverişsiz vergi ortamı nedeni ile maden arsasının geliştirilmesi ertelenmiş bulunmaktadır.

Sanayi

Sanayi sektörünün GSYİH içindeki payı bağımsızlık döneminde %38 iken, bağımsızlık sonrası dönemde %17’nin altına düşmüştür. Bağımsızlık sonrasında sanayi üretiminde gözlenen düşüş, diğer BDT ülkelerine kıyasla aşırı olmuştur. Kumtor altın madenindeki faaliyetler neticesinde ekonomide meydana gelen düzelmeye rağmen sanayi sektörünün GSYİH’ya katkısı hala düşük düzeydedir. 2002 yılında imalat sanayinin GSYİH’daki payı %20 olmuştur. Bağımsızlıktan bu yana Kumtor’un üretimi haricindeki sanayi üretimi, %70 oranında düşüş göstermiştir. Sanayi üretimindeki düşüşün başlıca nedeni eski Sovyet pazarlarının kaybedilmesi ve girdi maliyetlerinin artmasıdır. Sanayi üretimi son zamanlarda düzelme işaretleri vermeye başlamıştır. Sanayi sektöründe yaşanan üretim daralmasının başlıca sebebi düşük düzeydeki yatırımlar ve yeniden yapılandırma eksikliğidir. Toplam sanayi üretiminin %10-15’ini oluşturan gıda üretimi ani düşüş göstermiştir. Toplam üretimde önemli paya sahip olan diğer bir sektör olan elektrik üretimi de düşen ihracat talebi ve hidroelektrik santrallerindeki düşük su seviyesi nedeni ile daralmıştır.

Sovyet döneminde makine üretimi sektörü tarımsal ekipman üretimine yönelmiştir. Hükümetin tarımsal makine üretiminin tarımsal gelirlerin artışı açısından öneminin farkında olmasına rağmen sanayi politikaları hafif sanayiye özellikle de ülkenin yün, pamuk ve ipek üretiminde sahip olduğu avantajı da değerlendirmek üzere giyim ve tekstil sektörlerine kaydırılmıştır. Bu çerçevede tekstil ve giyim sanayilerinde olumlu gelişmeler olmuş ancak kayda değer bir büyüme sağlanmamıştır.

Ülkedeki en büyük işletmeler tekstil sektöründe faaliyet göstermektedir. Bu işletmelerin büyük çoğunluğu pamuk işleme fabrikalarından oluşmaktadır. Pamuk işleme fabrikalarının tamamı yabancı sermaye iştiraklidir. Ülkede yetişen pamuk miktarı 100 000 tondan fazla olup, sözkonusu fabrikaların elyaf işleme kapasitesi 337 000 tondur. 70’den fazla işletme kumaş ve pamuk-yün iplik, ham pamuk lifleri, ipek kumaş, halı, örme giyim eşyası üretiminde bulunmaktadır. 70’den fazla işletme ise giyim sanayi üretiminde bulunmaktadır. Paltolar, ceketler, yağmurluklar, askeri üniformalar, şapkalar vb. giyim sanayinde üretilen başlıca ürünlerdir. Deri mamulleri üretimi hafif sanayinin %3,4’ünü oluşturmaktadır. Deri işleme sanayinde 5 işletme faaliyet göstermektedir. Sert deri ve bavul, çanta, kemer, hediyelik eşya gibi deri eşyalar, büyükbaş hayvan derisi, deri giyim ve ayakkabı ülkede üretilen başlıca deri ürünleridir.

İnşaat

2000-2002 döneminde inşaat sektörünün GSYİH içindeki payı %4’ün altında olmuştur. 1990’lı yıllarda Kumtor altın madeninin inşaası, sektörde büyümeye neden olmuştur. Bu yıllarda inşaat sektörü GSYİH’ya %6 oranında katkıda bulunmuştur. 1997 yılında madenin inşaatının tamamlanmasından sonra da 1998 yılındaki finansal krizden kaynaklanan geçici duraksama haricinde sektörde büyüme kaydedilmiştir. 2001 ve 2002’de sektörde büyüme hızı sırası ile %16 ve %8 olmuştur. Sektördeki büyüme altyapı projelerinden, kuzey-güney yolunun inşaasından ve Oş-Kaşgar karayolunun yeniden inşaasından kaynaklanmaktadır. Jerui altın madeninin 2004 yılında inşaatının başlaması halinde sektörde daha da canlanma olması beklenmektedir. Son yıllarda konut inşaatı sektöründe kamu tarafından finanse edilen projeler de gerçekleştirilmiştir. 1995 yılında konut inşaatı sektörünün özel sektöre devredilmesi ile kamu, iskan bakımı sorumluluğundan kurtulmuştur. Ancak bu durum, mevcut konutların bakımsızlık sorunu ile karşı karşıya kalması sonucunu doğurmuştur.

