Ülke Pazar Araştırmaları

Bulgaristan

Genel Ekonomik Durum

1989 yılından sonra Doğu Bloku ülkelerinde başlayan değişim ve bu değişim ile birlikte Komünist Ülkeler Arasında Karşılıklı Ekonomik Yardımlaşma Konseyi'nin (COMECON) işlevini yitirmesi, Bulgaristan'ın üretim pazarlarını yitirmesine ve ülkede atıl kapasitelerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Bulgaristan'ın pazar ekonomisine geçişinden sonra, başarıyla uygulanamayan reformlar sonucunda 1996 yılında ülkede bir ekonomik kriz başlamıştır. Leva, dolar karşısında önemli ölçüde değer kaybetmiş; dış borçların ödenmesinde zorluklar yaşanmıştır. İç ve dış ticaret durma noktasına gelmiştir. Özel sektör zarar görmüş; birçok firma kapanmış ve bazı bankalar faaliyetlerini durdurmak zorunda kalmıştır. Yıl sonunda uygulamaya konulan istikrar paketi de krizin aşılmasında etkili olamamıştır. 1994 yılından itibaren pozitif büyüme gösteren ülke ekonomisi 1996 yılında %10,9 oranında küçülmüştür. 1997 yılı Şubat ayında ekonomik kriz daha da derinleşmiştir. Kamu harcamalarının kontrol altına alınamaması, ülkenin seçim dönemine girmesi, artan faiz oranları ve ulusal paranın değer kaybetmesi nedenleri ile ülke hiper enflasyon sürecine girmiştir.

IMF ile imzalanan anlaşma çerçevesinde 1997 yılı temmuz ayında para kurulu kurulmuştur. Para kurulunun kurulması ve Leva'nın Alman Mark'ına endekslenmesi ile birlikte ülkede makro ekonomik istikrar sağlanmış olup, 1998 yılından sonra büyüme yeniden başlamıştır. 1 Ocak 1999 tarihinden itibaren ise Leva, 1 9555,83Lv:1€ kurundan Euro'ya endekslenmiştir.

Para Kurulu tasarısı çerçevesinde, Bulgar Merkez Bankası'nın (Bulgarian National Bank-BNB) döviz rezervlerinin para arzının en azından %100'ünü karşılaması gerekmektedir. Dolayısı ile para arzı ve kredi büyümesi üzerindeki denetim oldukça sıkıdır. Bu denetim Merkez Bankası'nın ticari bankaları finanse etmesi ve kamuya borç vermesi üzerinde yasak bulunmasını da içermektedir. Bu sıkı uygulamalar neticesinde ülkedeki yıllık ortalama enflasyon 1997 yılı Mart'ında %2000'lerin üzerindeyken, 17 ay içinde tek haneli rakamlara düşmüştür.
Dışsal şokların, komünizm sonrası yılların ilk dönemlerinde ekonomi yönetiminde yapılan hatalarla birleşmesi neticesinde ülkenin ekonomik performansı zayıf kalmıştır. 1999 yılı itibarı ile reel GSYİH 1989 yılının %64'ü kadar gerçekleşmiştir. 1997 yılında para kurulunun kurulması ve Levanın Alman Markına endekslenmesi ile birlikte makro ekonomik istikrar sağlanmış olup, 1998 yılından sonra büyüme yeniden başlamıştır.

1998-99 yıllarında büyümeye iç talep itici güç olurken, 2000 yılında büyüme ihracat tarafından güdülenmiştir. 1990-97 yılları arasında fiyat liberalizasyonu ve Levanın değer kaybetmesine bağlı olarak yüksek düzeylerde dalgalanan enflasyon, yeni para politikası neticesinde para arzına getirilen sıkı denetim sayesinde hızlı bir düşüş göstermiştir. Krizin ortaya çıktığı 1997 yılı Şubat ayında aylık enflasyon oranı %243 iken 1998 yılı başından itibaren aylık enflasyon oranları negatif olarak ya da %1'in altında gerçekleşmiştir.

Yüksek düzeyde seyreden petrol fiyatları ve Euro'nun zayıflığı nedeni ile hem tüketici hem de toptan eşya fiyatlarındaki artış baskısına rağmen enflasyondaki düşüş eğilimi devam etmiştir. Yetersiz hasat ve hükümetin gıda piyasasına müdahaledeki bazı yanlış yönetim kararları 2003 yılının ikinci yarısında gıda fiyatlarında ani artışa neden olmuştur. Değişken gıda ve petrol fiyatları hariç tutulduğunda enflasyonist baskıların sınırlı düzeyde kaldığı görülmektedir. 1999-2003 arasında ortalama yıllık enflasyon %5,6 olmuştur. 2003 yılında enflasyonun başlıca sebebi artan gıda fiyatları olmuştur. Yüksek düzeyde seyreden dünya hububat fiyatları ve 2003 yılı hasadının yeterli düzeyde olmaması başta ekmek ve tahıllar alt kategorileri olmak üzere gıda fiyatlarının yükselmesine neden olmuştur. 2003 yılı aralık ayı itibarı ile gıda fiyatları bir önceki yılın aynı dönemine göre %25 oranında yükselmiştir. Tütün ve alkolde yükseltilen özel tüketim vergileri de fiyat artışlarına neden olmuştur. Bu faktörler haricinde enflasyonist baskılar bulunmamaktadır. 2004 yılı itibarı ile enflasyon oranı %6,1'dir. Bu oran, 2001 yılından bu yana gözlenen en yüksek enflasyon oranınıdr. Enflasyon artışında özellikle petrol ürünlerinde artan özel tüketim vergisi oranları etkili olmuştur.
Bulgaristan Cumhuriyeti Enflasyon Oranları (%)

 

1998

1999

2000

2001

2002

2003

2004

18,7

2,6

10,3

7,4

5,8

2,3

6,1


Kaynak: The Economist Intelligence Unit, Bulgaria Country Report, April 2004
Bulgar Ulusal İstatistik Enstitüsü

Yüksek işsizlik düzeyi önemli bir sosyal sorun olarak devam etmektedir. 2003 kasım ayı itibarı ile işsizlik oranı %13,2'ye düşmüştür. Bu oran 2002 kasım ayı itibarı ile %16,9'dur.
Yıllar İtibarı ile GSYİH Büyüme Hızları (%)

 

