 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
|
|
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
|
|
 |

|
 |
 |
Ülke Pazar Araştırmaları |
|
Arnavutluk
Genel Ekonomik Durum
Yaklaşık 50 yıl
süren bir baskı rejimi ve kapalı ekonomi döneminin ardından
Arnavutluk, demokrasi ve serbest piyasa ekonomisine geçiş
sürecinin ağır ekonomik ve sosyal problemlerini aşabilmek
amacıyla dış politikasını, esas itibarıyla ABD ve AB üyesi
ülkeler ile her alandaki ilişki ve işbirliğini geliştirmek ve
Avrupa ile bütünleşmek hedefleri üzerine kurmuştur. Dış
politikada ilişkilerini çeşitlendirmek de Arnavutlukun önemli
amaçlarından biri olmaya devam etmiştir. Öte yandan, bölgenin
bir çok ülkesinde yaşayan Arnavutların siyasi ve ulusal
haklarının korunması ve geliştirilmesi Arnavutlukun bölgesel
politikasının belli başlı hedeflerinden birini teşkil
etmektedir.
1990 yılına kadar planlı ve merkezi sistemli ekonomiye sahip
olan Arnavutlukta, 1991 yılından itibaren ciddi reformlar
başlatılmış, bir özelleştirme programı uygulamaya konulmuş,
fiyatlar devlet kontrolünden çıkarılarak dış ticaret
serbestleştirilmiştir.
1990lı yılların büyük kısmında, Arnavutluk, ekonomik
reformların kaydettiği aşamalar bakımından Balkan ülkeleri için
bir model olarak görülmüştür. IMF ve Dünya Bankasının desteği
ile Sali Berisha yönetimindeki hükümet, 1996 yılı itibarıyla
ekonominin büyük ölçüde özel sektörün eline geçmesini sağlayan
bir özelleştirme programını uygulamanın yanısıra, bankacılık
sektörünün yeniden yapılanmasını sağlamak amacıyla çalışmalar
yürütmüştür. Bu çalışmaların neticesinde ortaya çıkan hızlı
büyüme oranları da, reformların başarısını destekler
görünmüştür.
Bununla beraber, reformların, özelleştirmenin ardından sağlanan
tarımsal üretim artışı dışında kalan tüm başarıları, yüzeysel
olmuştur. Finansal sektörün gelişememesinin yanısıra, hayat
standartlarında açıkça gözlenen artış, yurtdışındaki işçilerden
sağlanan kaynaklar, kaçakçılık ve para aklama gibi yasa dışı
faaliyetler ile faizcilerden sağlanan kısa dönemli kazançlara
bağlı olmuştur.
1997 yılında yaşanan ekonomik ve sosyal patlamanın hemen
ardından kurulan hükümet, yine uluslararası kuruluşların desteği
ile, uzun dönemli ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmek amacıyla
yeni bir istikrar ve reform programı uygulamaya koymuştur. Bu
program çerçevesinde 1998 ve 1999 yıllarında IMF ve Dünya
Bankasından ülkeye çeşitli krediler sağlanmıştır.
Ülkenin zaten oldukça eski ve bakımsız durumda olan sabit
sermaye varlığının, bütçe açıkları ve borçlara bağlı olarak
yenilenememesi sebebiyle, ekonominin yeniden yapılanması ancak
dışarıdan sermaye girişi yoluyla gerçekleşebilecektir. Ülkeye
yeterli doğrudan yabancı ve portföy yatırımlarının gelmeye
başlamasına kadar, yabancı sermaye girişi sadece uluslararası
kurumlar ve devlet borçları yoluyla sağlanabilmektedir.
Ülkede makroekonomik istikrarın sağlanabilmesi, nüfusun aşırı
yoksul olması sebebiyle de engellenmektedir. 1997 krizinin
patlak vermesinden önce yüksek faizlerden yararlanmak üzere pek
çok kişinin evlerini satmış olması, ülkede özellikle evsizlik
sorununun büyümesine sebep olmuştur.
