Ülke Pazar Araştırmaları

ihracat firmalarý
ihracat yapmak istiyorsanýz, bize gelin, müþteriyi biz bulalým saýtþýnýzý siz yapýn.

Referanslarýmýzý görmek ve detaylý bilgi almak için týklayýnýz

 

 


Genel Ekonomik Durum

SSCB’nin dağılması ile birlikte Azerbaycan’da uzmanlaşma ve işbölümüne dayalı ekonomik yapılanma sona ermiş ve ülke, genel pazarlarını kaybetmiştir. Ermenistan savaşı ve Çeçenistan sorunu ise, ülke sanayii için gereken ara mallarının ithal yollarının kapanmasına neden olmuştur. Bu gelişmeler Azerbaycan ekonomisini bir darboğaza sürüklemiştir.

Savaş ve dağılma sonrası ortaya çıkan sorunlar nedeniyle milli gelir büyüme hızı 1993’te %-23,1, 1994’te %-19,7, 1995’te %-11,8 olarak gerçekleşmiştir. Mayıs 1994’te gerçekleştirilen ateşkes sonrasında ancak 1996 yılının ikinci yarısından itibaren büyüme başlamış, %1,3’lük pozitif büyüme hızına ulaşılmıştır. Reel GSYİH’daki büyüme 1997 yılında %5,8’e yükselmiştir. Reel GSYİH büyüme hızı 1998 yılında %10, 1999 yılında %7,4, 2000 yılında %11,4 olmuştur. 2001 yılı GSYİH artışı ise %9,9’dur. 2002 yılı itibarıyla ülkenin nüfusu 8,1 milyon olup, kişi başına düşen GSYİH ise 748 ABD Dolarıdır. SSCB döneminin sona ermesi ile birlikte, ülkenin GSYİH yapısı da değişmiştir. Bağımsızlığın gerçekleştiği yıl olan 1991 yılında sanayi sektörünün GSYİH’ya katkısı %23,6 iken, 2002 yılında bu oran %35’e yükselmiştir. Ticaret, inşaat, ulaştırma ve haberleşme sektörlerinin de GSYİH’daki payı bağımsızlık sonrasında yükselmiştir. Sanayi sektörünün GSYİH’daki payı artarken, tarım sektörünün payında da düşüş gözlenmektedir. Tarım sektörünün payı 1991’de %30,4 iken, 2002 yılında bu oran %14,2’ye düşmüştür.

Büyümenin birinci derecede önemli nedeni petrol ve bağlı sektörlerdeki yabancı yatırımlardır. Topraktaki kısmi özelleştirmenin devam etmesine rağmen tarım sektöründe de pozitif büyüme gerçekleşmiştir. Petrol sektörüne yapılan büyük ölçekli doğrudan yabancı yatırımlar Azerbaycan ekonomisini eski Sovyet ekonomileri içinde en hızlı büyüyen ekonomi haline getirmiştir. Petrol sektöründe faaliyet gösteren kamu şirketlerinin yanı sıra özel şirketler de başarılı olmuştur. Petrol sektöründeki faaliyetler sayesinde inşaat ve haberleşme gibi alt sektörlerin ekonomiye katkısı yüksek olmuştur.

Dağılma sonrası ekonomik sorunlar ve savaş ekonomisi nedeni ile enflasyon oranları dört haneli rakamlara yükselmiştir. 1994 yılı Mayıs ayında gerçekleştirilen ateşkes ve alınan tedbirler ile birlikte 1995 yılından itibaren enflasyon düşüş eğilimi göstermiştir.

Azerbaycan Cumhuriyeti Enflasyon Oranları (%)

 ihracat firmalarý

1996

1997

1998

1999

2000

2001

2002

19,8

3,6

-0,8

-8,6

1,8

1,6

2,8


Kaynak: The Economist Intelligence Unit, Azerbaijan Country Report, May 2003

Hükümetin Ermenistan’la ateşkesin ardından uygulamaya koyduğu istikrar programı yüksek enflasyona son vermiştir. 1997 yılında, istikrar programının uygulanmaya başlanmasından sonra yaklaşık on yıllık bir sürenin ardından enflasyon oranı tek haneye düşmüştür. 1998 ve 1999 yıllarında fiyatlarda önemli düşüş olmuştur. Açık bir ekonomiye sahip Azerbaycan, ulusal parasının başlıca ticaret ortaklarının ulusal paraları karşısında değer kazanması neticesinde ithalat maliyetlerindeki düşüşten yararlanmıştır. 1999 yılında fiyatlarda ortalama %8,6 düşüş olmuştur.

Ülkede çağdaş bir vergi politikasının uygulanmaması, dış ticaretteki kısıtlamalar milli gelirin düşük olmasının başlıca nedenleridir.

