Ülke Pazar Araştırmaları

Japonya

Genel Ekonomik Durum

Kaynaklar ve Altyapı

Japonya nüfusu, Hokkaido adasında yaşayan ve sayıları 24 000 civarında olan Ainu'lar hariç homojen bir yapıya sahiptir. Bunun dışında ülkeye İkinci Dünya Savaşı sırasında işçi olarak getirilmiş ve bugün sayıları yaklaşık 700 000 olan Kore kökenli bir grup bulunmaktadır. Bu grup ancak 1970'li yıllarda diğer Japon vatandaşları ile eşit haklara sahip olabilmiştir. Japonya diğer OECD üyesi ülkelerde olduğu gibi yaşlı bir nüfusa sahiptir

Ortalama yaşam süresi erkeklerde 74, kadınlarda 84 yıldır. İyi beslenme, ve bakım yaşam süresini olumlu yönde etkilemektedir. Ancak hızla yaşlanan nüfus sağlık harcamalarının GSYİH içindeki oranını artırmaktadır.
Japonya'da iklim kuzeyden güneye çeşitlilik göstermektedir. Ülkenin %70'i yerleşime uygun olmayacak ölçüde dağlıktır. Bu nedenle arazi fiyatları son derece yüksektir.

Ülkedeki motorlu taşıt sahiplerinin nüfusa oranı 1970'de %22,1 iken 1999'da %82,5'e ulaşmıştır. Japonyanın doğal koşulları hava ve deniz trafiğini zorlaştırdığından kara yolu ulaşımı yoğunluk kazanmıştır. Bununla birlikte yüksek teknolojili hızlı tren taşımacılığı gelişmiştir. Kobe ülkenin en büyük limanıdır. Narita/Tokyo ve Kansai / Osaka, Kobe, Kyoto en büyük hava limanlarıdır. Japonya, ABD'den sonra dünyadaki ikinci büyük telekomünikasyon pazarıdır.

1970'lerdeki iki büyük petrol krizinden sonra Japonya hükümeti enerji koruma önlemlerine yatırım yapmıştır. Sonuçta 1980'ler boyunca sanayi sektöründeki enerji talebi hemen hemen değişmemiş, 1990'ların başında ise bir miktar düşmüştür. Ancak evlerde ve ulaşımda kullanılan enerji miktarı artmaya devam etmektedir.

Kalori değeri ve temizliği nedeni ile likid doğal gaz talebi giderek artmaktadır. Bu alandaki en büyük tedarikçi Endonezya'dır. Ülkedeki mevcut taş kömürü üretimi giderek azalmaktadır. İçinde bulunulan coğrafi koşullar nedeniyle ithal taş kömürü ülkede üretilen taş kömürüne kıyasla daha ucuza mal olmaktadır. Elektrik enerjisi fiyatları diğer OECD üyesi ülkeler arasında en pahalı olanıdır. Bunun nedeni ise çevresel önlemler, depreme dayanıklı santraller kurma zorunluluğu kısacası pahalı altyapıdır.
Savaş sonrası Japon Ekonomisi
Japonya'nın II. Dünya Savaşı sonrasındaki ekonomik başarısı; 1945-55 yılları arasında savaş sonrası zararın onarılması, 1972'ye kadar ki dönemde yaşanan hızlı büyüme, 1973'ten itibaren yaşanan yavaş fakat istikrarlı büyüme, 1978 petrol bunalımı ve 1980'lerin ortalarında Yen'in değer kazanmaya başlaması bunun getirdiği sorunlara yönelik önlemler şeklinde özetlenebilmektedir.

Savaş sonrası dönemde, Japonya ekonomisinde, bir demokratikleşme süreci yaşanmış, tarımda ve endüstride reformlar gerçekleştirilmiştir. Söz konusu dönemin sonlarına doğru ortaya çıkan Kore Savaşı sırasında Japonya, ABD için gerekli askeri malzemeyi üretmek suretiyle, 1951'den itibaren II. Dünya Savaşı öncesi ekonomik düzeyine ulaşmıştır. 1945-55 dönemi işsizliğin yoğun, enflasyonun yüksek, küçük işletme sahiplerinin sürekli iflas halinde olduğu bir dönem olmuştur.

1955 yılından itibaren Japon ekonomisi hızlı büyüme dönemine girmiş ve 1955-65 yılları arasında yıllık ortalama büyüme reel rakamlarla %9, 1965-75 döneminde ise %8 oranında gerçekleşmiştir.

