Ülke Pazar Araştırmaları

İsrail

Genel Ekonomik Durum

2.1. Genel Ekonomik Durum

Tablo2: Ekonomik Projeksiyon

 
  2003a 2004b 2005c 2006c
Reel GSYİH artış oranı 1.3 4.3 4.1 4,0
Sanayideki büyüme -0.6 55 4.4 4.8
Tarımsal büyüme -12.4 4.8 1.2 1.8
İşsizlik oranı 10.7 10.3 9.6 8.9
Enflasyon (yıl sonu, tüketici fiyatlarıyla) -1.9 1.2 1.9 2.3
Bütçe dengesi (Yurt İçi Hasılanın yüzdesi) -5.5 -3.9 -3.5 -3.0
Kısa dönem faiz oranı 10.7 7.4 7.1 8.0
Mal ihracatı (fob) (milyar dolar) 30.1 36.0 40.5 44.2
Mal ithalatı (fob) (milyar dolar) 32.3 38.5 43.2 46.6
Cari İşlemler Dengesi (milyar dolar,) 0.1 0.1 -0.1 -0.4
Dış borç (yıl sonu, milyar $) 71.0 73.5 77.0 7.2
Döviz kuru (yıllık; YİŞ:dolar) 4.55 4.48 4.35 4.61


a;gerçekleşen, b; EIU hesaplamalarına göre c;EIU tahmin
Kaynak: EIU- Economist Intelligence Unit, Israel, Country Report, Mart 2005

11 Eylül 2001 yılında ABD'ye yapılan terörist saldırı, global ekonomiye ilişkin yapılan öngörüleri daha da karamsar hale getirmiş ve İsrail ekonomisini de etkilemiş bulunmaktadır. İsrail'in yüksek teknoloji içeren sektörlerine yatırım kaynağı ve başlıca ihracat pazarları; ABD ve AB ülkeleri olduğu için, politik istikrarsızlık ve ABD ekonomisinde yaşanan daralma, İsrail'in 2001 ve 2002'de reel GSYİH büyüme oranının negatif olmasına neden olmuştur. 28 Ocak 2003 tarihinde yapılan genel seçimlerin ardından koalisyon hükümetinin kurulmasıyla birlikte, politik istikrarsızlığın sona ermesi beklenmesine rağmen koalisyon hükümetinin 2005 bütçesini geçirememesi, kendi aralarındaki güvenlik konusundaki anlaşmazlıkları ve Gazze Şeridi Planı uygulamaları hükümette kırılmalara yol açmış olup, bunun sonucunda erken seçim beklenmektedir. 2004 yılı için reel GSYİH büyüme oranı %4.3 olarak tahmin edilmektedir.

İsrail komşusu ülkelerle karşılaştırıldığında farklı ve gelişmiş bir ekonomiye sahiptir. İsrail, tekstil gibi geleneksel endüstrilerin yanı sıra elektronik gibi alanlarda da son yıllarda önemli başarılar göstermiştir.

Söz konusu başarının kaynağı yüksek eğitim düzeyi ve savunma konularındaki Ar-Ge faaliyetlerine yapılan büyük yatırımlardır. Hizmetler sektörü özellikle finans sektörü ve turizm sektörü İsrail ekonomisinde önemli yer tutmaktadır. Bölgede yaşanan istikrarsızlık turizm açısından da olumsuz bekleyişlere neden olmuştur.
2.2. Ekonomik Performans

İsrail'in bugünkü ekonomik yapısını belirleyen en önemli unsurlar, iç pazarın küçüklüğü nedeniyle ihracata yönelme zorunluluğu, suyun az olması nedeniyle tarım teknolojisini geliştirme gerekliliği ve kalifiye Musevi işgücünün İsrail'e göçü olmuştur. Bu nedenle, teknolojinin birçok alanında önemli gelişmeler kaydedilmiştir.
Tablo3: Net Yurtiçi Hasılanın Sektörsel Dağılımı (%, faktör maliyetleri açısından)

 

SEKTÖRLER 1999 2000 2001 2002 2003
Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık 1.7 1.5 1.7 1.6 1.5
Sanayi, Madencilik 16.3 16.5 15.4 15.3 15.1
İnşaat, elektrik ve su 7.2 6.5 6.2 6.2 6.4
Kamu Hizmetleri 20.1 19.8 21.1 21.5 20.9
Ticaret ve özel hizmetler 29.4 30.2 30.1 29.2 30.0
Bankacılık( işlem maliyetleri) -1.4 -1.4 -1.6 -2.1 -2.8
Nakliye, depolama ve haberleşme 7.5 7.3 7.2 6.9 7.2
Çeşitli sektörlerdeki sübvansiyonlar n/a n/a n/a n/a n/a
İstatistiki hata -0.2 1.4 0.8 0.4 1.0


a: Yeni seriye göre ekonomik faaliyetlerin revize edilmiş hali, n/a:veri yok
Kaynak: EIU- Economist Intelligence Unit, Israel, Country Profile, 2004

2.3. Sektörel Durum

2.3.1.Tarım

Tarım sektörü toplam üretimde az bir paya sahip olmakla birlikte hükümet müdahalesinin ve dolayısıyla sübvansiyonların en yoğun olduğu sektördür. GATT anlaşması ile birlikte bu alandaki yoğun koruma ve sınırlamalar minimumda tutulmaya çalışılmaktadır. Tarım sektörünün toplam üretimi 2003 yılı için 1.7 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.Önceki yıllara göre küçülme göstermiş, GSYIH' deki oranı %1.5 düşmüştür.