Yine 1997 krizinin ardından Şubat 1998de işsizlik ile mücadele
amacıyla, dört yıl içinde 200 000 yeni özel sektör işi yaratmayı
hedefleyen bir eğitim ve meslek kazandırma projesi uygulamaya
konulmuştur. Kayıtlı işsizliğin Aralık 1999 tarihindeki 240 000
kişi düzeyinden Ekim 2000 tarihi itibarıyla 219 200 kişiye
düşmüş olması, programın bir ölçüde başarılı olduğunu
göstermektedir.
Düşük enflasyon ve hükümetin vergi gelirlerini artırıp
harcamaları kontrol altında tutmak suretiyle bütçe açığını
kapatma konusundaki kararlılığı, yoksullukla mücadele
politikalarını desteklemektedir. 2000 yılı itibarıyla GSYİHnin
%17si ile oldukça düşük bir düzeyde olan vergi gelirlerinin,
2001 yılı bütçesinde artarak GSYİHnin %22,3üne yükselmesi
öngörülmektedir.
Projeksiyon
Özeti (yıllık % değişim)
| |
2000a |
2001 b |
2002 c |
2003 c |
| Reel GSYİH |
7,8 |
7,3 |
6,0 |
6,0 |
| Tarımsal üretim |
4,5 |
3,4 |
3,0 |
3,0 |
| Enflasyon (ortalama %) |
0,0 |
3,0 |
3,5 |
2,0 |
| İhracat (milyon $, fob) |
256 |
300 |
350 |
375 |
| İthalat (milyon $, fob) |
-1 070 |
-1 200 |
-1 300 |
-1 400 |
| Cari işlemler dengesi
(milyon $) |
-156,3 |
-220 |
-230 |
-275 |
| (GSYİH içindeki payı) |
-4,1 |
-5,3 |
-5,0 |
-5,5 |
| Döviz kuru (ortalama, Lek:$) |
143,71 |
144,09 |
142,34 |
141,80 |
a Gerçekleşen,
b EIU tahmini, c EIU Projeksiyonu
Kaynak: EIU, The Economist Intelligence Unit, Albania Country
Report, October 2001
Doğal Kaynaklar
ve Nüfus
Avrupanın güney
doğusunda ve Balkan yarımadasının batısında yer alan Arnavutluk,
28 748 km2 lik yüzölçümü ile Avrupanın en küçük ülkelerinden
biridir. Yunanistan, Makedonya ve Yugoslavya (Kosova-Karadağ)
ile komşu olan ve Adriyatik Denizine kıyısı bulunan ülke doğal
kaynaklar ve yeraltı varlıkları açısından zengindir.
Ülke topraklarının %77sini kaplayan dağlık ve tepelik alanlar,
ülkenin tarihten gelen izolasyonunun başlıca sebebidir. Ülkenin
gıda bakımından kendi kendine yetebilmesini sağlamak amacıyla,
Komünist lider Enver Hoxha tarafından meyve ağaçları ile diğer
tarım ürünlerinin üretilmesine elverişli alan yaratmak için,
eğimli bölgeleri teraslama ekipleri kurulmuştur. Ancak
genellikle zaten dar olan bu alanların büyük kısmı daha sonra
erozyona maruz kalmış, bu çabaların maliyeti, sağladığı
yararlardan daha büyük olmuştur.
Toplam 2,9 milyon hektarlık ülke topraklarının %36sını
ormanlar, %24ünü ekilebilir topraklar, %15ini de otlak ve
çayırlar oluştururken, kalan topraklar verimsiz ya da tarım dışı
kullanımdadır.
Ülkenin krom, nikel, bakır, boksit, foforit, petrol ve kömür
dahil olmak üzere yeraltı kaynakları oldukça zengindir.