1998

1999

2000

2001

2002

2003

3,5

2,4

5,8

4,1

4,8

4,3


Kaynak: The Economist Intelligence Unit, Bulgaria Country Report, April 2004

Komünizm sonrası dönemin ilk yıllarında yaşanan dışsal şokların, ekonominin yanlış yönetimi ile biraraya gelmesi Bulgaristan'ın 1997 yılına kadar zayıf ve değişken bir ekonomik performans göstermesine neden olmuştur. 1997 yılında, ülkenin reel GSYİH seviyesi, 1989 yılı seviyesinin %68'i kadar gerçekleşmiştir. Ancak 1997 yılında Para Kurulunun yürürlüğe girmesi ile birlikte makroekonomik istikrar sağlanmış ve reel GSYİH'da sürekli bir artış eğilimi oluşmuştur. 2002 yılında ülke 1989 yılı GSYİH'sının %83'üne ulaşmış bulunmaktadır. 2003 yılına gelindiğinde ise 1989 yılında gerçekleştirilen GSYİH düzeyi aşılmıştır.

1997 yılından bu yana üretim artışı genellikle iç talepten kaynaklanmıştır. Yalnızca 2002 yılında büyüme, ihracat artışının itici gücünden etkilenmiştir. Yatırımlar 1997 yılından bu yana hızla artarken tüketim harcamaları da önemli artışlar göstermektedir.
Özel sektörün GSYİH'daki payı 1989 yılından itibaren ciddi bir artış göstererek 2002 yılında ile %72,7'ye ulaşmıştır. Söz konusu artış, tarım sektöründe meydana gelen yapısal değişiklikler dışında komünizm sonrası dönemin ilk yıllarında küçük işletmelerin yeniden yapılandırılması üzerinde özellikle durulması ve imalat ve çıkarım sanayilerinde özelleştirmenin son yıllarda gelişme göstermesi sayesinde olmuştur.

Özel sektörün tarımda %97,7, hizmetlerde %61,1 ve sanayi ve inşaatta %53,3 payı bulunmaktadır. Öte yandan ülkede sürekli gelişme gösteren ancak kayıt altına alınamayan bir kayıt dışı ekonomi de bulunmaktadır. Kayıt dışı ekonominin büyüklüğünün GSYİH'nın %20-30'u kadar olduğu tahmin edilmektedir.

Satın alma gücü paritesine göre kişi başına GSYİH değerleri karşılaştırıldığında Bulgaristan, AB üyeliğine aday on doğu Avrupa ülkesi arasında dokuzuncu sıradadır. Bu sıralamada Bulgaristan'ı Romanya takip etmektedir.
Karşılaştırmalı Ekonomik Göstergeler, 2003

 

 

Bulgaristan(a)

Romanya(a)

Slovakya(a)

Rusya(a)

GSYİH (milyar $)

20,2

55,5

33,2

427,0

Kişi Başına GSYİH ($)

2 592

2 563

6 122

2 948

Kişi Başına GSYİH ($, satın alma gücü paritesine göre)

7 558

7 122

13 354

8 129

Tüketici Fiyatları Enflasyonu (ort., %)

2,3(b)

15,3

8,8

13,6(b)

Cari İşlemler Dengesi (milyar $)

-1,6

2,8

-1,3

39,1

İhracat (fob, milyar $)

7,3

17,4

20,6

134,4

İthalat (fob, milyar $)

9,6

21,3

22,2

74,8

Dış Borç (milyar $)

11,3

18,8

15,4

160,8


Kaynak: The Economist Intelligence Unit, Bulgaria Country Profile 2004
(a):Tahmini
(b): Gerçek


2002 yılında GSYİH artış hızı, hükümet harcamalarındaki hızlı artış ve dikkat çekici ihracat performansına bağlı olarak %4,8 olmuştur. 2003 yılının ilk dört ayında sanayi üretiminde de güçlü bir artış seyri gözlenmiştir. 2003 yılında GSYİH artışı, dünya ekonomisindeki olumsuz dış ekonomik koşullar ve Levanın değerlenmesi nedeni ile artan ithalat eğilimi ile birlikte 2002 yılına kıyasla daha yavaş olmuştur. 2004 yılında GSYİH artışının %4 olarak gerçeklenmesi beklenmektedir. 2002 yılının son aylarında özel tüketim harcamalarında da güçlü bir artış gözlenmiştir. 2003 ve 2004 yıllarında özel tüketim harcamalarında sırası ile %4,4 ve %4,6 oranlarında artış beklenmektedir. Bu artışlar vergi oranlarının düşürülmesi, ülkedeki işsizliğin azalması ve ücret artışları olması sayesinde olacaktır. İhracattaki artış eğilimi 2003 yılında da devam Etmiş olup, 2004'te daha da hızlanacaktır. Ancak ithalat eğiliminde de artan yatırımlar ve ithal tüketim mallarına talep nedeni ile artış beklenmektedir. 2003 yılının ilk dört aylık döneminde hem ihracatta hem de ithalatta güçlü bir atış eğilimi gözlenmiştir. Ancak ithalattaki artış ihracata göre biraz daha fazla olmuştur. Ancak ithalat artışının ihracat artışına göre daha fazla olması nedeni ile dış ticaret açığının büyüyeceği tahmin edilmektedir.

Projeksiyon Özeti

 

 

2002a

2003a

2004b

2005b

Reel GSYİH Büyüme Hızı (%)

4,3

4,5c

4,2

3,8

Sanayi Üretim Hızı (%)

0,6

5,0c

4,0

5,2

İşsizlik Oranı (%, ortalama)

17,7

14,3

12,7

11,9

Tüketici Fiyatları Enflasyonu (%)

 

Ortalama

5,8

2,3

4,9

4,4

Yıl Sonu

3,8

5,6

4,7

4,2

İhracat (fob, milyar $)

5,7

7,4

9,5

11,1

İthalat (fob, milyar $)

7,3

9,9

12,8

14,6

Döviz Kuru

 

Lv:ABD $ (ortalama)

2,08

1,73

1,45

1,42

Lv: Euro (ortalama)

1,96

1,96

1,96

1,96


a: gerçek
b: EIU öngörüsü
c: EIU tahmini
Kaynak: The Economist Intelligence Unit, Bulgaria Country Report April 2004