Finansal Hizmetler

Bağımsızlık sonrası dönemde, ülkenin bankacılık sektörü Kırgız Cumhuriyeti Ulusal Bankası (National Bank of Kyrgyz Republic-NBK) isimli Merkez Bankası ve 20 adet ticari banka ile yeniden yapılandırılmıştır. Bütçe içinde büyük bir maliyet unsuru olmasına rağmen hükümet tarafından iki aşamalı bir finansal reform uygulamaya konulmuştur. 1993-94 yıllarında bankacılık otoriteleri yeni uygulamaya konulan asgari sermaye gerekliliğini yerine getiremeyen küçük ve rekabet edebilirliği zayıf olan bankaları kapatma kararı almıştır. 1995-97 yıllarında bankacılık sektörünün denetimi sıkılaştırılmış ve güçlendirilmiş olup, yeni sistem ödeme güçlüğü çeken bankaların sektörden çekilmesine neden olmuştur. Uluslararası Para Fonu-IMF’e göre bankacılık sisteminin yeniden yapılandırılma süreci henüz tamamlanmamış olup bu süreç ancak bankaların yatırım finansmanında da merkezi rol oynayabildikleri zaman tamamlanabilecektir. Ancak 2001 yılında sektörün istikrara kavuşması amacı ile bazı borçlu bankaların kapatılmasına rağmen bankacılık sektörü yatırım finansmanında merkezi rol oynamaktan hala uzaktır.

Sermaye miktarının artırılması, tasarrufların bankalara çekilmesi, uzmanlaşmanın geliştirilmesi ve sektörü düzenleyen kanuni çerçevenin güçlendirilmesi için önemli ilerlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. 2002 bankaların sermaye miktarı %15 artarak 38,4 milyon $’a ve aktif büyüklüğünün %56 artarak 7,8 milyar Sum’a ulaşması ile birlikte sektör istikrara ulaşmıştır.

Son altı yılda uluslararası para piyasası faaliyetlerinde de önemli ölçüde büyüme gerçekleşmiştir. Bankalararası para piyasası da 1994-2001 yıllarında 10 kat büyümüştür. 1955 yılında ülkenin Menkul Kıymetler Borsası kurulmuştur. Ancak finansal kaynakların tahsisinde küçük bir rol oynamaktadır.

Bankacılık kanunları yabancı bankalar ve Kırgız bankaları arasında ayırım gözetmemektedir. Ülkede 18 ticari banka, 149 şube ile faaliyet göstermektedir. Demirbank, Bank of Asia ve Pakistan Milli Bankası Kırgız Cumhuriyetinde kayıtlı yabancı bankalardır. Bazı bankalar ise önemli miktarda yabancı ortaklık ile faaliyet göstermektedir. Bu bankalar, Asia Universal Bank (%70 yabancı sermayeli), Reidan Bank (%30 yabancı sermayeli) ve Aman Bank (%30 yabancı sermayeli) gibi bankaları içermektedir.

Kırgız Yatırım ve Kredi Bankası (The Kyrgyz Credit and Investment Bank-KICB) 2001 yılı ortalarında faaliyette bulunmaya başlamıştır. Sözkonusu banka ticari kredi sağlaması, batı tarzı bankacılık uygulamalarını yerleştirme, bankacılık sistemine yeni bankaların girmesini sağlama gibi hedeflerin gerçekleştirilmesi amacı ile kurulmuştur. Bankanın en önemli hissedarı Ağa Han Fonu’dur. Ağa Han Fonu, bankada %30 hisseye sahiptir. Diğer hissedarlar ise her biri %20 paya sahip olan IFC, EBRD ve Alman Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Bankası ve %10 paya sahip olan Kırgız Hükümetidir.

1999-2001 yılları arasında İnsan Bank, Akıl Invest Bank, Bişkek Bank, Maksat Bank, Kramds Bank, Mercury Bank ve Kurtuluş Bank iflas etmiş ve işlemlerini askıya almıştır. Kramds Bank Merkez Bankası’nın özel yönetimi altına alınmış olup, Bankanın incelemesi altındadır. İflas eden diğer bankalar ise kapatılmıştır.
Hizmetler

1998 yılından bu yana finansal hizmetlerin de dahil olduğu hizmet sektörünün GSYİH’ya katkısı tarım sektöründen fazla olmaktadır. Sektörün GSYİH’ya katkısı 2002 yılında %40 olmuştur. Hükümetin liberalizasyon politikası çok sayıda aile işletmesinin neredeyse tamamının ticaret ve catering sektöründe faaliyet göstermeye başlamasını sağlamıştır.