Ülke nüfusunun
dağılımı (1 000 kişi)
| |
1998 |
1999 |
2000 |
| Erkek |
1 650 |
1 662 |
1 677 |
| Kadın |
1 704 |
1 711 |
1 724 |
| Toplam |
3 354 |
3 373 |
3 401 |
| Çalışma yaşındaki nüfus |
1 888 |
1 911 |
1 939 |
| Erkek (15-59 yaş) |
945 |
957 |
971 |
| Kadın (15-54 yaş) |
943 |
954 |
968 |
Kaynak: EIU,
The Economist Intelligence Unit, Albania Country Profile, 2002
Arnavutluk,
nüfusunun %62sinin kırsal bölgelerde yaşaması ve GSYİHsinin
yarısından fazlasını tarım sektörünün üretmesi bakımından halen
büyük ölçüde tarıma dayalı bir ekonomiye sahip olmakla beraber,
son 50 yılda ülkenin nüfus yapısı büyük bir dönüşüm geçirmiştir.
1980lerde yıllık ortalama %2,1 gibi yüksek oranda artış
gösteren Arnavutluk nüfusu, 1990lı yılların ilk yarısında,
özellikle genç erkek nüfusun ülke dışına geçici göçüne bağlı
olarak doğum oranlarında yaşanan şiddetli düşüş sebebiyle yıllık
ortalama %0,3 oranında azalmıştır. 1990lı yıllar boyunca nüfus
3,2 ve 3,3 milyon arasında değişkenlik göstermiştir. Geçmişteki
yüksek doğum oranları sebebiyle ülkede çalışma yaşındaki nüfus
oranı oldukça yüksektir. (2000 yılı-%64,5) Nüfusun etnik açıdan
büyük ölçüde homojen olduğu ülkedeki en büyük azınlık grubunu,
yaklaşık 40 000 kişilik nüfus ile Yunanlılar oluşturmaktadır.
1980li yıllardaki yüksek nüfus artış hızı ve kişi başına düşen
milli gelirin küçüklüğü itibarıyla bir az gelişmiş ülke görünümü
taşıyan Arnavutluk, eğitim sisteminin kalitesi bakımından Avrupa
ülkeleri ile benzerlik göstermektedir. %85 oranındaki okuma
yazma oranı ile Avrupa ortalamasının bir miktar altında kalan
ülkede yüksek öğrenime devam etme oranı da %10 düzeyindedir.
Altyapı
Ulaştırma
Arnavutlukun
ulaştırma ağı, diğer Avrupa ülkeleri standartlarının çok altında
ve ilkeldir. 18 000 km uzunluğundaki karayolları, 1930lu
yılların teknolojisi ile inşa edilmiş ve bu yolların bazı
bölümleri Kosovadaki karışıklıklar sırasında NATO kuvvetlerinin
yoğun kullanımı sonucunda büyük zarar görmüştür.Komünist dönemde
yasak olan özel araba sahipliğinin serbest bırakılmış olması da
ülke karayollarının üzerindeki yükü artıran bir faktör olarak
ortaya çıkmaktadır.
Kosovadaki savaşın bitmesinin ardından, NATO, bölgedeki
operasyonları için kullandığı yolları yeniden inşa ederken
Batılı devletler de diğer pek çok yol yapım projesi için ülkeye
yardım önerilerinde bulunmuştur. Otoyol kalitesinin düşüklüğünün
yanısıra, ülke karayolları, gerek özellikle merkezlerden uzak
kırsal bölgelerde faaliyet gösteren yol çeteleri, gerekse
dikkatsiz araç kullanımı ve bakımsız araçlar sebebiyle tehlikeli
olabilmektedir.
Ülkedeki demiryolları, 447 kmsi ana hat, 230 kmsi de ikincil
hat olmak üzere toplam 677 km uzunluğundadır. Ülkenin demiryolu
ağı, 1990lı yıllarda, özellikle de 90lı yılların ilk yarısında
raylar ve ışıklı sinyallerin yağmalanması neticesinde büyük
zarara uğramıştır. Demiryolu kalitesinin düşüklüğü sebebiyle
yolcu trenleri saatte en fazla 40, yük trenleri ise 25 kilometre
hız yapabilmektedir.