İsrail'de arazinin yaklaşık % 25'i tarıma elverişlidir. İsrail kurulduktan sonra askeri sorunlara öncelik verilmiş bunun yanı sıra üretiminde kendine yeterli olması da önem taşımıştır. İsrail'de kendine yeterli düşük verimlilik tipi tarımsal üretiminden, pazara yönelik özelliği bulunan tarıma doğru çarpıcı bir değişiklik olmuştur. Göçmenlerin tarım kesiminde istihdam edilmesi, tarımsal ihracatın özendirilmesi bir devlet politikası haline gelmiştir. Karma ve kolektif çiftçilik tarımının geliştirilmesi ve tarım kooperatiflerinin değerlendirilmesi bu politikaların önemli parçasıdır.
Tablo4: Tarımsal Üretim (ton)

 

  1999 2000 2001 2002 2003
Buğday 15 000 64 300 135 000 175 000 195 000
Pamuk ve keten 63 955 42 500 57 800 47 500 45 600
Sebzeler 1 106 064 1 073 090 937 883 1 041 782 1 073 192
Patates 345 619 319 021 350 488 330 316 354 046
Kavun 241 592 225 402 216 724 213 156 201 630
Turunçgiller 602 230 644 948 626 863 424 566 n/a
Diğer Meyveler 462 561 539 781 579 243 591 118 489 029
Yumurta (bin adet) 1 357 763 1 332 629 1 264 184 1 339 189 1 423 496
Sığır Eti 23 501 26 590 25 544 32 282 35 343
Kümes Hayvanları Eti 351 839 353 128 384 396 380 521 376 807
Balık 10 637 15 807 17 625 19 174 20 078
İnek Sütü (milyon litre) 1 132 1 132 1 171 1 154 1 122


Kaynak:İsrail İstatistik Bürosu, EIU- Economist Intelligence Unit, Israel, Country Profile, 2004

İsrail'in gıda üretiminde kendine yeterli olmasına rağmen devletin bu kesime sık sık müdahale etmesi, tarımda ekonomik etkinliği olumsuz yönde etkilemektedir. Tarımsal üretimde büyük bir değişim yaşanmış; ilkel yöntemlerden, modern sulama ve kooperatif düzenine dayanan yöntemlere geçilmiştir. Bu yapının temelini Kibbutz ve Mosavlar oluşturmaktadır. Sektörün en önemli sorunu sürekli borçlanma olup, 1987 yılından bu yana birikmiş borç miktarı 4 milyar dolara aşmıştır.

Tarımsal gelişimi engelleyen en önemli unsur susuzluktur. Bu soruna yönelik olarak su tüketimi ile arzını düzenleyecek ve kontrol edecek aynı zamanda da ulusal su projesini uygulamak üzere bir " Su İdaresi" kurulmuştur. Su projesinin hedefleri arasında, Ürdün Nehri ile kuzeyden güney Judeq ve Negev'e kadar olan su kaynaklarından önemli ölçüde su sağlamak, kıştan yaz sezonuna kadar fazla suyu depolamak, çeşitli bölgeler arasında su arzını düzenlemek vardır. Ulusal su projesinin temeli Tiberias Gölü'nden Tel Aviv yakınındaki Rash Hoayin'e ulaşan ana kanaldır. Deniz suyunu kullanabilir bir duruma getirebilmek için Eliat ve öteki bazı yerlerde küçük işletmeler kurulmuştur. Negev yöresinde, çöl tarımı için, yeraltından çıkarılan bir türlü tuzlu su kullanılmış ve bazı önemli başarılar elde edilmiştir. İsrail'in tarım ürünleri arasında buğday, arpa, mısır, patates, yerfıstığı, pamuk, bitkisel yağlar ön sıralarda gelmektedir.

Ayrıca, Akdeniz'e özgü meyve ve sebze türleri de yetiştirilmekte olup, bunlardan özellikle portakal, domates ve greyfurt önem taşımaktadır. Önceki yıllara bakıldığında turunçgiller ülkenin önemli ihraç kalemleri arasında olmasına rağmen son yıllarda narenciye üretimine ayrılan arazilerde görülen azalış üretimi de olumsuz etkilemiştir.

Çiçekçilik ürünlerinin ekimine olan ilgi son yıllarda oldukça artmış, bu konuda büyük bir ihraç potansiyeli yaratılmıştır. İsrail'de yetiştirilen çiçeklerin önemli bir bölümü özellikle AB pazarına ihraç edilmekte olup, ülkeye döviz geliri sağlamaktadır. Bir devlet kuruluşu olan "Çiçek Pazarlama Odası" paketleme tesislerinin sayısını önemli ölçüde artırmış ve modernleştirmeye yönelik, büyük yatırımlar yapmıştır.
Tarımsal Ekipmanlar Sanayii

Tarımsal ekipman sanayiinde üretim dalı olarak sulama sistemleri en önemli yere sahiptir. İsrail şirketleri bu alanda yurt dışında yatırım ve joint- venture ilişkileri kurmakta ve sulama sistemlerine olan global ihtiyacın büyük bölümünü karşılamaktadırlar. Otomatik sulama kontrolü ve sulama hattına bağlanan otomatik gübreleme sistemleri bu alandaki ihracatın en önemli kalemlerini oluşturmaktadır.
2.3.2. Sanayi

İsrail'in sanayisi, 1990'lı yıllardan itibaren askeri alandan sivil alana kaymıştır. Yabancı sermayenin; Intel ve Motorola'nın büyük yatırımları bu değişimin en önemli faktörüdür. 1996'dan itibaren yüksek teknolojiye sahip alanların gelişmesinde de yabancı sermayenin büyük rolü olmuştur. Aynı süreçte, tekstil gibi geleneksel endüstriler de artan bir rekabet ve koruyucu engellerle karşı karşıya gelmiştir. Tekstilde, Ürdün ve Mısır gibi komşu ülkelerle yaşanan rekabette işgücü maliyeti İsrail açısından negatif bir özellik arz etmiştir.Bu yüzden tekstil sektöründe ki firmalar yerel üretim yerine ithalata yönelmiştir. İsrail'de Ar-Ge sektörü ihracatı sürükleyen ve firmaların rekabet gücünü artıran en önemli unsurdur. 1990-2000 yıllarında özel sektörün Ar-Ge harcamaları %80 oranında artmıştır.Sadece 2002 yılında bile %22 artan Ar-Ge harcamaları 2004 yılı GSYİH'sının %4 kadarını oluşturmakta ve bu konuda İsrail dünyada ilk sırayı almaktadır. Hükümet tarafından yapılan yıllık Ar-Ge harcamaları 1990-2000 yılları arasında 100 milyon $'dan 500 milyon $'a yükselmiştir.

Yazılım firmaları; veri tabanı yönetimi, eğitim yazılımları, İnternet'e ilişkin yazılımlar, anti-virus koruma ve güvenlik sistemleri alanlarında rekabet gücü oldukça yüksek olan İsrail, fiber-optik, elektro-optik kontrol sistemlerinde dünya lideridir.

