 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
|
|
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
|
|
 |

|
 |
 |
Ülke Pazar Araştırmaları |
|
Gürcistan
Genel Ekonomik Durum
SSCB döneminde
birlik ülkeleri içinde en güçlü ekonomiye sahip olan Gürcistan,
birliğin dağılmasının ardından ekonomisinde ciddi sorunlar ve
istikrarsızlıkla karşı karşıya kalmıştır. Bağımsızlığa geçişle
birlikte ülkenin sanayi sektörünün GSYİH'daki payı azalırken,
hizmetler sektörünün payı artış göstermiştir. Tarım ekonomideki
en büyük sektördür. Ülkenin sanayi sektörürünün büyük çoğunluğu
teknolojisi eskidiği için atıl kapasitededir. Sanayi sektörünün
verimliliği yapılacak yeni yatırımlarla gelecek teknoloji,
ekipman ve yönetim becerilerine bağlıdır. Kayıt dışı ekonomi
ülkenin büyüme performansı ile ilgili sağlıklı verilere
ulaşılmasını engellemektedir. Ülkenin İstatistik Kurumu
tarafından Gürcistan'ın GSYİH'sının yaklaşık %40'ına tekabül
eden bir miktarda kayıt dışı ekonomisi olduğu belirtilmektedir.
Ancak IMF göstergelrine göre kayıt dışı ekonominin büyüklüğü
GSYİH'nın %60'ı kadardır. Bu denli büyük miktardaki kayıt dışı
ekonomi, ülkenin geniş kapsamlı bir ekonmik büyüme
gerçekleştirmesi önündeki en önemli engeldir. Yaklaşık 5 milyon
nüfusa sahip ülkede kişi başına düşen milli gelir 2002 yılı
itibarı ile 674 ABD Dolarıdır.
Ülkede bağımsızlığın ardından, 1993 yılında ekonomide yapısal
değişim süreci başlatılmıştır. 1994 yılında enflasyon oranı %15
607 gibi anormal bir orandan, 1995 yılında %163'e düşürülmüştür.
1995 yılında para biriminde reform gerçekleştirilerek ABD
Dolarına bağlanmıştır.
Sovyetler Birliği'ne dahil olan diğer ülkelerin
bağımsızlıklarını kazandıktan sonra yaşadıkları ekonomik
sorunların benzerlerini yaşayan Gürcistan, bunlara ilave olarak
ticaret yollarını bozan bir iç savaş yaşamış ve bu nedenle de
bazı ilave sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Bağımsızlık
sonrasında ekonomide yaşanan çöküş çok hızlı ve şiddetli
olmuştur. Ekonomide yaşanan hızlı çöküşün nedenleri tarım ve
sanayi sektörlerinde önemli miktarda üretim düşüleri, Abazya'da
yaşanan savaş nedeni ile Rusya'ya ulaşan ticari yolların
kapanması olmuştur. Netice olarak, 1994 yılında aylık enflasyon
oranları ortalama %50 olmuştur. Yaşanan ekonomik sorunlar pekçok
firmanın kapanmasına neden olmuştur. Ülke, batıdan gelen insani
yardımlarla ayakta kalabilmiştir. Ekonomik faaliyetlerin
yaklaşık yarısı kayıt dışı hale gelmiştir.
Yatırımlar ve artan ticaretin hizmet, telekomünikasyon, yol ve
boru hattı inşaatı sektörlerinde hızlı büyüme sağladığı 1995
yılında gerçekleşen makroekonomik istikrar, 1990'lı yılların
ikinci yarısında yaşanan ekonomik canlanmanın temelini
oluşturmuştur. 1996 yılı ve ekim 1998 arasında yıllık büyüme
oranı %10 olmuştur. 1998 yılında Rusya'da yaşanan ekonomik ve
finansal kriz Rusya ile yoğun ticari ve ekonomik ilişkiler
içindeki Gürcistan'ın ekonomisini de olumsuz yönde etkilemiştir.
Rusya krizininin etkilerini göstermesi ile birlikte 1998 yılında
ülkenin ekonomik büyüme hızı yavaşlamış ve %2,9 olmuştur. Rusya
krizi ülkede yaşanan mali krizi daha da derinleştirmiştir.
Netice olarak, IMF'nin talepleri doğrultusunda hükümet Lari'yi
desteklemeyi bırakmış ve Lari, 1998 yılının son çeyreğinde ABD
doları karşısında %50 değer kaybına uğramıştır. 1999 yılı
başlarında kur istikrarı sağlanmıştır. Rusya krizinin
ekonomideki kötü etkilerini sürdürdüğü 1999 yılında yıllık
ortalama büyüme oranı yalnızca %3 olmuş; para arzındaki önemli
miktarda büyüme ve fiyat kontrolü nedeni ile enflasyon %19,2'ye
ulaşmıştır.
