2.1. Genel
Ekonomik Durum
Tablo2:
Ekonomik Projeksiyon
| |
2003a |
2004b |
2005c |
2006c |
| Reel GSYİH artış oranı |
1.3 |
4.3 |
4.1 |
4,0 |
| Sanayideki büyüme |
-0.6 |
55 |
4.4 |
4.8 |
| Tarımsal büyüme |
-12.4 |
4.8 |
1.2 |
1.8 |
| İşsizlik oranı |
10.7 |
10.3 |
9.6 |
8.9 |
| Enflasyon (yıl sonu,
tüketici fiyatlarıyla) |
-1.9 |
1.2 |
1.9 |
2.3 |
| Bütçe dengesi (Yurt İçi
Hasılanın yüzdesi) |
-5.5 |
-3.9 |
-3.5 |
-3.0 |
| Kısa dönem faiz oranı
|
10.7 |
7.4 |
7.1 |
8.0 |
| Mal ihracatı (fob)
(milyar dolar) |
30.1 |
36.0 |
40.5 |
44.2 |
| Mal ithalatı (fob)
(milyar dolar) |
32.3 |
38.5 |
43.2 |
46.6 |
| Cari İşlemler Dengesi
(milyar dolar,) |
0.1 |
0.1 |
-0.1 |
-0.4 |
| Dış borç (yıl sonu,
milyar $) |
71.0 |
73.5 |
77.0 |
7.2 |
| Döviz kuru (yıllık; YİŞ:dolar) |
4.55 |
4.48 |
4.35 |
4.61 |
a;gerçekleşen,
b; EIU hesaplamalarına göre c;EIU tahmin
Kaynak: EIU- Economist Intelligence Unit, Israel, Country Report,
Mart 2005
11 Eylül 2001
yılında ABD'ye yapılan terörist saldırı, global ekonomiye
ilişkin yapılan öngörüleri daha da karamsar hale getirmiş ve
İsrail ekonomisini de etkilemiş bulunmaktadır. İsrail'in yüksek
teknoloji içeren sektörlerine yatırım kaynağı ve başlıca ihracat
pazarları; ABD ve AB ülkeleri olduğu için, politik
istikrarsızlık ve ABD ekonomisinde yaşanan daralma, İsrail'in
2001 ve 2002'de reel GSYİH büyüme oranının negatif olmasına
neden olmuştur. 28 Ocak 2003 tarihinde yapılan genel seçimlerin
ardından koalisyon hükümetinin kurulmasıyla birlikte, politik
istikrarsızlığın sona ermesi beklenmesine rağmen koalisyon
hükümetinin 2005 bütçesini geçirememesi, kendi aralarındaki
güvenlik konusundaki anlaşmazlıkları ve Gazze Şeridi Planı
uygulamaları hükümette kırılmalara yol açmış olup, bunun
sonucunda erken seçim beklenmektedir. 2004 yılı için reel GSYİH
büyüme oranı %4.3 olarak tahmin edilmektedir.
İsrail komşusu ülkelerle karşılaştırıldığında farklı ve gelişmiş
bir ekonomiye sahiptir. İsrail, tekstil gibi geleneksel
endüstrilerin yanı sıra elektronik gibi alanlarda da son
yıllarda önemli başarılar göstermiştir.
Söz konusu başarının kaynağı yüksek eğitim düzeyi ve savunma
konularındaki Ar-Ge faaliyetlerine yapılan büyük yatırımlardır.
Hizmetler sektörü özellikle finans sektörü ve turizm sektörü
İsrail ekonomisinde önemli yer tutmaktadır. Bölgede yaşanan
istikrarsızlık turizm açısından da olumsuz bekleyişlere neden
olmuştur.
2.2. Ekonomik
Performans
İsrail'in bugünkü
ekonomik yapısını belirleyen en önemli unsurlar, iç pazarın
küçüklüğü nedeniyle ihracata yönelme zorunluluğu, suyun az
olması nedeniyle tarım teknolojisini geliştirme gerekliliği ve
kalifiye Musevi işgücünün İsrail'e göçü olmuştur. Bu nedenle,
teknolojinin birçok alanında önemli gelişmeler kaydedilmiştir.
Tablo3: Net
Yurtiçi Hasılanın Sektörsel Dağılımı (%, faktör maliyetleri
açısından)
| SEKTÖRLER |
1999 |
2000 |
2001 |
2002 |
2003 |
| Tarım, Ormancılık ve
Balıkçılık |
1.7 |
1.5 |
1.7 |
1.6 |
1.5 |
| Sanayi, Madencilik |
16.3 |
16.5 |
15.4 |
15.3 |
15.1 |
| İnşaat, elektrik ve su |
7.2 |
6.5 |
6.2 |
6.2 |
6.4 |
| Kamu Hizmetleri |
20.1 |
19.8 |
21.1 |
21.5 |
20.9 |
| Ticaret ve özel hizmetler
|
29.4 |
30.2 |
30.1 |
29.2 |
30.0 |
| Bankacılık( işlem
maliyetleri) |
-1.4 |
-1.4 |
-1.6 |
-2.1 |
-2.8 |
| Nakliye, depolama ve
haberleşme |
7.5 |
7.3 |
7.2 |
6.9 |
7.2 |
| Çeşitli sektörlerdeki
sübvansiyonlar |
n/a |
n/a |
n/a |
n/a |
n/a |
| İstatistiki hata |
-0.2 |
1.4 |
0.8 |
0.4 |
1.0 |
a: Yeni seriye
göre ekonomik faaliyetlerin revize edilmiş hali, n/a:veri yok
Kaynak: EIU- Economist Intelligence Unit, Israel, Country
Profile, 2004
2.3. Sektörel
Durum
2.3.1.Tarım
Tarım sektörü
toplam üretimde az bir paya sahip olmakla birlikte hükümet
müdahalesinin ve dolayısıyla sübvansiyonların en yoğun olduğu
sektördür. GATT anlaşması ile birlikte bu alandaki yoğun koruma
ve sınırlamalar minimumda tutulmaya çalışılmaktadır. Tarım
sektörünün toplam üretimi 2003 yılı için 1.7 milyar dolar olarak
gerçekleşmiştir.Önceki yıllara göre küçülme göstermiş, GSYIH'
deki oranı %1.5 düşmüştür.
İsrail'de arazinin yaklaşık % 25'i tarıma elverişlidir. İsrail
kurulduktan sonra askeri sorunlara öncelik verilmiş bunun yanı
sıra üretiminde kendine yeterli olması da önem taşımıştır.