Azerbaycan’da 1996-1997 yıllarında izlenen ve ekonomik istikrarı sağlayan politikaların, reel ekonomiyi teşvik edici devlet politikalarıyla desteklenmemesi, 1997 yılı öncesi yabancı sermayenin ülkeye çekilmesi için uygulanan vergi muafiyetinden vazgeçilmesi ve devlet organlarının gerekli hassasiyeti göstermekte yeterli olmayışı nedenleriyle üretime yönelik yatırımlar yapılamamıştır.

Azerbaycan petrol sektörüne yapılan önemli miktarlardaki yabancı yatırım neticesinde eski Sovyet Cumhuriyetleri içinde en hızlı büyüyen ekonomilerden biri haline gelmiştir. GSYİH büyüme oranı 1998 yılında %10’ a yükselmiş, 1999 yılında ise %7,2 olmuştur. Azerbaycan ekonomisindeki büyüme petrol sektöründen ve petrol sektörüne bağlı inşaat faaliyetlerinden, iletişim sektörlerinden ve az miktarda tarım sektöründen kaynaklanmaktadır. Ekonominin geri kalan kısminda durgunluk hakimdir ve yakın gelecekte herhangi bir gelişme olması beklenmemektedir.

Doğrudan yabancı yatırımlar Azerbaycan’ın ekonomik canlanmasında anahtar rolü oynamıştır. Doğrudan yabancı yatırımların önemli kısmı petrol üretimi ve çıkarımı alanlarına olmuştur. 1995-98 yılları arasında yatırımlar %59,1 oranında artış göstermiştir. Sabit yatırımların GSYİH içindeki payı 1998 yılında 1995 yılı payının iki katına çıkarak %40,6 olmuştur. Azerbaycan’ın en önemli istihdam kaynağı olan ve GSYİH’ya katkıda bulunan ikinci önemli sektör olan tarım sektörüne yabancı yatırımların GSYİH’ya katkısı ise %0,5’in altındadır. Yabancı yatırımcılar imalat sanayi sektörüne yatırım yapmaktan kaçınmaktadırlar. Bunun bir sonucu olarak da sektörün üretimi düşmüştür. 2000 yılı itibariyle ülkeye yapılan doğrudan yatırımların ve yabancı borç akışının tutarı 2,100 milyar Manat olmuştur. Bu tutar toplam yatırımların %44,8’idir.
GSYİH’nın Sektörel Dağılımı (2002, %)
 

Tarım

14,2

Sanayi

34,9

İnşaat

10,8

Nakliye ve Haberleşme

9,8


Kaynak: The Economist Intelligence Unit, Azerbaijan Country Report, May 2003

Doğal Kaynaklar ve Çevre

86 600 km2 ‘lik yüzölçüme sahip Azerbaycan’ın topraklarının %50’si tarımsal, %2,5’i kentsel alanlardan oluşmaktadır. Ülkenin %13’lük kısmı ise ormanlarla kaplıdır.

Petrol ve doğal gaz en önemli doğal kaynaklardır. Demir, aluminyum, çinko, bakır, arsenik, molibden, mermer ve ateş kili gibi zengin mineral kaynaklarına da sahiptir.

Transkafkasya’nın en fazla kirlilik sorunu olan bölgesi Azerbaycandır. Yeterli miktarda su rezervlerine sahip olmasına rağmen yüzey suyu kirlidir. Sanayi üretimindeki düşüşe rağmen hava kirliliği yüksek düzeylerde seyretmeye devam etmektedir. Zayıf sulama koşulları nedeniyle toprak verimliliği azalmıştır. Hazar Denizi sularının her yıl yaklaşık 25 cm. yükselmesi de diğer bir ekolojik sorundur. Önemli bir balıkçılık bölgesi olan Hazar Denizi’nin verimliliği bu sebeple tehlike altındadır.

Nüfus

Ülke nüfusu 2002 yılı itibarı ile 8,1 milyondur. İyi eğitilmiş, vasıflı işgücüne sahip Azerbaycan nüfusunun %40’a yakın kısmı başkent Bakü’de yaşamaktadır. Nüfusun %51’i kentlerde yaşamaktadır. Nüfusun %59’u ise çalışma yaşındadır.

1992 yılında Karabağ sorunu nedeni ile başlayan Azerbaycan - Ermenistan savaşı sırasında, Azerbaycan iç siyasi çekişmelerin de etkisiyle, 1993 yılında Dağlık Karabağ ile birlikte topraklarının %20’sini kaybetmiştir. Sonuç olarak 900 000’ i aşkın Azeri vatandaşı -nüfusun %12’si - ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştır.

Doğum oranlarında bir düşüş eğilimi görülmektedir. Nüfusun %90,6’sını Azeriler, %3,3’ünü Rus ve Ermeni azınlıkları oluşturmaktadır. Avarlar, Ukraynalılar, Tatarlar, Türkler, Gürcüler, Kürtler ise diğer azınlıklardır.
Sektörler

Tarım ve Hayvancılık

Tarım Azerbaycan ekonomisinin petrolden sonra ikinci önemli sektörüdür ve nüfusun yaklaşık %40’ından fazlası tarım sektöründe istihdam edilmektedir. Sektörün GSYİH’ya katkısı 2002 yılında %14,2 olmuştur. Oysa bu oran 1999 yılında %21,7 olarak gerçekleşmiştir.

