Ülke
modernleştikçe tarım ürünlerinin ülke ekonomisindeki payı
azalmıştır. Sektörün ülke milli gelirindeki katkısı 2000 yılında
GSYIH nin % 19,9’una düşmüştür. Filipinler Kongresi tarafından
1997 yılında Tarım ve Balıkçılık Kanunu’nun kabul edilmesi ile
ithal tarım ürünleri, ekipman, ve makinaların vergisiz girişine
onay verilmesi sektörün gelişmesine sebep olmuştur. Tarım
sektörü çalışan nüfusun % 35’ine iş imkanı sağlamaktadır. Son
yıllarda iyi tohumlar, gelişen sulama sistemleri ve yoğun
gübreleme uygulaması ile daha iyi ve büyük hasılat alınması
sağlanmıştır.
Hizmet sektörü milli gelire ençok katkısı olan sektör olup
ülkede çalışanların büyük çoğunluğu yine bu sektördedir.
Sektörün büyümesi toplam 15 seneye sığdırılabilir ve ekonomide
yapılan reformlar sektörde iş hacminin artmasına yardımcı
olmuştur. Bankacılık, telekomünikasyon, perakende ticaret,
adalar arası taşımacılık, yerli havacılıkta ticari sektörde
yapılan liberal reformlar ve değişiklikler piyasada yeni
oyuncular oluşmasına ve rekabetin artmasına yol açmıştır. 2000
senesinde milli servetin % 45’ini hizmet sektörü sağlamıştır.
Çoğunlukla üretim sektöründen oluşan endüstri sektörü, ülkenin
ihracat ve dış ticarette en çok gelir elde eden sektörüdür.
Üretimdeki artış endüstri sektörünün hızla gelişmesine ve 2000
senesinde ülke ekonomisinin % 3,6 büyümesine katkıda bulunmuş ve
bir önceki senenin büyüme oranı olan % 0,9 luk oranı dörde
katlamıştır. 1999 senesinden itibaren üretim sektöründeki artış,
bu alt sektörün yerli ve yabancı pazardan gelen taleplerin
arttığını ve ülkenin Asya’da yaşanmış olan ekonomik krizi
atlattığına dair en iyi göstergedir. Uluslararası yüksek
teknoloji şirketleri, küçük entegre devreler, veri (data) ve
telekomünikasyon kabloları, bluetooth sistem modülleri gibi
ihrac mallarına gösterilen talebin artması yüzünden
faaliyetlerini çeşitlendirmiş ve arttırmak zorunda kalmışlardır.
Uluslararası Komünikasyon ve Teknoloji mallarının çoğunlukla
ülkede üretilmesi dünyadaki Uluslararası Komünikasyon ve
Teknoloji sektörüne faydalı olmuştur.
2001 senesinde Filipin GSYIH’si hizmet ve tarım sektöründe
yaşanan büyüme yüzünden % 3,4 artmıştır. Yılın sonuna doğru
enflasyon % 4 düşüş göstermiştir. Toplam dış ödemeler dengesi
sene sonunda dengelenmiş ve 2001 senesinin sonunda brüt
rezervler 13,3$ milyar olmuş ve bu ülkenin kısa vadeli
borçlarını kapatmaya yetmiştir.
Büyümeye en çok katkısı olan sektörler tarım ve hizmet
sektörleri olmuştur. 2001 senesinde balıkçılık, tarım ve
ormancılık 2000 senesindeki büyüme oranı olan % 3,3’e göre % 3,9
olmuştur. Hizmet sektörü % 4,3 büyümüştür. Büyüme oranına,
telekomünikasyondaki % 20,5, dış ticaretteki % 5,6, ve özel
hizmet sektöründeki % 4,4 lük artışlar katkı sağlamıştır. Bu üç
sektör arasında ABD’deki 11 Eylül saldırılarından dolayı en az
büyüme gösteren endüstri sektörüdür ve sene sonunda sadece 1,9%
luk bir büyüme göstermiştir. Büyümenin yavaşladığı sektörler
imalat % 2,2, madencilik –5,09 % ve kamu hizmetleri 3,8%
olmuştur.
Temmuz 2002’de IMF Filipinlerin borçlanma programını başarı ile
tamamladığını ve 15-18 aylık program sonrası denetim sürecine
girdiğini belirtmiştir. Analizlere göre 2001 senesinde yaşanmış
olan global sarsıntıyı Filipinlerin başarı ile atlattığı
belirtilmiştir. Ülkenin bu dönemi atlatmasının sebebini IMF
yöneticileri ülkedeki idarecilerin piyasaya yönelik reformları,
makro ekonomik koşullar karşısında tedbirli davranmaları ve (GSYIH’nin
%4,5’lik payı olan) bütçe açığını kapatma stratejilerine
bağlamışlardır.
Günümüzde tarım ve balıkçılığı modernleştirme kanunları gibi
üretimi ve piyasa rekabetini körüklemiş olan yapısal reformlar,
perakende ticareti, telekomünikasyon ve kamu hizmetlerinin
liberalleştirilmesi, ekonominin canlanmasına sebep olmuştur.
Ülke yönetimi tarihte önemli yeri olan idari yapının gücünü
etkileyen reformu yapmış ve hükümetin değişim sürecine destek
verdiğini ortaya koymuştur.