İsrail'e göç edenlerin sahip olduğu yüksek teknik bilgi düzeyi ve yaratıcılık gücü, endüstriyel üretimin, bilimsel yaratıcılık ve teknolojik buluşlara dayanan yüksek katma değerli mallardan oluşmasını sağlamıştır. İsrail endüstrisi elektronik, havacılık, haberleşme, gıda üretimi, bilgisayar, güneş enerjisi, elmas işleme, bioteknoloji, kimyasallar ve tarım endüstrisini içeren yüksek teknolojiye dayanmaktadır. Firmalar uluslararası standartlara göre küçük ölçekli olmalarına rağmen, kendi alanlarında dünya teknoloji liderleri arasındadırlar. Yerli endüstrinin gelişmesini sağlamak amacıyla uzun süre belirli sanayi dalları dış rekabete karşı korunmuştur.

Yatırımı teşvik etmek, yabancı sermaye girişlerini hızlandırmak üzere 1950'de çıkarılan ve 1959, 1967 ve 1977'de yeni ilave düzenlemelerle geliştirilen bir kanunla İsrail'de bir "Yatırımları İdare Merkezi" kurulmuştur. Bu merkez, endüstriyel potansiyelin geliştirilmesine yönelik projelerin onaylanmasına doğal kaynakların rantabl kullanılmasına, özellikle gelişme bölgelerinde yeni iş olanaklarının yaratılmasına ve yeni göçmenlerin uyumuna ilişkin kararlar almaktadır.

İsrail'in en önemli endüstriyel ihraç malı yontulmuş ve parlatılmış elmastır. Ülke dünyanın en büyük elmas ihracatçılarından biri durumunda olup, ihracat için gereksinim duyduğu hammaddeyi Merkezi Satış Organizasyonu kanalıyla elde etmektedir.

En büyük sanayi dallarından biri de uçak sanayii olup savaş ve çok fonksiyonlu uçaklar ile çift pervaneli yolcu/ kargo taşıma uçakları, denizden denize güdümlü mermiler ve silahlar üretilmektedir.
Tablo5: İmalat Sanayi (1994=100)

 

  1999 2000 2001 2002 2003
Sanayi Üretimi 121.2 133.4 126.2 124.4 124.0
Gıda, İçecek ve Tütün 114.7 114.8 113.6 111.9 109.3
Kimyasallar ve Benzin 125.0 129.2 131.4 158.6 167.4
Metal Ürünler 118.8 129.4 123.7 122.0 120.5
Elektronik Teçhizat 139.2 199.2 180.9 166.3 173.0
Plastik ve Kauçuk Ürünleri 132.1 136.6 140.0 152.6 161.9


Kaynak:İsrail İstatistik Bürosu, EIU- Economist Intelligence Unit, Israel, Country Profile, 2004

Kimyasallar

Organik Kimyasallar- Petro kimya sanayi hammaddelerini Hayfa'daki petrol rafinerilerinden sağlamakta ve bu bölgenin çevresinde gelişmektedir. Üretim yelpazesi aromatikler, metanol ve polimerleri içermektedir.

İnorganik Kimyasallar sektörü iki temel kaynaktan elde edilmektedir;
1. Ölü Deniz: potas, bromin, magnezyum, çeşitli gübreler ve inorganik tuzlar bakımından önemlidir.
2. Necef Madeni: Gübre ve gıda alanında kullanılan fosforik asit üretimi için gereken fosfat taşı bakımından zengindir.
Elektronik Sanayii

Coğrafi konumu gereği oluşan savunma ihtiyaçları ve elektronik sanayiinin temeli olan yetişmiş insan gücü, elektronik sektörünün gelişmesinde temel oluşturmuştur.

İsrail'in elektronik sanayinin gelişme potansiyeli IBM, Digital, Intel, Motorola, National Semiconductors ve Vishay gibi çok uluslu şirketlerin ilgisini çekmiş ve bu ülkede bir milyar doları aşan yatırım yapmışlardır. Bununla beraber, elektronik sektörü, ABD'den NASA, ABD Silahlı Kuvvetleri, Honeywell, Hughes Aircraft, Westinghouse, Compaq ve Kodak; Avrupa'dan Siemens, Phillips, Olivetti, British Telecom, Marconi, Telefunken ve Bosh; Japonya'dan Toyota, Sony, Sanyo, Toshiba ve Fuji gibi kamu ve özel sektör kuruluşları ile de ortak çalışmakta ve yatırım yapmaktadır.

Elektronik sanayi şu alanlarda faaliyet göstermektedir; Askeri bilgisayarlar, havacılıkta kullanılan bilgisayarlar, elektro-optik sistemleri ve kızıl ötesi kameralar, sivil ve askeri haberleşme sistemleri data güvenlik sistemleri, radar sistemleri, uçuş sistemlerinde ve diğer elektronik ekipmanlarda kullanılan otomatik test cihazları, grafik çizim ve baskı sistemleri .
2.3.3. Hizmetler

Hizmet sektöründe, İsrail'in gelişmiş know-how'a dayanan bir ülke olduğu görülmektedir. Örneğin; su kaynaklarının dolayısıyla, bu alanda gerçekleştirilen organizasyon ve teknoloji sayesinde şehir sularının arıtılarak tarımda yeniden kullanımı sağlanmaktadır. Ayrıca, Su Planlama Şirketi, son yıllarda gelirlerinin büyük bir kısmını diğer ülkelerdeki planlama ve projelerle elde etmektedir.
Turizm

Son yıllarda, hem üç büyük dinin kutsal şehri olan Kudüs'e gelen turist sayısı açısından, hem de Akdeniz kıyılarında yeni yapılan turistik tesis yatırımlarının artan getirisi bakımından, turizm İsrail'in en önemli gelir kaynaklarından birisi olmuştur. Turizm merkezleri Elyat, Ölü Deniz ve Kudüs çevresinde gelişmiştir.

1985'ten itibaren gelişmeye başlayan turizm sektörü, 1990 yılındaki Körfez Savaşı ve Filistinliler tarafından başlatılan "intifada" hareketi yüzünden durgunluğa girmiş ve 1992 yılından itibaren tekrar toparlanmaya başlamıştır. Turizm sektörü barış görüşmelerinden olumlu yönde etkilenmiştir.

