 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
|
|
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
|
|
 |

|
 |
 |
Ülke Pazar Araştırmaları |
|
Çin
Genel Ekonomik Durum
Giris
ÇHC 1949 yılından
bu yana Çin Komünist Partisi tarafından yönetilmektedir. 7
üyeden oluşan, Başkanlığını ve Genel Sekreterliğini Hu
Jintaonun yaptığı Polit Büro Daimi Komitesi ülkedeki en yüksek
yönetim organıdır. Hu Jintao aynı zamanda Devlet Başkanlığı
görevini de yürütmektedir.
Bununla birlikte Çinin 5000 yıla kadar uzanan köklü bir tarihi
geçmişi vardır. Çin uygarlığı tarih boyunca gözle görünür bir
devamlılık sergilemiştir. Bu bölgede, bir imparator etrafında
bilinen en büyük siyasi birleşme M.Ö. 221 yılında Qin Hanedanı
imparator Qin Shi Huang Di zamanında gerçekleşmiştir.
Tarih boyunca pek çok birleşme, bölünme ve hanedan çatışmalarına
sahne olan Çinde imparatorluk sistemi 1911de sona ermiştir.
1911- 1949 dönemini içine alan siyasi güç çatışmaları, Mao
Zetungun 1 Ekim 1949da Çin Halk Cumhuriyetinin kuruluşunu
ilan etmesi ile son bulmuştur. 1949-1976 döneminde ülkede Mao
Zetungun mutlak siyasi hakimiyeti ekonomik ve sosyal
gelişmelerde etkili olmuştur.
Mao 1976 yılında ölmüştür. Bunu izleyen 80li yıllar boyunca
ülkede siyasi tutuculuk devam etse de ekonomik olarak dışa
açılma çabaları başlatılmıştır. 1989 yılındaki Tiananmen Meydanı
olayları, 1991 yılı sonunda Sovyetler Birliğinin sona ermesi ve
dünya ekonomik konjontüründe güçlenen serbest piyasa anlayışı
Çini kendi bünyesinde bazı reformlar yapmaya zorlamıştır. Bu
çerçevede 1992 yılında Çin Komünist Partisinin 14. Ulusal
Kongresinde ülkede Sosyalist Piyasa Ekonomisi tesis edilmesi
kabul edilmiştir.
Ayrıca 1 Temmuz 1997 tarihindan itibaren Hong Kongun ÇHCye
dahil olması ve bu ülke bünyesinde Özel İdari Bölge statüsü
kazanması Çinin bölgedeki önemini bir kat daha artırmaktadır.
Bugün Çin, Dünya ekonomik sistemine entegre olmak üzere çaba
göstermektedir. GATT/WTO- Dünya Ticaret Örgütünün 1947deki
kurucusu ve fikir babalarından biri olan Çin, 1950de ayrıldığı
sisteme 11 Kasım 2001 tarihinde geri dönmüş bulunmaktadır.
Çinnin GATT/WTO sistemine dönmesi hem kendisi hem de
uluslararası alanda partnerleri açısından önemli avantajlar
doğuracak ülke ekonomisinin daha da güçlenmesine katkıda
bulunacaktır.
