Demografik
Durum
1998 yılında
Merkezi İstatistik Kurumu (Central Statistical Authority)'nun
yayınlamış olduğu nüfus sayımı sonuçlarına göre, 64,1 milyon
olan Etiyopya'nın nüfusunun çoğunun yüksek bölgelerde yaşadığı
ortaya çıkmıştır. Nüfusun yaklaşık % 88'i kırsal bölgelerde
yaşarken kalan %12'si ise şehir ve kasabalarda yaşamaktadır.
Ortalama okur yazarlık oranı %24 iken bu oran şehirlerde %69'a
yükselmektedir. Yaş grupları açısından bakıldığında, ortalama
yaş 25'dir ve ortalama yaşam süresi 48 yıldır.
Coğrafi Durum
Etiyopya yaklaşık
1.2 milyon kilometre karelik bir yüzölçüme sahiptir. Kuzeyinde
Eritre, Cibuti ve doğusunda Somali bulunurken, batıda Sudan ve
güneyde Kenya komşu ülkelerdir. Etiyopya'nın denize sınırı
yoktur. Ülkede birkaç sismik bölge olmasına rağmen aktif halde
bulunan volkanlar yoktur. Dağlık bölgeler ülkenin kuzey
kesimlerinde yer almaktadır (4500 metre yüksekliğe sahip Ras
Dashen'in bulunduğu Semien Dağları). Orta bölgelerdeki yüksek
alanlarda 4300 metreden daha yüksek olan Batu ve Karra
Dağlarının olduğu ikinci dağlık alan bulunmaktadır.
Etiyopya yüksekliği 2000 ve 30000 metreler arasında değişen
yüksek bir platoya sahiptir. Ülkenin kuzey doğusundan başlayan
ve merkezden güneybatıya doğru genişleyen Rift Vadisi ülkeyi iki
parçaya ayırmaktadır. Rift Vadisi bölgesinde daha çok bölgenin
güney ve güneybatısında birçok göller bulunmaktadır. Etiyopya'da
Abay olarak bilinen Nil Nehri ülkeyi kuzeybatıdan keserek ülkede
yaklaşık 800 km.lik bir yol almaktadır. Etiyopya'daki en uzun
iki nehir güneydoğu istikametinde akan ve yüksek bölgelerden
düşük rakımlı bölgelere doğru ilerleyen Awash ve Wabishebelle
nehirleridir. Ülkede 2 milyar MW hidroelektrik üretimini mümkün
kılan birçok irili ufaklı nehir bulunmaktadır.
Tarihi ve Siyasi Durum
1934-41
dönemindeki İtalyan işgali hariç tutulursa Afrika ülkeleri
içinde sömürgeci yönetim altında idare edilmeyen tek ülke
Etiyopya'dır ve uzun bir süre monarşi ile yönetilmiştir. 1974
yılında askeri cunta, the Derg, 1930 yılından beri hüküm süren
İmparator Haile SALASSIE'i tahtından atmıştır ve sosyalist bir
devlet kurmuştur. Kanlı darbeler, isyanlar, uzun süren kuraklık
yılları ve toplu iltica sorunları, 1991 yılında isyancı güçlerin
Etiyopya Halkın Devrimci Demokratik Cephesi (Etiyopyan People's
Revolutionary Democratic Front -EPRDF) altında bir koalisyon
kurmaları ile bu rejim devrilmiştir. Anayasa 1994 yılında
yürürlüğe konmuştur ve Etiyopya'nın ilk çok partili seçimleri
Mayıs 1995'de yeni anayasaya göre yapılmış ve seçimleri EPRDF
kazanmıştır. İkinci bir seçim Mayıs 2000'de yapılmış ve EPRDF
seçimleri yeniden kazanmıştır.
Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti 9 federal bölgeye
ayrılmıştır. Geçmiş yıllardaki deneyimler göz önüne alınarak
idari yetkiler ciddi ölçülerde bölgelere aktarılmıştır.
Hükümet yollar, elektrik santralleri ve telekomünikasyon gibi
ülkenin altyapısını idame ve geliştirme için yoğun bir yatırım
sürecine girmiştir Bunun yanı sıra, hükümet kamu iktisadi
kuruluşlarının özelleştirilmesi programını da devreye sokmuştur.
Özelleştirme süreci her ne kadar yavaş olsa da hükümet son beş
yıl içinde bir çok küçük ve orta ölçekli kamu iktisadi
kuruluşunu özelleştirmeyi başarmıştır.