Ülkeyi ziyaret eden turistlerin çoğu Batı Avrupa, Kuzey Amerika, Asya, Latin Amerika ve Doğu Avrupa'dan gelmektedir. 1995 yılında 2,5 milyon turist ülkeyi ziyaret etmiş ve 2,9 milyar dolar ortalama turizm geliri sağlamıştır.. Ancak 1996 yılında meydana gelen intihar saldırıları, gelen turist sayısının düşmesine neden olmuştur. Yeni bin yılın turizmde yarattığı canlılık nedeniyle 1999 yılında turizm canlanmaya başlamış ve 2000 yılı için olumlu beklentileri artırmıştır. 1999 yılında 2,5 milyon turistin ziyareti sonucu 3 milyar dolar turizm geliri elde edilmiştir. 2000 yılı için turist sayısı 2,6 milyon olmuştur. 2001 yılı sonlarında yaşanan İsrail -Filistin çatışması hem 2001 hem de 2002 yılını olumsuz etkilemiştir. 2002 yılında ülke şiddet olayları turist sayısını 1982'den beri ilk defa bir milyon doların altına düşmüştür. 2003 yılında ise Amerika ile Irak arasındaki savaş turizmi olumsuz etkilemiş ve yine de bir milyonun üzerinde turist 2003 yılı itibariyle İsrail'i ziyaret etmiştir.Turizm gelirleri İsrail'in toplam GSYİH'sının %3-5'ini oluşturmaya devam etmektedir.
Tablo6: Turizm (Gelen Turist Sayısı, 1000 kişi)

 

 

1999

2000

2001

2002

2003

Toplam Gelen Turist

2.312

2.417

1.196

862

1.063


Kaynak:İsrail İstatistik Bürosu, EIU- Economist Intelligence Unit, Israel, Country Profile, 2004

İnşaat Sektörü

Kurulduğu 1948 yılında 786.000 olan İsrail nüfusu aldığı dış göçlerle, 1999 yılında 6 milyonu aşmıştır. Bu yüzden, istihdam ve konut darboğazı yaşayan İsrail, inşaat sektörünün gelişmesiyle sorunlarının büyük bölümünü çözmüştür. 2001 yılında inşaat sektöründe belirgin bir gerileme yaşandığı gözlenmektedir.

İnşaat sektörü, 1980'lerdeki durgunluktan sonra, 1990-1992 döneminde hızlı bir gelişme göstermiştir. 1989 senesinde, kredi faizlerinin aşağıya çekilmesiyle ve kredilerin geçmişe göre daha kolay verilmesiyle oluşan talep artışı konut piyasasını canlandırmıştır. 1989 yılında 50.000 konut inşaatı yapılırken, İsrail inşaat sektörü, özellikle eski Sovyet ülkelerinden gelen mülteci akımı ile birlikte oluşan konut sorununu iki yıl gibi kısa bir sürede 83.000 konut inşaatı yaparak çözmüştür. Bununla beraber, özellikle karayolu ve içme ve sulama suyu konusunda alt yapı ihtiyacı oluşmuştur.90'lı yılların ortalarından sonra talebin azalmasıyla inşaat sektörü gerileme göstermiştir bunun en önemli nedeni göçün azalması ve talep faktörlerinin ters etkisidir.Ancak inşaat sektörünün daha önceki yıllara oranla 2003 yılı GSYIH' de ki negatif etkisi daha azdır. Sektör geniş ve ucuz iş gücüne bağlıdır.1993 yılına kadar Filistinliler bu açığı kapatabilmekteydi fakat gerilen ilişkilerden dolayı iş gücünde azalma Doğu Avrupa ,Afrika ve Çin'den işçi göçüyle kapatılmaya çalışılmaktadır.Hükümetinde yabancı işçilere karşı politikalar üretmeye ve haklar tanıma çalışmaları vardır.Öte yandan inşaat sektörüne hizmet veren yan sanayilerde de hızlı bir gelişme olmuştur. Çimento sanayiinin yanı sıra, yan sanayi yelpazesi hazır betondan yapı elemanları, alüminyum pencere profilleri, geçmeli kaldırım taşları, düz cam, güvenlik kapıları ve kilitlerinden oluşmaktadır. Bununla beraber, İsrail inşaat sektörü otomatik enerji sarfiyat takibi ve kontrolü sistemleri ve enerji tasarrufu malzemeleri gibi yüksek teknoloji ürünleri sayesinde yapılarını güncel ihtiyaçlara uygun hale getirmiştir.
Tablo7: İnşaat

 

 

1999

2000

2001

2002

2003

İnşaatına başlanan Konutlar

 

Toplam Sayı (adet)

38 395

45 779

31 796

32 672

30 020

Kamu

9 659

14 716

7 331

7 866

7 457

Özel

28 736

31 063

24 465

24 806

22 563

Toplam Alan (1000 m2)

5 742

7 055

5 257

5 478

4 896

Kamu

1 071

1 624

875

927

811

Özel

4 671

5 431

4 382

4 551

4 085

İnşaatı tamamlanan Konutlar

 

 

 

 

 

Toplam Sayı (adet)

46 284

43 438

39 257

38 650

33 864

Kamu

16 664

10 556

8 938

10 408

8 820

Özel

29 620

32 882

30 319

28 242

25 044

Toplam Alan (1000 m2)

6 321

6 558

6 205

6 154

5 495

Kamu

1 823

1 156

973

1 188

1 040

Özel

4 498

5 402

5 232

4 966

4 455

İnşaatına başlanan Binalar (Konut Hariç)

 

 

 

 

 

Toplam Alan (1000 m2)

2 868

2 653

2 342

2 461

1 564

Kamu (1000 m2)

321

375

257

260

284

Özel

2 547

2 278

2 085

2 201

1 280

İnşaatı tamamlanan Binalar (Konut Hariç)

 

 

 

 

 

Toplam Alan (1000 m2)

3 127

2 732

2 775

2 281

2 454

Kamu (1000 m2)

311

342

364

293

329

Özel

2 816

2 390

2 411

1 988

2 125


Kaynak:İsrail İstatistik Bürosu, EIU- Economist Intelligence Unit, Israel, Country Profile, 2004

Bankacılık

İsrail oldukça gelişmiş bir bankacılık sistemine sahiptir. Bankacılık sistemini elinde tutan 5 büyük banka grubu söz konusudur. "Bank Leumi Group", "Bank Hapoalim" ve "Bank Discount", "Bank Mizrahi", "First International Bank " İsrail bankacılık sistemindeki varlıkların %90'ından fazlasına sahip bulunmaktadır. Bunlar, kendilerine bağlı çeşitli ortaklıklarla tüm dünyada temsil edilmektedir. 2000 yılının en önemli özelleştirme operasyonu Hapoalim'in özelleştirilmesinde yaşanmıştır. "Bank Discount" un durumu da belirsiz olmakla birlikte, devlet "Leumi"de %40, "Discount"da %56 paya sahiptir. İsrail bankacılık sistemi uluslararası standartlarda olmasına rağmen sigortacılık işlemlerini gerçekleştirememektedirler. 90'lı yıllara kadar yabancı rekabetten uzak olan İsrail bankacılık sistemi 2003 yılına gelindiğinde dokuz tane yabancı bankanın faaliyette girmesiyle rekabet artmıştır. Ancak İsrail'in ekonomik büyümesinin yavaşlaması nedeniyle beklenildiği kadar yabancı banka faaliyete geçmemiştir.