Diğer BDT ülkelerinde olduğu gibi turizm altyapısının yeterli miktarda yabancı yatırım çekememesi, sektörün büyümesi önündeki en önemli engel olarak ortaya çıkmaktadır. Bişkek’teki ilk beş yıldızlı otel 2001 yılında açılmıştır.

EKONOMİDE LİBERALİZASYON ÇALIŞMALARI ve ÖZELLEŞTİRME

Ülkede uygulanan ekonomik reform programına pek çok kesimden muhalefet bulunmasına rağmen Kırgızistan Cumhuriyeti’nin uyguladığı ekonomik reform programı diğer Merkezi Asya Cumhuriyetleri’ne göre önemli ölçüde gelişme göstermiştir. Bağımsızlığı izleyen yıllarda ekonomik reform niteliğinde bir dizi karar alınmıştır. Ülke, 1998 yılı ekim ayında DT֒ye üye olmuştur. 1993 yılında Sum, yeni para birimi olarak kabul edilmiştir. IMF ile 1994 yılında imzalanan yeniden yapılanma programı çerçevesinde bütçe ve enflasyon hedefleri belirlenmiş olup, fiyat serbestisinin sağlanması ve sübvansiyonların kaldırılması kararlaştırılmıştır.

Toprak mülkiyeti yabancılar için sözkonusu değildir. 1998 yılı ekim ayında yapılan referandum öncesinde Kırgız vatandaşları için de arsa satın alma hakkı bulunmamakta iken, sözkonusu referandum sonrasında Kırgız vatandaşlarına bu hak tanınmıştır. Öte yandan, yabancı kişilerin toprak, bina, konut ya da fabrika kiralaması üzerinde yasak ya da kısıtlama bulunmamaktadır.

1995 yılında orta ölçekli işletmelerin özelleştirilmesi programı başlamış ancak özelleştirme 1997 yılında yolsuzluk suçlamaları nedeniyle yarım kalmıştır. Orta ölçekli firmaların %60’ının özelleştirmesi tamamlanabilmiştir. 1998 yılında hükümet özelleştirme programının üçüncü ve son aşamasını başlatmıştır. 1997 yılında ikinci aşamanın askıya alınmasından sonra başlatılan üçüncü aşama, yavaş ilerlemekte olup tamamlanma aşamasından henüz oldukça uzaktadır.

2002 yılında hükümetin, 41 işletmenin satışını açıklamasına rağmen, stratejik olarak değerlendirilen işletmeler hala devlet elindedir. Özelleştirmesi tamamlanan 41 işletmenin devlete sağladığı gelir yaklaşık 1,3 milyon ABD dolarıdır. 2002 yılı kasım ayında hükümet dört stratejik işletmenin özelleştirilmesini onaylamıştır.Sözkonusu işletmeler Kırgıztelekom, Kırgız Air, Kırgız Gaz ve Kırgız Enerji şirketine bağlı dört dağıtım şirketidir. Bu şirketlerin satılamaması ve neticede özelleştirme programının gecikmesi özelleştirme karşıtlarının faaliyetlerinden ve dış yatırımcıların ilgi eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

Sektörler İtibarı ile Özelleştirilen İşletme Sayısı

 

 

1996

1997

1998

1999

2000

2001

2002

Toplam

327

177

175

146

168

88

102

İmalat Sanayi

23

46

3

4

8

-

14

Hafif Sanayi

1

-

1

1

-

-

-

Gıda Sanayi

4

-

1

1

1

-

1

Makine ve Metal İşleme

1

2

-

-

-

-

-

İnşaat Malzemeleri

2

2

-

-

-

-

-

Diğer

15

42

1

2

7

-

13

Tarım

10

1

1

3

5

1

11

İnşaat

39

5

15

23

24

6

12

Ulaştırma

7

14

4

4

2

-

5

Toplumsal Hizmetler

15

6

16

3

2

1

-

Ticaret ve Catering

87

15

11

4

9

8

-

Araç-Gereçler

6

59

2

2

2

-

-

Kamu Hizmeti

23

8

36

28

24

3

3

Sağlık, Spor ve Sosya Güvenlik

7

-

6

23

22

10

4

Eğitim

2

3

7

3

6

1

-

Kültür ve Sanat

7

3

7

10

9

4

1

Bilim ve Bilimsel Araştırma

-

-

-

-

-

-

-

Diğer

101

16

67

39

55

54

38


Kaynak: KırgızUlusal İstatistik Komitesi

Özelleştirme Şekli İtibarı ile Özelleştirilen İşletme Sayısı

 