2000 yılında ekonominin hemen hemen tüm sektörlerinde üretim
artış göstermiştir. Ancak ülke ekonomisinin önemli bir kısmını
oluşturan tarım se
ktörü üretimi
yaşanan kuraklık nedeni ile şiddetli düşüş göstermiştir. Bu
nedenle, GSYİH 1995 yılından bu yana gözlenen en düşük artışı
göstermiştir. 2000 yılı reel GSYİH artışı %1,9 olmuştur. Öte
yandan, 2000 yılında izelenen sıkı para politikalarının gıda
fiyatları artışını dizginlemesi neticesinde yıllık ortalamam
enflasyon oranı %4,1'e düşürülmüştür. Reel GSYİH artışı 2001
yılında %4,5'e yükselmiştir. 2001 yılında GSYİH'da gözlenen
artış, 1998 Rsuya krizinden sonra gözlenen en yüksek artış olup,
tarım ve ulaştırma-komünikasyon sektörlerindeki sıçrayıştan
kaynaklanmıştır. Diğer taraftan 2001 yılında sanayi üretimi,
enerji üretiminde yaşanan sorunlar ve ülkenin en önemli ihraç
pazarı olan Türkiye'nin ithalat talebindeki düşüş nedeni ile
daralmıştır.
2002 yılında ülke ekonomisi bir önceki yıla göre %5,4
büyümüştür.
Yıllar İtibarı ile GSYİH ve GSYİH Artış Hızları
|
|
2000 |
2001 |
2002 |
2003 |
2004* |
|
GSYİH (milyar $) |
3,0 |
3,2 |
3,4 |
4,1 |
5,7 |
|
GSYİH Artış Hızı (%) |
1,8 |
4,7 |
5,6 |
11,1 |
9,5 |
Kaynak: The
Economist Intelligence Unit, Georgia Country Report, November
2004
*: Tahmini
Yıllar İtibarı ile Enflasyon Oranları (%, ortalama)
|
|
2000 |
2001 |
2002 |
2003 |
2004* |
|
Tüketici Fiyatları Enflasyonu |
4,1 |
4,6 |
5,7 |
4,8 |
5,1 |
Kaynak: The
Economist Intelligence Unit, Georgia Country Report, November
2004
*: Tahmini
GSYİH’nın
Sektörlere Göre Dağılımı (%,2003)
|
Tarım |
20,3 |
|
Sanayi |
13,3 |
|
Taşımacılık ve Haberleşme |
13,6 |
|
Ticaret |
13,0 |
|
|
|
Kaynak: The
Economist Intelligence Unit, Georgia Country Report, November
2004
Gürcistan
ekonomisine en önemli katkıyı tarım sektörü sağlamaktadır. Diğer
önemli sektörler; ticaret, hizmet, sanayi ve taşımacılık
sektörleridir. İnşaat, haberleşme gibi sektörlerin GSYİH'ye
katkısı düşük seviyelerde kalmaktadır.
Karşılaştırmalı Ekonomik Göstergeler, 2003
|
|
Gürcistan |
Ermenistan |
Azerbaycan |
Rusya |
Türkiye |
|
GSYİH (milyar $) |
4,1* |
3,0 |
7.1 |
433,0 |
240,0 |
|
GSYİH/Kişi ($) |
941* |
874* |
865* |
2 992 |
3 360* |
|
Enflasyon Oranı (%; ort.) |
4,8 |
4,7 |
2,1 |
13,7 |
25,3 |
|
Cari İşlemler Dengesi (milyar $) |
-0.4 |
-0,2 |
-2,0 |
35,8 |
-6,9 |
|
Cari İşlemler Dengesinin GSYİH'ya Oranı
(%) |
-9,9 |
-6,6 |
-28,3 |
8,3 |
-2,9 |
|
İhracat (milyar $) |
0,8 |
0,7 |
2,6 |
135,9 |
51,2 |
|
İthalat (milyar $) |
1,5 |
1,1 |
2,7 |
75,4 |
65,2 |
|
Dış Borç (milyar $) |
- |
- |
1,6* |
167,6* |
147,2 |
*:Tahmini
Kaynak: The Economist Intelligence Unit, Georgia Country Profile
2004
Gürcistan, 2002
yılında Türk pazarındaki varlığını, Türkiye'nin Gürcü mallarına
yönelik yeniden artan talebi sayesinde tekrar elde etmiştir.
Gürcistan'ın başlıca ihraç malları olan metallerin fiyatlarında
2003 ve 2004 yıllarında sırası ile %4,6 ve %2,6 artış
beklenmektedir. Metal fiyatları 2001 ve 2002 yıllarında sırası
ile %11,4 ve %4,6 oranında düşüş göstermiştir. Fiyatlarda
beklenen artışla birlikte Gürcistan'ın 2002 ve 2003 yıllarında
ihracat gelirlerinde artış beklenmektedir.
2003 yılının ilk yarısında gözlenen %8,6 oranındaki güçlü
büyüme, Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattında devam eden
inşaat faaliyetlerinin ülke ekonomisine olumlu etkilerini
yansıtmaktadır. 2003 yılında reel GSYİH'da %8 oranında büyüme
beklenmektedir. GSYİH artışının 2004 yılında Güney Kafkasya Gaz
Boru Hattı projesinin başlaması ile birlikte hızlanarak %10'a
ulaşması beklenmektedir. Petrol ve gaz sektörlerinde yürütülen
faaliyetler istihdam ve ücret arışına ve sonuç olarak iç talepte
yeniden güçlenme sağlayacaktır. Boru hattı inşaatları
faaliyetleri aynı zamanda telekomünikasyon ve ulaştırma
sektörleri gibi ilgili sektörlerde de olumlu gelişmeler olmasını
sağlayacaktır.
Boru hattı projelerinin ekonomik büyümeye olumlu etkilerine
rağmen, metalurji ve madencilik sektörleri dışındaki sanayi
sektörlerinde büyüme sınırlı düzeyde kalmaya devam edecektir.