İsrail'de uzun vadeli krediler, "ipotek bankaları", İsrail Tarım Bankası, Endüstriyel Gelişim Bankası, Denizcilik Bankası tarafından sağlanmaktadır.

İsrail Merkez Bankası'nın görevleri, para basmak, bankalardan gelen mevduat karşılıklarını kabul etmek, devlete geçici avanslar vermek, devletin tek mali ve bankacılık kuruluşu olarak hareket etmek ve kamu borçlarını idare etmektir. Merkez Bankası temel iki görevi dışında, ticari bankaların likidite oranlarını denetleme ve bankaların avans hacimlerini düzenleme görevlerini de yürütmektedir.

Son yıllarda dünyada yaşanan globalleşme hareketleri sonucu, finans dünyasını ve uluslararası piyasaları etkileyen önemli değişiklikler, İsrail bankacılık sistemini de etkilemiştir. Mali piyasalardaki aracı finans kuruluşları ve öteki bağımsız işletmeler bu değişikliklere ayak uydururken, bankalar, yavaş yavaş tekelci yapılarını kaybetmeye başlamışlardır. Bununla birlikte, bankalar, bu gelişmelerin sonucu olarak kendilerine kapatılmış bulunan bazı mali faaliyetlere katılmaları konusunda Devlet tarafından teşvik edilmektedir.
2.3.4. Yatırımlar

İsrail'de yaşanan göçlerden kaynaklanan nüfus artışının yol açtığı işsizliğe çözüm olacağı ve yeni iş imkanları yaratacağı düşüncesiyle yatırımlar teşvik edilmektedir. Ülkeye giren doğrudan yabancı sermaye ve borç toplamı; 2003 yılı sonunda 31,4 milyon doları doğrudan yabancı sermaye olmak üzere, 1,23 milyar dolar olarak belirlenmiştir.Artış oranının az olmasına rağmen ,doğrudan yabancı yatırımdaki artışın 2004 yılına da yansıması beklenmektedir.

Yatırımlar resmi düzeyde desteklenmekte olup, bu amaçla Yatırım Başkanlığı kurulmuştur. Bu birimin İsrail ve belirli uluslararası ticari merkezlerde ofisleri bulunmaktadır. Özellikle araştırma ve geliştirme yatırımlarına büyük önem veren ve yatırımları teşvik eden İsrail'in yatırımlar açısından taşıdığı avantajlar şöyle sıralanabilir;

- İsrail hem ABD ve hem de AB ile serbest ticaret anlaşmaları imzalamış olan tek ülkedir,
- Bol ve kalifiye iş gücü düşük maliyetle çalışmaktadır,
- İngilizce ve diğer Avrupa dilleri yaygın olarak konuşulmaktadır,
- Yabancı yatırımcıların ihracata yönelik teşebbüsleri devlet tarafından desteklenmektedir. Hükümet düşük faizli, uzun vadeli krediler vermek yoluyla yatırımları çekmeye çalışmaktadır,
- AR-GE faaliyetlerine öncelik verilmekte olup, devlet ve fon kaynaklarıyla desteklenmektedir,
- AB pazarına gümrüksüz giriş hakkı mevcuttur,
- Yurtiçi talep, göçlerden dolayı sürekli artış göstermektedir.

Uygulanan istikrar programları ve yabancı yatırımların yanı sıra, diğer ülkelerden alınan dış yardımlar da İsrail'in gelişiminde önemli rol oynamıştır.
Savunma Sanayiinin bazı kolları dışında yabancı yatırımcılara getirilen herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır. Bankacılık ve sigorta sektöründe yapılan yatırımlar hükümetin onayından geçmek zorundadır. Şirket alımları ve birleşmeleri konusunda yabancı ve yerli yatırımcılar eşit kurallara tabidirler. İsrail Hükümeti, hava ulaşımı, gemicilik ve telekom gibi bazı sektörlerde İsrailli firmaların çoğunluk hissesine sahip olmalarını tercih etmekle birlikte, yabancı yatırımcıların özelleştirme programında yer almaları teşvik edilmektedir.

Hükümet, ülkenin belli bölgelerinde, özellikle tarım ve turizm sektörlerinde yapılan yatırımlara teşvik uygulamaktadır. Yerli yatırımcılara sunulan tüm olanaklar, yabancılara da sunulmakta ve bazı durumlarda yabancı yatırımcıya daha fazla vergi indirimi uygulanmaktadır.
Yatırım Teşvikleri

İsrail Hükümetinin yatırımları teşvik ederken kullandığı en önemli araç "Sermaye Yatırımını Teşvik Kanunu" dur. Bu kanuna göre, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde yer alan Yatırım Merkezi kendisine sunulan yatırım projelerinden uygun gördüklerine "onaylanmış şirket" statüsü verme ve böylece bu projenin teşviklerden yararlanmasını sağlama yetkisine haizdir. Teşvikler, vergi muafiyetleri ve hükümet yardımları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Teşviklerin yapısı yatırımın gerçekleştirileceği coğrafi konuma göre değiştiğinden, Kanun İsrail'i üç bölgeye ayırmaktadır;

Öncelikli A Bölgesi: Güneyde Negev, Kuzeyde Galilee ve Doğuda Ürdün Vadisini kapsayan; Kirvat Shmona, Shlomi, Hazor, Safed, Beit Shaan, Arad, Sdom, Sederot, Netivot, Ofakim, Beer Sheba, Dimona, Yeruham Mipze Ramon, Eliat'ı içermektedir.

Öncelikli B Bölgesi: Hayfa'nın Kuzey Doğusun'da yer alan; Galilee, Carmiel, Ha Emek, Afula, Yokneam, Kudüs, Kiryat Gat, Kiryat Malachi'yi kapsayan bölgeler olup, öncelikli A bölgesinden sonra en yüksek teşvik verilen ikinci bölgedir.