Özetle, Çin Halk Cumhuriyeti dışa açılma ve piyasa ekonomisine
geçiş yönünde önemli ve ihtiyatlı adımlar atmaktadır. Ülkenin
21. yüzyılın en önemli ekonomik güçlerinden biri olacağına kesin
bir gözle bakılmaktadır
Genel Ekonomik
Durum
Temel Ekonomik
Göstergeler /1998-2002
| |
1998 |
1999 |
2000 |
2001a |
2002a |
| GSYIH (milyar US$) |
954,0 |
999,6 |
1 080,6a |
1 179,9 |
1315,5 |
| Büyüme (%) |
7,8 |
7,1 |
8,0 |
7,3 |
8.0 |
| Enflasyon (%) |
-0,8 |
-1,3 |
0,4 |
0,7 |
-0,8 |
| Nüfus (milyar) |
1,24 |
1,25 |
1,26a |
1,27 |
1,3 |
| Ihracat (milyar US$) |
183,5 |
194,7 |
249,1 |
266,2 |
322,3 |
| Ithalat (milyar US$) |
136,9 |
158,7 |
214,7 |
233,8 |
280,6 |
| Döviz kuru ort:Rmb:US$ |
8,28 |
8,28 |
8,28 |
8,28 |
8,28 |
a: tahmini
Kaynak EIU, Country Report Haziran 2003
Karşılaştırmalı
Ekonomik Göstergeler/ 2000
| |
Çin |
Hindistan |
Almanya |
ABD |
Japonya |
| GSYIH (milyar US$) |
1099 |
469 |
1 877 |
9 963 |
4 753 |
| Kişi başına GSYİH (US$) |
870 |
468 |
22 845 |
35 352 |
37 558 |
| Enflasyon(%) |
0,4 |
4,0 |
2,0 |
3,4 |
-0,7 |
| ödemeler dengesi (milyar
US$) |
10,2 |
-5,1 |
-21,2 |
-435,4 |
116,9 |
| GSYİHnın %si |
0,9 |
-1,1 |
-1,1 |
-4,4 |
2,5 |
| ihracat(milyar US$) |
292,2 |
42,4 |
548,6 |
775,7 |
459,5 |
| ithalat(milyar US$) |
216,1 |
53,5 |
502,8 |
1 222,8 |
342,8 |
Kaynak EIU,
Country Report Haziran 2003
Ekonomi
Politikası
Çin her ne kadar
dünya ekonomik konjontürünü kendine uyarlamaya çalışıp
sosyalist piyasa ekonomisini benimsemiş olsa da devlet sektörü
ekonominin temel direği olmayı sürdürmektedir. Ancak Çin
ekonomisinin dinamizmi özel, kollektif ve yabancı sermayeli
girişimlerden kaynaklanmaktadır.
Çin yabancı sermayeyi çekme konusunda çok başarılı olmuştur.
1990ların başından itibaren gelişmekte olan ülkelere yapılan
yatırımların başında Çin yer almıştır. Yabancı fonların
yarısından fazlası Hong Kong kaynaklı olmuştur. İkinci en büyük
yatırımcı ülke Tayvandır. Çine yapılan yatırımların genel
olarak ABD, Kanada, Tayland ve Avustralyada yaşayan Çin
kökenliler tarafından yapıldığı gözlenmektedir Çin hükümeti
bundan böyle yabancı yatırımlara ayrıcalıklı muamele yerine
ülkenin bu anlamda bir doyuma ulaştığı düşüncesi ile yerli ve
yabancı yatırımlara eşit muamele anlamına gelen uluslararası
kabul görmüş, Milli Muamele ilkesini uygulama yönünde
çalışmalara başlamıştır. Halihazırda Shenzhen bölgesinde bu ilke
uygulanmaktadır. Bununla birlikte altyapının zayıf olduğu batı
ve iç bölgelerde özellikle uzun vadeli projeler için bazı özel
teşvikler düşünülmektedir.
Diğer taraftan yetkililerin nihai hedefi olmasına rağmen, Çin
para birimi Renminbi henüz tam konvertibl değildir. Mali sistem
ve para politikasındaki reform çalışmalarına devam edilmektedir.
Ticaret Politikası: WTO- Dünya Ticaret Örgütü üyeliği öncesi
gerçekleşen değişiklikler
Dış Ticaret Kanunu 1995te yürürlüğe girmiştir. Dış Ticaret,
yabancı sermayeli kuruluşlar istisna tutulmak üzere, ticaret
planlama mekanizması ilkeleri çerçevesinde Dış Ticaret ve
Ekonomik İşbirliği Bakanlığı ( MOFTEC) tarafından
yürütülmektedir. Dış ticaret, ulusal ve bölgesel düzeyde
örgütlenmiş Dış Ticaret Şirketleri (FTC) yoluyla
gerçekleştirilmektedir. İhracata ilişkin zorunlu planlama
kaldırılmakla birlikte bazı ürünler üzerindeki lisans uygulaması
devam etmektedir. Ancak ithalatta plan yerli üretimi korumak
ve döviz rezervini kontrol etmek amacı ile önemini
sürdürmektedir.
