Dünyanın en eski
medeniyetlerine ev sahipliği yapmış olan Aşağı Mezopotamya
bölgesinde kurulmuş olan Irak Cumhuriyeti, Osmanlı idaresinden
sonra İngiliz manda yönetimi altına girmiş ve 1932 yılında da
bağımsızlığına kavuşmuştur. 1958 yılında ülkede cumhuriyet ilan
edilmiştir. Irak, 1979 yılından beri Saddam Hüseyin önderliğinde
BAAS Partisi tarafından idare edilmektedir.
Saddam Hüseyinin iktidarı ele geçirmesinden sonra Irak, 1980-88
yılları arasında İranla savaşmış, 1990 yılının Ağustos ayında
ise Kuveyti işgal etmiştir. Bu işgal Birleşmiş Milletler
tarafından çok sert bir şekilde karşılanmış ve ABD önderliğinde
Ocak-Şubat 1991 tarihinde gerçekleştirilen müdahale ile Irak
Kuveytten çekilmek zorunda bırakılmıştır. Ayrıca, 661 sayılı BM
Güvenlik Konseyi kararıyla bu ülkeye ambargo uygulanmaya
başlanmıştır. 1997 yılında yürürlüğe giren BM Petrol Karşılığı
Gıda, İlaç ve İnsani İhtiyaç Maddeleri Programı (MOU)
kapsamında uygulanmakta olan bu ambargo halen sürdürülmektedir.
Irak ekonomisi petrole dayanmaktadır. Ülkenin döviz gelirlerinin
yüzde 95i petrolden sağlanmaktadır. Petrolden elde edilen
gelirler 1980li yıllarda savaş harcamalarının finansmanı için
kullanılmıştır. İran ile yapılan savaşın Irak ekonomisine
faturası 100 milyar dolar civarında olmuştur. 1988 yılında savaş
sona erdiği zaman petrol gelirleri ülkenin yeniden imarı için
önemli bir kaynak konumuna gelmişken, Kuveytin işgal edilmesi
sonrasında BM müdahalesi ve ambargo kararı Irak ekonomisini felç
etmiştir. Savaş ortamı Irakın savunma harcamalarını
artırmıştır. Askeri harcamaların milli gelire oranı 1991 yılında
yüzde 75e kadar yükselmiştir. Savaş yılları boyunca, Irak
savunma harcamalarını karşılamak için yoğun bir şekilde dış
borçlanmaya gitmiştir. Ülkenin dış borç stoku 2001 yılı
itibariyle 62 milyar dolar civarındadır.
Irak ekonomisi uygulanan ambargonun 1997 yılında BM Petrol
Karşılığı Gıda, İlaç ve İnsani İhtiyaç Maddeleri Programı (MOU)
kapsamında hafifletilmesi sayesinde hızlı bir büyüme sürecine
girmiştir. Sağlıklı verilere ulaşılamamakla birlikte, GSMHnın
1999 yılında yüzde 18, 2000 yılında yüzde 4 büyüdüğü ve 2001
yılında da yüzde 6 küçüldüğü tahmin edilmektedir. Bu gelişmeler
sonucunda, GSYİHnın 2000 yılında 31,8 milyar dolara ulaşması ve
2001 yılında da yüzde 6 oranında daralarak 28,5 milyar dolar
olarak gerçekleşmesi beklenmektedir.
Irak ekonomisindeki büyümeye paralel olarak enflasyon oranı da
istikrarlı bir şekilde düşmektedir. 1998 yılında yüzde 90 olan
enflasyon oranı, 1999 yılında yüzde 80e, 2000 yılında yüzde
70e ve 2001 yılında ise yüzde 60 a düştüğü tahmin
edilmektedir. Serbest piyasa döviz kurlarında istikrar
sağlandığı ve halkın alım gücünün arttığı gözlemlenmektedir.