Ülkenin en önemli iki limanı, Durres ve Vlore şehirlerindedir.
Bunların yanısıra, güneyde, İtalya ve Yunanistana yolcu ve
hafif yük taşımacılığı konusunda hizmet vermekte olan Saranda
Limanı vardır. Ülkedeki tek ticari havaalanı olan Tiran
yakınlarındaki Rinas Havaalanının bir kısmı, NATO tarafından
yeniden inşa edilmiştir.
Telekomünikasyon
Komünist dönemde,
Arnavutlukun telekomünikasyon ağı, komünist blok ülkeleri
içinde en kötü durumdaki olmuştur. Bu dönemde, ülkenin her
bölgesinde mevcut bulunmakla beraber, telefon hatları genellikle
resmi ve kamu kurumlarına tesis edilmişken, halka açık
telefonlar sadece postanelerde hizmet vermiştir.
Bağımsızlığın ardından, mevcut sabit telefon hatlarının yetersiz
kalması sebebiyle özellikle işadamları yeni kurulan mobil
telefon operatörü Albanian Mobile Communications (AMC) hatlarına
yönelmiş, 2000 yılında AMCnin özelleştirilmesi ile
telekomünikasyon sektörü büyük bir atılım gerçekleştirmiştir.
Buna karşılık sabit hat operatörü olan Albtelecom, uluslararası
fon destekleri sayesinde telefon yoğunluğunu 1994 yılında her 1
000 kişiye 14,5 ana hattan 1999 yılında 37 hatta çıkarmış
olmasına rağmen, halen diğer pek çok Doğu Avrupa ülkesine göre
geri kalmıştır.
Enerji
Hidroelektrik
tesisleri, ülke elektriğinin %90ını üretmenin yanısıra 1980li
yıllarda ihracat için fazla yaratabilmekle beraber, 1999 yılı
itibarıyla ülke net elektrik ithalatçısı haline gelmiştir. Bu
durumun başlıca sebepleri arasında, yedek parça eksikliği ve
bakımsızlık olmuştur. 1999 yılında yaşanan kuraklık sebebiyle,
bazı bölgelerdeki su düzeyi, enerji üretmeye imkan vermeyecek
ölçüde düşmüş ve talebin arzı aşmasından dolayı 1999 ve
özellikle 2000 yılında elektrik kesintileri sıklaşmıştır.
Hükümet, elektrik şirketi olan KESh firmasını özelleştirerek
enerji kısıntısı sorununu aşmayı beklemektedir.
Ülkede 1918 yılından bu yana petrol çıkarılmaktadır. Arnavutluk,
1990lı yılların sonları itibarıyla yıllık yaklaşık 500 000 ton
ham petrol ihraç etmekte, buna karşılık, ihtiyaç duyduğu rafine
edilmiş ürünleri ithal etmektedir. Yine 1990lı yılların sonuna
doğru ülkenin petrol şirketi Albpetrol petrol kuyularının ıslah
edilmesi amacıyla 250 milyon dolarlık bir yatırım projesini
uygulamaya koymuştur. İngiliz Premier Oil ve Alman Preussag
firmaları ile Dünya Bankası ve Uluslararası Finans Derneği (International
Finance Corporation-IFC) bu proje için fon ve uzman desteği
sağlamaktadır. 1999 yılı itibarıyla petrol, ülkedeki birincil
enerji üretiminin %23ünü oluşturmuştur.
Ülkede 11 bölgede doğal gaz çıkarılmaktadır. Oldukça bakımsız
durumda olan küçük kömür madenleri, yaklaşık 40 000 ton linyit
üretimi ile, faaliyetlerini sürdürmektedir.
Sektörler
1990lı yılların
ilk yarısında, Diğer Doğu Avrupa ülkelerinde olduğu gibi
Arnavutluk sanayi üretiminde de şiddetli bir azalma yaşanmıştır.