Sınırlı düzeydeki yatırımlar ve yeniden yapılandırma
faaliyetlerinin yetersiz olması imalat sanayi sektörünün
gelişimini engellemeye 2002 ve 2003 yıllarında da devam
edecektir. Üretimin sürekliliğini sağlayan bir imalat sanayiinin
bulunmaması ülkenin ihracatının gelişimini de olumsuz yönde
etkilemektedir. Ülkenin ürettiği ham madde ve ara malları
işleyememesi nedeni ile Gürcistan ihracatta ürün çeşitliliğini
sağlayamamakta ve düşük katma değerli ürünler ihraç etmeye devam
etmektedir. Bu nedenle ülkenin ihracat gelirleri düşük düzeyde
kalmakta; düşük katma değerli ürünlerin fiyatlarında sıklıkla
meydana gelen değişimler nedeni ile dış ticaret dengesi dışsal
şoklardan kolayca etkilenmektedir.
Uygulanan sıkı para politikaları ve göreceli olarak iyi bir
hasat gerçekleşmesi sayesinde 2003 yılında tüketici fiyatları
enflasyonunun düşüş eğilimi göstermesi beklenmektedir. Ülkenin
tüketim harcamalarının büyük bir kısmını gıda ürünleri
oluşturmaktadır. Tarımsal üretim artışlarının gıda fiyatlarında
düşüşlere neden olması enflasyon oranlarına olumlu
yansıyacaktır. Be nedenle, enflasyon artışlarının enerji
fiyatlarındaki artışlardan ve boru hattı projeleri sayesinde
artan istihdam ve ücretlere bağlı olarak meydana gelen özel
tüketim harcamalarındaki artışlardan kaynaklanması
beklenmektedir. İç talepteki hızlı büyümenin, petrol
fiyatlarındaki düşüş beklentisine rağmen enflasyonu 2004 yılında
artıracağı tahmin edilmektedir. Türketici fiyatları
enflasyonunun 2003 yılında %5, 2004 yılında %5,5 olması
beklenmektedir.
2003-2004 yıllarında ülkenin cari işlemler açığının, boru hattı
projelerinden kaynaklanan ithalat artışı nedeni ile büyümesi
beklenmektedir. 2003-2004 yıllarında ülkenin ihracatında önemli
yere sahip olan metaller ürün grubunun artan fiyatlarına bağlı
olarak ihracat gelirlerinde de bir artış beklenmektedir. Artan
cari işlemler açığının boru hattı inşaatları için ülkeye giren
doğrudan yabancı yatırımlar ile kapatılması mümkündür.Cari
işlemler açığının GSYİH'ya oranının 2003 ve 2004 yıllarında
sırasıyla %12 ve %17 olması beklenmektedir.
Projeksiyon
Özeti
|
|
2003a |
2004b |
2005c |
2006c |
|
Reel GSYİH Artışı (%) |
11,1 |
9,5 |
12,0 |
12,0 |
|
Tüketici Fiyatları Enflasyonu (%) |
4,8 |
5,1 |
5,6 |
5,8 |
|
İhracat (milyon $) |
830,5 |
1 050,0 |
1 175,0 |
1 250,0 |
|
İthalat (milyon $) |
1 466,7 |
2 100,0 |
2 400,0 |
2 550,0 |
|
Cari İşlemler Dengesi |
-397,1 |
690,1 |
-804,3 |
-805,5 |
|
Döviz Kuru Lari:ABD $ (ortalama) |
2,15 |
1,93 |
1,91 |
1,90 |
|
Döviz Kuru Lari:Euro (ortalama) |
2,43 |
2,37 |
2,43 |
2,47 |
a: Gerçek b:
Tahmini c: Öngörü
Kaynak: The Economist Intelligence Unit, Georgia Country Report
November 2004
SEKTÖRLER
Tarım
Gürcistan, Sovyet
döneminde turunçgil ve diğer meyveler, şarap, çay ve sebze
ihracatında uzmanlaşmıştır. Buna karşılık, ülke, hububat
ihtiyacının %50'sini, süt ürünlerinin %60'ını ve et ihtiyacının
%33'ünü ithalat yolu ile karşılamıştır. Bağımsızlık sonrasında
yaşanan sorunlar ülkenin gıda üretiminin önemli miktarda
düşmesine neden olmuştur. 1995 yılı itibarı ile Gürcistan'ın
tarımsal üretimi 1990 seviyesinin yarısına inmiştir. Ülke bu
nedenle hububat ihtiyacının %80'ini ithalatla karşılamış;
ithalatın büyük bir kısmı ayrıcalıklı şartlarda ve insani yardım
çerçevesinde gerçekleştirilmiştir.
Tarım sektörü Gürcistan'daki en önemli ekonomik aktivitelerden
biri olma özelliğini sürdürmektedir. Bağımsız olma sürecinden
sonra başlayan ekonomik kriz, ekonominin pek çok kolunu yok
etmiş ve tarımı, tekrar ekonominin belkemiği durumuna
getirmiştir. Tarım sektörü hem GSYİH'ya hem de istihdama katkısı
ile en önemli sektördür. 2002 yılında tarımın GSYİH'ya katkısı,
2000 ve 2002 yıllarında yaşanan kuraklığa bağlı olarak kararsız
seyreden üretim nedeni ile yaklaşık %20 düzeyinde kalmıştır.