WTO- Dünya Ticaret Örgütü üyeliği ile birlikte beklenen
değişiklikler
Dünya Ticaret Örgütünün 11.11.2001 tarihinde Katarın Doha
kentinde yapılan toplantısında ÇHCnin üyelik başvurusu
oylanarak kabul edildi ve Çin delegasyonu, 11.11.2001 tarihinde
WTO üyelik anlaşmasını imzaladı.
ÇHCnin üyeliği girişini müteakip Tayvanda ayrı bir gümrük
bölgesi olarak Çin ile beraber bir WTO üyesi olarak kabul
edildi.
ÇHCnin WTOya kabulünün dünya ticareti açısından önemli
etkileri olması beklenmektedir. WTO üyesi ülkeler açısından ele
alındığında, ÇHCnin örgüte girmesi öncelikle Çin pazarının
serbestleşmesi neticesinde ortaya çıkacak yeni olanaklar
açısında önemlidir. İçlerinde Türkiyenin de bulunduğu WTO üyesi
ülkelerin çoğunun bir çok konuda ÇHCne zaten en çok kayrılan
ülke prensibini uyguluyor olması, Çin ürünlerinin bu ülke
pazarlarına kolay girmesine imkan veriyordu. Ancak sınırlı
sayıda ürün grubu için Çin ürünlerine uygulanan kısıtlamalar
bulunmaktaydı. Buna karşın ÇHC kendi pazarını yabancı ürün ve
hizmetlere karşı yüksek koruma oranları ile korumakta
olduğundan, WTO sonrasında beklenen serbestleşmenin öncelikle
ÇHC tarafında verilen tavizlerden kaynaklanması beklenmektedir.
Bununla birlikte ÇHCnin WTO üyeliğinden başlıca beklentisi
yabancı sermaye girişinde yaşanması beklenen artıştır. Zira,
WTOya girişle birlikte yabancı sermaye firmalarının
faaliyetlerini sektörel ve coğrafi olarak sınırlandıran bir çok
kısıtlama kaldırılacaktır. D
iğer yandan,
imalat ve hizmetlerde korumacılığın azalmasıyla dışarıdan
gelecek rekabet özellikle kısa vadede yerli imalatçı ve hizmet
sağlayıcıları olumsuz yönde etkileyecektir.
15 yıl süren üyelik müzakerelerinin tamamlanmasının ardından
ortaya çıkan en önemli soru işareti bir çok eyalet, otonom bölge
ve merkeze bağlı belediyeden oluşan ÇHCnin WTO kurallarını ne
derece etkin olarak uygulayabileceğidir. Bir çok sektörde, 5
yıllık bir geçiş dönemi öngörülmüş olmasına rağmen, uygulama
aşamasında yerel hükümetlerin, özellikle işsizliği önlemek
amacıyla bölgesel korumacılığı devam ettirme eğilimine girmesi
muhtemel gözükmektedir. Bu nedenle, ÇHC pazarının WTO kuralları
çerçevesinde serbestleşmesinin zaman alacağı düşünülmekte olup,
bu durum ilk aşamada aşırı beklenti içerisine girmiş olan bir
çok batılı firma için hayal kırıklığı yaratacaktır.
ÇHCnin, WTOya giriş anlaşması kapsamında, mal ve hizmetlerde
pazara giriş ve fikri mülkiyet hakları gibi konularda vermiş
olduğu başlıca tavizler şunlardır;
· WTO üyesi tüm ülkelere eşit muamele sağlanacaktır. Tüm yabancı
kişi ve kuruluşlar ticaret hakları açısından eşit olacaktır.
Hali hazırdaki uygulamada, yabancı sermayeli kuruluşlar ancak
ÇHCnde ürettikleri ürünlerin iç ve dış ticaretini yapabilmekte
olup, sadece iç veya dış ticaret ile iştigal eden yabancı
sermayeli firma kurulamamaktadır.