SSCB döneminde, merkezi planlama stratejileri çerçevesinde, Azerbaycan bir tarım ülkesi olarak varlığını sürdürmüştür. 1993 yılında Dağlık Karabağ ile birlikte topraklarının %20’sini kaybeden ülkenin sebze, meyve ve üzüm yetiştirmeye elverişli tarımsal alanları da elden çıkmış ve bu ürünlerin üretiminde büyük ölçüde düşüş meydana gelmiştir. Tarım alanlarının Ermenistan’ın eline geçmesi ile birlikte sebze üretimi yarıya inmiş, üzüm üretimi ve şarap ihracatı önemli ölçüde azalmıştır. 117 üzüm işleme fabrikasından çoğu üretim dışı hale gelmiştir.

İklimi tarımsal üretime oldukça elverişli olan Azerbaycan’ın başlıca tarım ürünleri pamuk, tütün, çay, zeytin, sebze ve meyvedir. Ham ipek üretimi ve buna bağlı olarak dut ağacı tarımı da oldukça yaygındır. İyi kalitede zeytin üretilmesine rağmen zeytinyağı ve sabun üretimi Ermenistan’da gerçekleştirilmektedir.

Azerbaycan, “Rus Havyarı” olarak bilinen, dünya siyah havyar üretiminin %80’ini gerçekleştirmekte ve büyük bölümünü ihraç etmektedir.

SSCB’nin dağılması ile birlikte, Sovhozlar (devlet çiftlikleri) ve Kolhozlar (kollektif çiftlikler) kendiliğinden çözülmeye başlamıştır. Makroekonomik ve politik istikrarın sağlanması ile, hükümet tarımsal alanda reform çalışmalarına hız vermiştir. 1995 yılında uygulamaya konulan Tarım Reformu Yasası ve toprak reformuna yönelik hukuki düzenlemelerin (Toprak Kanunu, Mülkiyet Hakkında Kanun, Köylü İşletmelerinin Kurulması Hakkında Kanun, Sahipkarlık Hakkında Kanun v.b.) yapılması ile birlikte, Sovhoz ve Kolhozların sayısı azalırken, aile çiftliklerinin sayısı artmaya başlamıştır.

Pamuk üretiminde geçmişten beri önemli bir yere sahip olan ülkede üretim, büyük kısmı Rusya ve Özbekistan’dan gelen nitrojen gübre ve biçme makinaları gibi girdilerin eksikliği ve bunların yedek parça fiyatlarındaki artışlar nedeniyle düşmüştür. Pamuk üretimindeki düşüş devam etmektedir. Önemli ölçüde pamuk üretilmesine rağmen, pamuk işleme tesisleri az sayıdadır. Aynı sorun tütün ve çay için de geçerlidir.

Tarım Bakanlığı tahminlerine göre tarım sektörü temel gıda ürünlerinde ihtiyacın %50’sini karşılayabilmektedir.

Azerbaycan tarım ve hayvancılık sektöründe önemli bir potansiyele sahip olmasına rağmen, SSCB döneminden kaynaklanan yapısal nedenlerle kendi kendine yetemez duruma gelmiştir.

Hayvancılık sektörünün tarımsal üretimdeki önemi giderek artmaktadır. Sektörün tarımsal üretimdeki payı 1999 yılında %41,1 iken, 2000 yılında bu oran %41,9’a yükselmiştir. Hayvansal ürünlerin üretiminde de artış gözlenmiştir. 2000 yılında süt üretimi %3,8, yumurta üretimi ise %3,1 oranında artış göstermiştir. Hayvan sürüsü miktarlarında da artış gözlenmektedir. 2000 yılında sığır sürüleri %2,4 oranında, koyun ve keçi sayısı %4,5 oranında artış göstermiştir. Hayvancılık sektörü BDT ülkelerinden ucuz hayvan ithalinden kaynaklanan yoğun rekabetle karşı karşıyadır. Hükümet rakamlarına göre Azerbaycan’ın et tüketiminin %24’ü, yumurta tüketiminin ise %35’i ithalatla karşılanmaktadır
Tarımsal Üretim (‘000 ton)

 

 

1998

1999

2000

2001

2002

Tahıl

821

866

1150

1500

1860

Mısır

29

100

104

116

144

Pamuk

113

97

92

84

79

Tütün

15

9

17

13

12

Patates

313

394

469

605

600

Üzüm

144

113

77

63

64

Çay

1

3

1

1

1


Kaynak: The Economist Intelligence Unit, Azerbaijan Country Profile, 2003-Report May 2003

Hayvansal Ürünler (‘000 ton)
 

 

1998

1999

2000

2001

2002

Et

100

114

109

114

119

Süt

947

993

1031

1073

1115

Yumurta (milyon)