Özet olarak sene sonunda global piyasalardaki iyileşme
göstergeleri ülke ekonomisine destek sağlamış, ülke rezervleri
ve mali kaynakların kullanılması ile yetkililerin 2002 bütçesini
önceden belirlemesini sağlamıştır.
2000 senesinin son 4 ayındaki büyümeye kıyasla en son
istatistikler 2002 senesinde kişi başına gelirin % 4,5 büyüme
gösterdiğini belirtmektedir. 2002 senesinin ikinci dört ayında
ASEAN ülkeleri arasında Filipinler, Çin ve Güney Kore ile
birlikte en fazla ekonomik büyüme göstermiş ülkedir.
Doğal Kaynaklar
Tarım:
Pirinç,mısır, hindistan cevizi,şeker kamışı, abaca, ve diğer
tropik ürünler olan muz ve ananas çokça üretilmektedir.
Ormanlar: Filipin ormanları tropik yağmur ormanları
türündendir ve baskın bir şekilde çift kanatlı meyve veren sert
dallı ağaç türlerini içerir. Ülkenin toprak alanının neredeyse
yarısı ormanlık arazidir.
Deniz Kaynakları: Deniz ürünleri Filipin sularının 167
milyon hektarından elde edlmektedir. Ülkenin az tuzlu balık
havuzları, güneydoğu Asyadaki en büyük gelişmiş balık
havuzlarını oluşturmaktadır. İç kesimlerde balıkçılığı
geliştirme potansiyeli hala mevcuttur çünkü adalar arası sular
ve bataklıklar balıkçılık alanları olarak geliştirilebilir.
Maden Rezervleri: Filipinlerde bakır, kereste, altın,
nikel, krom, gümüş, demir, kurşun, çinko, manganez, ve civa
madenleri ticaret için kullanılabilecek miktarda bulunmaktadır.
Ekonomik önemi olan ve maden olmayanlar ise alçıtaşı tuzu, kum
ve çakıl, mermer, kireçtaşı, kil, feldspar, kalsiyum, karbit,
kaya fosfatı, guano, ve pirittir.
Ekonomideki
Diğer Önemli Alt Sektörler
Bankacılık:
Ülkede 1994 senesinde yürürlüğe giren Yabancı Bankalar
Liberalleştirme Kanunu’na göre yabancı bankalar şube
açabilirler. Yabancı bankalar yerli bankaların % 100 sahibine oy
hakkı veren hisse senedi sahibi olabilirler. Ülkenin Merkez
Bankası “Bangko Sentral ng Philipinas” tır.
İnşaat: Son yıllarda inşaat sektörü özel sektörün artan
hareketliliğinden ve yatırımı teşvik eden hükümet reformlarından
yararlanmıştır. Bu reformlar, basitleştirilmiş kurallar,
kolaylaştırılmış döviz kontrolü, tekelleşmemiş sanayi ve liberal
sektörler ile Yap-İşlet-Devret yasasını içermektedir. Hükümet,
uluslararası borç anlaşmaları ile yapılacak hükümet altyapı
projelerine veya Resmi Gelişim Yardımı Fonlarının desteklediği
projelere vergi ayrıcalıkları vermektedir.
Yabancı fonlu hükümet altyapı inşaatları ihalelerini kazanan
herkese, milliyetleri ne olursa olsun vergi muafiyeti ve
vergisiz imkanlar sağlanmakta ve ilgili müteahhit, danışman,
tedarikçi, taşeron ve hizmet sağlayıcılara eşit tutum
gösterilmektedir.
Elektronik: Filipinlerde elektronik, ihracat gelirlerinin
en büyük kaynağıdır. Enformasyon ve İletişim Teknolojileri
sektöründeki teknolojideki gelişim elektronik ürünlerde yüksek
talep yaratmakta, bu durum özellikle yarı iletken aygıtlarda
görülmektedir. Filipinler, yüksek kalifiye insan kaynağı,
hükümet desteği, çalışanların mükemmel performans kaydı
nedeniyle bu sektörde olan dünya çapındaki üreticilerle başarılı
şekilde rekabet edebilmektedir.
Enerji ve Kamu Hizmetleri: Filipinlerde enerji üretimi
elektrik sektörüne odaklanmıştır. Ülkenin yerli enerji
üretiminde jeotermal güç en büyük payı almaktadır. Daha sonra
hidroelektrik, kömür ve gaz gelmektedir.
Enformasyon ve İletişim Teknolojileri: Bu teknoloji
hizmetleri yatırımcılara iş fırsatları sunmaktadır. Kalifiye
insan kaynağı telekomünikasyon altyapısındaki gelişmeler,
yerleşik politika Filipinlerde bu sektöre yapılan yatırımları
çekici hale getirmektedir. Sektörde Filipinlerin rekabet gücü,
kalifiye Ingilizce bilen profesyonellerinden gelmektedir. Yakın
zamanda yapılmış olan “Global Yeni Ekonomi Endeksi” konulu
araştırmada Filipinler Enformasyon ve İletişim Teknolojileri
kalifiye insan kaynakları konusunda Avustralya, ABD, Kanada ve
Fransa’yı geçerek birinci sırayı elde etmiştir.
Turizm: Filipinler güzel tropik plajları, zengin deniz
yaşamı, ve yıl boyunca yapılan kültür festivalleri ile
meşhurdur.