· İç pazar ve ihracat için üretilen ürünler için iki fiyat
uygulaması ve diğer ayrımcı uygulamalar kaldırılacaktır.
· Üç yıl içerisinde tüm işletmeler çok kısıtlı sınırlamalar
dışında tüm ürünlerin ithalat ve ihracatını ve iç ticaretini
yapabilecektir.
· Bazı madenler, tütün, tahıllar ve akaryakıt gibi belirli
ürünlerde devlet monopolü devam ederken hali hazırda yabancılara
kapalı olan diğer alanlar açılacaktır.
· Fikri mülkiyet hakları açısından Üyeliğe geçiş ile birlikte
TRIPS anlaşması uygulanmaya başlanacaktır.
· Üyeliği takip eden ilk 12 yıl içerisinde Çin menşeli ürünlerin
WTO üyesi ülkelerden herhangi birinin iç pazarına zarar vermesi
veya zarar verme tehlikesi doğurması durumunda özel geçiş dönemi
koruma tedbirleri ilgili ülkelerce uygulanabilecektir.
· Gümrük tarifeleri belirli bir takvime göre azaltılacaktır.
İndirimlerin büyük bir bölümü, 2004e kadar, diğerleri ise
2010a kadar yapılacak olup, tüm tavizlerin tamamlanmasından
sonra tarım ürünlerinde ortalama vergi %15e, sanayi ürünlerinde
ise %8,9a düşecektir.
· Çin tarım ürünlerine ihracat sübvansiyonu vermeyecektir. Diğer
sübvansiyonlarda ürün değerinin %8,5ini geçmeyecektir.
· Tekstil sektöründe 31.12.2004 tarihinde tüm WTO üyesi
ülkelerin kotaları kaldırmaları ile beraber Çin uygulanan
kotalarda kaldırılacak ancak, 2008e kadar WTO üyesi ülkelerde
Çin menşeli ürünlerin zarara neden olması durumunda özel
önlemler uygulanabilecektir.
· Hizmet ticaretinde verilen tavizlerin en önemlileri, telekom,
bankacılık ve sigortacılık sektörlerindedir.
· Telekom hizmetlerinde, üyeliği takiben yabancı servis
sağlayıcı firmalar Çin firmaları ile ortak yatırım
yapabileceklerdir. Ancak yabancı hisseleri %25i geçmeyecektir.
Üyeli takiben ilk yıl içerisinde bu oran %35e çıkartılacak ve
servis verilebilecek şehir sayısı arttırılacaktır. 4. yıl
içerisinde yabancı sermaye payı %49 çıkabilecek ve 5. yıl
içerisinde servis alanlarını sınırlayan tüm coğrafi sınırlamalar
kaldırılacaktır.
· Bankacılık hizmetlerinde, üyeliğin ilk yıllarında yabancı
finans kuruluşları müşteri kısıtlaması olmaksızın döviz ile
işlem yapabileceklerdir. İkinci yıl içerisin
de yabancı
kuruluşlar Çin kurumlarına RMB işlemi de yapabileceklerdir. 5.
yıl içerisinde yabancı bankalar Çin vatandaşlarına gerek döviz
gerekse RMB servisi verebileceklerdir.
· Sigortacılık hizmetlerinde,hayat sigortası dışındaki sigorta
çeşitlerinde %51e varan yabancı hisseli ortaklık
kurulabilecektir. Üyelikten iki yıl sonra yabancılar %100
hisseye sahip olabileceklerdir. Yabancı hayat sigortası
şirketleri üyeliğe geçiş ile birlikte %50 hisseli ortaklıklar
kurabileceklerdir. Büyük finansal riskler, reasürans ve navlun
sigortalarında üyelikle birlikte %50 ortaklık kurulabilecek, 3.
yıl içerisinde %51, 5. yıl içerisinde %100 yabancı sermaye
olabilecektir.
· Turizm, eğlence ve taşımacılık hizmetlerinde üyeliği takip
eden 3 ila 5. yıllar içerisinde % 100 yabancı sermayeli
firmaların kurulmasına izin verilecektir.