Hükümet elektrik santralleri ve telekomünikasyon gibi
sektörlerde yabancı yatırımların ülkeye gelmesine çalışmaktadır.
Tarım kesimi, tekstil ve deri gibi tarıma dayalı sanayilerde ve
turizm sektörünün gelişiminde yabancı sermayeye ihtiyaç
duyulmaktadır.
Yabancı ve yerli sermaye yatırımlarını teşvik etmek amacıyla,
1992 yılında Yatırım Kanunu (Investment Code) yayınlanmış ve o
zamandan günümüze kadar iki kere gözden geçirilmiştir. Bu dönem
süresince, Madencilik ve İşgücü Kanunları da devreye
konulmuştur.
1991 yılına kadar Etiyopya'nın bir parçası olan Eritre ile olan
sorunlar Etiyopya'nın gelişim çabalarında ana engel olmuştur.
İki yılı aşkın bir süre devam eden savaş sonunda bu sorun
çözümlenmiştir.
Ekonomik Durum
Nijerya'dan sonra
Afrika'nın en fazla nüfusu olan Etiyopya'nın ekonomisi büyük
ölçüde tarıma dayalıdır. Etiyopya'nın ekonomisi GSYİH'nın %
50'sini, ihracatının %90'ını ve istihdamının %80'ini içeren
tarıma dayanmaktadır. Ekilebilen alanların yalnızca 1/5'i
ekilip, biçilmekte ve bu alanlar yalnızca yağmur ile
sulanmaktadır. Ancak, bölgeler, yağış miktarı açısından
farklılık göstermektedir. Tarım kesimi sık sık ortaya çıkan
kuraklık ve kötü tarımcılık uygulamalarından dolayı sıkıntı
yaşamaktadır. Ayrıca, yiyecek yardımları sözkonusudur. 2000'li
yılların sonlarında tarımsal üretim önemli ölçüde artmıştır.
Tarımsal üretimi artırmak ve yiyecek yeterliliğini çoğaltmak
amacıyla çeşitli tedbir politikaları belirlenmiştir. Bu
tedbirler arasında, kıtlığı erken uyarma sistemi, tarımsal
hizmetleri artırmak ve gübrenin daha geniş alanlarda
kullanımının sağlanması yer almaktadır.
Tarım üretiminin %80'ini tahıl, mısır, arpa, darı ve teff (bir
tür tahıl ürünü) oluşturmaktadır. Bakliyat ve yağlı tohumlar da
önemli ölçüde üretilmektedir.Tahıl tamamen iç tüketimde
kullanılmaktadır. Bakliyat ve yağlı tohumlar, daha az miktarda
olmak üzere kavun gibi meyveler de komşu ülkelere ihraç
edilmektedir.
Kahve, Etiyopya ekonomisi için son derece önemlidir. Tahminlere
göre kahvenin Etiyopya'nın GSYİH'na katkısı %10 oranındadır. 15
milyon kişiden daha fazla bir nüfus (nüfusun %25'i) kahve
sektöründen geçimini sağlamaktadır. Kahve, toplam ihracat
gelirlerinin 3/2'sini oluşturmaktadır.
Etiyopya, Afrika'nın en fazla canlı hayvan varlığına sahiptir.
Bunların deri ve postları ülkenin önemli ihracat gelirini
oluşturmaktadır.
İmalat sanayi GSYİH'nın %5'ini oluşturmaktadır. İmalat sanayinin
büyük çoğunluğu devletin yönetimindedir. Ancak, özelleştirme
faaliyetleri de başlamış bulunmaktadır. İmalat sanayi üretiminin
%40'ından daha fazlasını gıda ve içecek, özellikle bitkisel yağ,
un mamülleri ve bira oluşturmaktadır.
Tekstil sektörü, 19'u devlete, 14'ü ise özel sektöre ait olan
tekstil ve konfeksiyon fabrikalarını ihtiva etmektedir. Anılan
sektör, tüm imalat sanayi çalışanlarının yaklaşık %30'unu
içermektedir.
Madencilik sektörünün, Etiyopya ekonomisi içinde önemi azdır.
Kireçtaşı, kil, mermer üretimi oldukça fazladır. Ayrıca metalik
olmayan mineral üretiminde ise büyük artış olmuştur. Diğer
taraftan, kömür, demir, tantal ve potasyum rezervlerinin olduğu
tahmin edilmektedir.