İsrail'de kendine yeterli düşük verimlilik tipi tarımsal
üretiminden, pazara yönelik özelliği bulunan tarıma doğru
çarpıcı bir değişiklik olmuştur. Göçmenlerin tarım kesiminde
istihdam edilmesi, tarımsal ihracatın özendirilmesi bir devlet
politikası haline gelmiştir. Karma ve kolektif çiftçilik
tarımının geliştirilmesi ve tarım kooperatiflerinin
değerlendirilmesi bu politikaların önemli parçasıdır.
Tablo4:
Tarımsal Üretim (ton)
| |
1999 |
2000 |
2001 |
2002 |
2003 |
| Buğday |
15 000 |
64 300 |
135 000 |
175 000 |
195 000 |
| Pamuk ve keten |
63 955 |
42 500 |
57 800 |
47 500 |
45 600 |
| Sebzeler |
1 106 064 |
1 073 090 |
937 883 |
1 041 782 |
1 073 192 |
| Patates |
345 619 |
319 021 |
350 488 |
330 316 |
354 046 |
| Kavun |
241 592 |
225 402 |
216 724 |
213 156 |
201 630 |
| Turunçgiller |
602 230 |
644 948 |
626 863 |
424 566 |
n/a |
| Diğer Meyveler |
462 561 |
539 781 |
579 243 |
591 118 |
489 029 |
| Yumurta (bin adet) |
1 357 763 |
1 332 629 |
1 264 184 |
1 339 189 |
1 423 496 |
| Sığır Eti |
23 501 |
26 590 |
25 544 |
32 282 |
35 343 |
| Kümes Hayvanları Eti |
351 839 |
353 128 |
384 396 |
380 521 |
376 807 |
| Balık |
10 637 |
15 807 |
17 625 |
19 174 |
20 078 |
| İnek Sütü (milyon litre) |
1 132 |
1 132 |
1 171 |
1 154 |
1 122 |
Kaynak:İsrail
İstatistik Bürosu, EIU- Economist Intelligence Unit, Israel,
Country Profile, 2004
İsrail'in gıda
üretiminde kendine yeterli olmasına rağmen devletin bu kesime
sık sık müdahale etmesi, tarımda ekonomik etkinliği olumsuz
yönde etkilemektedir. Tarımsal üretimde büyük bir değişim
yaşanmış; ilkel yöntemlerden, modern sulama ve kooperatif
düzenine dayanan yöntemlere geçilmiştir. Bu yapının temelini
Kibbutz ve Mosavlar oluşturmaktadır. Sektörün en önemli sorunu
sürekli borçlanma olup, 1987 yılından bu yana birikmiş borç
miktarı 4 milyar dolara aşmıştır.
Tarımsal gelişimi engelleyen en önemli unsur susuzluktur. Bu
soruna yönelik olarak su tüketimi ile arzını düzenleyecek ve
kontrol edecek aynı zamanda da ulusal su projesini uygulamak
üzere bir " Su İdaresi" kurulmuştur. Su projesinin hedefleri
arasında, Ürdün Nehri ile kuzeyden güney Judeq ve Negev'e kadar
olan su kaynaklarından önemli ölçüde su sağlamak, kıştan yaz
sezonuna kadar fazla suyu depolamak, çeşitli bölgeler arasında
su arzını düzenlemek vardır. Ulusal su projesinin temeli
Tiberias Gölü'nden Tel Aviv yakınındaki Rash Hoayin'e ulaşan ana
kanaldır. Deniz suyunu kullanabilir bir duruma getirebilmek için
Eliat ve öteki bazı yerlerde küçük işletmeler kurulmuştur. Negev
yöresinde, çöl tarımı için, yeraltından çıkarılan bir türlü
tuzlu su kullanılmış ve bazı önemli başarılar elde edilmiştir.
İsrail'in tarım ürünleri arasında buğday, arpa, mısır, patates,
yerfıstığı, pamuk, bitkisel yağlar ön sıralarda gelmektedir.
Ayrıca, Akdeniz'e özgü meyve ve sebze türleri de yetiştirilmekte
olup, bunlardan özellikle portakal, domates ve greyfurt önem
taşımaktadır. Önceki yıllara bakıldığında turunçgiller ülkenin
önemli ihraç kalemleri arasında olmasına rağmen son yıllarda
narenciye üretimine ayrılan arazilerde görülen azalış üretimi de
olumsuz etkilemiştir.
Çiçekçilik ürünlerinin ekimine olan ilgi son yıllarda oldukça
artmış, bu konuda büyük bir ihraç potansiyeli yaratılmıştır.
İsrail'de yetiştirilen çiçeklerin önemli bir bölümü özellikle AB
pazarına ihraç edilmekte olup, ülkeye döviz geliri
sağlamaktadır. Bir devlet kuruluşu olan "Çiçek Pazarlama Odası"
paketleme tesislerinin sayısını önemli ölçüde artırmış ve
modernleştirmeye yönelik, büyük yatırımlar yapmıştır.
Tarımsal
Ekipmanlar Sanayii
Tarımsal ekipman
sanayiinde üretim dalı olarak sulama sistemleri en önemli yere
sahiptir. İsrail şirketleri bu alanda yurt dışında yatırım ve
joint- venture ilişkileri kurmakta ve sulama sistemlerine olan
global ihtiyacın büyük bölümünü karşılamaktadırlar. Otomatik
sulama kontrolü ve sulama hattına bağlanan otomatik gübreleme
sistemleri bu alandaki ihracatın en önemli kalemlerini
oluşturmaktadır.
2.3.2. Sanayi
İsrail'in
sanayisi, 1990'lı yıllardan itibaren askeri alandan sivil alana
kaymıştır. Yabancı sermayenin; Intel ve Motorola'nın büyük
yatırımları bu değişimin en önemli faktörüdür. 1996'dan itibaren
yüksek teknolojiye sahip alanların gelişmesinde de yabancı
sermayenin büyük rolü olmuştur. Aynı süreçte, tekstil gibi
geleneksel endüstriler de artan bir rekabet ve koruyucu
engellerle karşı karşıya gelmiştir. Tekstilde, Ürdün ve Mısır
gibi komşu ülkelerle yaşanan rekabette işgücü maliyeti İsrail
açısından negatif bir özellik arz etmiştir.Bu yüzden tekstil
sektöründe ki firmalar yerel üretim yerine ithalata yönelmiştir.
İsrail'de Ar-Ge sektörü ihracatı sürükleyen ve firmaların
rekabet gücünü artıran en önemli unsurdur. 1990-2000 yıllarında
özel sektörün Ar-Ge harcamaları %80 oranında artmıştır.Sadece
2002 yılında bile %22 artan Ar-Ge harcamaları 2004 yılı
GSYİH'sının %4 kadarını oluşturmakta ve bu konuda İsrail dünyada
ilk sırayı almaktadır. Hükümet tarafından yapılan yıllık Ar-Ge
harcamaları 1990-2000 yılları arasında 100 milyon $'dan 500
milyon $'a yükselmiştir.