Diğer: Hayfa, Tel Aviv, Yavne, Ashdod, Ashkelon'u kapsayan bölgelerdir.

"Onaylanmış şirket" statüsü, ülkenin sanayisine ve ekonomisine yararlı olacak projelere verilmektedir. Onaylanmadan önce proje teklifleri derin bir tetkike tabi tutulmaktadır. Genel olarak, bu statüyü almak için başvuran şirketlerin, gerçekleştirmek istedikleri yatırım miktarının %30'u kadar bir ödenmiş sermayeye sahip olmaları gerekmektedir. Bu statüyü alan şirketler, kendilerine sunulan dört teşvik türü açısından seçim yapmaya tabi tutulurlar;

a) Hükümet Hibesi
Hükümet hibesi şeklindeki yatırım teşviklerinde hükümet yardımı doğrudan para yardımı ya da vergi indirimi şeklinde olmaktadır. Hibe, plan aşamasındaki projenin bina ve yeni olması şartıyla ekipman gibi firmanın sabit varlıkları baz alınarak yapılmaktadır. Yatırımın en az %30'luk bölümünün yatırımcı tarafından finanse edilmesi gerekmektedir. Onaylanan projenin onay tarihinden itibaren 3 yıl içinde tamamlanmış olması gerekmektedir. Ayrıca, hibe verilen projenin %25'nin birinci yıl içinde tamamlanmış olması da zorunludur.

Sanayi ve turizm projelerinde, 140 milyon Şekel'e kadar olan yatırımlarda, öncelikli A bölgesinde %15 ila %22, öncelikli B Bölgesinde ise %10 hibe sağlanmaktadır. 140 milyon Şekel'in üstünde olan yatırımlarda ise öncelikli A Bölgesinde %15 ila %20, öncelikli B Bölgesinde ise % 10 hibe sağlanmaktadır. Kurulduğu tarihten itibaren, firma, ilk 14 yıl içinde, 7 yıllık vergi kolaylığına tabi tutulabilecektir. Firmanın en az %25'i yabancı yatırımcıya ait olduğu takdirde bu süre 10 yıllık bir dönemi kapsayabilmektedir.

b) Hükümet Kredi Garantileri
İsrail Bankalarından alınan kredilere yönelik verilen, onaylanmış şirketin kuruluşuna veya genişlemesine yardımcı olmak amacıyla sağlanan bu garantiler çerçevesinde vergi kolaylıkları da söz konusudur. Kurulduğu tarihten itibaren, firma, ilk 14 yıl içinde 7 yıllık vergi kolaylığına tabi tutulabilecektir. Firmanın en az %25'i yabancı yatırımcıya ait olduğu takdirde bu süre 10 yıllık bir dönemi kapsayabilecektir.

c) Birleşik Finansman Programı
Hibe ve kredi garantilerinin birlikte verilmesini öngören bir destek programıdır.

d) Vergi Muafiyeti
Hibede olduğu gibi vergi muafiyeti için de bina ve yeni olması şartıyla ekipman gibi firmanın sabit varlıkları baz alınarak yapılmaktadır. Yatırımın en az %30'luk bölümünün yatırımcı tarafından finanse edilmesi gerekmektedir. Onaylanan projenin onay tarihinden itibaren 3 yıl içinde t
amamlanmış olması gerekmektedir. Ayrıca, verilen projenin %25'nin birinci yıl içinde tamamlanmış olması da zorunludur. Vergi muafiyetinden faydalanmak isteyen firmalar hızlandırılmış bir amortismanın yanı sıra dağıtılmamış karları üzerinden şirket vergisinden muaf tutulmaktadırlar. Öncelikli A Bölgesinde bulunan firmalar 10 yıl boyunca vergiden muaftırlar. Öncelikli B Bölgesindeki firmalar ise 6 yıl boyunca vergiden muaf olup, bir yıl için de birtakım vergi teşviklerinden yararlanabilmektedirler. İsrail'in merkez bölgesinde yatırım yapan firmalar ise 2 yıl vergi muafiyeti ve 5 yıl boyunca vergi teşviklerinden faydalanabilmektedirler.
İkili Yatırım Anlaşmaları

İsrail'in Bulgaristan, Arnavutluk, Arjantin, Uruguay, Peru, Kore, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Slovak Cumhuriyeti, Slovenya, Gürcistan, Kazakistan, Özbekistan, Hindistan, Moldova, Moğolistan, Estonya, Fransa, Almanya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Romanya, Ukrayna ve Türkiye ile ikili yatırım anlaşmaları bulunmaktadır.
2.3.5. Serbest Bölgeler

Haifa, Kishan, Ashdod, Eilat serbest limanları dışında Eria Serbest Bölgesi kurulmuştur. Yatırım Teşvik Kanunundaki haklardan tamamı ile yararlanabilen serbest bölge firmaları 7 yıl vergiden muaftır. Yedi yıl sonunda %25 oranında vergi ödemekle yükümlüdürler.


Eliat Serbest Ticaret Bölgesi: 1 Kasım 1958 tarihinde yürürlüğe giren Serbest Ticaret Bölgesi Kanunu'na göre turizmin, uluslararası ticaretin ve diğer sınai teşebbüslerin teşvik edilmesi amacıyla kurulmuştur.

Serbest Liman Bölgeleri: 1969 tarihinde yürürlüğe giren Serbest Liman Bölgeleri Kanunu'na göre Haifa, Ashdod ve Eliat Limanları serbest liman bölgeleri kapsamına alınmış olup, bu liman bölgelerinde faaliyet gösteren şirketler girişimci şirket niteliğinde ihracata yönelik üretim yapmaktadır.

Serbest İhracat İşleme Bölgeleri: Bu bölgelerden ilki Negev'de, Beer Sheva'nın yakınında kurulmuş olup, her bir bölge, bir imtiyaz sahibi tarafından idare edilmekte ve sadece yönetim için gerekli deneyim ve finansmana sahip olan özel bir şirket idareye hak kazanabilmektedir.

IRBID Serbest Ticaret Bölgesi: Söz konusu bölge Kasım 1998'de Ürdün'ün kuzey bölgesinde yer alan İrbid kentinde, daha fazla ortak yatırım yapılmasını öngören anlaşma çerçevesinde kurulan bir nevi serbest bölgedir.