Bulgaristan’ın Avrupa Birliği’ne Üyeliği

Bulgaristan 1993 yılı Mart ayında Avrupa Toplulukları ve Avrupa Birliği'ne üye ülkeler ile bir Ortaklık Anlaşması imzalamıştır.
Avrupa Birliği'ne aday ülke statüsüne sahip olan Bulgaristan, 2000 yılı Mayıs ayı itibarı ile AB müktesebatının ilk dört bölümü olan eğitim ve öğretim, bilim ve araştırma, ortak dış ticaret ve güvenlik politikası ve küçük ve orta ölçekli işletmeler bölümlerini üstlenmiş bulunmaktadır. Başka bir ifade ile, bu başlıklarla ilgili yasa, mevzuat ve kurumsal altyapı AB ile uyumlu hale getirilmiş bulunmaktadır. Rekabet politikası, tüketicinin korunması, sanayi politikası, şirketler hukuku, istatistik, telekomünikasyon ve bilgi politikaları alanlarında ise AB ile görüşmelere başlanacaktır. Bulgaristan 2005 yılı itibarı ile AB'ne üye olacak 7 Doğu ve Merkezi Avrupa ülkesi arasında yer almamaktadır. 10-11 Aralık 1999 tarihinde gerçekleştirilen Helsinki Zirvesinde, AB Konseyi tarafından Bulgaristan ile üyelik müzakerelerine başlanması kararının alınması ve 15 Şubat 2000 tarihinde de resmi katılım müzakerelerinin başlaması, Bulgaristan'ın AB üyeliği için gerekli reformlar ve hazırlıkların gerçekleştirilmesinde gösterdiği başarıyı kanıtlamaktadır. Ülkenin 2007 yılında AB'ye üye olması beklenmektedir.

Doğal Kaynaklar
110 994 km2'lik alana sahip Bulgaristan topraklarının %38'i tarımsal, %35'i ise ormanlık alanlardan oluşmaktadır.

Bulgaristan topraklarında taşkömürü ve antrasit yatakları neredeyse tükenmiş durumdadır. Meriç havzasında linyit; Dobruca bölgesinde ise, kok kömürü yatakları bulunmaktadır.Tuna ovasından az miktarda petrol ve doğalgaz çıkarılmaktadır. Sofya'nın Kremikovtsi bölgesi ise, demir cevheri yönünden zengindir. Metal ve metal dışı cevherler yönünden geniş mineral kaynağına sahip ülkede ayrıca, manganez; bakır ve çinko cevherleri çıkarılmaktadır. Metal dışı minerallerin sayısı 50'nin üzerindedir.
Nüfus

2003 yılı itibarı ile, 7,8 milyon olan Bulgaristan nüfusunun yapısı, göç ve doğum oranlarının düşmesi, ölüm oranlarının yükselmesi nedenleri ile değişmektedir. 1989-1996 yılları arasında 650 000 kişi göç etmiştir. Göçün en yoğun olduğu dönem olan 1993-1996 yılları arasında 238 000 kişi ülkeyi terk etmiştir. Komünizm sonrası ülkedeki koşullardan memnuniyetsizlik ve 1980 sonlarında, 1990 başlarında etnik Türklerin Türkiye'ye dönme arzuları göçün başlıca nedenleridir. 1996 ve 1997 yıllarında ekonomik koşulların bozukluğu nedeniyle ülke dışına göçte artış gözlenmiştir. Özellikle, eğitimli nüfus ülke dışına çıkmaktadır.

Nüfus düşüşünün nüfusun yaş yapısı nedeni ile hemen durması olanaksızdır. 1999 sonu itibarı ile nüfusun %24,7'si çalışma yaşının üstünde (çalışma yaşı sınırı: kadınlar için 55, erkekler için 60), %58,1'ü çalışma yaşında, %17,2'si 15 yaş ya da altındadır. 1992 yılı figürleri ise, sırası ile %23,7; %55,7 ve %20,5 dir. Ülke nüfusunun 2020 yılında 7 milyona düşmesi beklenmektedir.

Ülkedeki etnik farklılıklar, dinsel farklılıklarla uyuşmaktadır. Ancak dinsel dağılım daha karmaşıktır. Ülkede müslüman ve hristiyan romanlar bulunmaktadır. Pomak adı verilen etnik grup Bulgar ırkından olmakla birlikte müslümandır. Ülkede yaşayan Türk nüfusun neredeyse tamamı müslümandır.

1999 yılı resmi istatistiklerine göre; nüfusun %68'i şehirlerde yaşamaktadır. Ancak bu oranın, göçlerin dikkate alınmaması ve az nüfuslu bazı yerlerin de kent sayılması nedenleri ile daha düşük olduğu tahmin edilmektedir. (Yalnızca başkent Sofya'da 1 milyonun üzerinde kişi yaşamaktadır ve 1998 sonu itibariyle toplam nüfusun %13,6'sını oluşturmaktadır.)Toplam nüfusun sadece %31,6'sı ve kentsel nüfusun %46,5'i nüfusu 100 000 ve daha fazla olan şehirlerde yaşamaktadır. Kırsal kesim, kentlere göre daha yaşlı bir nüfusa sahiptir. 1999 yılı sonu itibariyle kırsal kesimde yaşayanların yaş ortalaması 44 iken, kentlerdeki ortalama %37,6'dır. Kırsal Kesimde çalışma yaşı üzerindeki nüfusun toplam nüfusa oranı %35 iken, bu oran kentlerde %19,9'dur.

Ülkedeki en büyük azınlık %9,4 ile Türklerdir. Toplam %3,7'lik bir oranla Romanlar, Makedonlar, Ruslar, Ermeniler, Yunanlılar, Romenler, Tatarlar ise ülkedeki diğer azınlık gruplarını oluşturmaktadır.
Sektörler

2003 yılı göstergelerine göre hizmet sektörü, GSYİH içinde %59,7'lik payı ile birinci sırada yer almaktadır. Hizmet sektörünü %27,8 ile sanayi, %12,3 ile tarım ve ormancılık sektörü izlemektedir.
Tarım ve Hayvancılık

Tarım sektörü Sovyet Bloğu standartlarına göre üretimde iyi bir performans sergilemiştir. SSCB döneminde tarım üretiminde büyük kooperatiflere ve agro-endüstriyel bütünleşmeye önem verilmiştir.