31

30

30

31

31

Yün

10

11

11

11

12


Kaynak:The Economist Intelligence Unit, Azerbaijan Country Report, May 2003

Tarım sektörü nüfusun önemli bir kısmını istihdam etmesine rağmen önemli miktarda ihracat gerçekleştirememektedir. 2000 yılında tarımsal üretim %11,1 oranında artış göstermiştir. Tarımsal üretimdeki artış hükümetin gerçekleştirdiği yapısal reformlardan kaynaklanmakla birlikte sektörün büyümesinde önemli oranlardaki vergi ve kolaylıkları ve ucuz petrol kolaylığı da rol oynamaktadır. Bağımsızlık sonrası Karabağ sorunu nedeniyle ekili alanlarda meydana gelen düşüş telafi edilmiştir.
Sanayi

Sanayi sektörünün GSYİH’ya katkısı 2002 yılında %34,9 olmuştur.

SSCB döneminde uygulanan merkezi planlama stratejileri çerçevesinde Azerbaycan bir tarım ülkesi olarak varlığını sürdürmüş ve kendi sanayiini kuramamıştır. Mevcut sanayi tesisleri eski teknolojiye sahip, verimliliği düşük tesislerdir. Bu nedenle, Azerbaycan petrol ve madenlerinin büyük çoğunluğu ülke dışında işlenmektedir.

Petrol üretim ekipmanları imalat sanayi sektörü ve buna bağlı makine-inşaat sektörü Azerbaycan sanayiinin 1/5'ini oluşturmaktadır. Petrol üretim sanayi ülkenin en eski sanayii olup, SSCB döneminde Birlik ihtiyaçlarının %70’ini karşılamıştır.

Ülkede üretilen sanayi mallarının %80’i ham madde ve yarı mamul şeklindedir.

Nüfusun %12,3’ü sanayi sektöründe istihdam edilmektedir.

Enerji imalatı sanayii, elektronik ve metal işleme, makina ve gemi inşaası, lastik, tekstil sanayiileri önde gelen sanayi dallarıdır.

İmalat sanayiinde kurulu bulunan çok sayıda müessese bulunmaktadır. Ancak, diğer bir çok sektörde olduğu gibi sanayi sektöründe de dışa bağımlılık tesislerin büyük ölçüde atıl kalmasına neden olmuştur.

Pamuğa dayalı entegre tesislerin kurulması ve petrol rafinerilerinin modernizasyonu aciliyet taşımaktadır.

Azerbaycan sanayi potansiyelinin %20’lik kısmını, petrol işleme makinaları üretim sektörü ve bağlı makina-inşaat sektörü oluşturmaktadır. Petrol işleme makinaları üretimi Azerbaycan’ın en eski ve ana sanayi dalıdır. SSCB döneminde bu sektör, SSCB ihtiyaçlarının %70’ini karşılamaktaydı. Ancak, bu sanayinin büyük bir kısmı eski teknoloji ile ve eski kapasitesinin çok altında çalışmaktadır.

Hükümet, petrole bağlı endüstrileri stratejik sanayi dalları olarak kabul etmiş ve özelleştirme kapsamına almıştır. Diğer yandan, 1995 yılında ortak üretime geçmek amacı ile yabancı yatırımcı aramak üzere bir program başlatılmıştır. Ancak, uluslararası bu yatırımlara bazı sınırlamalar da getirilmiştir.

Bağımsızlıktan sonra, petrole bağlı endüstrilerden metal işleme, bilgisayar, kimya sektörlerine kayma başlamıştır.

Tekstil sanayiinde orta, büyük ve küçük ölçekli pek çok tesis mevcuttur(çırçır, iplik eğirme, düz ve yuvarlak örgü, ayakkabı, konfeksiyon ve deri işleme fabrikaları gibi). Bunlar dışında, pamuğu girdi olarak kullanan dört ana fabrika vardır. Tekstil sanayiinin geliştirilmesi hükümetin önceliklerinden biridir. 1997 yılı Haziran ayında, Özelleştirme Programı çerçevesinde pamuk atölyelerinin özelleştirilmesine yönelik bir kararname çıkarılmıştır.

Tekstil ve bazı tüketime yönelik sektörler ithal malları ile rekabette güçlük çekmektedirler. Gıda maddeleri üretiminde sürekli bir düşüş gözlenmektedir.

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin özelleştirilmesine devam edilmekte, verimli küçük ve orta ölçekli işletmelerin yabancı sermaye ile birlikte kurulması teşvik edilmektedir.

1 Ocak 1997 tarihinden itibaren yeni Gümrük Vergisi ve KDV oranları yürürlüğe girmiş; koruma önlemleri arttırılmıştır. Bunun yanı sıra, yatırım için kullanılan her türlü ham madde, yarı mamul, makina ve teçhizat ithalatı Gümrük Vergisinden muaftır.