Yazılım firmaları; veri tabanı yönetimi, eğitim yazılımları,
İnternet'e ilişkin yazılımlar, anti-virus koruma ve güvenlik
sistemleri alanlarında rekabet gücü oldukça yüksek olan İsrail,
fiber-optik, elektro-optik kontrol sistemlerinde dünya
lideridir.
İsrail'e göç edenlerin sahip olduğu yüksek teknik bilgi düzeyi
ve yaratıcılık gücü, endüstriyel üretimin, bilimsel yaratıcılık
ve teknolojik buluşlara dayanan yüksek katma değerli mallardan
oluşmasını sağlamıştır. İsrail endüstrisi elektronik, havacılık,
haberleşme, gıda üretimi, bilgisayar, güneş enerjisi, elmas
işleme, bioteknoloji, kimyasallar ve tarım endüstrisini içeren
yüksek teknolojiye dayanmaktadır. Firmalar uluslararası
standartlara göre küçük ölçekli olmalarına rağmen, kendi
alanlarında dünya teknoloji liderleri arasındadırlar. Yerli
endüstrinin gelişmesini sağlamak amacıyla uzun süre belirli
sanayi dalları dış rekabete karşı korunmuştur.
Yatırımı teşvik etmek, yabancı sermaye girişlerini hızlandırmak
üzere 1950'de çıkarılan ve 1959, 1967 ve 1977'de yeni ilave
düzenlemelerle geliştirilen bir kanunla İsrail'de bir
"Yatırımları İdare Merkezi" kurulmuştur. Bu merkez, endüstriyel
potansiyelin geliştirilmesine yönelik projelerin onaylanmasına
doğal kaynakların rantabl kullanılmasına, özellikle gelişme
bölgelerinde yeni iş olanaklarının yaratılmasına ve yeni
göçmenlerin uyumuna ilişkin kararlar almaktadır.
İsrail'in en önemli endüstriyel ihraç malı yontulmuş ve
parlatılmış elmastır. Ülke dünyanın en büyük elmas
ihracatçılarından biri durumunda olup, ihracat için gereksinim
duyduğu hammaddeyi Merkezi Satış Organizasyonu kanalıyla elde
etmektedir.
En büyük sanayi dallarından biri de uçak sanayii olup savaş ve
çok fonksiyonlu uçaklar ile çift pervaneli yolcu/ kargo taşıma
uçakları, denizden denize güdümlü mermiler ve silahlar
üretilmektedir.
Tablo5: İmalat
Sanayi (1994=100)
| |
1999 |
2000 |
2001 |
2002 |
2003 |
| Sanayi Üretimi |
121.2 |
133.4 |
126.2 |
124.4 |
124.0 |
| Gıda, İçecek ve Tütün |
114.7 |
114.8 |
113.6 |
111.9 |
109.3 |
| Kimyasallar ve Benzin |
125.0 |
129.2 |
131.4 |
158.6 |
167.4 |
| Metal Ürünler |
118.8 |
129.4 |
123.7 |
122.0 |
120.5 |
| Elektronik Teçhizat |
139.2 |
199.2 |
180.9 |
166.3 |
173.0 |
| Plastik ve Kauçuk
Ürünleri |
132.1 |
136.6 |
140.0 |
152.6 |
161.9 |
Kaynak:İsrail
İstatistik Bürosu, EIU- Economist Intelligence Unit, Israel,
Country Profile, 2004
Kimyasallar
Organik
Kimyasallar- Petro kimya sanayi hammaddelerini Hayfa'daki petrol
rafinerilerinden sağlamakta ve bu bölgenin çevresinde
gelişmektedir. Üretim yelpazesi aromatikler, metanol ve
polimerleri içermektedir.
İnorganik Kimyasallar sektörü iki temel kaynaktan elde
edilmektedir;
1. Ölü Deniz: potas, bromin, magnezyum, çeşitli gübreler ve
inorganik tuzlar bakımından önemlidir.
2. Necef Madeni: Gübre ve gıda alanında kullanılan fosforik asit
üretimi için gereken fosfat taşı bakımından zengindir.
Elektronik
Sanayii
Coğrafi konumu
gereği oluşan savunma ihtiyaçları ve elektronik sanayiinin
temeli olan yetişmiş insan gücü, elektronik sektörünün
gelişmesinde temel oluşturmuştur.
İsrail'in elektronik sanayinin gelişme potansiyeli IBM, Digital,
Intel, Motorola, National Semiconductors ve Vishay gibi çok
uluslu şirketlerin ilgisini çekmiş ve bu ülkede bir milyar
doları aşan yatırım yapmışlardır. Bununla beraber, elektronik
sektörü, ABD'den NASA, ABD Silahlı Kuvvetleri, Honeywell, Hughes
Aircraft, Westinghouse, Compaq ve Kodak; Avrupa'dan Siemens,
Phillips, Olivetti, British Telecom, Marconi, Telefunken ve Bosh;
Japonya'dan Toyota, Sony, Sanyo, Toshiba ve Fuji gibi kamu ve
özel sektör kuruluşları ile de ortak çalışmakta ve yatırım
yapmaktadır.
Elektronik sanayi şu alanlarda faaliyet göstermektedir; Askeri
bilgisayarlar, havacılıkta kullanılan bilgisayarlar,
elektro-optik sistemleri ve kızıl ötesi kameralar, sivil ve
askeri haberleşme sistemleri data güvenlik sistemleri, radar
sistemleri, uçuş sistemlerinde ve diğer elektronik ekipmanlarda
kullanılan otomatik test cihazları, grafik çizim ve baskı
sistemleri .
2.3.3.
Hizmetler
Hizmet sektöründe,
İsrail'in gelişmiş know-how'a dayanan bir ülke olduğu
görülmektedir. Örneğin; su kaynaklarının dolayısıyla, bu alanda
gerçekleştirilen organizasyon ve teknoloji sayesinde şehir
sularının arıtılarak tarımda yeniden kullanımı sağlanmaktadır.
Ayrıca, Su Planlama Şirketi, son yıllarda gelirlerinin büyük bir
kısmını diğer ülkelerdeki planlama ve projelerle elde
etmektedir.
Turizm
Son yıllarda, hem
üç büyük dinin kutsal şehri olan Kudüs'e gelen turist sayısı
açısından, hem de Akdeniz kıyılarında yeni yapılan turistik
tesis yatırımlarının artan getirisi bakımından, turizm İsrail'in
en önemli gelir kaynaklarından birisi olmuştur. Turizm
merkezleri Elyat, Ölü Deniz ve Kudüs çevresinde gelişmiştir.