Nüfus
Çin, dünya toplam
nüfusunun % 22sine sahiptir. Ülke nüfusunun 1,2 milyar
düzeyinde tutulması için çeşitli politikalar yürütülmektedir.
Nitekim nufus azalarak da olsa artmaya devam etmektedir.
Ailelerin tek çocuk sahibi olmaları teşvik edilmektedir. Yüksek
nüfus, Çin için en büyük sorunlardan birisini teşkil etmenin
yanısıra büyük bir ekonomik güç kaynağı olma niteliğindedir.
1990lı yıllar boyunca yıl bazında yaklaşık yedi milyon kişinin
iş gücüne katılacağı öngörülmüştür. Bu kitlenin yarattığı
baskının Çin ekonomisi için yüksek büyüme oranlarını önümüzdeki
dönemde de zorunlu kılacağı düşünülmektedir. Çinin gelişme
yolunda önündeki en büyük engellerinden birisi bu nüfusun
ihtiyaçlarını karşılayacak altyapının olmayışıdır. Bu eksikliğin
giderilmesi amacı ile yoğun yatırımlar yapılmaktadır.
Madenler ve
Doğal Kaynaklar
Çin, maden ve
mineraller yönünden zengin bir ülkedir. Aralarında demir, demir
alaşımlı metal cevherleri, fosfat, tungsten, molibden ve
titanyumun bulunduğu yaklaşık 17 maden ve mineral türünde dünya
lideri konumunda bulunmaktadır. Bu arada Çin, uzay teknolojisi
ve elektronik alanında kullanılan bazı ender bulunan madenlerin
de artan orandaki üretici ve ihracatçısı durumunda
bulunmaktadır. Rusya ve Kanadadan sonra yüzölçümü en geniş ülke
olan Çin Halk Cumhuriyeti, sahip olduğu hidroelektrik güç
potansiyeli ve kömür rezervleri açısından da dünya birincisidir.
Ancak yer yer karşılaşılan enerji darboğazları ülke ekonomik
gelişmesinin en önemli engellerinden biri olarak görülmektedir.
Halihazırda toplam enerji ihtiyacının % 70i kömürden elde
edilmektedir. Çin bir hampetrol ithalatçısı ülkedir. Ülkenin
güneyinde bulunan doğal gaz rezervleri henüz işler hale
getirilememiştir.
Ekonomik
Altyapı
Altyapıda en büyük
eksiklik ulaşım ve haberleşmede duyulmaktadır. Çinde,
halihazırdaki ulaşım altyapısının, talebin ancak % 60ına cevap
verebildiği tahmin edilmektedir. Limanlar ve demiryolları talebe
cevap verememektedir. Havayolu taşımacılığı, malzeme, ileri
teknoloji ve eğitimli personel eksikliği içindedir. 8 ve 9uncu
Beş Yıllık Kalkınma Planlarında yatırım önceliği altyapı
yatırımlarına verilmiştir. Enerji yetersizliği diğer önemli bir
problem olarak ortaya çıkmaktadır. Son yıllarda yabancı ortaklı
sanayi tesisleri de dahil olmak üzere, bilhassa elektrik
enerjisi eksikliği nedeniyle, sanayi üretiminde kesintilere
neden olmaktadır.
Başlıca
Sektörler
Tarım ve Hayvancılık
Yüzölçümü 9,561
milyon km² olan Çinde bu alanın % 10u ekilebilmektedir.
Buralarda pirinç, buğday, jüt, şeker kamışı ve bazı tropikal
ürünler üretilmektedir. Büyük bir tarım ülkesi olan Çin, ilk
defa 1994 ve 1995 yıllarında önemli miktarlarda hububat -buğday
ve pirinç- ithal etmek zorunda kalmıştır. Bu konuda yapılan
tahminlerde, 2010 yılında Çinin ithal etme ihtiyacı göstereceği
hububat miktarı kadar, ihraç edilebilecek hububatın dünyada
henüz üretilmediği ifade edilmektedir. Uzun vadede Çinde
hububatın yanısıra diğer gıda maddeleri arzında da problemler
yaşanması beklenmektedir. Diğer taraftan, Çinin tarımsal
üretiminde kendi kendine yeterliliği hususunda endişeye gerek
olmadığı, normal şartlarda hububat ithalatının, toplam
tüketiminin % 5ini geçmeyeceği belirtilmektedir.