Ancak sanayideki daralmayı hizmetler sektöründeki genişlemenin
izlediği diğer bölge ülkelerinin aksine Arnavutlukta nüfusun
büyük kısmı, tarım sektörüne yönelmiştir. Bunun sonucu olarak
1990 yılında %37 olan tarımın GSYİH içindeki payı, 1998 yılına
gelindiğinde %54e kadar yükselmiştir. Böylelikle ülke, geçiş
dönemi içinde olan ülkeler arasında, tarım sektörünün GSYİH
içindeki payının %50den fazla ve hizmetler sektörünün de %22
ile en düşük olduğu tek ülke olarak, diğer bölge ülkelerine göre
ekonomik kalkınmanın farklı bir aşamasında olduğunu
göstermektedir. Bununla beraber, ülkenin tarıma bu bağlılığı,
karşılaştırmalı maliyetlerden değil kırsal kesimde yoğunlaşan
nüfustan kaynaklanmaktadır.
1990 yılında %47 düzeyinde olan sanayiinin GSYİH içindeki payı
1994-1999 yılları arasında düzenli olarak %12lerde
seyretmiştir. Ülkenin sermaye stoku, önce Sovyetler Birliği,
ardından da Çin tarafından sağlanan ve ülkeye dünya piyasalarına
ilk açıldığında pek fazla uluslararası rekabet gücü sağlayamayan
makine ve cihazları kapsamaktadır.Planlı ekonominin çökmesi ve
1991-1992 ve 1997 yıllarında yaşanan karışıklıklar, bu ekipmanın
da yağmalanması sonucunu doğurmuştur.
Sanayi sektörünün bu durumu, ülkedeki girişimcileri, küçük
ölçekli ve ülkenin genel fakirlik düzeyine bağlı olarak
ücretlerin düşük olmasının nisbi avantaj sağladığı emek yoğun
alanlara yöneltmiştir. Ülkenin zengin orman kaynakları
kerestecilik, doğramacılık ve mobilya yapımı alanlarında küçük
işletmeler kurulmasını sağlarken, uzun yıllar boyunca aşırı
biçimde kullanılan ormanların yeniden canlandırılması için bir
miktar dış kredi sağlanmıştır. Yabancı firmalar için fason
ayakkabı, giysi ve mobilya yapımı da yaygınlaşmıştır. Nitekim
1999 yılında bu yolla gerçekleştirilen reeksportlar, ülkenin
toplam ihracatının üçte ikisini oluşturmuştur.
Ülkede yaşanan karışıklık dönemlerinin ardından, konutların
özelleştirilmesi konut yapımı ve tamiri alanlarında talebi
artırmıştır. Bu durum, ülkeye özellikle altyapı tesisi ve insani
amaçlarla sağlanan dış yardımlarla beraber müteahhitlik ve
inşaat malzemeleri sektörlerinin, büyümenin temel kolları haline
gelmesi sonucunu doğurmuş, 1999 yılı itibarıyla inşaat sektörü
GSYİHnin %13ünü oluşturmuştur.
Bununla beraber, bankacılık, sigortacılık, ticari bilgi ve
güvenlik gibi diğer hizmetler, gelişmekte olan bir ekonomi için
dahi yetersiz düzeydedir. Yine de, bankaların özelleştirilmesi
ve düzenleyici mevzuatın gelişmesi, ülkeye yabancı yatırımcı
çekmeye başlamıştır. Arnavutlukta halen mevcut işletmelerin
%52si perakendecilik, %18i başta oteller, restoranlar ve
barlar olmak üzere hizmetler, %10u imalat, %2si gıda işleme,
%14ü taşımacılık ve %3ü de inşaat alanlarında faaliyet
göstermektedir.