1985'ten itibaren gelişmeye başlayan turizm sektörü, 1990
yılındaki Körfez Savaşı ve Filistinliler tarafından başlatılan
"intifada" hareketi yüzünden durgunluğa girmiş ve 1992 yılından
itibaren tekrar toparlanmaya başlamıştır. Turizm sektörü barış
görüşmelerinden olumlu yönde etkilenmiştir.
Ülkeyi ziyaret eden turistlerin çoğu Batı Avrupa, Kuzey Amerika,
Asya, Latin Amerika ve Doğu Avrupa'dan gelmektedir. 1995 yılında
2,5 milyon turist ülkeyi ziyaret etmiş ve 2,9 milyar dolar
ortalama turizm geliri sağlamıştır.. Ancak 1996 yılında meydana
gelen intihar saldırıları, gelen turist sayısının düşmesine
neden olmuştur. Yeni bin yılın turizmde yarattığı canlılık
nedeniyle 1999 yılında turizm canlanmaya başlamış ve 2000 yılı
için olumlu beklentileri artırmıştır. 1999 yılında 2,5 milyon
turistin ziyareti sonucu 3 milyar dolar turizm geliri elde
edilmiştir. 2000 yılı için turist sayısı 2,6 milyon olmuştur.
2001 yılı sonlarında yaşanan İsrail -Filistin çatışması hem 2001
hem de 2002 yılını olumsuz etkilemiştir. 2002 yılında ülke
şiddet olayları turist sayısını 1982'den beri ilk defa bir
milyon doların altına düşmüştür. 2003 yılında ise Amerika ile
Irak arasındaki savaş turizmi olumsuz etkilemiş ve yine de bir
milyonun üzerinde turist 2003 yılı itibariyle İsrail'i ziyaret
etmiştir.Turizm gelirleri İsrail'in toplam GSYİH'sının %3-5'ini
oluşturmaya devam etmektedir.
Tablo6: Turizm
(Gelen Turist Sayısı, 1000 kişi)
|
|
1999 |
2000 |
2001 |
2002 |
2003 |
|
Toplam Gelen Turist |
2.312 |
2.417 |
1.196 |
862 |
1.063 |
Kaynak:İsrail
İstatistik Bürosu, EIU- Economist Intelligence Unit, Israel,
Country Profile, 2004
İnşaat Sektörü
Kurulduğu 1948
yılında 786.000 olan İsrail nüfusu aldığı dış göçlerle, 1999
yılında 6 milyonu aşmıştır. Bu yüzden, istihdam ve konut
darboğazı yaşayan İsrail, inşaat sektörünün gelişmesiyle
sorunlarının büyük bölümünü çözmüştür. 2001 yılında inşaat
sektöründe belirgin bir gerileme yaşandığı gözlenmektedir.
İnşaat sektörü, 1980'lerdeki durgunluktan sonra, 1990-1992
döneminde hızlı bir gelişme göstermiştir. 1989 senesinde, kredi
faizlerinin aşağıya çekilmesiyle ve kredilerin geçmişe göre daha
kolay verilmesiyle oluşan talep artışı konut piyasasını
canlandırmıştır. 1989 yılında 50.000 konut inşaatı yapılırken,
İsrail inşaat sektörü, özellikle eski Sovyet ülkelerinden gelen
mülteci akımı ile birlikte oluşan konut sorununu iki yıl gibi
kısa bir sürede 83.000 konut inşaatı yaparak çözmüştür. Bununla
beraber, özellikle karayolu ve içme ve sulama suyu konusunda alt
yapı ihtiyacı oluşmuştur.90'lı yılların ortalarından sonra
talebin azalmasıyla inşaat sektörü gerileme göstermiştir bunun
en önemli nedeni göçün azalması ve talep faktörlerinin ters
etkisidir.Ancak inşaat sektörünün daha önceki yıllara oranla
2003 yılı GSYIH' de ki negatif etkisi daha azdır. Sektör geniş
ve ucuz iş gücüne bağlıdır.1993 yılına kadar Filistinliler bu
açığı kapatabilmekteydi fakat gerilen ilişkilerden dolayı iş
gücünde azalma Doğu Avrupa ,Afrika ve Çin'den işçi göçüyle
kapatılmaya çalışılmaktadır.Hükümetinde yabancı işçilere karşı
politikalar üretmeye ve haklar tanıma çalışmaları vardır.Öte
yandan inşaat sektörüne hizmet veren yan sanayilerde de hızlı
bir gelişme olmuştur. Çimento sanayiinin yanı sıra, yan sanayi
yelpazesi hazır betondan yapı elemanları, alüminyum pencere
profilleri, geçmeli kaldırım taşları, düz cam, güvenlik kapıları
ve kilitlerinden oluşmaktadır. Bununla beraber, İsrail inşaat
sektörü otomatik enerji sarfiyat takibi ve kontrolü sistemleri
ve enerji tasarrufu malzemeleri gibi yüksek teknoloji ürünleri
sayesinde yapılarını güncel ihtiyaçlara uygun hale getirmiştir.
Tablo7: İnşaat
|
|
1999 |
2000 |
2001 |
2002 |
2003 |
|
İnşaatına başlanan Konutlar |
|
|
Toplam Sayı (adet) |
38 395 |
45 779 |
31 796 |
32 672 |
30 020 |
|
Kamu |
9 659 |
14 716 |
7 331 |
7 866 |
7 457 |
|
Özel |
28 736 |
31 063 |
24 465 |
24 806 |
22 563 |
|
Toplam Alan (1000 m2) |
5 742 |
7 055 |
5 257 |
5 478 |
4 896 |
|
Kamu |
1 071 |
1 624 |
875 |
927 |
811 |
|
Özel |
4 671 |
5 431 |
4 382 |
4 551 |
4 085 |
|
İnşaatı tamamlanan Konutlar |
|
|
|
|
|
|
Toplam Sayı (adet) |
46 284 |
43 438 |
39 257 |
38 650 |
33 864 |
|
Kamu |
16 664 |
10 556 |
8 938 |
10 408 |
8 820 |
|
Özel |
29 620 |
32 882 |
30 319 |
28 242 |
25 044 |
|
Toplam Alan (1000 m2) |
6 321 |
6 558 |
6 205 |
6 154 |
5 495 |
|
Kamu |
1 823 |
1 156 |
973 |
1 188 |
1 040 |
|
Özel |
4 498 |
5 402 |
5 232 |
4 966 |
4 455 |
|
İnşaatına başlanan Binalar (Konut Hariç) |
|
|
|
|
|
|
Toplam Alan (1000 m2) |
2 868 |
2 653 |
2 342 |
2 461 |
1 564 |
|
Kamu (1000 m2) |
321 |
375 |
257 |
260 |
284 |
|
Özel |
2 547 |
2 278 |
2 085 |
2 201 |
1 280 |
|
İnşaatı tamamlanan Binalar (Konut Hariç) |
|
|
|
|
|
|
Toplam Alan (1000 m2) |
3 127 |
2 732 |
2 775 |
2 281 |
2 454 |
|
Kamu (1000 m2) |
311 |
342 |
364 |
293 |
329 |
|
Özel |
2 816 |
2 390 |
2 411 |
1 988 |
2 125 |
Kaynak:İsrail
İstatistik Bürosu, EIU- Economist Intelligence Unit, Israel,
Country Profile, 2004
Bankacılık
İsrail oldukça
gelişmiş bir bankacılık sistemine sahiptir. Bankacılık sistemini
elinde tutan 5 büyük banka grubu söz konusudur. "Bank Leumi
Group", "Bank Hapoalim" ve "Bank Discount", "Bank Mizrahi", "First
International Bank " İsrail bankacılık sistemindeki varlıkların
%90'ından fazlasına sahip bulunmaktadır. Bunlar, kendilerine
bağlı çeşitli ortaklıklarla tüm dünyada temsil edilmektedir.