ABD, Ürdün-İsrail sınırında kurulan özel statülü Irbid Sanayi Bölgesinde (Qualifying Industrial Zone-QIZ), İsrail-Ürdün-Filistin ortak katkısı ile üretilen mamullere kendi pazarına gümrük vergisiz ve kotasız giriş imkanı tanımıştır. NSB'lerin şimdiye kadar uygulamadaki tek örneğini yine ABD-İsrail Serbest Ticaret Anlaşması çerçevesinde Ürdün'de kurulan on bir tane bölge oluşturmaktadır. İsrail ile Türkiye arasındaki STA antlaşması sayesinde Türk menşeli ürünler kullanılarak imtiyazlı alanlarda üretilen mamullerin ABD'ye ihracı ile Amerikan pazarında özellikle tekstil ve konfeksiyon ürünlerinde karşılaşılan kota engellerinin aşılabileceği düşünülmektedir.
2.4. Alt Yapı

2.4.1. Nüfus

6,8 milyonluk İsrail nüfusunun yaklaşık olarak beşte dördünü Yahudiler (5,2), geriye kalan bölümünü ise işgal altındaki topraklarda yerleşik Araplar oluşturmaktadır. Yahudi nüfusunun yarısından fazlası İsrail doğumlu olup geri kalan kısım 70 farklı ülkeden göç etmiştir. İsrail'in nüfus artış hızı Sovyetler Birliği'nden gelen yoğun göçler nedeniyle 1990-1998 döneminde %25,2 olarak gerçekleşmiştir. Daha sonraki yıllarda göçlerin durulması nedeniyle nüfus artış oranı gerilemiştir, yıllık artış hızı ise 2004 yılı itibariyle 1,8 olarak belirlenmiştir.

İsrail'de yaşayan Yahudiler, çeşitli ülkelerde yaşayan Yahudi nüfusun yaklaşık %27'sini oluşturmaktadır. Bu nedenle İsrail sürekli olarak göç kabul etmekte, 1948'de 786.000 olan nüfus 6,8 milyona (Yahudi nüfusu 5,2) yükselmiş bulunmaktadır. Yahudi topluluğu kendi içinde üç gruba ayrılmaktadır: Doğu ve Merkezi Avrupa ülkelerinden gelen Askhenazi Yahudileri, 15.yy sonunda İspanya ve Portekiz'den Avrupa ülkelerine kaçan ve İsrail devletinin kurulmasıyla göç eden, içlerinde Türkiye'den göçen Yahudilerin de yer aldığı Sephardi Yahudileri ve Kuzey Afrika ve Orta Doğu Müslüman ülkelerinde yaşayan Doğu Yahudileri. Sovyet Rusya'nın dağılmasından önce özellikle Askhenazi Yahudileri orta ve yönetim sınıfını temsil ederken Sephardi Yahudileri ise işçi sınıfı temsil etmekteydi fakat Sovyet Rusya'dan gelen göçler sayesinde etnik ayrımın ekonomiye etkisi zayıflamıştır.

Arap Nüfus ise Sünni ve Bedeviler, Hıristiyan (Rum-Ortodoks, Rum-Katolik) gruplardan oluşmaktadır.

Farklı etnik köken, din, kültüre sahip grupların olması ülkedeki gelir dağılımı, eğitim ve yaşam biçimlerinde farklılıkları bir araya getirmektedir. İsrail'in nüfus ve yaşam biçimi incelenirken üzerinde mutlaka durulması gereken konu, nüfusun yaklaşık %10'unun yaşadığı " Kibboutz" (Kibutz) ve "Moshav" (Moşav)'lardır. İsrail'de ekonomik örgütlenme ilk Yahudi göçleriyle başlamıştır. Kibutzlar ekonomik gelişme için bir temel olarak algılanmış, fakat zaman içinde kapitalist yapılanma ön plana çıkmıştır. Birbirine alternatif olmayan bu örgütlenme biçimleri İsrail' de paralellik arz ederek gelişmiştir. Bugün her iki yapı da varlığını korumaktadır. Ancak, özellikle başlangıçta "gelişmekte olan ülke" yapısından dolayı üretim ve yatırımların yetersiz düzeyde kalması nedeniyle yatırımlara hız verilmiş, bu da enflasyonun artmasına neden olmuştur.

Sosyal ve ekonomik bir birim olan Kibutz'larda kararlar üyelerin katıldığı genel kurulda alınmaktadır. Ortak mülkiyet esasının geçerli olduğu bu birimlerde, örneğin yemekler Kibutz genel mutfağında hazırlanmakta ve ortak bir yemek odasında yenmektedir. Giysiler, çarşaflar genel çamaşırhanede imal edilmekte, ütülenip buradan dağıtım yapılmaktadır. Üyeler çeşitli ekonomik birimlerde görev yapmaktadırlar. Çalışanlar Kibutz'larda bir gelir elde edemezler ancak, bütün gereksinimlerini eksiksiz elde edebilmektedirler.

Moshavlar ise her ailenin bir çiftliğe sahip olduğu, üretim, satış ve ihtiyaçların kooperatif aracılığıyla gerçekleştirildiği tarım köyleridir.

Devletin koyduğu hedeflere uymakla yükümlü değişik sektörlere (kamu, kooperatif ve özel) dayalı karma bir ekonomik yapıya sahip olan İsrail'de belli sektörlerde devlet kontrolü görülmektedir. Birçok özel şirket bulunmasına rağmen, üretim ve istihdam açısından devlet teşekkülleri önemli bir paya sahiptir.
2.4.2. Doğal Kaynaklar

İsrail ekonomisinin yapısını sınırlı doğal kaynaklar belirlemektedir. Ekonomi, sınırlı kaynakların etkin kullanımı ve altyapının iyileştirilmesi çabalarıyla bugünkü yapısını kazanmıştır. Mevcut ekonomik yapıda önemli sektörler olan sanayi yatırımları, turizm, inşaat ve ileri teknoloji sanayii gelişim eğilimindedir.