GSYİHnin
Sektörlere Göre Dağılımı (1990 sabit fiyatlarıyla milyon Lek)
| |
1996 |
% |
1997 |
% |
1998 |
% |
1999 |
% |
1999 |
% |
| Sanayi |
2 012 |
12,2 |
1 899 |
12,6 |
1 987 |
12,0 |
2 105 |
11,9 |
2 209 |
11,5 |
| Tarım |
8 493 |
51,5 |
8 578 |
56,0 |
9 007 |
54,4 |
9 336 |
52,6 |
9 756 |
51,0 |
| İnşaat |
1 839 |
11,2 |
1 723 |
11,2 |
2 085 |
12,6 |
2 398 |
13,5 |
2 828 |
14,8 |
| Taşımacılık |
528 |
3,2 |
420 |
2,7 |
504 |
3,0 |
580 |
3,2 |
660 |
3,5 |
| Diğer hizmetler |
3 606 |
21,9 |
2 705 |
17,7 |
2 975 |
18,0 |
3 331 |
18,8 |
3 666 |
19,2 |
Kaynak: EIU,
The Economist Intelligence Unit, Albania Country Profile, 2002
Tarım
Ülke, Doğu
Blokunun yıkılmasından sonra geçiş dönemine giren ülkeler
içinde GSYİHsi halen büyük ölçüde tarımsal faaliyete bağlı olan
tek ülkedir. 1990lı yıllar boyunca, tarımsal üretimin GSYİHnin
%50sinden fazlasını oluşturmuş olduğu ülkede, ekonominin en
büyük tek sektörü tarımdır.
2. Dünya Savaşından önce ülkede yürütülen feodal sistem,
komünizm ile beraber terkedilmiş, 1970 ve 1980li yıllarda
uygulanan teraslama, sulama, drenaj ve suyu tuzdan arındırma
projeleri ile ekilebilir alanların, 1950li yıllara oranla iki
kat artması sağlanmıştır. Ancak, bu projelerin sonucu olarak
kaydedilen üretim artışı, aynı dönemde nüfusta yaşanan şiddetli
büyümenin gerisinde kalmıştır.
1990lı yılların başında, komünist yönetimin gücünü kaybetmesi
ile, toprakların ve hayvanların kontrolü köylülere geçmiş,
kollektif çiftliklere zarar verilmiş ve ağaçlar kesilmiştir.
Bunların sonucu olarak 1990 yılında 8,3 milyon olan meyva
ağaçları sayısı 1993 yılında 3,2 milyona düşerken, bağlar da
1990 yılı düzeyinin üçte birine gerilemiştir. Bununla beraber,
tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörlerinin brüt üretimi, 2000
yılında %58 düzeyinde gerçekleşmiştir. Yine de, aşırı istihdam
nedeniyle tarım sektörü uluslararası standartlar çerçevesinde
verimsiz olmayı sürdürmektedir.
1991 yılında uygulamaya konulan bir dizi reformla ülkenin
tarımsal yapısı tamamen değiştirilmiş, 1994 yılı itibarıyla
toplam ekime elverişli alanın yaklaşık %94ü özelleştirilmiş ve
1995 yılında, brüt tarımsal üretim 1990 yılı düzeyinin üzerine
çıkmıştır. Bununla beraber, sektörde makineleşememe, yetersiz
sulama teknikleri ve kimyasal gübre kullanımının yetersizliği
sebebiyle mevcut potansiyel halen değerlendirilememektedir. 1999
yılında gerçekleştirilen bir ankete göre, çiftçilerin halen
%42si topraklarını sadece insan ve hayvan gücü kullanarak
işlemektedir.
Ülkenin kuzey doğu bölgesindeki dağlık alanlardaki geniş
ormanlarının %30u geçtiğimiz 10 yıl içinde gerçekleştirilen
denetimsiz kesimlerden ve aynı şekilde ülkenin orta
bölgelerindeki ormanların %20si de aşırı kesimlerden dolayı
zarar görmüştür.