2000 yılının en önemli özelleştirme operasyonu Hapoalim'in
özelleştirilmesinde yaşanmıştır. "Bank Discount" un durumu da
belirsiz olmakla birlikte, devlet "Leumi"de %40, "Discount"da
%56 paya sahiptir. İsrail bankacılık sistemi uluslararası
standartlarda olmasına rağmen sigortacılık işlemlerini
gerçekleştirememektedirler. 90'lı yıllara kadar yabancı
rekabetten uzak olan İsrail bankacılık sistemi 2003 yılına
gelindiğinde dokuz tane yabancı bankanın faaliyette girmesiyle
rekabet artmıştır. Ancak İsrail'in ekonomik büyümesinin
yavaşlaması nedeniyle beklenildiği kadar yabancı banka faaliyete
geçmemiştir.
İsrail'de uzun vadeli krediler, "ipotek bankaları", İsrail Tarım
Bankası, Endüstriyel Gelişim Bankası, Denizcilik Bankası
tarafından sağlanmaktadır.
İsrail Merkez Bankası'nın görevleri, para basmak, bankalardan
gelen mevduat karşılıklarını kabul etmek, devlete geçici
avanslar vermek, devletin tek mali ve bankacılık kuruluşu olarak
hareket etmek ve kamu borçlarını idare etmektir. Merkez Bankası
temel iki görevi dışında, ticari bankaların likidite oranlarını
denetleme ve bankaların avans hacimlerini düzenleme görevlerini
de yürütmektedir.
Son yıllarda dünyada yaşanan globalleşme hareketleri sonucu,
finans dünyasını ve uluslararası piyasaları etkileyen önemli
değişiklikler, İsrail bankacılık sistemini de etkilemiştir. Mali
piyasalardaki aracı finans kuruluşları ve öteki bağımsız
işletmeler bu değişikliklere ayak uydururken, bankalar, yavaş
yavaş tekelci yapılarını kaybetmeye başlamışlardır. Bununla
birlikte, bankalar, bu gelişmelerin sonucu olarak kendilerine
kapatılmış bulunan bazı mali faaliyetlere katılmaları konusunda
Devlet tarafından teşvik edilmektedir.
2.3.4.
Yatırımlar
İsrail'de yaşanan
göçlerden kaynaklanan nüfus artışının yol açtığı işsizliğe çözüm
olacağı ve yeni iş imkanları yaratacağı düşüncesiyle yatırımlar
teşvik edilmektedir. Ülkeye giren doğrudan yabancı sermaye ve
borç toplamı; 2003 yılı sonunda 31,4 milyon doları doğrudan
yabancı sermaye olmak üzere, 1,23 milyar dolar olarak
belirlenmiştir.Artış oranının az olmasına rağmen ,doğrudan
yabancı yatırımdaki artışın 2004 yılına da yansıması
beklenmektedir.
Yatırımlar resmi düzeyde desteklenmekte olup, bu amaçla Yatırım
Başkanlığı kurulmuştur. Bu birimin İsrail ve belirli
uluslararası ticari merkezlerde ofisleri bulunmaktadır.
Özellikle araştırma ve geliştirme yatırımlarına büyük önem veren
ve yatırımları teşvik eden İsrail'in yatırımlar açısından
taşıdığı avantajlar şöyle sıralanabilir;
- İsrail hem ABD ve hem de AB ile serbest ticaret anlaşmaları
imzalamış olan tek ülkedir,
- Bol ve kalifiye iş gücü düşük maliyetle çalışmaktadır,
- İngilizce ve diğer Avrupa dilleri yaygın olarak
konuşulmaktadır,
- Yabancı yatırımcıların ihracata yönelik teşebbüsleri devlet
tarafından desteklenmektedir. Hükümet düşük faizli, uzun vadeli
krediler vermek yoluyla yatırımları çekmeye çalışmaktadır,
- AR-GE faaliyetlerine öncelik verilmekte olup, devlet ve fon
kaynaklarıyla desteklenmektedir,
- AB pazarına gümrüksüz giriş hakkı mevcuttur,
- Yurtiçi talep, göçlerden dolayı sürekli artış göstermektedir.
Uygulanan istikrar programları ve yabancı yatırımların yanı
sıra, diğer ülkelerden alınan dış yardımlar da İsrail'in
gelişiminde önemli rol oynamıştır.
Savunma Sanayiinin bazı kolları dışında yabancı yatırımcılara
getirilen herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır. Bankacılık ve
sigorta sektöründe yapılan yatırımlar hükümetin onayından geçmek
zorundadır. Şirket alımları ve birleşmeleri konusunda yabancı ve
yerli yatırımcılar eşit kurallara tabidirler. İsrail Hükümeti,
hava ulaşımı, gemicilik ve telekom gibi bazı sektörlerde
İsrailli firmaların çoğunluk hissesine sahip olmalarını tercih
etmekle birlikte, yabancı yatırımcıların özelleştirme
programında yer almaları teşvik edilmektedir.
Hükümet, ülkenin belli bölgelerinde, özellikle tarım ve turizm
sektörlerinde yapılan yatırımlara teşvik uygulamaktadır. Yerli
yatırımcılara sunulan tüm olanaklar, yabancılara da sunulmakta
ve bazı durumlarda yabancı yatırımcıya daha fazla vergi indirimi
uygulanmaktadır.