Gıda üretimindeki düşüş, sözkonusu ürünlerin tüketimde en fazla
yere sahip olması nedeni ile dış ticaret dengesini olumsuz yönde
etkilemiştir. 2003 yılının ilk yarısında tarımsal üretim, hava
koşullarının düzelmesi ile birlikte artış göstermiştir.
Günümüzde tarımsal üretimin büyük çoğunluğu özel sektör
tarafından gerçekleştirilmekte olup, devlet sadece çay ve tohum
üretiminde aktif bir role sahiptir.
Sanayi
Sovyet dönemi
boyunca Gürcistan, tamamen farklı ancak verimsiz bir imalat
sanayi geliştirmiştir. Ülke uçak parçaları üretimi ve montajı,
kamyon, traktör, çelik, makine teçhizatı, dökümhane malzemesi,
gıda sektörü ve et paketlemesi için makine, elektrikli
lokomotif, elektrik kaynak malzemesi, demiryolu cihazları,
tekstil, ayakkabı, kimyasallar, ağaç işleri ve şarap üretimi
yapmıştır. Sovyet döneminde ülkenin üretimi Birlik içindeki
diğer ülkelerde bulunan fabrikalarda üretilmekte olan parçaların
teminine bağlıydı. Bağımsızlığın ardından ülkenin sınai üretimi
Sovyet sisteminin parçalanmasından, enerji fiyatlarının pazar
ekonomisi koşullarına göre belirlenmesinden ve yatırımlara
erişimdeki yetersizlikten şiddetli biçimde etkilenmiştir.
SSCB'nin dağılmasından sonra imalat sanayi üretimi sürekli düşüş
göstermiştir. 1996 yılı sonu itibarı ile sınai üretim 1989'daki
seviyesinin sadece %14'ünü yakalayabilmiştir. İmalat
sanayiindeki pekçok sektör verimsiz faaliyet göstermeye devam
etmektedir. Ancak başta bağcılık ve şarapçılık olmak üzere gıda
işleme ve uçak üretim teknolojileri gibi bazı alanlarda düzelme
işaretleri gözlenmektedir.
Özelleştirme, etkisini en fazla küçük ölçekli işletmeler
üzerinde göstermiştir. 1993 yılından bu yana 17 000 adet küçük
şirket ortaya çıkmıştır. Bu şirketlerin büyük çoğunluğu ticaret
ve hizmet sektörlerinde faaliyet göstermektedir. Küçük
işletmelerin yaklaşık %5'i imalat sanayiinde faaliyet
göstermektedir. Orta ve büyük ölçekli işletmelerin
özelleştirmesinde daha yavaş bir ilerleme kaydedilmiştir. Bu
şirketlerin yalnızca 1 426 tanesi özelleştirilmiş bulunmaktadır.
Yatırımcıları yatırım yapmaktan caydırıcı sebepler şöyledir:
Tekliflerin ağır, zahmetli koşulları; iş ilişkilerinin
kurulmasında bireysel ilişkilerin önemli rol oynaması; ülke
sanayiinin ağır bir borç yükü altında bulunması; endüstriyel
varlıkların zayıf ve bakımsız durumda olması; enerji ile ilgili
sorunlar. Sonuç olarak, ülkeye giren yatırımların büyük
çoğunluğu Dünya Bankası, IFC-International Finance Corporation
ve EBRD (Avrupa Kalkınma ve Yatırım Bankası) tarafından sağlanan
borçlanma sayesinde gelmektedir.
Madencilik
Gürcistan,
Tiflis'in 130 km. batısında yer alan, dünyanın en zengin
manganez yataklarından birine sahiptir. Toplam manganez
rezervinin 220 milyon ton olduğu tahmin edilmektedir. Ülke
ayrıca bakır (tahmini olarak 341 700 ton) ve altın (37 609 kg)
rezervine sahiptir. Tiflis'in güneybatısındaki Marneuli'de bir
Avustralya-Gürcü ortak yatırım şirketi terk edilmiş Sovyet
dönemi bakır madenlerinin cüruf yığınlarından altın
çıkartmaktadır. Ayrıca arsenik, obsiyadian agat ile birlikte
demir dışı metaller ve polimetalik cevher yatakları da
bulunmaktadır. Doğal kaynakların ihraç edildiği başlıca pazarlar
Rusya ve Türkiye'dir. Ülkenin doğusunda bazı petrol yatakları
bulunmaktadır. 2002 itibarı ile ülkenin kesin olarak 35 milyon
varil petrol rezervi bulunmaktadır. Ayrıca ülkenin 300 milyar
fit küp kanıtlanmış gaz rezervi bulunmaktadır. Gürcistan'ın 300
milyon tonluk kömür rezervinin bulunmasına karşın, sözkonusu
kömür yüksek kalitede değildir.
Taşımacılık
Hizmetleri ve Haberleşme
Avrupa ile Asya
arasında bir geçiş konumunda olan Gürcistan, Orta Asya ülkeleri
için denize çıkış noktası durumunda olması, tarihi ipek yolu
üzerinde bulunması ve bölge ülkelerine ulaşımı sağlayan bir
demiryolu ağına sahip olması açısından önemlidir. Ancak gerçekte
ülkenin taşımacılık ve haberleşme altyapısı, güvenliği ve
ülkeden geçen ticaret hacmi yeterli olmadığından bu avantajı
ekonomik olarak kullanamamaktadır.