 

1996

1997

1998

1999

2000

2001

2002

Toplam

327

177

175

146

168

88

102

Anonim Şirkete Dönüştürülmüş İşletme

75

124

31

20

12

1

14

Satılmak Üzere Kiralanan İşletme

21

2

9

7

28

2

16

Ticari Rekabet Yolu ile Satış

51

5

30

5

1

6

30

Ortak Yatırım Şirketine Dönüştürme

9

4

10

6

5

1

3

Çalışanlara ya da şahıslara satışlar

91

36

64

98

105

76

29

Açık Artırma ile Satışlar

80

5

31

10

17

2

10


Kaynak: KırgızUlusal İstatistik Komitesi

YABANCI YATIRIMLAR

Kırgızistan hükümetinin yabancı yatırımlar konusundaki hedefi ülkeyi merkezi Asya ülkeleri içinde yatırımlar yönünden cazibe merkezi haline getirmektir. Ülkenin yatırım ortamını geliştirmek üzere ekonomik, yapısal ve kanuni reformları içeren bir program uygulamaya konmuştur. Ancak Kırgızistan’ın son on yıl süresince ülkeye çektiği doğrudan yabancı yatırımlar, ürün bakımından çeşitli olmayan ihracat ürün profilini ve ekonomisinin altın satışlarına yüksek düzeydeki bağımlılığını yansıtmaktadır. Ülkenin toplam doğrudan yabancı yatırım stoğunun büyük çoğunluğu 1990’lı yılların ortalarından itibaren Kumtor altın madeninin geliştirilmesi amacı ile ülkeye giren yabancı yatırımlardan oluşmaktadır. Diğer sektörler yabancı yatırımlarda önemli artış kaydedememiştir. 1990’lı yılların ikinci yarısında ülkeye giren doğrudan yabancı yatırımların neredeyse tamamı altın sektörüne olmuştur. Kumtor’daki inşaatın 1999 yılında sona ermesinden bu yana ülkeye çok sınırlı miktarda doğrudan yabancı yatırım girişi olmuştur. 2000’li yıllarda Rusya ülkedeki varlığını büyüten birkaç ülkeden biri olmuştur. Kırgızistan Başbakanının yaptığı bir açıklamaya göre Rusya, 2002 yılı sonlarından bu yana ülkede iki adet büyük üretim tesisi satın almış olup, aluminyum ve kalay üretimi alanında da yatırım olanaklarını araştırmaktadır.

1998 yılı Eylül ayı tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile ülkenin Yabancı Yatırımlar ve Ekonomik Kalkınma Komitesi kurulmuş olup bu çerçevede yapılan uygulamalar ile yabancı yatırım mevzuatının kolaylaştırılması ve geliştirilmesi amaçlanmıştır.

Yabancı yatırımlar Kırgız Yabancı Yatırım Kanunu altında düzenlenmektedir. Ekonominin tüm sektörleri yabancı yatırımlara açıktır. Ayrıca %100 yabancı sermayeli yatırımlara da tüm sektörlerde izin verilmektedir. Başka bir deyişle Kırgız ekonomisinde hiçbir sektör yabancı yatırımlara kapalı olmayıp, yatırımların mutlaka bir Kırgız partnerle ortak yatırıma gitmek suretiyle yapılması gerekmemektedir.

Yabancı Yatırım Kanunu, yabancı yatırımcılara önemli haklar ve öncelikler tanımaktadır. Buna göre yabancı yatırımcılar ulusal yatırımcılarla aynı hak ve prosedürlere tabidir.

Kırgız Yabancı Yatırım Kanunu yatırımcıların sermaye, hisse ve karlarını ülke dışına çıkarmalarını herhangi bir şekilde engellememektedir. Gelirlerin dövize dönüştürülmesi üzerinde de herhangi bir engel bulunmamaktadır.Yatırımcıların gelirlerini döviz cinsinden elde etmeleri serbest olup, Sum’a dönüştürme yükümlülükleri bulunmamaktadır.