Yatırım
Teşvikleri
İsrail Hükümetinin
yatırımları teşvik ederken kullandığı en önemli araç "Sermaye
Yatırımını Teşvik Kanunu" dur. Bu kanuna göre, Sanayi ve Ticaret
Bakanlığı bünyesinde yer alan Yatırım Merkezi kendisine sunulan
yatırım projelerinden uygun gördüklerine "onaylanmış şirket"
statüsü verme ve böylece bu projenin teşviklerden yararlanmasını
sağlama yetkisine haizdir. Teşvikler, vergi muafiyetleri ve
hükümet yardımları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Teşviklerin
yapısı yatırımın gerçekleştirileceği coğrafi konuma göre
değiştiğinden, Kanun İsrail'i üç bölgeye ayırmaktadır;
Öncelikli A Bölgesi: Güneyde Negev, Kuzeyde Galilee ve Doğuda
Ürdün Vadisini kapsayan; Kirvat Shmona, Shlomi, Hazor, Safed,
Beit Shaan, Arad, Sdom, Sederot, Netivot, Ofakim, Beer Sheba,
Dimona, Yeruham Mipze Ramon, Eliat'ı içermektedir.
Öncelikli B Bölgesi: Hayfa'nın Kuzey Doğusun'da yer alan;
Galilee, Carmiel, Ha Emek, Afula, Yokneam, Kudüs, Kiryat Gat,
Kiryat Malachi'yi kapsayan bölgeler olup, öncelikli A
bölgesinden sonra en yüksek teşvik verilen ikinci bölgedir.
Diğer: Hayfa, Tel Aviv, Yavne, Ashdod, Ashkelon'u kapsayan
bölgelerdir.
"Onaylanmış şirket" statüsü, ülkenin sanayisine ve ekonomisine
yararlı olacak projelere verilmektedir. Onaylanmadan önce proje
teklifleri derin bir tetkike tabi tutulmaktadır. Genel olarak,
bu statüyü almak için başvuran şirketlerin, gerçekleştirmek
istedikleri yatırım miktarının %30'u kadar bir ödenmiş sermayeye
sahip olmaları gerekmektedir. Bu statüyü alan şirketler,
kendilerine sunulan dört teşvik türü açısından seçim yapmaya
tabi tutulurlar;
a) Hükümet Hibesi
Hükümet hibesi şeklindeki yatırım teşviklerinde hükümet yardımı
doğrudan para yardımı ya da vergi indirimi şeklinde olmaktadır.
Hibe, plan aşamasındaki projenin bina ve yeni olması şartıyla
ekipman gibi firmanın sabit varlıkları baz alınarak
yapılmaktadır. Yatırımın en az %30'luk bölümünün yatırımcı
tarafından finanse edilmesi gerekmektedir. Onaylanan projenin
onay tarihinden itibaren 3 yıl içinde tamamlanmış olması
gerekmektedir. Ayrıca, hibe verilen projenin %25'nin birinci yıl
içinde tamamlanmış olması da zorunludur.
Sanayi ve turizm projelerinde, 140 milyon Şekel'e kadar olan
yatırımlarda, öncelikli A bölgesinde %15 ila %22, öncelikli B
Bölgesinde ise %10 hibe sağlanmaktadır. 140 milyon Şekel'in
üstünde olan yatırımlarda ise öncelikli A Bölgesinde %15 ila
%20, öncelikli B Bölgesinde ise % 10 hibe sağlanmaktadır.
Kurulduğu tarihten itibaren, firma, ilk 14 yıl içinde, 7 yıllık
vergi kolaylığına tabi tutulabilecektir. Firmanın en az %25'i
yabancı yatırımcıya ait olduğu takdirde bu süre 10 yıllık bir
dönemi kapsayabilmektedir.
b) Hükümet Kredi Garantileri
İsrail Bankalarından alınan kredilere yönelik verilen,
onaylanmış şirketin kuruluşuna veya genişlemesine yardımcı olmak
amacıyla sağlanan bu garantiler çerçevesinde vergi kolaylıkları
da söz konusudur. Kurulduğu tarihten itibaren, firma, ilk 14 yıl
içinde 7 yıllık vergi kolaylığına tabi tutulabilecektir.
Firmanın en az %25'i yabancı yatırımcıya ait olduğu takdirde bu
süre 10 yıllık bir dönemi kapsayabilecektir.
c) Birleşik Finansman Programı
Hibe ve kredi garantilerinin birlikte verilmesini öngören bir
destek programıdır.
d) Vergi Muafiyeti
Hibede olduğu gibi vergi muafiyeti için de bina ve yeni olması
şartıyla ekipman gibi firmanın sabit varlıkları baz alınarak
yapılmaktadır. Yatırımın en az %30'luk bölümünün yatırımcı
tarafından finanse edilmesi gerekmektedir. Onaylanan projenin
onay tarihinden itibaren 3 yıl içinde t
amamlanmış olması
gerekmektedir. Ayrıca, verilen projenin %25'nin birinci yıl
içinde tamamlanmış olması da zorunludur. Vergi muafiyetinden
faydalanmak isteyen firmalar hızlandırılmış bir amortismanın
yanı sıra dağıtılmamış karları üzerinden şirket vergisinden muaf
tutulmaktadırlar. Öncelikli A Bölgesinde bulunan firmalar 10 yıl
boyunca vergiden muaftırlar. Öncelikli B Bölgesindeki firmalar
ise 6 yıl boyunca vergiden muaf olup, bir yıl için de birtakım
vergi teşviklerinden yararlanabilmektedirler. İsrail'in merkez
bölgesinde yatırım yapan firmalar ise 2 yıl vergi muafiyeti ve 5
yıl boyunca vergi teşviklerinden faydalanabilmektedirler.
İkili Yatırım
Anlaşmaları
İsrail'in
Bulgaristan, Arnavutluk, Arjantin, Uruguay, Peru, Kore, Çek
Cumhuriyeti, Polonya, Slovak Cumhuriyeti, Slovenya, Gürcistan,
Kazakistan, Özbekistan, Hindistan, Moldova, Moğolistan, Estonya,
Fransa, Almanya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Romanya, Ukrayna
ve Türkiye ile ikili yatırım anlaşmaları bulunmaktadır.
2.3.5. Serbest
Bölgeler
Haifa, Kishan,
Ashdod, Eilat serbest limanları dışında Eria Serbest Bölgesi
kurulmuştur. Yatırım Teşvik Kanunundaki haklardan tamamı ile
yararlanabilen serbest bölge firmaları 7 yıl vergiden muaftır.
Yedi yıl sonunda %25 oranında vergi ödemekle yükümlüdürler.
Eliat Serbest Ticaret Bölgesi: 1 Kasım 1958 tarihinde yürürlüğe
giren Serbest Ticaret Bölgesi Kanunu'na göre turizmin,
uluslararası ticaretin ve diğer sınai teşebbüslerin teşvik
edilmesi amacıyla kurulmuştur.
Serbest Liman Bölgeleri: 1969 tarihinde yürürlüğe giren Serbest
Liman Bölgeleri Kanunu'na göre Haifa, Ashdod ve Eliat Limanları
serbest liman bölgeleri kapsamına alınmış olup, bu liman
bölgelerinde faaliyet gösteren şirketler girişimci şirket
niteliğinde ihracata yönelik üretim yapmaktadır.