Tarımsal alanların komünizm öncesi sahiplerine ya da bu kimselerin varislerine iadesi zaman almıştır. Ancak 2000 yılı sonu itibarı ile bu toprakların neredeyse tamamı komünizm öncesi sahiplerine iade edilmiştir. Ancak bununla birlikte küçük parçalara bölünmüş arazilerden oluşan tarımsal toprakların birleştirilerek ticari büyüklükteki çiftliklere dönüştürülmesi ihtiyacı doğmuştur. Bu tür çiftliklerin oluşumu yavaş yavaş başlamıştır.

2002 yılı itibarı ile 5,3 milyon hektarlık kullanılan tarımsal araziye sahip Bulgaristan'da tarım sektörü, 1990 yılından bu yana, eski yapılanmanın olumsuzluklarını, yeni yapısal değişikliklere gidilmeksizin kaldırmayı amaçlayan politikalar nedeni ile kayba uğramıştır.

Kuraklıkla birlikte sektörde yaşanan bazı belirgin sorunlar nedeniyle 2000 yılı tarım sektöründe 1996 yılından beri yaşanan en zor yıl olmuştur.

2001 yılında daha iyi bir hasat yaşanmasına rağmen hayvancılıkla ilgili sorunlar nedeni ile toplam tarımsal üretimde bir düşüş gözlenmiştir. 2002 yılında da benzer sorunlar yaşanmaya devam etmiş; üretim %4 artış göstermiştir. Yaşanan kurak yaz nedeni ile 2003 yılı hasadı da yeterli düzeyde olamamıştır.

Tarım sektöründe faaliyet gösteren işgücünün %98,3'ü özel çiftliklerde çalışmaktadır. Özel çiftlikler 1999 yılında belli başlı çiftlik hayvanlarının tümünü ve tarımsal ürünlerin %95'ini üretmiştir. Özel çiftlikler, özel arazilerde üretim yapan kooperatiflerden oluşmaktadır. Ancak söz konusu kooperatifler komünizm sonrasında 1990'lı yıllarda uygulanan kooperatiflerden ziyade batı tarzı kooperatif tanımına girmektedir. Resmi istatistiklere göre tarım sektöründe çalışan işgücü sayısı 2002 itibarı ile 767 000 olarak kaydedilmiştir. Tarım sektörü toplam işgücünün %25,6'sını istihdam etmektedir.

Başlıca tarım ürünleri; tütün, sebze-meyve, şaraplık üzüm, gül ve tahıldır. Gülyağı ve şarap ülke ihracatında önemli yer tutmaktadır. Ülke, Avrupa'nın en önde gelen tütün üreticilerinden biri olup yeniden yapılanma çerçevesinde, tütün sanayii özelleştirme kapsamına alınmıştır.
2001 Yılı İtibarı ile Başlıca Tarımsal Ürünler(bin ton)

 

Buğday

4077

Mısır

873

Arpa

973

Ayçiçeği Tohumu

405

Domates

393

Biber

197

Elma

83


Kaynak: Bulgaria Business Guide March 2003

2001 Yılı İtibarı ile Hayvancılık Üretimi (bin ton)

 

Sığır

634

Domuz

1014

Koyun

2418

Tavukçuluk

18 006


Kaynak: Bulgaria Business Guide March 2003

Buğday Bulgaristan'ın en önemli tahıl ürünüdür. Arpa ve mısır da diğer önemli tahıl ürünleri arasında yer almaktadır. Ayçiçeği, tütün ve şekerpancarı en önemli sanayi bitkileridir. Tütün, öncelikle ihracata yönelik olmak üzere, anahtar tarım ürünüdür. Son zamanlarda kısmi düzelme kaydedilmiş olmasına rağmen, SSCB'nin dağılması tütün üretiminde önemli ölçüde düşüş yaratmıştır. Domates, salatalık ve biber de ihracatta önem arz eden tarım ürünleri arasındadır. Tarımsal üretimde önemli yere sahip elma ve üzüm üretimi, 1989 yılından bu yana meyva bahçeleri ve bağların ihmal ve tahrip edilmesi nedenleri ile kayba uğramaktadır. Üzüm, büyük ölçüde, ana ihracat endüstrisi konumundaki şarap üretimi için kullanılmaktadır. Bu sektörde, geleneksel Sovyetler Birliği ve diğer sosyalist ülke pazarlarına ilave olarak, 1980'lerde İngiltere önemli bir pazar olarak belirmiştir. Taze sebze ve meyvalar ile sigara ihracatında Rusya, ham tütün ihracatında da ABD en büyük pazarlardır.

Teşviklerin azaltılması, çeşitli girdilerdeki kıtlık ve bu girdilerin fiyatlarının yükselmesi; domuz, koyun, sığır, bufalo, kümes hayvanları ve arı gibi kategorilerdeki canlı hayvan sayısında yarıdan fazla bir düşüş yaratmıştır. Dış ticarette kümes hayvanları ve diğer et ihracatı önemli yer tutmaktadır. Ancak, Batı Avrupa'ya ihracat hijyen nedenleri ile zorlaşırken, Orta Doğu'daki geleneksel pazarlara ihracat da son zamanlarda düşüş göstermiştir.

Canlı hayvanlardan üretilen ürünlerde de düşüş gözlenmektedir. Ülkede önemli miktarda yoğurt ve beyaz peynir üretilmektedir.
Sanayi

Bulgaristan imalat sanayiinin yapısı, sosyalist dönem sanayileştirme politikalarının devamı niteliğindedir. Planlı ekonomi döneminde kurulmuş sanayi altyapısına sahip Bulgaristan'da eski ve geri teknolojiler ile üretim yapan sanayi sektörünün verimliliği düşüktür. Enerji başta olmak üzere hammadde gibi temel girdilerde yaşanan güçlükler nedeni ile sanayi kesimi küçülmeye başlamıştır. Geçiş süreci, Bulgaristan sanayi üretiminde diğer Orta Avrupa ülkelerine kıyasla daha fazla düşüş yaratmıştır. Özelleştirmenin gecikmesi ve sekteye uğraması sanayi sektörünün çekiciliğini azaltmıştır. Yüksek teknoloji ile ilgili sanayi dalları, özellikle 1980'lerde ülkenin biyokimya sanayi ve bilgisayar üretim merkezi haline gelmesi ile birlikte teşvik edilmeye başlanmıştır.