Azerbaycan ağır sanayii Sumgayıt kentinde yoğunlaşmıştır. 88 ana sanayi kuruluşu bu şehirde bulunmaktadır. Azerbaycan hükümeti bu bölgeyi serbest ekonomi bölgesi ilan etmiş ve ihracata yönelik üretim yapmak üzere yabancı yatırımcılara izin vermiştir. Ayrıca, bölgedeki sanayilerin rehabilitasyonuna yönelik 25 yıllık bir kalkınma planı da hazırlanmıştır. Bu planın gerçekleşebilmesi için 30 milyar dolarlık yabancı yatırıma ihtiyaç vardır.

Sürekli büyüme süreci içinde bulunan Azerbaycan’da GSYİH artışı 1999 yılında %7,4, 2000 yılında %11,4, 2001 yılında %9,9 olmuştur. 2002 yılı yıllık büyüme oranı ise %10,6’dır. Büyümedeki süreklilik büyük ölçüde petrol sektörü ve buna bağlı inşaat faaliyetlerinden kaynaklanmaktadır.

Sanayi Üretimi (% değişim)

 

 

1997

1998

1999

2000

2001

Toplam Sanayi Üretimi

0,5

2,2

4,2

6,9

5,1

Enerji

-1,6

7,0

5,3

1,8

4,0

Elektrik

-6,7

6,0

1,5

3,2

0,6

Metalurji

364,0

-54,6

61,3

150,0

41,7

Demirli Metaller

430,3

-70,6

-84,6

*

*

Demir Dışı Metaller

262,4

-35,1

81,7

*

*

Makine İnşa Sanayii

0,7

-30,4

-55,7

95,8

5,4

Kimyasallar ve Petro Kimya

-28,2

-11,4

8,9

23,2

-13,9

İnşaat Malzemeleri

4,4

-22,2

-21,6

19,7

85,0

Hafif Sanayi

-16,5

-41,9

-40,6

23,2

*

Gıda Sanayi

6,6

-2,7

3,9

2,2

13,6


Kaynak: The Economist Intelligence Unit, Azerbaijan Country Profile, 2003
*: Bu verilere ulaşılamamıştır.

Madencilik
Azerbaycan demir, alüminyum, boksit, çinko, bakır, arsenik, molibden, mermer ve ateş kili gibi zengin bir mineral kaynağına sahiptir. Kaynakların çoğunun kullanılmasına rağmen, madenciliğin acil modernizasyona ihtiyacı vardır.

Demir rezervlerinin 200 - 250 milyon ton civarında olduğu tahmin edilmektedir. Demir cevheri çıkarımı SSCB’nin dağılmasından sonra durmuştur. Bunun nedeni, en önemli alıcı konumundaki Gürcistan’ın düşük kaliteyi öne sürerek demir satın almaktan vazgeçmesidir. Ancak, Alman ve İngiliz firmaları demir yataklarının rehabilitasyonu ile ilgilenmektedir.

Filizçay’daki polimetalik cevher yataklarında önemli bir potansiyel olduğu tahmin edilmektedir.
Petrol ve Doğalgaz

Azerbaycan, BDT ülkeleri arasında en büyük üçüncü petrol üreticisidir. Petrol ve gaz üretimi ekonominin belkemiğini oluşturmaktadır. Yirminci yüzyıl başlarında, Azerbaycan dünya petrol ihtiyacının %50’sini karşılamaktaydı. Ancak, SSCB’nin petrol konusunda Sibirya üzerine eğilmesi nedeniyle ekipman ve rafineriler teknoloji dışı kalmış ve üretim düşüş eğilimine girmiştir. Ekonomiye hakim sektör olan petrol sektörü ihracatının toplam ihracat gelirleri içindeki payı 1999 yılında %75,9 olmuştur.

Azerbaycan’ın petrol rezervlerinin yaklaşık 10 milyon varil, doğal gaz rezervlerinin ise, yaklaşık 170 milyar metreküp olduğu tahmin edilmektedir. Petrol rezervlerinin Körfez ülkelerine kıyasla az olmasına rağmen, Azerbaycan, dünya petrol piyasasına günde 1-1,5 milyon varil sürebilecek, dolayısıyla, dünya petrol arzını ve fiyatlarını etkileyebilecek kapasiteye sahiptir. Ülke topraklarının %60’ında petrol bulunduğu tahmin edilmektedir.

Bakü Petrol Rafinerisi ve Azrefteyag günde 150 000 varillik kapasiteleri ile en önemli iki rafineridir.