Serbest İhracat İşleme Bölgeleri: Bu bölgelerden ilki Negev'de,
Beer Sheva'nın yakınında kurulmuş olup, her bir bölge, bir
imtiyaz sahibi tarafından idare edilmekte ve sadece yönetim için
gerekli deneyim ve finansmana sahip olan özel bir şirket idareye
hak kazanabilmektedir.
IRBID Serbest Ticaret Bölgesi: Söz konusu bölge Kasım 1998'de
Ürdün'ün kuzey bölgesinde yer alan İrbid kentinde, daha fazla
ortak yatırım yapılmasını öngören anlaşma çerçevesinde kurulan
bir nevi serbest bölgedir.
ABD, Ürdün-İsrail sınırında kurulan özel statülü Irbid Sanayi
Bölgesinde (Qualifying Industrial Zone-QIZ),
İsrail-Ürdün-Filistin ortak katkısı ile üretilen mamullere kendi
pazarına gümrük vergisiz ve kotasız giriş imkanı tanımıştır.
NSB'lerin şimdiye kadar uygulamadaki tek örneğini yine
ABD-İsrail Serbest Ticaret Anlaşması çerçevesinde Ürdün'de
kurulan on bir tane bölge oluşturmaktadır. İsrail ile Türkiye
arasındaki STA antlaşması sayesinde Türk menşeli ürünler
kullanılarak imtiyazlı alanlarda üretilen mamullerin ABD'ye
ihracı ile Amerikan pazarında özellikle tekstil ve konfeksiyon
ürünlerinde karşılaşılan kota engellerinin aşılabileceği
düşünülmektedir.
2.4. Alt Yapı
2.4.1. Nüfus
6,8 milyonluk
İsrail nüfusunun yaklaşık olarak beşte dördünü Yahudiler (5,2),
geriye kalan bölümünü ise işgal altındaki topraklarda yerleşik
Araplar oluşturmaktadır. Yahudi nüfusunun yarısından fazlası
İsrail doğumlu olup geri kalan kısım 70 farklı ülkeden göç
etmiştir. İsrail'in nüfus artış hızı Sovyetler Birliği'nden
gelen yoğun göçler nedeniyle 1990-1998 döneminde %25,2 olarak
gerçekleşmiştir. Daha sonraki yıllarda göçlerin durulması
nedeniyle nüfus artış oranı gerilemiştir, yıllık artış hızı ise
2004 yılı itibariyle 1,8 olarak belirlenmiştir.
İsrail'de yaşayan Yahudiler, çeşitli ülkelerde yaşayan Yahudi
nüfusun yaklaşık %27'sini oluşturmaktadır. Bu nedenle İsrail
sürekli olarak göç kabul etmekte, 1948'de 786.000 olan nüfus 6,8
milyona (Yahudi nüfusu 5,2) yükselmiş bulunmaktadır. Yahudi
topluluğu kendi içinde üç gruba ayrılmaktadır: Doğu ve Merkezi
Avrupa ülkelerinden gelen Askhenazi Yahudileri, 15.yy sonunda
İspanya ve Portekiz'den Avrupa ülkelerine kaçan ve İsrail
devletinin kurulmasıyla göç eden, içlerinde Türkiye'den göçen
Yahudilerin de yer aldığı Sephardi Yahudileri ve Kuzey Afrika ve
Orta Doğu Müslüman ülkelerinde yaşayan Doğu Yahudileri. Sovyet
Rusya'nın dağılmasından önce özellikle Askhenazi Yahudileri orta
ve yönetim sınıfını temsil ederken Sephardi Yahudileri ise işçi
sınıfı temsil etmekteydi fakat Sovyet Rusya'dan gelen göçler
sayesinde etnik ayrımın ekonomiye etkisi zayıflamıştır.
Arap Nüfus ise Sünni ve Bedeviler, Hıristiyan (Rum-Ortodoks,
Rum-Katolik) gruplardan oluşmaktadır.
Farklı etnik köken, din, kültüre sahip grupların olması ülkedeki
gelir dağılımı, eğitim ve yaşam biçimlerinde farklılıkları bir
araya getirmektedir. İsrail'in nüfus ve yaşam biçimi
incelenirken üzerinde mutlaka durulması gereken konu, nüfusun
yaklaşık %10'unun yaşadığı " Kibboutz" (Kibutz) ve "Moshav" (Moşav)'lardır.
İsrail'de ekonomik örgütlenme ilk Yahudi göçleriyle başlamıştır.
Kibutzlar ekonomik gelişme için bir temel olarak algılanmış,
fakat zaman içinde kapitalist yapılanma ön plana çıkmıştır.
Birbirine alternatif olmayan bu örgütlenme biçimleri İsrail' de
paralellik arz ederek gelişmiştir. Bugün her iki yapı da
varlığını korumaktadır. Ancak, özellikle başlangıçta "gelişmekte
olan ülke" yapısından dolayı üretim ve yatırımların yetersiz
düzeyde kalması nedeniyle yatırımlara hız verilmiş, bu da
enflasyonun artmasına neden olmuştur.
Sosyal ve ekonomik bir birim olan Kibutz'larda kararlar üyelerin
katıldığı genel kurulda alınmaktadır. Ortak mülkiyet esasının
geçerli olduğu bu birimlerde, örneğin yemekler Kibutz genel
mutfağında hazırlanmakta ve ortak bir yemek odasında
yenmektedir. Giysiler, çarşaflar genel çamaşırhanede imal
edilmekte, ütülenip buradan dağıtım yapılmaktadır. Üyeler
çeşitli ekonomik birimlerde görev yapmaktadırlar. Çalışanlar
Kibutz'larda bir gelir elde edemezler ancak, bütün
gereksinimlerini eksiksiz elde edebilmektedirler.
Moshavlar ise her ailenin bir çiftliğe sahip olduğu, üretim,
satış ve ihtiyaçların kooperatif aracılığıyla gerçekleştirildiği
tarım köyleridir.
Devletin koyduğu hedeflere uymakla yükümlü değişik sektörlere
(kamu, kooperatif ve özel) dayalı karma bir ekonomik yapıya
sahip olan İsrail'de belli sektörlerde devlet kontrolü
görülmektedir. Birçok özel şirket bulunmasına rağmen, üretim ve
istihdam açısından devlet teşekkülleri önemli bir paya sahiptir.
2.4.2. Doğal
Kaynaklar
İsrail
ekonomisinin yapısını sınırlı doğal kaynaklar belirlemektedir.