Arap komşularından daha az miktarda ve daha yüksek maliyetlerle çıkarılmasına rağmen, bulunan petrol kuyuları işletilmektedir. Ülkede az miktarda doğal gaz da çıkarılmaktadır. Ancak, doğal gaz üretiminde özellikle 1985 yılından sonra, yıllar itibariyle bir azalma gözlenmiştir. Son yıllarda Askhelon kıyılarında bulunan önemli doğal gaz madenleri İsrail'in gelecekte enerji ihtiyacının bir bölümünü kendi kaynaklarıyla karşılayabilmesine bir umut ışığı olmuştur. Bununla birlikte doğal gaz boru hattı yapımına hız verilmiştir. Türk firmaları da bu boru hattının yapımında rol oynamaktadırlar. Büyük ölçekli enerji kaynaklarının bulunmayışı nedeniyle, enerji ihtiyacının büyük bir bölümü ithal edilmektedir. Güneş Enerjisi, ülkenin enerji ihtiyacının karşılanmasında petrole alternatif bir kaynak olarak önemli role sahiptir. İsrail, enerji üretiminde kömürle çalışan santraller kurmak suretiyle petrole olan bağımlılığını büyük ölçüde azaltmıştır.

İsrail'in maden yatakları Ölüdeniz'de bulunmaktadır. Ülke için büyük önemi olan bu bölgeden potasyum, Negev'deki Oron ve Aravan'dan ise fosfat çıkarılmaktadır. Ülkede ayrıca, düşük değerli bakır cevheri de üretilmektedir.
2.4.3. Ulaşım

İstihdam edilen işgücünün %7,7'sinin çalıştığı "Ulaşım ve Haberleşme Sektörü", Yurtiçi Hasılanın %12,6'ini oluşturmaktadır. 1980 yılında 11 810 km olan karayolu uzunluğu, 1990 yılında 13 199, 2000 yılında 16 281 ve 2002 yılında 16903 km olmuştur. Nüfusun yoğun olduğu şehir merkezlerinde sıklıkla trafik tıkanıklıkları yaşanmaktadır. Son beş yılda alt yapının düzeltilmesi için yatırımlara ağırlık verilmiştir. Karayolları talebi karşılamasa da yapılan ücretli yollar sayesinde alternatifler üretilmeye çalışılmaktadır. Demiryolları uluslararası standartlara 2001 yılı itibariyle taşınmaya çalışılmış ve alt yapı değişikliklerine hız verilmiştir. Şu anda 200 tren günlük olarak çalışmakta özellikle nüfusun yoğun olduğu bölgelerde ulaşımı rahatlatmaktadır. Ayrıca eski raylar yenilenmiş ,yenileri yapılmış ve yapılmaktadır. Nahariya ve Hayfa'nın kuzeyinden Kudüs ve Tel Aviv'e, oradan güneye Beersheba'ya kadar olan eski rotaya Tel Aviv'den şehrin elmas merkezine kadar olan gibi yeni hatlar eklenmiş ve yeni hat çalışmaları devam etmektedir.

Havaalanları talebi karşılamakta zorlanmaktadır. İsrail'in uluslararası havaalanı Tel Aviv yakınlarındaki Ben Gurion Havaalanı olup 2004 yılında açılan üçüncü terminaliyle yolcu ve kargo taşımacılığının merkezini oluşturmaktadır. Elyat ve Kudüs'teki havaalanlarından da özel uçuşlar gerçekleştirilmektedir.

Ülkenin Başlıca limanları Akdeniz Kıyısındaki Hayfa ve Ashdod limanları ile Kızıldeniz kıyısındaki Elyat limanıdır. 17 Şubat 2005 yılı itibariyle Hayfa, Aşhod ve Eliot Limanları İsrail Liman Otoritesinden lavedilmiş ve ilerde özelleştirilmek üzere bağımsız devlet limanları statüsüne getirilmiştir. Güneyde Gulf of Aqaba limanı ile Gaza Bölgesi'nin ihtiyaçlarını karşılayan Gaza limanı bulunmaktadır.
2.4.4. İletişim (Telekomünikasyon)

1984 yılından bu yana hükümet iletişim altyapısını düzenlemek ve devlete ait telekomünikasyon şirketi Bezeq'in monopolüne son vermek amacıyla çeşitli yasal düzenlemeler yapmıştır.

Ulaşım alt yapısının aksine telekomünikasyon alanında çok hızlı gelişmeler sağlanabilmiştir. 1980 yılında her 100 kişiden yalnızca 20'si telefon hattına sahip iken bu sayı 2001 yılında 47,5 kişiye yükselmiştir. Yaklaşık 1 milyon müşterisi olan Pelephone ve Cellcom firmalarının yanı sıra 1998 yılından itibaren Partner Orange firması da kısa zamanda edindiği 110 bin müşterisi ile üçüncü mobil telefon firması olarak hizmet sunmaktadır. Bunlara ek olarak MIRS'te dördüncü operatör son olarak hizmet vermeye başlamıştır. 2003 yılı sonu itibariyle nüfusun %97,6 si mobil telefon kullanmaktadır.

İsrail uydu ve kablolar aracılığı ile dünyanın belli başlı ticari, finanssal ve akademik ağlarına tam anlamıyla bağlanabilmektedir. İsrail'de hızlı İnternet erişimi son yıllarda gelişme göstermiştir.2003 yılı itibariyle nüfusun %30'u bundan yaralanmaktadır. Buna ek olarak ADSL kullanımı %67, kablo net kullanımı %33'tür.
2.4.5. Basın

Güvenlikle ilgili olan konularda sansür olmakla birlikte, bunun dışında kalan konularda medya için basın özgürlüğü esastır. Dokuz İbranice olmak üzere Arapça, İngilizce, Rusça dahil, birçok günlük gazete çıkmaktadır. Değişik ilgi alanlarına hitap eden çeşitli dillerde 1000'in üzerinde periyodik yayın vardır.

Radyo ve televizyon İsrail Yayın Kurulu'nun denetimi altındadır. İsrail'in Sesi (Kol Israel) adlı radyo kanalı farklı dinleyici gruplar için çeşitli dillerde yayın yapmaktadır. Arapça yayın yapan radyo istasyonu müzikten güncel sorunların tartışılmasına kadar geniş bir yelpazede program hazırlamaktadır.
 

kaynak: www.igeme.gov.tr


 |    E-Pazarlama - Elektronik Pazarlama   |   İhracat Hizmetleri   |   Dış Ticaret Hizmetleri   |   Tekstil İhracat Hizmetleri   | 
 |   Global Pazarlama Hizmetleri   |   İnternetle Pazarlama Hizmetleri   |   Ülke Pazar Araştırmaları    | 

© 2004 Copyright By ihracathizmetleri.com.  All rights reserved.
Web Tasarım Firması