1994 yılı Eylül ayında Güneşli ve Chirag bölgelerinde petrol arama ve çıkarma işlemleri uluslararası bir konsorsiyuma verilmiştir. Bu anlaşma, 3 milyar varil ham petrol kapasitesinde bir bölgeyi kapsamaktadır ve toplam getirisi 8 milyar ABD dolarıdır. Proje; BP-Statoil, Amoco, Gasprom, Lukoil, Penzoil, Unocal, Mc Dermott Int., Ramco, TPAO ve Delta firmalarını kapsamaktadır. 1994 yılında Azerbaycan Uluslararası İşletme Şirketi (AIOC) ile yapılan bu anlaşma ülkeyi önemli bir petrol üreticisi konumuna getirecek önemli bir adımdır. Bu anlaşmayı takiben, 1996 ve 1997 yıllarında İran, Rus ve diğer Batılı ülkelerin firmaları ile dört önemli petrol anlaşması imzalanmıştır. 1997 yılı Mart ayında beş Japon şirketi, Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) ile Kızıldeniz’de bir Japon konsorsiyumu oluşturmak üzere bir memorandum imzalamıştır
1997 yılında SOCAR’ın ham petrol üretimi, hedeflenenin %0,6 oranında üzerinde, 9 052 200 ton olarak gerçekleşmiştir. Bu, günde 181 000 varil ham petrol üretimine karşılık gelmektedir. Petrol üretimi 1993 yılı ile karşılaştırıldığında %13 oranında düşüş göstermiştir. Hükümet, ham petrol üretimindeki düşüşü telafi etmek amacıyla doğalgaz çıkarımını arttırmıştır. Buna rağmen, 5-6 milyar metreküplük üretim, 16 milyar metreküplük iç talebi karşılayamamaktadır. 1997’de üretime başlayan AIOC 200 000 ton ilave sağlamıştır. Gaz üretiminde de önceki yıla göre %5,4 oranında düşüş gerçekleşmiştir. Bunun başlıca nedeni, gaz çıkarımının eski teknoloji ile çalışan işletmeler tarafından yapılıyor olmasıdır. Yeni üretim alanları halihazırda geliştirilmektedir.

Hazar Denizi’nin yasal statüsü üzerinde Rusya ile süren anlaşmazlıklar Azerbaycan petrol sektörünün gelişiminin önündeki en büyük engeldir. Rusya’nın görüşü; Hazar Denizi’nin bir iç deniz olduğu ve uluslararası deniz yasalarına göre, Hazar Denizi’nin doğal kaynaklarının , kıyısı olan ülkelerle birlikte işletilmesi gerektiği yönündedir. Hazar Denizi’ne kıyısı olan İran ve Türkmenistan da Rusya’yı desteklemektedir. Azerbaycan ise, Hazar Denizi’nin bir göl olduğunu ve ülkelerin kendi paylarına düşen bölgedeki doğal kaynakları işletebileceğini savunmaktadır.

2000’li yıllarda Hazar Havzasının yıllık üretim kapasitesinin 100-200 milyon ton / yıl olacağı tahmin edilmektedir. Uygulamaya konulan saha geliştirme planları çerçevesinde, Azerbaycan, 2005 yılında 40 milyon ton petrol ihraç edecektir.

Ana ihraç hattı seçiminin 1998 yılı Kasım ayında sonuçlanacağının açıklanmasına rağmen henüz bir karara varılamamıştır. Teknik ve ekonomik yönden en elverişli taşımacılığın Akdeniz’e kadar boru hattı, buradan da tankerlerle yapılabileceği ortaya çıkmıştır.

Türkiye tarafından gerçekleştirilen proje çalışmasında, inşa edilecek bir boru hattı ile Azerbaycan’dan 25 milyon ton ham petrolün Ceyhan Terminali’ne taşınması esas alınmıştır.

Azeri erken petrolünün yarısının Rusya’nın Novorossiysk limanından, yarısının da Gürcistan’ın Supsa limanından ihraç edilmesi konusunda mutabakat sağlanmıştır.

Ana üretim sevkiyatı konusunda; Kazakistan’ın kuzeyinden başlayıp Bakü’ye gelen iki alternatif ve Bakü’den başlayıp Gürcistan, İran ve Ermenistan-Nahçıvan üzerinden Türkiye’ye gelen üç alternatif bulunmaktadır. Boru hattı, Türkiye sınırından itibaren Erzurum, Sivas, Kayseri, Ceyhan, güzergahını izleyerek Akdeniz’e ulaşmaktadır. Gürcistan alternatifi, yapılan ön çalışmalara göre ağırlık kazanmaktadır.
İnşaat

İnşaat sektörünün GSYİH’ya katkısı 1991’de %8,1 iken, 1999’da %9,4 olmuştur. IMF’ye göre sektörün ekonomiye katkısı resmi istatistiklerde göründüğünden fazladır. İnşaat faaliyetlerinin çok önemli bir kısmı kayıt dışı kalmaktadır. Petrol sektörüne yabancı yatırımların başladığı 1995 yılından itibaren inşaat işleri artış göstermiştir. Türk firmaları sektöre büyük ölçüde hakimdir. Kayıt dışı ekonomideki büyüme ve devlet tarafından finanse edilen inşaat faaliyetlerindeki azalma nedeniyle sektörde çalışan kişilerin sayısında düşüş gözlenmektedir.