Ülkenin havayolu ulaşımı, başkent Tiflis hariç çok yetersiz bir
durumdadır. Karayolları ulaşımı ise ciddi onarımlara dolayısıyla
yatırımlara ihtiyaç duymaktadır. Deniz taşımacılığında
Karadenizin doğu kıyılarında bulunan Poti ve Batum limanları
önem taşımaktadır. Ülke, 1 612 km uzunluğunda iyi bir demiryolu
ağına sahiptir; ancak karayolunda olduğu gibi demiryollarında da
ciddi bir onarım ihtiyacı söz konusudur. Ülkenin Azerbaycan ve
Ermenistan ile faal demiryolu bağlantısı mevcuttur. Ancak Bakü
ve Yerevan'dan İran ve Türkiye'ye olan bağlantıların yavaş ve
yetersiz kaldığı söylenebilir. Türkiye ile Gürcistan arasında
demiryolu bağlantısı kurmak üzere hazırlanan Kars-Tiflis
demiryolu projesi sürmektedir.
Avrupa Kalkınma ve Yatırım Bankası-EBRD; Tiflis Havaalanı,
karayolları, demiryolları ve sivil havayollarının
iyileştirilmesine yönelik altyapı yatırımlarını finanse
etmektedir. Karayolları, demiryolları ve limanların
iyileştirilmesi için Dünya Bankası da kredi sağlamıştır.
Gürcistan, petrol ve gaz boru hatlarının Hazar Denizinden batıya
uzandığı yol üzerinde önemli role oynamaktadır. Nisan 1999'da
Azerbaycan'ın başkenti Bakü, Gürcü limanı Supsa arasında bir
petrol boru hattı açılmıştır. Sözkonusu boru hattının kapasitesi
145 000 varil/gün olup, Azerbaijan International Operating
Company-AIOC tarafından çıkarılan petrolün taşınmasını
sağlamaktadır. 2003 yılı mart ayında ise Azerbaycan Şah Deniz
gazının geliştirilmesi ve Şah Deniz gazının Gürcistan üzerinden
Erzurum'a ulaştırılmasını sağlayacak ortak bir boru hattının
inşaası için alınan izin onaylanmıştır. Güney Kafkasya Boru
Hattı projesi olarak bilinen sözkonusu projenin maliyeti, 3,2
milyar ABD Doları turaında olup, gazın Türkiye'ye ulaştırılması
2006'da gerçekleştirilecektir. Bakü'den başlayıp Gürcistan
üzerinden Türkiye-Ceyhan'a uzanan Bakü-Tiflis-Ceyhan boru
hattının Gürcistan inşaası nisan 2003'te başlamıştır. Sözkonusu
boru hattı, inşaat maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla Güney
Kafkasya boru hattı projesi ile yan yana inşaa edilecektir.
Gürcistan, Sovyetler Birliği'nden zayıf bir telekomünikasyon
sistemi devralmıştır. Kentlerde 100 kişiye 20 hat düşerken,
kırsal kesimde bu sayı 1000 kişiye 4 hattır. Çoğu hat iyi
çalışmasa da, yapılan acil yatırımlar sonucu uluslararası
telefon bağlantılarında iyi sonuçlar elde edilmiştir. Ancak
Gürcistan ile uzun mesafe görüşmeleri yapmak hala güçtür.
Yatırımların ülkeye çekilmesinde güçlükler yaşanmasına rağmen
hükümet, telekom altyapısının özelleştirilmesini amaçlamaktadır.
Ülkede üç adet hücresel telefon sistemi bulunmaktadır. 2000 yılı
sonu itibarı ile ülkede 185 000 cep telefonu kullanıcısı
bulunmaktadır. Gürcistan'ın çok sayıda internet servis
sağlayıcısı bulunmaktadır. Bunlardan en büyük ikisi SaNet ve
Caucasus Net olup, çoğunluğu Tiflis'te olmak üzere, sırası ile 5
000 ve 2 000 üyeye sahiptir.
Enerji
Gürcistan enerji
kaynaklarının çoğunu ithalat yoluyla sağlamaktadır. Enerji
alanındaki dışa bağımlılığı ülkenin ekonomik sorunlarının temel
nedenidir. Yaz aylarında elektrik üretiminin artmasına bağlı
olarak başta Türkiye olmak üzere çeşitli ülkelere elektrik
ihracatı gerçekleştirilmektedir. Buna rağmen, ülkenin enerji
üretimi kendi ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalmaktadır.
Ülke, hidroelektrik enerjisi üretiminde önemli potansiyele sahip
olmasına rağmen, 100-160 milyar kw.saatlik kapasitesinin
yalnızca %10'unu kullanmaktadır. Bu nedenle başta doğal gaz
olmak üzere enerji ihtiyaçlarının çoğunluğunu Rusya,
Türkmenistan ve Azerbaycan'dan ithalat yolu ile karşılamaktadır.