Ekonomi, sınırlı kaynakların etkin kullanımı ve altyapının
iyileştirilmesi çabalarıyla bugünkü yapısını kazanmıştır. Mevcut
ekonomik yapıda önemli sektörler olan sanayi yatırımları,
turizm, inşaat ve ileri teknoloji sanayii gelişim eğilimindedir.
Arap komşularından daha az miktarda ve daha yüksek maliyetlerle
çıkarılmasına rağmen, bulunan petrol kuyuları işletilmektedir.
Ülkede az miktarda doğal gaz da çıkarılmaktadır. Ancak, doğal
gaz üretiminde özellikle 1985 yılından sonra, yıllar itibariyle
bir azalma gözlenmiştir. Son yıllarda Askhelon kıyılarında
bulunan önemli doğal gaz madenleri İsrail'in gelecekte enerji
ihtiyacının bir bölümünü kendi kaynaklarıyla karşılayabilmesine
bir umut ışığı olmuştur. Bununla birlikte doğal gaz boru hattı
yapımına hız verilmiştir. Türk firmaları da bu boru hattının
yapımında rol oynamaktadırlar. Büyük ölçekli enerji
kaynaklarının bulunmayışı nedeniyle, enerji ihtiyacının büyük
bir bölümü ithal edilmektedir. Güneş Enerjisi, ülkenin enerji
ihtiyacının karşılanmasında petrole alternatif bir kaynak olarak
önemli role sahiptir. İsrail, enerji üretiminde kömürle çalışan
santraller kurmak suretiyle petrole olan bağımlılığını büyük
ölçüde azaltmıştır.
İsrail'in maden yatakları Ölüdeniz'de bulunmaktadır. Ülke için
büyük önemi olan bu bölgeden potasyum, Negev'deki Oron ve
Aravan'dan ise fosfat çıkarılmaktadır. Ülkede ayrıca, düşük
değerli bakır cevheri de üretilmektedir.
2.4.3. Ulaşım
İstihdam edilen
işgücünün %7,7'sinin çalıştığı "Ulaşım ve Haberleşme Sektörü",
Yurtiçi Hasılanın %12,6'ini oluşturmaktadır. 1980 yılında 11 810
km olan karayolu uzunluğu, 1990 yılında 13 199, 2000 yılında 16
281 ve 2002 yılında 16903 km olmuştur. Nüfusun yoğun olduğu
şehir merkezlerinde sıklıkla trafik tıkanıklıkları
yaşanmaktadır. Son beş yılda alt yapının düzeltilmesi için
yatırımlara ağırlık verilmiştir. Karayolları talebi karşılamasa
da yapılan ücretli yollar sayesinde alternatifler üretilmeye
çalışılmaktadır. Demiryolları uluslararası standartlara 2001
yılı itibariyle taşınmaya çalışılmış ve alt yapı
değişikliklerine hız verilmiştir. Şu anda 200 tren günlük olarak
çalışmakta özellikle nüfusun yoğun olduğu bölgelerde ulaşımı
rahatlatmaktadır. Ayrıca eski raylar yenilenmiş ,yenileri
yapılmış ve yapılmaktadır. Nahariya ve Hayfa'nın kuzeyinden
Kudüs ve Tel Aviv'e, oradan güneye Beersheba'ya kadar olan eski
rotaya Tel Aviv'den şehrin elmas merkezine kadar olan gibi yeni
hatlar eklenmiş ve yeni hat çalışmaları devam etmektedir.
Havaalanları talebi karşılamakta zorlanmaktadır. İsrail'in
uluslararası havaalanı Tel Aviv yakınlarındaki Ben Gurion
Havaalanı olup 2004 yılında açılan üçüncü terminaliyle yolcu ve
kargo taşımacılığının merkezini oluşturmaktadır. Elyat ve
Kudüs'teki havaalanlarından da özel uçuşlar
gerçekleştirilmektedir.
Ülkenin Başlıca limanları Akdeniz Kıyısındaki Hayfa ve Ashdod
limanları ile Kızıldeniz kıyısındaki Elyat limanıdır. 17 Şubat
2005 yılı itibariyle Hayfa, Aşhod ve Eliot Limanları İsrail
Liman Otoritesinden lavedilmiş ve ilerde özelleştirilmek üzere
bağımsız devlet limanları statüsüne getirilmiştir. Güneyde Gulf
of Aqaba limanı ile Gaza Bölgesi'nin ihtiyaçlarını karşılayan
Gaza limanı bulunmaktadır.
2.4.4. İletişim
(Telekomünikasyon)
1984 yılından bu
yana hükümet iletişim altyapısını düzenlemek ve devlete ait
telekomünikasyon şirketi Bezeq'in monopolüne son vermek amacıyla
çeşitli yasal düzenlemeler yapmıştır.
Ulaşım alt yapısının aksine telekomünikasyon alanında çok hızlı
gelişmeler sağlanabilmiştir. 1980 yılında her 100 kişiden
yalnızca 20'si telefon hattına sahip iken bu sayı 2001 yılında
47,5 kişiye yükselmiştir. Yaklaşık 1 milyon müşterisi olan
Pelephone ve Cellcom firmalarının yanı sıra 1998 yılından
itibaren Partner Orange firması da kısa zamanda edindiği 110 bin
müşterisi ile üçüncü mobil telefon firması olarak hizmet
sunmaktadır. Bunlara ek olarak MIRS'te dördüncü operatör son
olarak hizmet vermeye başlamıştır. 2003 yılı sonu itibariyle
nüfusun %97,6 si mobil telefon kullanmaktadır.
İsrail uydu ve kablolar aracılığı ile dünyanın belli başlı
ticari, finanssal ve akademik ağlarına tam anlamıyla
bağlanabilmektedir. İsrail'de hızlı İnternet erişimi son
yıllarda gelişme göstermiştir.2003 yılı itibariyle nüfusun %30'u
bundan yaralanmaktadır. Buna ek olarak ADSL kullanımı %67, kablo
net kullanımı %33'tür.
2.4.5. Basın
Güvenlikle ilgili
olan konularda sansür olmakla birlikte, bunun dışında kalan
konularda medya için basın özgürlüğü esastır. Dokuz İbranice
olmak üzere Arapça, İngilizce, Rusça dahil, birçok günlük gazete
çıkmaktadır. Değişik ilgi alanlarına hitap eden çeşitli dillerde
1000'in üzerinde periyodik yayın vardır.
Radyo ve televizyon İsrail Yayın Kurulu'nun denetimi altındadır.
İsrail'in Sesi (Kol Israel) adlı radyo kanalı farklı dinleyici
gruplar için çeşitli dillerde yayın yapmaktadır. Arapça yayın
yapan radyo istasyonu müzikten güncel sorunların tartışılmasına
kadar geniş bir yelpazede program hazırlamaktadır.
kaynak: www.igeme.gov.tr