Tıbbi tarım ürünleri ihracatta önemli bir kalemi oluştururken,
özellikle şarap ve zeytinyağı işleme faaliyetlerinin gelişmesi
halinde, üzüm bağları ve zeytinliklerin de büyük potansiyel
arzetmesi mümkündür.
Tarımsal Üretim
(100 000 kg)
| |
1994 |
1995 |
1996 |
1997 |
1998 |
1999 |
2000 |
| Tahıllar |
4 230 |
4 080 |
2 710 |
3 884 |
3 951 |
2 720 |
3 410 |
| Mısır |
1 930 |
2 160 |
2 140 |
1 948 |
1 891 |
2 060 |
2 066 |
| Patates |
890 |
1 340 |
1 315 |
1 260 |
1 450 |
1 619 |
1 600 |
| Sebzeler |
5 900 |
6 850 |
7 850 |
5 500 |
6 046 |
6 104 |
6 350 |
| Tütün |
38 |
57 |
63 |
58 |
74 |
73 |
63 |
| Şekerpancarı |
600 |
670 |
740 |
509 |
557 |
399 |
420 |
| Kuru bakliyat |
180 |
250 |
250 |
200 |
227 |
260 |
249 |
| Saman |
200 |
130 |
127 |
121 |
125 |
132 |
157 |
| Yiyecekler |
38 000 |
38 000 |
39 700 |
36 700 |
38 440 |
45 000 |
47 300 |
Kaynak: EIU,
The Economist Intelligence Unit, Albania Country Profile,
2001-2002
Madencilik
Başta krom, bakır
ve nikel olmak üzere mineral kaynakların oldukça zengin olduğu
Arnavutlukta, 1990 yılından önce, madencilik sektörü ihracat
gelirlerinin büyük kısmını oluşturmuş, ülke dünyanın üçüncü
büyük krom üreticisi haline gelmiştir. Bununla beraber, gerek
1991-1992 gerekse 1997 yıllarındaki ayaklanma dönemlerinde
üretimde şiddetli düşüşler yaşanmıştır.
Ülkenin Dibra ve Mat bölgelerinde krom çıkarma ve işleme,
Mirdite ve Puke bölgelerinde bakır, Pogradec bölgesinde
demir-nikel, Korce bölgesinde bakır ve nikel-silikat ve Tepelene
bölgesinde fosforit üretimi gerçekleştirilmektedir. Petrol
üretiminin merkezi ülkenin Berat ve Fier bölgeleridir. 1999
yılında 323 000 ton olarak gerçekleştirilen onshore üretimin,
2016 yılı itibarıyla 2,5 milyon tona yükselmesi beklenmektedir.
Üretim ile tedarik yollarının ülkedeki karışıklıklar sebebiyle
sık sık kesintiye uğramasının yanısıra, eski teknoloji ve
ekipmandan dolayı madencilik sektörü büyük zarar görmüştür.
Sektördeki üretim yöntemleri, emek yoğun ve Batı standartlarına
göre genellikle tehlikelidir.
Sanayi
Komünist dönemin
sanayi politikalarının, ülkenin tüm idari bölgelerini bir ölçüde
geliştirmek amacıyla uygulanması sebebiyle, ülkenin tüm idari
bölgelerinde gıda işleme ve büyük kısmında inşaat malzemeleri,
kereste ve ağaç ürünleri sanayileri mevcut olmakla beraber,
toplam sanayi üretiminin büyük kısmı, belli bir ihracat
kapasitesine de sahip olan büyük tesislerin bulunduğu 6 bölgeden
sağlanmaktadır. Bu bölgelerden, ülkenin toplam sanayi üretiminin
üçte birini karşılamakta olan Tiran mühendislik işleri, tekstil
ve ilaç üretim tesislerine sahipken Elbasanda büyük bir çelik
fabrikası faaliyet göstermekte, Durresde mekanik ve elektrik
mühendisliği ile gemi yapım ve kimya sanayiileri gelişmişken,
Shkoderde bakır tel ve kablolar üretilmektedir.Bunların
yanısıra, Vlore bölgesinde elektrik ampulleri ve kimyasallar
üretilirken Korce bölgesi tekstil ve giyim eşyası üretimi
merkezidir.