Gürcistan, diğer eski Sovyet Cumhuriyetlerine benzer biçimde
enerjinin verimsiz ve savurgan tüketimi nedeni ile sorunlar
yaşamaktadır. Ekonomideki en önemli sorunlardan biri, enerji
ithalatına bağlı borç problemidir. Tiflis'teki elektrik dağıtım
şirketinin %75 hissesi, 1998 yılında Amerikan AES şirketine
(ülkedeki en büyük batılı yatırımcı) satılmış; ancak operasyon
imkanlarının yetersizliği nedeni ile 2003 yılı temmuz ayında Rus
UES şirketine yeniden satışı gerçekleştirilmiştir. Ayrıca 2002
yılında devlet elindeki doğal gaz şirketi Tbilgas'ın çoğunluk
hisseleri Rus enerji devi Itera'ya satılmıştır. Geri kalan
dağıtım şirketlerinin çoğunluk hisselerinin satışı,
yatırımcıların ilgisizliği nedeni ile sürekli olarak
ertelenmektedir.
Enerji sektöründe kamu kesiminin varlığının devam etmesi, enerji
tüketiminin devlet tarafından sübvanse edilmeye devam edeceği
anlamına gelmektedir. Ülkede uygulanmakta olan düşük enerji
fiyatları ve borç geciktirme enerji kaynaklarının düzgün
yönetimini engellemektedir.
Enerji sektöründe yapılması gereken reformların gecikmesi,
yatırımcıların sektöre olan ilgisizliği, özelleştirmede yaşanan
sıkıntılar, enerji tüketimi bedellerinin ödenmesinde yaşanan
sorunlar, elektrik hatlarına yapılan sabotajlar Gürcistan enerji
sektörünün karşı karşıya olduğu başlıca problemlerdir.
Müteahhitlik
İnşaat sektörü
bağımsızlığı müteakip yaşanan çöküş sonrasında hızla yeniden
büyümektedir. Gürcü hükümeti çok az taahhüt işini
üstlenmektedir. Taahüt işlerinin büyük çoğunluğu özel sektör
tarafından ve daha ziyade küçük ölçekli şirketler tarafından
yürütülmektedir. Ülkedeki inşaat faaliyetlerinin gerçek
değerinin hesaplanması, faaliyetlerin en önemli kısmının kayıt
dışı ekonomide gerçekleştirilmesi nedeni ile mümkün
olamamaktadır. Yalnızca büyük projelerin resmi değerleri temin
edilebilmektedir. İşadamları genelde vergiden kaçınmak amacı ile
inşaat projelerinin gerçek maliyetlerini gizlemektedir. Hükümete
göre inşaat faaliyetlerinin yaklaşık %60'ı kaydedilmemektedir.
AB'nin Transkafkasya projesi ile birlikte gelecek birkaç yılda
daha büyük ölçekli inşaat projelerinin hayata geçirilmesi
beklenmektedir. 1998 yılında Azerbaycan ve Gürcistan arasında
TRACECA köprüsü açılmış; 1999 yılı başında Bakü'den Gürcistan'ın
batı limanı Supsa'ya uzanan petrol boru hattı tamamlanmıştır.
1997-98 yıllarında yaşanan güçlü GSYİH artışının başlıca sebebi
Bakü-Supsa boru hattı inşaası olmuştur. Bakü-Supsa boru hattının
kapasitesinin artırılması ve Poti limanında bir petrol yükleme
terminalinin inşaası müteahhitlik sektörünün 1999-2001
yıllarında yaşanan durgunluğun ardından 2002 yılında %28,2
oranında büyümesini sağlamıştır. 2002 yılında yaşanan hızlı
büyüme müteahhitlik sektörünün 2001 yılında %3,9 olan GSYİH'daki
payının 2002'de %4,5'e yükselmesi sonucunu doğurmuştur. Bakü-Tiflis-Ceyhan
petrol boru hattının 2003 yılı nisan ayında başlayan inşaası,
2003 yılının ilk yarısında sektörün %45 oranında büyümesini
sağlamıştır. Öte yandan Güney Kafkasya Boru Hattı projesinin
Gürcistan bölümünün de 2003 yılı sonlarında veya 2004'te
başlaması beklenmektedir. Sözkonusu iki projenin başlatılması
Gürcistan'ın transit gelirlerini daha da artıracak ve aynı
zamanda ülkenin Rusya'dan enerji ithalatına bağımlılığının
azaltılmasına yardımcı olacaktır.
Bankacılık ve
Finans
Bankacılık sektörü
reformu Gürcistan Merkez Bankası denetiminde 1995 yılı
ortalarında başlamıştır. Merkez Bankası'nın bankacılık
sektörünün konsolidasyonu amacı ile koyduğu yeni kurallar ve
uyguladığı sıkı politikalar neticesinde banka sayısı 1995
yılında 247 iken, 2002 yılında 27'ye düşmüştür. Asgari sermaye
yükümlülüğü zaman içinde giderek artırılmış olup, 2001 yılı ocak
ayında 2,4 milyon ABD Dolarına ulaşmıştır. 2002 yılı sonu
itibarı ile bankacılık sektörü aktif toplamı yaklaşık 1 milyar
Lari olmuştur. Sektördeki en büyük sekiz banka aktif toplamının
ve brüt kredilerin %90'ını oluşturmaktadır. Güçlendirilmesi
yönünde alınan önlemlere rağmen sektör hala zayıf durumdadır.
Bankaların büyük çoğunluğu finansal işlemler için aracılık
yapmakta güçlük çekmektedir. Krediler genellikle ticaretin
finansmanı için kullandırılmakta olup, sanayi ve tarım
sektörleriin kredilere ulaşma oranı sınırlı kalmaktadır.