Sanayi üretimi 1989 yılının hemen ardından ani bir düşüş göstermiştir. Üretimdeki düşüş eğilimi, 1992-1993 yıllarında - daha yavaş da olsa - devam etmiştir. Üretim, 1994 ve 1995 yıllarında yeniden yükselmeye başlamış; ancak sektördeki canlanmanın kısmen karsız endüstrilere dayanması nedeni ile yeniden düşüş eğilimine girmiştir.

Yeniden yapılanma sürecinde ortaya çıkan finansal kriz 1996 ve 1997 yıllarında da sanayi sektöründe daralmaya neden olmuştur. 1997 yılının ilk çeyreğindeki önemli daralmaya göre düzelen üretim, 1998 ve 1999 yıllarında da negatif bir seyir izlemiştir.Makine-inşaat, elektronik ve savunma sanayii sektörleri, komünizm sonrası üretim düşüşünden en fazla etkilenen sektörlerdir. Gıda işleme ve giyim sanayi de ciddi üretim kayıpları ile karşı karşıya kalmıştır.

2000 yılında sanayi sektörü yeniden büyümeye geçmiştir. Ancak bu büyüme daha ziyade ihracata dayalı sektörlerden kaynaklanmaktadır. Üretimde iki yıllık düşüş eğilimi neticesinde, sanayi mallarının ihracatı azalırken Şubat 2001'den itibaren yurtiçi sanayi malları satışlarında artış gözlenmeye başlamıştır. Yurtiçi satışlarda meydana gelen bu artışların, tüketici talebinin zayıf olması nedeniyle yatırımlardan kaynaklandığı tahmin edilmektedir. Ülke içi sanayi malları satışlarının artmasında muhtemelen rekabet edebilirliğin gelişmesi, özelleştirme ve yatırımların artması rol oynamaktadır. 2003 yılında hem üretim hem de satışlarda artış gözlenmiştir.

Demir-çelik sanayi sektörü önemli miktarda ihracat gerçekleştirmektedir. Elektrikli ve elektronik makina ve aksamın yanı sıra motorsiklet, otomobil, gemi, zirai makinalar ve çeşitli ulaşım ekipmanları ve yedek parça üretimi önemli sanayi kollarıdır. Yabancı yatırımcılar için oldukça çekici olan elektronik sektöründe kaçak ve korsan üretim önemli ölçüde gelişmiştir.Rekabete en açık sektör olan tekstil sektöründe ucuz ve kalifiye işgücü, yüksek verimlilikle çalışmaktadır.
2003 Yılında Sektörler İtibarı ile İmalat Sanayi Üretimi ve Satışlar (% değişim)

 

 

Üretim

Satışlar

Madencilik

6,9

7,1

İmalat Sanayi

20,7

20,9

Gıda Ürünleri ve İçecek

20,7

20,6

Tütün Ürünleri

12,3

12,0

Tekstil

52,5

42,2

Giyim

26,1

25,9

Deri, Kürk ve Ayakkabıcılık

19,9

17,7

Ağaç ve Ağaç Ürünleri (Mobilyacılık hariç)

31,0

36,1

Kağıt Hamuru, Kağıt ve Kağıt Ürünleri

40,9

50,2

Kimyasallar, Kimyasal Ürünler

10,7

12,6

Kauçuk ve Plastik Ürünler

46,5

43,4

Diğer Metal Dışı Mineral Ürünler

18,2

23,9

Baz Metaller

27,2

31,1

Metal Ürünler

17,2

15,5

Makine ve Ekipman

11,5

19,5

Ofis Makinaları ve Bilgisayar

-40,4

-34,3

Elektrikli ve Diğer Ekipman

22,7

25,2

Radyo, Televizyon ve Komunikasyon Ekipmanı

14,8

15,6

Tıbbi Malzemeler

7,8

2,7

Motorlu Araçlar

21,5

24,9

Diğer Taşımacılık Ekipmanı

41,6

41,3

Mobilyacılık ve Diğer İmalat Sanayi Sektörleri

51,4

46,4

Elektrik, Gaz ve Su Üretimi

2,7

2,4

Toplam Sanayi Üretimi (İnşaat Hariç)

15,0

17,4


Kaynak: The Economist Intelligence Unit, Bulgaria Country Report April 2004

Turizm

Sahip olduğu doğal kaynaklar ve tarihsel mirası ile önemli bir turizm potansiyeline sahip Bulgaristan yılda yaklaşık 8 milyon turist tarafından ziyaret edilmektedir. Karadeniz kıyıları ve kayak turizmi ülkenin turizm sektörünün gelişimi açısından önem taşımaktadır.

Dört ve beş yıldızlı oteller turistik yatak kapasitesinin %11'ini oluşturmaktadır. Karadeniz bölgesi, önemli orandaki yatak kapasitesi ile sektör açısından büyük önem taşımaktadır. Sektör içinde dağ ve av turizminin sahip olduğu potansiyel ile gelecekte daha da önem kazanması beklenmektedir.
Turizm Sektörünün Genel Görünümü

 

 

1998

1999

2000

2001

2002

Turistik Tesislerde Geçirilen Gece Sayısı

8 635

7 499

8 554

9 384

10 286

Yabancılar Tarafından Geçirilen Gece Sayısı

5 195

4 382

5 170

6 190

7 056

Otellerin Gecelemeden Elde Ettikleri Hasılat (Leva milyon)

114,2

110,0

190,3

233,3

219,6


Kaynak: The Economist Intelligence Unit, Bulgaria Country Profile, 2004

İnşaat

Komünizm sonrası yaşanan geçiş döneminden en olumsuz yönde etkilenen sektör inşaat sektörüdür.

1989 yılının ardından inşaat sektöründe yatırımlar giderek azalma eğilimi göstermiştir. Sektördeki faaliyet, 1991 yılında 1989 yılı seviyesinin 1/3 'üne, 1996 yılında bu seviyenin 1/4'ünden az bir düzeye düşmüş, 1997 yılında yaşanan ekonomik çöküntü ile de %4.4 oranında azalma göstermiştir. 1998 yılında yaşanan göreceli istikrarın ardından 1999 yılında da sektörün faaliyetlerinde %17,9 oranında azalma yaşanmıştır. Sanayi sektörü yatırımlarındaki azalma ve konut inşaatı faaliyetlerindeki düşüşler sektörde yaşanan daralmanın sebepleridir. Sektöre özel şirketlerin girmesi ve özelleştirmede olumlu gelişmelerin yaşanması ile birlikte özel teşebbüs önemli gelişmeler göstermiştir. 2002 yılında toplam inşaat faaliyetlerinin %89,5'i özel sektör faaliyeti olarak gerçekleşmiştir. Sektörde 2003 yılının ilk çeyreğinde %2,2; ikinci çeyreğinde ise %6,4 büyüme gözlenmiştir.