Azersanayetinki, Azersutikinti, Azerenergytikinti gibi uzmanlaşmış firmalar ve SOCAR, Hazar Denizcilik Şirketi, Azerbaycan Demiryolları Departmanı gibi kuruluşların inşaat firmaları en büyük inşaat teşebbüsleridir. Konut ve iş merkezi inşaatından sorumlu Türk firmaları da Azerbaycan pazarında oldukça aktif faaliyet göstermektedir.

Azerbaycan’da faaliyet göstermekte olan Türk firmaları içinde yaklaşık %20,1 ile inşaat firmaları en önemli paya sahiptir. Azerbaycan gündemini meşgul eden petrol boru hatları, konut restorasyonu ve konut inşaası, savaştan zarar gören ve Azerbaycan’ın 1/5’ine karşılık gelen yörelerin yeniden inşaası, altyapı restorasyonu, sanayi tesislerinin restorasyonu ve inşaası, eğlence ve konaklama tesislerinin inşaası gibi projeler Türk firmalarının pazara girmelerine neden olmuştur.

Boru hatları inşaası, Azerbaycan sanayii için modern tesislerin kurulması, yeniden yapılanma ve restorasyon projeleri ve özellikle, turizm-eğlence sektörü için oteller, restorantlar ve çeşitli tesisler inşaası inşaat sektöründe önemli yatırım fırsatlarıdır.

İnşaat projelerinin kaliteli inşaat malzemelerine olan talebi arttırması beklenmektedir. İç piyasa gerek kalite gerek miktar yönünden ihtiyacı karşılayacak durumda değildir.

İnşaat sektöründe Türk girişimcilerinin ABD ve Batı Avrupa ‘nın güçlü firmaları ile rekabet etmeleri gerekmektedir.

Ulaşım ve Haberleşme

Azerbaycan, Gürcistan ya da Rusya üzerinden Karadeniz yolu ve İran üzerinden olmak üzere iki uluslararası yoldan Batı’ya açılmaktadır.

Ülke, 2 809 km ‘lik demiryolu ağına sahiptir. Demiryollarının büyük kısmının yeniden inşası gerekmektedir. 800 vagondan, 350’sinin tamirata ihtiyacı vardır. Ancak, Azerbaycan’da bunun gerçekleştirilmesi mümkün olmadığından 20 milyon $ ‘lık yabancı yatırım gerekmektedir.

24 900 km’lik karayolları ağı oldukça bakımsız ve kötü durumdadır. 1998 yılı itibariyle1000 kişiden 35’ine bir binek otomobili düşmektedir. 1990 ve 1998 yılları arasında dış ticaret hacmindeki düşüş nedeniyle kamyon sayısında %19,7 düşüş olmuştur.

Deniz taşımacılığı özellikle Ermenistan geçişli demiryolu hatlarının Ermenistan’a uygulanan yaptırım nedeni ile kapatılması üzerine önem kazanmıştır. Deniz yolu ile, Orta Asya ülkeleri, İran ve Rusya ile yolcu ve yük taşımacılığı yürütülmektedir.

Bakü, Nahcivan ve Ganja’da tamirat ve yenilemeye ihtiyacı olan uluslararası havaalanları bulunmaktadır. Bakü şehir merkezinde THY, Lufthansa ve British Airways’e ait ofisler bulunmaktadır. Ülkeden BDT ülkelerine, Frankfurt, İsrail, İran, İstanbul-Ankara, Londra ve Dubai’ye düzenli uçuşlar devam etmektedir.

Haberleşme altyapısı oldukça zayıftır. Telefon şebekesine bağlı toplam 670 000 abone bulunmaktadır. 160 000 kişinin resmi olarak hat beklemesine rağmen, tahminler toplam talebin 400 000 kişi olduğu yönündedir.

Azerbaycan 1996 yılı Aralık ayında GSM hücresel telefon sistemine katılmıştır. Maliyetlerin yüksek olması nedeni ile, GSM telefon hizmeti pek çok kişiye ulaşamamaktadır.
Elektrik Enerjisi

Azerbaycan’da elektrik enerjisinin %82’si termal elektrik istasyonlarında, %18’i ise, hidroelektrik istasyonlarda üretilmektedir. Teknoloji ve ekipmanlar aşınmış ve eskidir. Üretim kaybı giderek yükselmektedir. Üretim kaybı, toplam üretimin yaklaşık %15’idir.
Ekonomide Liberalizasyon Çalışmaları ve Özelleştirme

Azerbaycan, ülke içi siyasi çekişmeler ve Ermenistan’la savaş nedeni ile, piyasa ekonomisine geçiş için gerekli yapısal reformları gerçekleştirmekte geç kalmıştır.