Bankacılık sektörünün zayıf kalmasının en önemli sebebi kayıt
dışı ekonominin yüksek düzeydeki varlığıdır. Kayıt dışı
ekonominin işlemlerinin nakit olarak yürütülmesi bankacılığın
gelişimini engellemektedir.
Gürcistan Menkul Kıymetler Borsası, 2000 yılında faaliyete
başlamıştır. Son derece küçük ve likit olmayan bir borsadır.
Turizm
Gürcistan dağları,
nehirleri, sahilleri ve sahip olduğu tarihsel geçmiş ile önemli
bir turizm potansiyeline sahiptir. Ancak ülke, sahip olduğu
turizm potansiyelini kullanamamaktadır. 1980'li yıllarda yılda 2
milyon turist çeken ülke, 1990'lı yıllarda ülkede yaşanan
sorunlar nedeni ile ziyaretçilerinin büyük çoğunluğunu
kaybetmiştir. Günümüzde ülkenin sorunlarının çözülmesi ile
birlikte turizm sektörünün yeniden canlanması beklenmekle
birlikte 1980'li yıllarda olduğu kadar canlanma
beklenmemektedir. Bunun başlıca sebebi; BDT ülkelerinde yaşam
satandardının düşümesi ve BDT vatandaşlarının çok çeşitli
ülkelere seyahat etmeye başlamaları gelmektedir. Tüm bu
faktörlere rağmen ülke 2001 yılında 667 milyon Lari (GSYİH'nın
%10'u) turizm geliri elde etmiştir.
EKONOMİDE
LİBERALİZASYON ÇALIŞMALARI
Bağımsızlığın ilk
yıllarında ülkedeki büyük politik değişim nedeni ile önemli
ekonomik reformların gerçekleştirilmesi mümkün olmamıştır.
Ekonomik reformlar, 1993 yılında devlet elindeki küçük ölçekli
tarımsal arazilerin ve binaların satılması ile başlamıştır.
Ancak, hükümetin tutarlı bir rform programı üzerinde
anlaşamaması, tüm alanlarda reformların uygulanmasında gecikmeye
neden olmuştur. Yapısal reformlar, 1995 yılı kasım ayında Eduard
Şevardnadze'nin başkanlık seçimlerini kazanmasından sonra gerçek
anlamda uygulamaya konulmuştur.
1995 yılında ülkenin IMF destekli bir reform programını
uygulamaya koyması ile birlikte başarılı bir istikrar politikası
girişimi başlatılmıştır. Hükümetin göreceli olarak esnek mali
politika yaklaşımı makro ekonomik istikrara erişildiği anlamına
gelmiş ve istikrar, sıkı para politikaları sayesinde
sağlanmıştır. Enflasyon oranı 1994 yılında %15 000 iken, 1995
yılında %163'e düşmüştür.
2001 yılı ocak ayında IMF fakirliğin azaltılması programı
çerçevesinde 141 milyon ABD Doları tutarında 3 yıllık bir
krediyi onaylamıştır. Sözkonusu kredi Gürcistan'ın hayat
standartlarını yükseltmesini sağlayacak sosyal programların
uygulanması ve hükümetin gelir toplamasını iyileştirme ve
makroekonomik istikrarı sağlamasını garantiye alma amacına
yönelik olarak tahsis edilmiştir. Ülke artan bütçe açıkları
nedeni ile 2003 yılında IMF tarafından harcamaların kısılması ve
vergi gelirlerinin artırılması yönünde uyarılmıştır. 2003 yılı
ağustos sonu itibarı ile çeşitli finans kuruluşlarından finansal
destek alınabilmesi halinde bazı yapısal reformların uygulanması
kararı alınmıştır.
Vergi toplama sorunu ülkenin kontrol edilmesi en zor
problemlerinden biridir. Sağlıklı vergi toplanmasını engelleyen
başlıca sebepler zayıf vergi yönetimi ve bağımsızlık sonrası
ülkedeki ortamdır. Vergi gelirlerinin GSYİH'daki payı %15'tir.
Bu oran, bölgedeki en düşük orandır. 1996 yılında yeni bir vergi
kanununun yürürlüğe girmesine rağmen önemli sorunlar, özellikle
uygulamadan kaynaklanan problemler nedeni ile devam etmektedir.
Hükümet, Dünya Bankası ve IMF'ye 2003 yılı ekim ayında sunmak
üzere bir ekonomik kalkınma ve fakirliği azaltma programı
sunmuştur. Sözkonusu program, 2003'ten 2015'e kadar sürdürülecek
olup, finansmanı uluslararası finasal kuruluşların ve bazı
ülkelerin desteği ile ve devlet bütçesinden ayrılan fonlarla
sağlanacaktır. Programın ilk üç yılında ülkeye 460 milyon ABD
Dolarında destek gireceği tahmin edilmektedir. Program,
fakirliğin azaltılması; kamu yönetiminin geliştirilmesi, makro
ekonomik istikrarın ve özellikle sanayi, enerji ve tarım
sektörlerinde yapısal reformların gerçekleştirilmesi gibi çok
çeşitli konuları kapsamaktadır. Program çerçevesindeki hedefler;
GSYİH'nın yılda en az %5 oranında büyümesi, vergi gelirlerinin
artırılarak her yıl GSYİH'daki payının %0,5-0,8 oranında
artmasının sağlanması ve fakirliğin azaltılarak, fakirlik
sınırında yaşayan hanehalklarının nüfusa oranının %20-25'ten
fazla olmamasının sağlanması gibidir. Günümüzde fakirlik
sınırında yaşamakta olan hanehalklarının oranı %50'dir.