Komünizm yıllarından kalan yatırım geleneği değişik şekillerde günümüzde de devam etmektedir. Bulgar firmaları Rusya, Ukrayna, Kazakistan gibi eski komünist ülkelerde faaliyet göstermeye devam etmektedir.
Bankacılık

Bulgaristan bankacılık sektörü finansal problemlerle karşı karşıyadır. 1992 yılında daha etkili bir bankacılık sisteminin oluşturulması ve bankaların rekabet güçlerinin arttırılması amacıyla "Bank Consolidation Company" kurulmuştur. Bankaların konsolidasyon süreci Bulgaristan Ulusal Bankası denetiminde yürütülmektedir.

"United Bulgarian Bank", "Balkanbank Ltd." ve "Express Commercial Bank Ltd." gibi bankalar küçük bankaların birleşmesi sonucunda ortaya çıkan belli başlı bankalardır.

Bankaların sermaye yapılarının güçlendirilmesi amacıyla, yurt içinde faaliyet gösterecek bir bankanın minimum sermayesi 1994 yılında 450 milyon levaya, daha sonra 1996 yılında 850 milyon levaya çıkarılmıştır. Yurtiçi ve dışında faaliyet gösterecek bankaların sermayeleri ise 1994 yılında 800 milyon levaya, 1996 yılında 1 200 levaya çıkarılmıştır. 1996 yılında yaşanan ekonomik kriz bankacılık sektörünü de etkilemiş, 15 bankanın faaliyetleri durdurulmuştur.

1 Temmuz 1998 tarihinde yürürlüğe giren yasa uyarınca; ülkede bankaların asgari kuruluş sermayesinin 10 milyar Leva olması gerekmektedir. Yasaya göre, banka kayıtlı sermayesinin %5'ini geçen hisselere sahip olabilmek için Bulgaristan Merkez Bankası'nın izninin alınması zorunludur.

Yeni para politikasının uygulanmaya başlamasıyla Bulgarian National Bank-BNB (Bulgaristan Merkez Bankası) bankalar üzerindeki denetimini artırmış ve daha sıkı kurallar koymuştur. Bu çerçevede bankaların sermaye yeterliliği yükümlülükleri aşamalı olarak artırılmış ve büyük montanlı krediler için daha sıkı teminat koşulları getirilmiştir.

Kriz sonrasında State Savings Bank dışında ayakta kalan tüm bankaların özelleştirilmesi kararı alınmıştır. United Bulgarian Bank 1997 yılında, Post Bank 1998 yılı sonunda, Express Bank 1999 yılı sonunda satılmıştır. Filibe'deki Hebros Bank 2000 yılı başında, ülkenin en büyük bankası Bulbank ise 2000 yılının ikinci yarısında satılmıştır. Biochim Bank isimli kalan tek eski ticari devlet bankasının satışı 2002'de tamamlanmıştır. The State Savings Bank-DSK-Devlet Tasarruf Bankası'nın satışı 2003 yılında başarı ile gerçekleştirilmiştir. Bankaların özelleştirmesinde özel sektör önemli rol oynamıştır. Özelleştirmede yabancı yatırımcılar önemli rol oynamakta olup, sektörün derinleşmesinde ve uzmanlaşmasında önemli katkıda bulunmaktadır. Banka özelleştirmelerinin tamamlanmasını izleyen dönemde birleşmelerin gündeme gelmesi beklenmektedir.

Alınan önlemler ve MB'nın sistemde daha etkin hale gelmesi ile birlikte bankacılık sistemi geçmişe göre daha güçlü durumdadır. Günümüzde bankalar uygulanan güvenilir politikalar neticesinde daha likit hale gelmiştir. Ancak, bankalar tüketiciler tarafından kredi dağıtımında fazla temkinli davranmakla suçlanmaktadır. Bankaların dağıttıkları kredi miktarının para kurulu uygulamasının başlatılmasından sonra düzenli olarak artış göstermesine rağmen dağıtılan krediler daha çok tüketici kredisi niteliğindedir. Firmalara yönelik uzun vadeli krediler çok pahalı olup, bu tür kredilerin temini zorlaştırılmıştır.

Pek çok küçük özel bankanın sermaye yetersizliği nedeni ile faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldığı bankacılık sektöründe, varlıklarını sürdürmeye devam eden diğer bazı bankaların uzun vadede başarılı olmaları beklenmemektedir. Yüksek sermaye ve sermaye yeterliliği taleplerinin bu bankaları birleşme yoluna gitmeye zorlayacağı tahmin edilmektedir.

Ulaşım ve Haberleşme

Gelişmiş bir ulaşım altyapısına sahip Bulgaristan'da ulaşım, Avrupa ulaşım koridorlarının inşaatı sürecinde bulunulmasına rağmen harcamaların kısıtlı düzeyde yapılması ve bakımsızlık nedenleri ile son yıllarda çeşitli sorunlar ile karşı karşıya kalmıştır.

2002 yılı itibarı ile demiryolları, 4 318 km'si ana hat olmak üzere 6 384 km'lik ağı kapsamaktadır. Demiryolu taşımacılığı, hala en önemli ülke içi taşıma biçimidir. Yolcu taşımacılığında ise, karayollarından sonra demiryolu taşımacılığı ikinci sırada yer almaktadır.

37 300 km uzunluğundaki karayollarının uluslararası standartlara kavuşturulması amacıyla hazırlanan bir proje EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası) desteğiyle finanse edilmektedir.

Bulgaristan ikisi Karadeniz'de (Varna ve Burgas), ikisi Tuna Nehri (Ruse ve Vidin) üzerinde olmak üzere dört önemli limana sahiptir.