Ekonomide yaşanan diğer bir olumlu gelişme ise özel sektörün
giderek daha aktif hale gelmesidir. 2000 yılı başlarında, Devlet
Başkanı, özel sektör firmalarının, sanayi yatırımları yapmaları
için teşvik edilmesi talimatını vermiştir. Bu gelişmeler, uzun
yıllardır sosyalist ekonomik politikalar uygulayan ve sanayi
tesislerinin çok büyük bölümünün kamuya ait olduğu Irak'ta daha
liberal bir ekonomik yapıya geçiş çabaları olarak görülmektedir.
SANAYİ
Irakta petrol,
kimya, tekstil, inşaat malzemeleri ve işlenmiş gıda sanayii
bulunmaktadır. Körfez krizi sonrası sanayi tesisleri büyük
ölçüde zarar görmüştür. Petro-kimya, rafineri, tarım makinaları,
kimya, demir-çelik, gıda, ilaç, elektrikli, makina, inşaat
malzemeleri ve tekstil başta olmak üzere sanayi tesisleri, yedek
parça, yarı mamul ve hammadde sağlanamaması nedeniyle çok düşük
kapasitelerle çalıştırılabilmektedir.
Bu tesislerin bir kısmı hammadde sıkıntısı nedeniyle
kapatılmıştır. Tesislerin yeniden açılması ve işletilmesi için,
BM Petrol Karşılığı Gıda, İlaç ve İnsani İhtiyaç Maddeleri
Programı (MOU) sonrası, giderek daha çok kaynak ayrılmaktadır.
Sanayi tesislerinin çok büyük bir bölümünün kamuya ait olduğu
Irakta, son yıllarda özel sektörün de sanayi yatırımı yapması
yönetim tarafından teşvik edilmektedir.
ENERJİ
Elektrik
Körfez Savaşı
sırasında Irakın elektrik şebekesinin yüzde 90ı yok
edilmiştir. 20 adet olan güç istasyonlarının yaklaşık yüzde 85i
ya yok edilmiş ya da ağır hasara uğratılmıştır. 1992 yılı
başlarında şebekenin yüzde 75i tekrar işler hale getirilmiştir.
1998 yılı rakamlarına göre Irak 28,4 milyar kWh elektrik
üretmiştir. Aynı yılın tüketimi ise 26,4 milyar kWh olarak
gerçekleşmiştir. 1997 yılı tahmini rakamlara göre enerjinin
yüzde 57,4ü ulaşımda, yüzde 33,5i sanayide, yüzde 9,1i de
konutlarda kullanılmıştır. 1999 yılı sonu itibariyle Irak'ın
kurulu gücünün 5000 MW civarında olduğu tahmin edilmektedir.
Irak Elektrik İdaresi Çinli, İsviçreli, Fransız ve Rus
şirketlerle 3.000 Mega Watt (MW) kapasiteye sahip elektrik
üretim istasyonları inşa etmek üzere sözleşmeler yapmıştır.
Petrol
Irak 112 milyar
varil petrol rezervi ile Suudi Arabistandan sonra ispatlanmış
en büyük petrol rezervine sahiptir. Kuveytin işgal yılı olan
1990 yılında petrol üretimi günlük 300 bin varile kadar
düşmüştür. Üretim 1997 yılında BM Petrol Karşılığı Gıda, İlaç ve
İnsani İhtiyaç Maddeleri Programının (MOU) yürürlüğe girmesiyle
birlikte artmaya başlamış ve 1998 yılında günlük 2,11 milyon
varile, 1999 yılında 2,52 milyon varile yükselmiştir. 2000
yılının sonunda petrol üretiminin 2,56 milyon varile ulaşması
beklenmektedir. Üretimin 450-500 bin varili günlük iç tüketime
gitmektedir. Petrol üretim kapasitesinin, ülkeye uygulanan
ambargonun tamamen kalkmasından itibaren 4 ile 7 yıl arasında
günlük 6 milyon varile çıkarılması planlanmaktadır. 1999 yılında
2 milyon varil /gün ve 2000 yılında ise 2 ,1 milyon varil /gün
petrol ihracatı gerçekleştirilmiştir. BM Kararları dışında da
ihracat yapılmaktadır. Sözkonusu Kararlar dışında Ürdün'e
karayolu üzerinden 100 bin varil/gün, Suriye'ye 30-40 bin
varil/gün ve Basra Denizinden 50-60 bin varil/gün Petrol
ihracatı gerçekleştirildiği tahmin edilmektedir.