Kırgızistan DT֒ye üye olan tek merkezi Asya ülkesidir. 1997 yılında değiştirilen Yabancı Yatırım Kanunu altındaki bazı hükümler DT֒nün sübvansiyonlar ve telafi edici vergiler ile ilgili TRIMs Anlaşması hükümlerine uygun şekilde değiştirilmiştir. Yabancı Yatırım Kanunu BDT ülkeleri için geliştirilen OECD modeli Yabancı Yatırım Kanununa dayanmakta olup ülkenin yabancı yatırım mevzuatını halihazırdaki uluslararası yatırım koruma uygulamalarına uyumlu hale getirmektedir. Özel şirketler karları üzerinden göreceli olarak düşük bir oran olan %30 oranında vergi ödemektedir. Bu uygulamalar çerçevesinde şirketler faaliyete geçtikleri ilk yılda vergilerden korunmaktadır. Ayrıca kurulacak fabrika ve üretim için gerekli malzeme ve ekipmanlar KDV’den muaf bulunmaktadır. İhraç kaydıyla üretilecek ürünlerin üretiminde kullanılan hammaddelerin temininde ödenen KDV’nin iadesi mümkündür.

Ülkede politik istikrarın sağlanmış olması; liberal ticaret rejimi; ekonomik reform programının başarı ile uygulanmaya deva
m etmesi; ülkede önemli doğal kaynakların bulunması; eğitimli ve düşük maliyetli insan kaynağı, düşük üretim maliyetleri Kırgızistan’a yatırımı cazip hale getirmektedir. Ülkede çok sayıda çok uluslu finansal örgütlerin bulunması yabancı yatırımcılara finansman kolaylıkları sağlamaktadır. Ayrıca ülkenin Afganistan yardımı sayesinde ABD ile gelişen ilişkileri de yabancı yatırımlara olumlu etkide bulunmuştur. DT֒ye üye olması Kırgızistan’ın ticaret rejimini liberalleştirmesini sağlamış ve ticareti artırıcı etki doğurmuştur. Öte yandan işletmeler üzerindeki önemli vergi yükü, yüksek düzeydeki bürokrasi, ülke ekonomisinin ithalata bağımlı olması Kırgızistan’ın yabancı yatırımcıları ülkeye çekmesinde olumsuz etki yaratmaktadır.

Kırgızistan Cumhuriyeti İstatististik Komitesi rakamlarına göre 2002 yılı itibarı ile ülkeye giren yabancı yatırımların toplamı 116 milyon ABD Dolarına ulaşmıştır. 2002 yılında gerçekleştirilen yeni yatırımlar toplam 11 milyon $’dır. 2002 yılında doğrudan yabancı yatırımların tutarında 2001 yılına göre %18,7 oranında artış gözlenmektedir. Doğrudan yabancı yatırımların sektörlere göre dağılımı şöyledir: gıda sanayi-%59, inşaat-%6, tekstil %4, nakliye ve komünikasyon-%4, makine-%3, kimya sanayi-%1. Madencilik, elektronik, hidro-elektrik enerjisi, deri işleme, ağaç işleme, mobilyacılık, gıda işleme, kültür turizmi, giyim ve mücevher sektörleri doğrudan yabancı yatırımlar için potansiyel arz eden sektörlerdir. Ulusal İstatististik Komitesi rakamlarına göre 2002 yılında ülkeye doğrudan yabancı yatırımda bulunan başlıca ülkeler sırası ile ABD (39,1 milyon $), Almanya (31,4 milyon $), Türkiye (30 milyon $), Kanada (25,7 milyon $), Güney Kore (11,7 milyon $)’dir.

1998-2002 döneminde bölgelere göre toplam yabancı yatırımların dağılımı şöyledir: Issık-Kul-37,4 milyon $ (%6,9), Bişkek-322 milyon $ (%59,6), Oş-95,8 milyon $ (%17,7), Celal-Abad 43,7 milyon $ (%8,1), Çui (Bişkek haricinde)-32,3 milyon $ (%6), Narin-5,2 milyon $ (%1), Batken-3,8 milyon $ (%7)

 

kaynak: www.igeme.gov.tr


 |    E-Pazarlama - Elektronik Pazarlama   |   İhracat Hizmetleri   |   Dış Ticaret Hizmetleri   |   Tekstil İhracat Hizmetleri   | 
 |   Global Pazarlama Hizmetleri   |   İnternetle Pazarlama Hizmetleri   |   Ülke Pazar Araştırmaları    | 

© 2004 Copyright By ihracathizmetleri.com.  All rights reserved.
Web Tasarım Firması