Mal taşımacılığında en az tercih edilen taşımacılık türü hava taşımacılığıdır. 2001 yılında hava taşımacılığı ile yalnızca 4000 tonluk taşıma gerçekleştirilmiştir. Ulusal havayolları şirketi Balkan Havayolları, 1990'ların başında tekel olma özelliğini kaybetmiştir. Firma yaşanan finansal sorunlara rağmen faaliyete devam etmiş; 1999 yılı ortalarında İsrailli yatırımcılar tarafından satın alınmış; ancak 2002 yılı sonlarında faaliyetine son vermiştir. Şirketin hisselerinin büyük çoğunluğu yeni bir devlet havayolu şirketi olan Balkan Air Tour tarafından satın alınmıştır. Şirket halihazırda BulgariaAir adı altında faaliyet göstermekte olup, özelleştirilecektir. Sofya Havaalanı dışında Varna ve Bugaz'da iki havaalanı da bulunmaktadır. Varna ve Burgaz'daki havaalanları daha çok ülke içi taşımacılık için kullanılmaktadır. Havayolları yolcu taşımacılığında da yeterli düzeyde kullanılmamaktadır. 2001 yılında yalnızca 861 000 yolcu havayollarını kullanmıştır.

Balkan Havayolları ve THY tarafından Bulgaristan ve Türkiye arasında doğrudan seferler düzenlenmektedir.

2002 yılı itibarıyla, ülkede 3,3 milyon telefon hattı bulunmaktadır. Türkiye ve Bulgaristan arasında GSM telefon hizmeti bulunmaktadır.

Ekonomide Liberalizasyon Çalışmaları ve Özelleştirme

Bulgaristan Haziran 1990'da yapılan çok partili demokratik seçimlerin ardından demokratik, liberal bir siyasal ve ekonomik yapıya geçiş sürecine girmiştir. Merkezi planlı ekonomiden, serbest rekabete dayalı piyasa ekonomisine geçiş yönünde önemli düzenlemeler yapılmaktadır.
Bulgaristan Anayasası'na göre; yabancı sermaye, ulusal sermaye ile aynı şartlarda koruma altına alınmıştır. Doğrudan yabancı sermaye yatırımları genel olarak serbest bırakılmakla birlikte, hassas kabul edilen bazı sektörlerde yabancı sermaye yatırımları için izin zorunluluğu getirilmiştir.

Özelleştirme faaliyetleri farklı yasalara dayanan üç ayrı program çerçevesinde uygulanmaktadır. Bu programlar; mülkiyet ve toprakların eski sahiplerine geri verilmesi, devlet kuruluşlarının ve yerel idarelerin mülkiyeti altında bulunan mal varlığının nakit karşılığında özelleştirilmesi, belge ve kupon karşılığı özelleştirmedir.

Özelleştirmeye hız kazandırmak ve yabancı sermayeyi ülkeye çekmek için 1992 yılında bir dizi kanun yürürlüğe girmiştir. 1992 yılının son aylarında 12 devlet kuruluşunun özelleştirildiği açıklanmıştır. Özelleştirme Ajansı tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda 1993 yılından bu yana 2,5 milyar $ üzerinde özelleştirme gerçekleştirilmiştir.Ancak yapılan çalışmalara rağmen özelleştirmede yeterli seviyeye ulaşılamamış, özelleştirme 1995 yılı itibariyle %25 dolayında kalmıştır. Özelleştirme çalışmaları ticaret, sanayi ve tarım alanlarında yoğunlaştırılmış; Ulusal Elektrik İdaresi, demiryolları ve devletin %40 üzerinde paya sahip olduğu işletmeler özelleştirilememiştir. Bu alanlarda özelleştirmenin gerçekleştirilebilmesi amacıyla, 1997 yılında bir yıl aradan sonra yeniden faaliyete geçirilen Menkul Değerler Borsa'sının bu çalışmalara hız katması beklenmektedir.

Ülke ekonomisinde kamu kesimi büyük ölçüde rol almaya devam etmektedir. 1999 Aralık ayı itibariyle devlet elindeki şirketlerin %47'si özelleştirilmiş bulunmaktadır. Kamu sektörü GSYİH'nın %35'ini kapsamaktadır. 1998 yılında 1 090 işletme 985 milyon $ karşılığında, 2000 yılında 1 224 işletme 2,518 milyar $ karşılığında özelleştirilmiştir.

Özelleştirmede turizm, gıda işleme, tarım, ağır sanayi, tekstil ve inşaat, inşaat malzemeleri öncelikli sektörlerdir. Kamu tesisleri ve stratejik sayılan az sayıdaki teşebbüsün dışındaki tüm kamu kuruluşlarının özelleştirilmesi hedeflenmektedir.

Bulgaristan'da yedi adet serbest bölge bulunmaktadır. Bunlardan ikisi Tuna Nehri kıyısındaki Vidin Limanı'nda ve Rousse Limanı'ndadır. Gelişmiş alt yapıya sahip bu bölgelerde üretim ve işgücü maliyeti düşüktür. Ekonomik faaliyetleri kolaylaştıracak idari yapı yanında üretim, depolama, markalama, montaj ve reeksport amacıyla getirilen mallar gümrük vergilerinden muaftır.
Yabancı Yatırımlar

1992 yılında uygulamaya konulan Yabancı Şahısların Ekonomik Faaliyetleri ve Yabancı Yatırımların Korunması Kanunu ile yabancı şahıslara Bulgaristan'da ekonomik faaliyette bulunma ve ticaret şirketlerine Bulgar gerçek ve tüzel kişileri ile ortak olma hakları tanınmış, yabancı kişilerin de Bulgar kişiler ile aynı ekonomik haklara sahip oldukları belirtilmiş, mevcut ve yeni kurulacak şirketlerde yabancılara sınırsız pay edinme hakkı tanınmıştır.

1992-2003 Ocak-Ekim dönemi arasında ülkeye yapılan doğrudan yabancı yatırımların tutarı 6 milyar 802 milyon $'dır. 2002 yılında doğrudan yabancı yatırımların tutarı 874 milyon $ olmuştur.

2003 yılında ülkede yaşanan bazı politik sorunlar özelleştirme programının aksamasına neden olmuştur. Ancak Maritsa Iztok'taki termal enerji tesisleri ile ilgili büyük ölçekli projelerin uygulanmaya başlamasının doğrudan yabancı yatırımların artmasını sağlayacağı düşünülmektedir. 2003 yılı Ocak-Ekim dönemi itibarı ile ülkeye giren doğrudan yabancı yatırım tutarı 1,3 milyar $'dır.