Çinde tarımsal üretim teknikleri gelişmiştir. Özellikle
seracılık bütün ülke genelinde oldukça yaygın olup, güney
bölgelerinde hububat tarımı yılda iki mahsul alacak şekilde
gerçekleştirilmektedir. Ülkede hayvancılık, özellikle balıkçılık
yaygındır. Tarımsal üretim tekniklerinde ve tarımda kullanılan
makinaların teknolojik seviyelerinde önemli iyileştirmeler
sağlanmıştır.
En önemli tarımsal ürünler; hububat, yağlı tohumlar-yer
fıstığı,kolza tohumu- pamuk, jüt ve kenevir, şeker kamışı, şeker
pancarı, tütün (kuru), çay, meyvalar, domuz, inek, koyun eti,
inek sütü, koyun yünü, ipek kozası, küçük ve büyükbaş hayvanlar
olarak sayılabilir.
Sanayi
Son yıllarda
toplam sanayi çıktısında çok büyük artışlar gözlenmiştir.
1980li yıllar boyunca sanayideki üretim artışı yıllık ortalama
%12.6 olmuştur. Bu üretim öncelikle köy ve kasaba işletmeleri
tarafından gerçekleştirilmiştir. Dolayısı ile yerel tarımsal
artık değer düşük teknolojili emek yoğun imalat sanayi
yatırımları olarak vücut bulmuştur. 1990lı yıllarda özellikle
1992den itibaren aralarında sayısı hızla artan yabancı
sermayeli kuruluşların da katkıda bulunduğu önemli ölçüde bir
üretim artışı gözlenmektedir.
Çin ekonomisi pek çok sanayi alanında yetkinliğe ulaşmış
durumdadır. Modern metalurji, madencilik ve enerji ekipmanları,
uçak yapımı, otomobil üretimi, büyük makina parçaları, döküm,
uzay sanayi, büyük enerji devreleri, elektronik, iletişim
ekipmanları, ölçüm araçları gibi alanlar, son dönemde Çin
ekonomisinin faaliyet gösterdiği başlıca alanlar arasında
sayılmaktadır. Çin, halen madencilik, enerji santrali, metalurji,
akaryakıt, kimyasallar, otomotiv ve gemi yapımı konularında
tamamen kendi teknik imkanlarına dayanmaktadır.
Madencilik
Ülkedeki
madenlerin %60ı devlet tarafından işletilmektedir. Özellikle
kömür madenlerinin çok kötü koşullarda olduğundan söz
edilmektedir. Kömür fiyatlarının çok düşük olması bu alandaki
yatırımları özendirmekten uzaktır.
Ülkede Tayvan ve Hong Kongdaki diğer etnik Çin toplulukları
kadar olmasa da potansiyel altın tüketim talebi oldukça
yüksektir.
İnşaat Sektörü
ve 2008 Pekin Olimpiyatları
Kasım 1997
tarihinde Çin İnşaat Bakanı önümüzdeki 5 yıl boyunca Çinde
kentsel kesimde 1,65 milyar metrekare, kırsal kesimde 6,5 milyar
metrekare konut, buna ek olarak 2,9 milyar metrekare konut
onarımı yapılmasının öngörüldüğünü belirtmiştir.
Her yıl sadece Pekinde 8 milyon metrekare konut inşa
edilmektedir. Bakanlık önümüzdeki 5 ila 7 yıl içinde, ülke
çapında yıllık 3 milyar metrekare konut inşa edilmesine ihtiyaç
olduğunu bildirmiştir.