Buna karşılık, 1955-73 döneminde ABD ve İngiltere'de %3, Almanya, Fransa, İtalya'da %5.6 oranında büyüme gerçekleşmiştir. Japonya yaklaşık 25 yıl içerisinde dünyadaki en yüksek büyüme hızına ulaşmış ve aynı zamanda batıda Gayri Safi Milli Hasılası en yüksek 7 ülke arasına girmeyi başarabilmiştir.

Hızlı büyüme döneminde sanayi üretimi hızla genişlemiş, 1973 yılı itibariyle Japonya, radyo, televizyon, gemi, taşıt araçları dünya talebinin %20'sini karşılar duruma gelmiştir. Bununla birlikte Japonya, çelik, bakır, çinko, kağıt, sentetik lif, çimento, suni ipekte dünya talebinin %10'unu, alüminyum, cam ve saatlerin %5'ini sağlamaktadır. 1957-70 yılları arasında tüketim 2 kat artmış, iç piyasa dayanıklı tüketim mallarında neredeyse doyum noktasına ulaşmıştır.

Bütün bunların gerçekleşmesinde;

1- Savaş sonrası demokratikleşme,
2- Özel sektör yatırımları,
3- Nitelikli işgücü,
4- Yüksek tasarruf eğilimi,
5- Gelişmiş teknolojileri hemen uygulayabilme esnekliği,
6- Yaygın ve yüksek eğitim standartları,
7- Düşük savunma harcamaları,
8- Sosyal, politik ve işgücü ilişkilerinde istikrar, önemli rol oynamıştır.

Ekim 1973'teki petrol krizi bu hızlı büyümeye son vermiştir. Bu tarihten sonra Japonya ekonomisi 1975-87 yıllarında istikrarlı bir şekilde %4 civarında büyümüştür. Büyüme yavaşlayınca ekonomide durgunluk başgöstermiştir. Ancak sanayide meydana gelen
teknolojik gelişmeler ve hizmetler sektörünün büyümesi, yavaş büyüme döneminde dahi ekonomide belirgin bir dinamizmin olduğunu göstermektedir.

1980'lerin ortalarında Yen'in değeri diğer dövizler karşısında yükselmeye başlamıştır. Bu durum, ithal hammaddelerini ucuzlatmış ve iç talebin belirgin bir şekilde harekete geçmesine neden olmuştur. Yen'in değer kazanması ve iç talebin hareketlenmesi, ekonominin tekrar gözden geçirilmesini gerekli kılmış, iç talebe yönelik bir ekonomik model hamlesi başlatılmıştır. Yükselen Yen, ithal hammadde fiyatlarını düşürürken, ihracata yönelik sanayilere zarar vermiştir.

Özellikle petrol fiyatlarının düşmesi iç piyasada istikrarı sağlamış, enflasyonist korkuları yenmiş, tüketimi ve yatırımları teşvik etmiş karşılığında arazi ve menkul değer fiyatlarının yükselmesi şeklinde kendini göstermiştir. Ayrıca bu dönemde lüks malların tüketimi de artmıştır.

1993 yılında ise Yen'in değer kazanması, iç talebin durması, yüksek üretim kapasitesi ve yeni endüstrilerin kurulamaması ekonomide durgunluğa yol açmıştır. Japon ihracat firmaları 1980'li yıllarda kurmuş ve genişletmiş oldukları deniz aşırı ülkelerdeki üretim tesislerinden olan ithalatlarını artırmışlardır.

Yen'in değer kazanması sonucu, sektörlere bağlı olarak özellikle Japonya'da üretilen bazı ara mallar arasında geniş fiyat farklılıkları olmuştur. Özellikle endüstriyel girdilerdeki büyük fiyat farklılıkları yerli üretimi denizaşırı üretim işlemlerine dönüştürme yeteneğine sahip firmaları zorlamaktadır.

Ekonomi Politikası

Japon ekonomisi savaş sonrası dönemde hızlı bir büyüme kaydetmiştir. Ancak Japon Yeni'nin hızla yükselmesi, bu arada yaşlanan nüfusla birlikte 1980'lerin sonunda iç talebin teşvik edilmesine yönelik önlemlerin artırılmasını gerektirmiştir. Son yıllarda hükümetin önündeki en önemli sorun Japon Yeni'nin yükselmesine de yol açan büyük miktarlardaki ticaret fazlalarıdır.