1991 yılı Mayıs ayında kabul edilen yeni Anayasa ile birlikte yapısal reformlar ile ilgili kararlar da yürürlüğe konmuştur. İlk ve en önemli adım ise, merkezi planlamadan piyasa mekanizmasına geçiş olmuştur. Bu çerçevede kamu işletmelerine, 1992 yılında fiyat ve ücretleri belirleme, kullanılacak girdilerin nereden sağlanacağı ve üretilen malların nerede satılacağına karar verilmesi konularında serbesti getirilmiştir.

1995 yılında fiyat liberalizasyonu, enerji sektörünü de kapsayacak biçimde genişletilmiş ve ülke içindeki enerji fiyatları dünya fiyatları düzeyine yükseltilmiştir. Gıda malları fiyatları da serbest bırakılmış ve tüketim mallarına uygulanan destek programları kaldırılmıştır.

Ateşkesin ilanı ve siyasal istikrarın sağlanması ile birlikte ekonomik istikrarı sağlamaya yönelik politikalar da uygulanmaya başlamıştır. Bu çerçevede bir vergi reformu uygulamaya konmuştur. KDV uygulaması başlatılmış, ham petrol üretimine %25 oranında vergi getirilmiştir.

Özelleştirme, 1992’de kurulan Devlet Emlak Komitesi tarafından yürütülmektedir. Restoran, kafe, berber, dükkan, atölye gibi ticarethane olarak nitelendirilebilecek kuruluşların özelleştirilmesi mecburidir. Petrol, doğalgaz, telekomünikasyon ile ilgili kuruluşlar, sanatsal mekanlar ve madenler özelleştirilmeyecektir. Ancak, bu kuruluşlar Devlet Başkanı veya Başbakan kararı ile özelleştirme kapsamına alınabilir. 1993-1996 yılları arasında yalnızca konutlarda ve taksilerde özelleştirme gerçekleştirilmiştir.1996 yılında özelleştirmeye hız verilmiş, sayıları 6200’e varan küçük işletme özelleştirilmiştir. 1997 yılı sonu itibariyle 15 000 küçük işletme özelleştirilmiştir. Küçük işletmelerin 1998 yılı sonunda özelleştirilmesinin bitirilmesi planlanmaktadır. Özelleştirmeden 1996 yılından bu yana 157 milyar Manat gelir elde edilmiştir. Özelleştirme sürecine katılan yabancı yatırımların oranı her geçen gün yükselmektedir. İnşaat sektörü, büyük kamu kuruluşları tekelinde olmasına rağmen 1998 yılı özelleştirme programı içinde yer almaktadır.

Özelleştirme ve yapısal reformlar yavaş ilerlemektedir. Ülkede işsizlik oranının %20’lere ulaşması ve bunun sosyal patlamaya sebep olabileceği gerekçesiyle hükümet işletmelerin kapatılması hususunda çekimser davranmaktadır. Özelleştirme programı satışa çıkarılan işletmelerin sınırlı sayıda olması nedeniyle problemlerle karşı karşıyadır. 1996 yılında başlayan özelleştirme programı 2002 yılına kadar uzatılmıştır.

Finans sektörünün reformu ise çok yavaş ilerlemektedir. Sovyet döneminden kalan başlıca dört bankadan üçünün birleştirilmesine ancak 2000 yılının Haziran ayında başlanabilmiştir. Bu bankalar Agroprombank olarak bilinen Agrosanayebank, Amanat Bank ve Prominvestbank olarak bilinen Sanayeinvestbank’tır. Ülke piyasasının büyük çoğunluğuna egemen olan bu bankaların önemli bilanço problemleri bulunmaktadır. Özel sektöre tahsis edilen kredilerin miktarı 1997 ve 1998 yılları arasında yükselmiş olmasına rağmen bu kredilerin çoğunluğu kısa dönemli olup, 2000 yılının ilk çeyreği itibariyle toplam kredilerin %85,6’sını oluşturmaktadır.

Kamu kuruluşları yöneticilerinin güçlerini kaybetmek istememesi ve gücünü statükodan alan devlet kurumları özelleştirmeyi zorlaştırmaktadır.

Azerbaycan’ın piyasa mekanizmasına geçişini ve ekonomik istikrarı sağlamaya yönelik çalışmalarını uluslararası kuruluşl
ar da desteklemektedir. Bu çerçevede, Azerbaycan ve IMF arasında makroekonomik gelişmeyi desteklemek ve ülkeyi petrol gelirlerine hazırlamak amacıyla yardım anlaşmaları imzalanmıştır. Azerbaycan 1992 yılında, Dünya Bankası’na ve Uluslararası Kalkınma Örgütü’ne üye olmuştur.
 

kaynak: www.igeme.gov.tr


 |    E-Pazarlama - Elektronik Pazarlama   |   İhracat firmalarý   |   Dış Ticaret Hizmetleri   |   Tekstil İhracat Hizmetleri   | 
 |   Global Pazarlama Hizmetleri   |   İnternetle Pazarlama Hizmetleri   |   Ülke Pazar Araştırmaları    | 

© 2004 Copyright By ihracathizmetleri.com.  All rights reserved.
Web Tasarım Firması