1998-2002 yılları arasında doğrudan yabancı yatırımların akışı özellikle finans, ticaret, telekomünikasyon, petrol, kimyasallar ve kauçuk, plastik ürünler, mineral ürünler (çimento, cam v.b.), metalurji, mekanik ürünler, gıda sanayi, tekstil ve giyim sanayi, ahşap ürünler, otelcilik ve elektronik, bilgisayar sektörlerine olmuştur.

1992-2003(Ocak-Ekim) arasında ülkeye doğrudan yatırımda bulunan ilk on ülke sırasıyla Yunanistan, Almanya, İtalya, Belçika, Avusturya, Hollanda, Macaristan, İsviçre, ABD, Güney Kıbrıs, İngiltere ve Rusya Federasyonu olmuştur. Türkiye söz konusu dönemde doğrudan yabancı yatırımlar içinde 135 milyon $ ile Fransa'dan sonra 13. sıradadır.

Başlıca Ülkeler İtibarı ile Doğrudan Yabancı Yatırımlar (milyon $)

 

ÜLKE

1997

1998

1999

2000

2001

2002

2003*

1992-2003*

Yunanistan

16,1

3,3

14,9

241,1

240,2

64,5

206,2

1 000,0

Almanya

31,4

55,7

101,0

72,3

67,4

56,1

38,0

676,6

İtalya

0,4

2,1

23,0

339,7

146,5

19,6

63,4

607,0

Belçika

264,4

31,2

66,2

39,8

60,8

9,9

20,8

512,2

Avusturya

12,5

46,9

23,4

88,8

93,6

137,7

47,9

507,6

Hollanda

10,8

41,3

28,0

17,4

80,3

-1,4

135,1

397,2

Macaristan

0,0

0,7

1,7

2,0

1,0

8,6

366,5

393,1

İsviçre

31,4

6,6

13,1

15,0

33,5

28,0

193,4

359,2

ABD

46,6

38,6

49,8

37,1

44,5

41,9

23,5

345,5

Güney Kıbrıs

20,6

109,0

109,0

-11,3

17,8

24,7

36,0

316,7

İngiltere

15,8

58,9

48,0

22,6

20,1

4,3

72,9

277,8

Rusya

2,0

14,8

104,0

50,8

-4,4

4,4

3,8

208,9

Fransa

0,8

3,4

62,7

28,9

15,1

6,8

3,9

137,5

Türkiye

9,9

23,8

39,4

19,5

-9,7

13,8

6,1

134,6

İspanya

49,6

56,8

3,2

0,7

5,1

-0,3

0,3

115,5

Çek Cum.

4,7

0,6

0,1

0,0

2,6

64,5

-0,8

76,4

İsveç

2,4

0,9

1,6

0,3

5,7

28,5

7,8

48,6

Danimarka

1,1

1,6

0,3

1,3

-0,5

4,1

26,8

35,8

İrlanda

5,2

1,0

3,7

1,0

-5,8

-2,1

2,3

22,8

İsrail

0,0

0,0

13,8

1,9

0,1

3,1

1,4

22,6

Lihtenştayn

2,5

0,8

1,3

3,0

6,8

4,2

-1,4

18,4

Malta

0,1

8,9

0,0

0,5

2,7

1,0

-0,2

13,2

Japonya

1,9

1,9

0,0

1,3

3,1

0,0

1,9

11,3

Kore

22,9

1,8

2,8

6,6

-9,2

-41,0

0,2

6,9

TOPLAM

636,2

620

818,8

1 001

812,9

873,7

1 272,6

6 802,4


Kaynak: Bulgarian Foreign Investment Agency
*:Ocak-Ekim


Başlıca Sektörler İtibarı ile Doğrudan Yabancı Yatırımların Dağılımı(milyon $)

 

Sektör

1998

1999

2000

2001

2002

Toplam

Finansal Faaliyetler

63,8

119,1

443,2

114,6

135,7

876,4

Ticaret

117,4

124,0

89,5

117,8

19,7

528,4

Telekomünikasyon

23,2

14,1

14,9

248,8

39,5

340,5

Petrol, Kauçuk ve Plastik ürünleri, Kimyasallar

41,0

165,2

72,1

-9,5

2,2

271,0

Mineral Ürünler (cam, çimento vb. )

150,6

71,8

7,4

27,7

-2,2

255,3

Metalurji

13,2

72,2

17,1

81,0

-20,5

163,0

Mekanik Ürünler

21,3

18,0

64,7

13,2

31,5

148,7

Gıda Ürünleri

31,5

32,7

11,7

37,4

23,7

137,0

Tekstil ve Giyim

4,4

25,1

27,3

57,7

5,7

120,2

Ahşap Ürünler, Kağıt

37,3

24,9

38,1

2,9

15,7

118,9


Kaynak: Bulgarian Foreign Investment Agency

Kural olarak yabancı yatırımcıların ülkede firma kurarken devlet kurumlarından ön izin almasına gerek bulunmamaktadır. Yabancı yatırımcıların, Bulgar girişimciler gibi faaliyetlerini aşağıdaki kuruluşlara kayıt ettirmeleri gerekmektedir.

- Kazançlarının vergilendirilebilmesini teminen bulundukları yerdeki Vergi Dairesi,

- Eğer yabancı yatırımcı eleman istihdam ediyor ve ücret bordrosunu kendi düzenliyorsa Sosyal Güvenlik Bürolarına,

- BULSTAT kayıt sistemi altında yalnızca istatistiksel amaçlar için İstatistik Enstitüsüne,

- Dış ticaret işlemleri gerçekleştirildiği taktirde, Gümrük Müdürlüklerine.

kaynak: www.igeme.gov.tr


     

 |    E-Pazarlama - Elektronik Pazarlama   |   İhracat Hizmetleri   |   Dış Ticaret Hizmetleri   |   Tekstil İhracat Hizmetleri   | 
 |   Global Pazarlama Hizmetleri   |   İnternetle Pazarlama Hizmetleri   |   Ülke Pazar Araştırmaları    | 

© 2004 Copyright By ihracathizmetleri.com.  All rights reserved.
Web Tasarım Firması
 

Sirketimiz bir

ve üyesidir.