Ekonomi Politikası Oluşumunda Yer Alan Kuruluşlar

Maliye Bakanlığı
Ekonomik Planlama Bürosu
Uluslararası Ticaret ve Sanayi Bakanlığı
Japon Merkez Bankası- Para politikası ve yabancı piyasalara müdahaleden sorumlu
Adil Ticaret Komisyonu-Anti Tekel yasasının uygulanmasından sorumlu
Finansal Yeniden Yapılanma Komisyonu- Mali Sektörün denetiminden sorumlu
Japon Dış Ticaret Kuruluşu-JETRO- Başlangıçta Japonya'nın ihracatını
destekleme amacına yönelik olarak kurulmuş olmakla birlikte, bugün ithalatın ve denizaşırı yatırımların geliştirilmesine yönelik olarak çalışmaktadır.
Keidanren- Japon Ekonomik Kuruluşlar Federasyonu- Büyük iş çevrelerinin oluşturduğu bir grup.
Nikkeiren-Japon İşverenler Federasyonu- Özel sektör kuruluşları arasında ücret politikalarını koordine eder.

İkinci Dünya Savaşından sonra 1970'lerin başına kadar Japon ekonomisi yıllık ortalama %10 oranında büyümüştür. Büyüme 1980-85 döneminde yıllık ortalama %4 olarak gerçekleşmiştir. Eylül 1985'te Yen'in yükselmeye başlaması ihracat sektörünü olumsuz etkilemiş, Bunun sonucunda pek çok ihracatçı firma üretimini maliyetlerin daha düşük olduğu Güneydoğu Asya'ya taşımak zorunda kalmış ve ekonomik büyüme 1986 yılında %2,9 olarak gerçekleşmiştir.

Hükümet 1990'lı yıllarda mevcut dış ticaret fazlasını azaltmaya ve ithalatı artırmaya yönelik çeşitli dışa açılma önlemleri almıştır. Bu dönemde 1985 sonrası Yen'in aşırı değerlenmesinin ortaya çıkardığı sakıncalar giderilmeye çalışılmış ancak önemli bir aşama kaydedilememiştir. Diğer gelişmiş ülkelerdeki kadar olmamakla birlikte işsizlik giderek artmaktadır.

Tüketiciler kendilerini daha fakir hissetmekte bu durum tüketim isteğini etkilemektedir. Düşük iç talep ve nispeten yüksek Yen paritesi fiyatlar üzerinde aşağıya doğru baskı yapmaktadır. Yerel ekonominin güçsüzleşmesi büyümeyi ve ücret artışlarını da olumsuz etkilemektedir. Son dönemde önemli ölçüde durgunluk yaşanan ülkede 2003 yılında ekonomik büyüme %2,5 oranında gerçekleşmiştir.

Sanayi Politikası

Japonya'nın endüstriyel yapısında yıllar itibariyle önemli değişiklikler olmuştur. Örneğin, Japonya'nın savaş sonrasında ekonomisini toparlamasında büyük payı olan kömür sanayii bugün daha önemsiz bir role sahiptir. Benzer olarak bir dönemin ana sanayi kollarından biri olan tekstil, gemi, inşaatı, kimyasallar, çelik ve alüminyum da önemini yitirmekte, bunlar yerlerini hızla elektrikli makinalar, otomobil, elektronikler ve benzeri yüksek teknoloji ürünlere terk etmektedir. Diğer önemli sektörler ise bankacılık, sigorta hizmetleri ve iletişimdir. Dağıtım alanında süpermarket ve indirimli satış mağazaları zincirleri oluşmuştur.

Japon sanayi politikasının temelini serbest rekabetin geliştirilmesi için tekeller vb. gibi ticarette haksız uygulamaların engellenmesine yönelik tedbirler oluşturmaktadır. Bu konunun düzenlenmesi "Anti Tekel Yasası" ile Adil Ticaret Komisyonu'na (Fair Trade Commission) verilmiştir. Bu yasa ile sanayi kartelleri yasaklanmıştır. Ancak, anti-resesyon kartellerine (özellikle fiyat destek kartelleri) fiyatların dalgalanmasını önlemek için kısmi olarak hassas olan sanayilerde izin verilmiştir. Aynı zamanda pek çok firmaya anti-tröst kanunlarından özel muafiyet sağlanmıştır. Japonya'nın sanayi politikası Uluslararası Ticaret ve Sanayi Bakanlığı-MITI tarafından yönlendirilmektedir. Bu bakanlık, çalışmalarını Japon özel sektörü ile sıkı bir işbirliği içinde yürütmektedir.