1995 yılında işletmelerin yeniden yapılandırmasının
başlamasından bu yana küçük işletmelerin özelleştirilmesinde
orta ve büyük ölçekli işletmelere kıyasla daha fazla başarı
sağlanmıştır. Günümüzde küçük ölçekli işletmelerin büyük
çoğunluğu özel sektörün elindedir. Büyük işletmelerin satışında
önemli miktarda sermaye yatırımı ihtiyacı ve bu işletmelerin
aşırı büyük ölçekte olmaları nedeni ile sorunlar yaşanmaktadır.
Ö
zelleştirme sürecinde yeterince şeffalık olmaması, satış
sırasında kapsamlı koşulların öne sürülmesi olası alıcıları
caydırıcı etkenler olarak öne çıkmaktadır. Ancak zayıf yönetim
ve keyfi vergi uygulamaları özelleştirmenin önündeki en önemli
engeldir. Ülkedeki zayıf yatırım ortamının en önemli göstergesi;
Telasi isimli elektrik dağıtım şirketinin %75 hissesine sahip
olan ve Gürcistan'daki en büyük batılı yatırımcı olan Amerikan
enerji şirketi AES'in elindeki hisselerin tamamını 2003 yılında
Rus elektrik şirketi UES'e satmış olmasıdır. AES'in ülkeden
çekilmesinin başlıca sebebi politik baskı, ülkedeki yatırım
ortamının elverişsiz olması ve şirketin müşterilerinin
faturaları ödemede isteksiz davranması olmuştur.
YABANCI YATIRIM
Ülkeye giren
doğrudan yabancı yatırım miktarı düşük düzeydedir. Ancak zaman
zaman boru hattı inşaatları nedeni ile doğrudan yabancı
yatırımlarda artışlar gözlenmektedir. 1998 yılında ülkeye giren
doğrudan yabancı yatırım miktarı, Bakü-Supsa boru hattı projesi
sayesinde en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Önümüzdeki birkaç
yılda Gürcistan'dan geçecek iki büyük boru hatının inşaası
nedeni ile doğrudan yabancı yatırımlarda artış beklenmektedir.
Ancak ülkede yatırımlar için elverişli bir ortamın bulunmaması
ve güvenlik sorunları nedeni ile diğer sektörlere yatırımların
düşük düzeyde kalması beklenmektedir. Ülkeye yabancı
yatırımların girişi fazla vergi yükü, yeterli düzeyde yasal
korunma bulunmayışı, kural ve düzenlemelerin keyfi uygulanması
gibi nedenlerle engellenmektedir. Ülkede özel sektörün
gelişiminin önündeki diğer bir engel de enerji sektörünün
özellikle elektrik üretiminin zayıf durumda olmasıdır.
Yabancı yatırımların yöneldiği başlıca sektörler enerji, tarım,
ticaret, turizm ve ulaştırma sektörleridir. İmalat ve
telekomünikasyon sektörlerinde de hatırı sayılır ölçüde yabancı
yatırım bulunmaktadır. Özellikle petrol ve doğal gaz
alanlarındaki büyük projelerin finansmanında ülkenin finans
sektörü altyapısı yeterli olamamakta, böyle projelerin
finansmanı için uluslararası finans kuruluşlarına ve yabancı
yatırımcılara ihtiyaç duyulmaktadır. Dünya Bankası, Avrupa
Kalkınma ve Yatırım Bankası ve OPIC ülkeye kaynak sağlayan belli
başlı kuruluşlardır. Büyük projelerin finansmanını sağlayacak
yabancı yatırımların ülkeye çekilebilmesi amacı ile 2002 yılı
eylül ayında Ulusal Yatırım Ajansı faaliyete başlatılmıştır.
Yıllar İtibarı ile Doğrudan Yabancı Yatırımların Görünümü
|
|
1995 |
1996 |
1997 |
1998 |
1999 |
2000 |
2001 |
|
Yabancı Yatırım Miktarı (milyon $) |
33.25 |
68.46 |
138.6 |
288.04 |
83.65 |
60.14 |
61.8 |
Kaynak: DEİK
Rusya Federasyonu
ülkedeki en önemli yabancı yatırımcıdır. Ancak Rus yatırımcılar
da enerji ve madencilik sektörü gibi yalnızca stratejik önem
taşıyan sektörlerle ilgilenmektedir.
Ülkeye daha fazla yabancı sermaye çekilmesini sağlamak üzere
yatırım ortamının iyileştirilmesi amacı ile 1996 yılından bu
yana çalışmalar yürütülmektedir. Vergi yükünün hafifletilmesi ve
korumacı uygulamaların kaldırılması bu çalışmalardan
başlıcalarıdır. Vergi yükünün hafifletilmesi amacına yönelik
olarak %20'lik standart vergi oranı, zarardaki işletmeler için
beş yıla kadar vergi muafiyeti, hammadde ithalatına vergi
muafiyeti gibi önlemler alınmıştır.
|
|
|
|
|
| | | |
| | | |
© 2004 Copyright By ihracathizmetleri.com. All
rights reserved.
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|