Doğalgaz
Irak sahip olduğu
doğal gaz rezervi ile dünyada onuncu sırada gelmektedir. Irak
3,1 trilyon kübik feet doğal gaz rezervine sahiptir. Fakat aylık
olarak ancak 300 milyon kübik feet doğal gaz üretiminde
bulunmaktadır. Irak yönetimi, Birleşmiş Milletlerin ambargoyu
kaldırmasından itibaren üretimi artırmayı ve ihtiyaç fazlasını
ihraç etmeyi planlamaktadır. 1997 yılında Irak, 4,2 milyar dolar
tutarındaki doğal gaz projelerine yatırım yapmak üzere
uluslararası şirketlere davette bulunmuştur. Bu şirketler
genellikle Iraka uygulanmakta olan yaptırımların kaldırılması
yönünde çabalarda bulunan Fransa, Çin ve Rusya Federasyonu gibi
ülkelere mensuptur. Yönetimin tavrı bu şirketlerin imtiyazlar
yoluyla ödüllendirilmesi şeklindedir. Türkiye ile Irak arasında
1997 Mayıs ayında Mansuriye sahasının geliştirilmesi ve
çıkarılacak doğal gazın bir boru hattıyla Türkiye'ye naklini
öngören bir protokol imzalanmıştır.
TARIM
Orta Doğu
Ülkelerine göre önemli bir tarımsal potansiyeli olan Irakın
topraklarının yüzde 12si ekilebilir arazi durumundadır. Bu
topraklarda buğday, arpa, pirinç, pamuk, hurma ve çeşitli sebze
üretimi yapılmaktadır. Uygulanan ambargo nedeniyle, tarım
üretiminde hayati öneme haiz gübre, tarımsal ilaçlar ve çeşitli
tarım aletleri ithalatı gerçekleştirilemediği için, üretim
olumsuz etkilenmektedir. Bu nedenle buğday, un, kuru gıdalar,
yağ, çay ve pirinç gibi temel gıda ihtiyacının büyük bir bölümü
ithalat yoluyla karşılanmaktadır. Ülke topraklarının yüzde 9u
mera konumundadır. Meralarda sığır ve koyun besiciliği de
yapılmaktadır.
BMGKnın 1 Mart ve 29 Mart 2000 tarihli kararlarının eklerini
teşkil eden gıda sektörü,eğitim malzeme ve techizatı, tarım
sektörü ve sağlık sektörü, başlıklı listelerde yer alan çok
sayıdaki ürünün Iraka ihracatı için bugüne kadar uygulanan
BMYKdan onay alma zorunluluğu kaldırılmıştır. MOU kapsamında
gıda sektörünün rehabilitasyonu amacıyla ayrılan kaynakda
artırılmıştır.
ULAŞIM
Irak oldukça
gelişmiş ulaşım ağına sahiptir. Karayolu uzunluğu yaklaşık
45.550 km civarındadır. Otoyol ve çift yol olmak üzere çok iyi
bir karayolu altyapısına sahiptir. Ülkenin 2.032 km demiryolu
ağı vardır. Demiryollarının gerekli bakım ve onarımı
yapılamadığı için verimli olarak kullanılamamaktadır. Ülkeye
denizyolu ile ulaşım için üç liman bulunmaktadır. Havaalanı
sayısının ise yaklaşık 113 tane olduğu tahmin edilmektedir. Ham
petrol için 4.350 km, petrol ürünleri için 725 km ve doğal gaz
için de 1.360 km boru hattı bulunmaktadır.