Başlıca sektörler

Çelik Sanayi: Japonya önemli bir çelik üreticisi ülkedir. Japonya'nın önemli bir çelik üreticisi ülke olması, otomotiv ve makina sektörlerinin gelişmesine olanak sağlamıştır.
Elektronik Sanayi: Elektrik ve elektronik techizat üretimi Japonya'nın başta gelen sanayi dalıdır. Bu alandaki seri üretimi (TV, video, radyo, P.C., bilgisayarlar, bilgi işlem, telekomünikasyon ürünleri) gerçekleştiren firmalar aynı zamanda elektronik devriminin yaratıcıları olmuşlardır. Söz konusu ürünlerde Japonya piyasası da bir doyuma ulaşmış bulunmaktadır. Bu alanda tüketicilerin en önemli tercihi yeni teknolojiler olmaktadır. Benzer olarak faks cihazları, kelime işlemciler (word-processors) giderek daha yaygınlaşmaktadır. Japon firmalarından Sony ve Matsushita elektronik tüketim mallarında, NEC ve Fujitsu, haberleşmede, Hitachi, Toshiba ve diğerleri, elektronik ev eşyalarında ve bilgi işlem teknolojisinde uzmanlaşmışlardır.
Otomotiv Sanayi: Japonya binek otomobilleri üretiminde de dünyada ilk sırayı almaktadır. Otomotiv sanayii, Japonya'nın ihracatında büyük paya sahiptir. Toyota ve Nissan ABD'li üretici GM'le (General Motors) birlikte dünyadaki en büyük 3 üretici arasında yer almaktadır. Mazda ve Honda ise yılda 1 milyondan fazla üretime sahip bulunmaktadırlar. Son zamanlarda Japon firmaları denizaşırı ülkelerde yatırımlar yapmak suretiyle bu konuda ortaya çıkan anlaşmazlıkları ortadan kaldırmayı hedeflemektedirler. Bu çaba aynı zamanda Japonya'nın toplam ihracatının azalmasını da etkileyecektir.
Yüksek Teknoloji Ürünleri: Japonya, 1960'lı yıllarda üretimini yüksek teknolojili ürünlere kaydırmaya çalışmış, 1973'deki petrol krizi ise bu alana kayışın temel hızlandırıcısı olmuştur. Elektronikteki ilerlemeler bu alandaki çalışmaların temelini oluşturmuştur. Daha sonraki gelişmeleri mikrobilgisayar uygulamaları, P.C'ler, word processor'lar, faks gibi ofis makinaları ile birlikte endüstriyel robotlar, bilgisayar yardımı ile gerçekleşen çizimler ile üretim oluşturmaktadır. Japonya dünyada endüstriyel robotları otomotiv, elektronik araç gereç ve diğer fabrikalarda üretim sırasında kullanmaya başlayan ilk ülkedir.

Dijital elektronik tasarımların, televizyon, müzik setleri, kamera ve diğer dayanıklı tüketim malları üretiminde yaygınlaşması, mikrobilgisayar teknolojisine dayalı ürün kalitesinin gelişmiş bir düzeye ulaşmasına neden olmuştur.

Teknolojik gelişmeler, üretimde kullanılan materyallerin de gelişmesine yol açmıştır. Gelecek yıllarda, yeni alaşımlı değişik maddelerle üretime geçilmesi de beklenmektedir. Bununla birlikte yeni teknolojiler sadece üretimde değil, genetik mühendisliği, biyoteknoloji, tarım, eczacılık alanları gibi bilimin diğer alanlarında da yaygın bir şekilde kullanılabilecektir.
Dünya Ekonomisi ve Gelecekte Japonya
1980'lerin ortalarında dünyada yabancı yatırımlar hızla artmış ve bu durum dünya ticaretini etkilemiştir. Yabancı yatırımlardaki artışın, kuruluşların kendi firmaları arasında ticarete de artırıcı yönde etkisi olmuştur. Çok uluslu şirketler yatırımlarının dünyaya yayılması konusunda ciddi bir rekabete girmişlerdir. 1994 yılında sona eren Uruguay Round görüşmeleri çok uluslu şirketlerin faaliyetleri ile ilgili daha geniş bir çalışma alanı önermektedir.

Bu gelişmeler çerçevesinde Doğu Asya, Japon şirketleri açısından büyümenin merkezi kabul edilmektedir. Söz konusu bölge sadece ihracata dayalı düşük maliyetli üretim yaptırmak için değil, aynı zamanda AR-GE faaliyetleri yönünden de anlam ifade etmektedir. Bu arada Japon iç talebinin karşılanması, yeni endüstrilerin geliştirilmesi, önemli konular arasında yer almaktadır. Japonya, prensip olarak ekonomik sistemini endüstriyel üretimin geliştirilmesi hususunda reforme etmektedir. Bunu 3 şekilde gerçekleştirmeyi hedeflemektedir.