Resmi rakamlara göre, 1995-2000 yılları arasında Çin emlak
sanayi yıllık ortalama %18 oranında büyümüştür. Bu her yıl,
kentlerde ve kırsal kesimde yaklaşık olarak 150 ila 180 milyon
metrekarelik yeni apartman inşaatının tamamlandığını
göstermektedir. Bu çerçevede 100 milyon metrekare seramik karo
ve kiremite ihtiyaç duyulmuştur. İstatistiklere göre eski
evlerin iç dekorasyonu için harcanan para 50 milyar Rmbyi
geçmiştir. İnşaat malzemelerine olan talebin giderek büyüdüğü
kırsal kesimde bu alanda büyük bir potansiyelin varlığı
gözlenmektedir.
Olimpiyatlar vesilesi ile Pekin yerel hükümeti, 180 milyar
yuanlık (yaklaşık 22 milyar dolarlık) bir yatırım
gerçekleştirecektir. Önümüzdeki 5 yılda Pekinde 9 milyon
metrekare eski ev yenilenecek ve kişi başına yaşama alanı 18
metrekareye çıkacaktır. Pekin Belediye Başkanı Liu Qi
Olimpiyatların Pekinde olmasının sadece Pekin değil ülkenin
Batı kesimleri de dahil olmak üzere ülke çapında büyük bir yarar
sağlayacağını söylemiştir. Çin ekonomisindeki hızlı büyüme,
kentlerde yaşam düzeyinin iyileşmesi, yüksek kalitede enerji
hizmetleri ile birlikte ev aletlerine olan talebi de
artırmaktadır. Diğer taraftan son dönemde Çin, ev aletleri ve
ampul gibi enerji tüketen araçların üretiminde de dünya
ölçeğinde ön sıralara gelmektedir.
Çinin 11 Kasım 2001 tarihinde WTOya girişi ile birlikte
Çindeki yatırım ortamı gelişecektir. Uluslararası sermayenin
girişi Çin İnşaat Malzemeleri Sektörüne mükemmel bir gelişme
fırsatı verecektir.
Çin inşaat malzemeleri pazarını yabancı yatırımcılara
açılacaktır. Yabancı direkt yatırımlar ya da işletme hakkının
devrine sehir içi ulaştırması, çöp işleme, gaz, su, ısıtma arzı
gibi alanlarda izin verilecektir. Çin konut inşaatlarının
finansmanı alanında yabancı finansman kuruluşları ile
işbirliğine girmek istemektedir.
Şu anda yabancılar inşaat sanayi alanında ülkede yatırım yapmaya
ve konut inşa ve onarım çalışmalarına katılmaları yönünde Çine
davet edilmektedir. Çindeki inşaat faaliyetleri konusunda
yetkili kuruluş olan CCPIT, İnşaat Malzemeleri Alt Konseyi,
Çinin bu alandaki ticaret ve yatırımlarının geliştirilmesi ve
uluslararası ilişkilerin kurulması yönünde çalışmalarını
sürdürmektedir. Bu kuruluş inşaat malzemeleri ithalat ve
ihracatı, yabancı sermaye, teknik işbirliği, diğer ülkelerle
ticari ve teknik ilişkilerin geliştirilmesi konusunda hizmet
vermektedir.
Ülke istatistikleri bu alanda üretime yönelik olan ve olmayan
olarak ikiye ayrılmaktadır. Üretime yönelik kabul edilen;
altyapı projelerine öncelik verilmektedir.
Diğer taraftan nüfusun önemli bir yüzdesinin şehirlerde
yaşayacağı tahmin edilen 2000li yıllardaki barınma ihtiyacını
karşılayabilmek için Çinin 3 Milyar m² kapalı alan inşa etmesi
gerekmektedir. Halihazırda Çinde, ABD, Japonya, Güney Kore,
Almanya, İtalya, İngiltere, Kanada, Avustralya, Danimarka,
Malezya, Hong Kong, Tayvan ve Macaolu müteahhitlik firmaları
faaliyette bulunmaktadır.
kaynak: www.igeme.gov.tr
|
|
|
| |
| | | |
| | | |
© 2004 Copyright By ihracathizmetleri.com. All rights reserved.
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|