1. İthalatın ve yabancı yatırımların artırılması, üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve kusursuz yönetim kaynaklarının sunulması yoluyla üretimin geliştirilmesi,
2. Piyasaya giriş kurallarının kolaylaştırılması,
3. AR-GE faaliyetlerinin kuvvetlendirilmesi, kaliteli işgücü sayısının artırılması,

Ayrıca, Japon hükümeti serbest ticaret ve yatırımların gelecekteki gelişimi konusunda diğer ülkelerin hükümet ve kuruluşları ile Uruguay Round kararları çerçevesinde işbirliği yaparak uluslararası ticarete katkıda bulunmayı da hedeflemektedir
Karşılaştırmalı Ekonomik Göstergeler-2003

 

 

Japonya

ABD

Almanya

Çin

GSYİH (milyar $)

4305,2

10984

2374,9

1471,8

GSYİH/kişi

33842,3

37831

28856,7

1136,3

Tük.Fi.Enf.% ortalama

-0,3

2,3

1,1

1,2

Cari işl.dengesi (milyar $)

136,2

-540,7

39,8

32,2

İhracat (milyar $)

448

714,5

696,9

436,1

İthalat (milyar $)

342,3

1260,4

585

397,4

GSYİH?nın %?si olarak dış ticaret

18,4

18

54

56,6


Kaynak: Economist Intelligence Unit, Country Profile Japan 2004

2003-2004 Döneminde Japonya

2003 yılında %2,5 büyüyen GSYİH'nın 2004 yılında %3,9 büyümesi beklenmektedir. 2005 ve 2006 yıllarında ise büyümenin sırasıyla %1,6 ve %1,3 olması beklenmektedir. Tüketici talebinin ve şirket yapılarının zayıf olması nedeni ile durgunluk sürecinin devam etmesi beklenmektedir. 2003 ticaret fazlası 106,4 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

Önümüzdeki dönemde Çin'den kaynaklanan ihracat talebi, azalan ABD talebini bir ölçüde dengeleyecektir. Yakın dönemde, mevcut dış ticaret fazlası ve dengesinin büyümeye olumlu bir etkide bulunması beklenmemektedir. 2003-2004 döneminde özel tüketimin zayıf kalmaya devam etmesi beklenmektedir. İşsizlik oranı %5'i geçecektir. Bu oran Japonya için çok büyük bir yüzdedir. Diğer taraftan ücretlerde herhangi bir artış olmaması ya da yer yer düşüşlerle karşılaşılması iç talep artışını etkilemektedir.

Sermaye piyasalarındaki zayıflama ise tasarruf eğilimini artırmaktadır. 2002 yılında %-0,9 olan tüketici fiyatları enflasyonu 2003 yılında %-0,3 olmuştur. 2004, 2005 ve 2006 yılları itibarıyla sırasıyla %-0,1, %0,2 ve %0,7 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. Bu tablo karşısında firmaların pazar paylarını korumak amacı ile fiyatlarını düşürmeleri gerekmektedir. Ancak bu durum hizmetler sektöründe ücretlerin düşmesine yol açacak ve deflasyonu körükleyecektir.

2002 yılında 1 dolar ortalama 126 yen iken, 2003 yılında 1 dolar: 116 yen ve 2004 yılında 1 dolar: 108 yen olmuştur. 2005 ve 2006 yıllarında 1 Doların 100 Yen civarında olması beklenmektedir. Önümüzdeki iki yılda GSYİH'nın %3,2'sine karşılık gelen büyük cari işlemler açıkları oluşacaktır. Ticaret fazlası bir miktar artacaktır. Sıkılaşan iç talep ithalat artışını "olumlu" yönde etkileyecektir. Özetle Japon ekonomisi ciddi bir durgunluk yaşamaktadır. Bu durumda önümüzdeki yıllarda önemli bir aşama kaydedilmesi beklenmemektedir.
 

kaynak: www.igeme.gov.tr


 |    E-Pazarlama - Elektronik Pazarlama   |   İhracat Hizmetleri   |   Dış Ticaret Hizmetleri   |   Tekstil İhracat Hizmetleri   | 
 |   Global Pazarlama Hizmetleri   |   İnternetle Pazarlama Hizmetleri   |   Ülke Pazar Araştırmaları    | 

© 2004 Copyright By ihracathizmetleri.com.  All rights reserved.
Web Tasarım Firması