1961 yılına kadar Sovyetler Birliği, daha sonra da 1978 yılına
kadar Çinden sağlanan pek çok tesis ve fabrika, eski olmanın
yanısıra 1991-1992 ve 1997 yıllarındaki kargaşa dönemlerinde
hasar görmüş veya yağmalanmıştır. Bununla beraber, Batılı
ülkeler için gerçekleştirilen fason üretim, tekstil ve deri
eşyalar sektörlerine canlılık kazandırmıştır. İmalat sektörünün
toplam büyüme hızı, 1997 yılından bu yana pozitif olarak
gerçekleşmiş ve 2000 yılı itibarıyla da %5e ulaşmıştır.
Sanayi üretimi 1995 yılında en düşük düzeyine ulaştıktan sonra
1990lı yılların ikinci yarısında düzelme göstermiş olmakla
beraber halen sanayi indeksi 1989 düzeyinin üçte birine dahi
ulaşamamıştır.
Sanayi
Üretimi-Kamu sektörü (1 000 ton)
| |
1995 |
1996 |
1997 |
1998 |
1999 |
2000 |
| Enerji |
|
| Ham petrol |
521 |
488 |
360 |
365 |
323 |
314 |
| Doğal gaz (milyon m3) |
28 |
23 |
18 |
17 |
14 |
11 |
| Elektrik enerjisi (1 000
kw/s) |
4 414 |
5 926 |
5 184 |
5 068 |
5 396 |
4 737 |
| Madencilik |
|
| Krom cevheri |
243 |
236 |
157 |
150 |
79 |
57 |
| Bakır |
258 |
188 |
25 |
55 |
34 |
0 |
| Linyit |
120 |
113 |
40 |
49 |
33 |
21 |
| İmalat |
|
| Yuvarlatılmış dövme çelik |
19 |
21 |
21 |
20 |
20 |
0 |
| Fosfat gübre |
14 |
0 |
27 |
12 |
9 |
0 |
| Çimento |
238 |
203 |
100 |
84 |
106 |
180 |
| Mobilya (milyon Lek |
26 |
n/a |
5 |
11 |
3 |
2 |
| Ekmek |
20 |
147 |
87 |
n/a |
67 |
0 |
| Bira (1 000 hl) |
89 |
88 |
20 |
n/a |
91 |
0 |
| Şarap (1 000 hl) |
11 |
12 |
17 |
n/a |
10 |
0 |
n/a Veri elde
edilemiyor
Kaynak: EIU, The Economist Intelligence Unit, Albania Country
Profile, 2001-2002
Hizmetler
İnşaat
Teknolojik açıdan
geri kalmış olmasına rağmen Arnavutluk inşaat sektörü 1990lı
yılların ikinci yarısında hızlı bir büyüme göstermiştir.
Kollektif çiftliklerin şahsi mülke dönüşmesi, küçük ve orta
ölçekli işletmelerin ortaya çıkması, çeşitli mağazaların
açılması, konut sıkıntısı, büyük altyapı projeleri, turizm
sektörünün gelişmesi ve 1999 yılında ülkeye yönelen insani ve
askeri fonlar, bu büyümenin sebepleri arasındadır. Kırsal
alanlardan kentlere göçün yaygın olması, özellikle kentlerde
konut yapımı ihtiyacını artırmaktadır.
1993 yılında ülkede, Dünya Bankası da dahil olmak üzere çeşitli
yabancı kuruluşlardan sağlanan kredilerin yardımıyla bir Ulusal
İskan Enstitüsü (National Housing Institute) kurulmuştur.
Yabancı yatırımların da desteğiyle inşaat sektörü 1999 yılında
%15 büyürken, 2000 yılında bu büyüme oranının %17 olarak
gerçekleştiği tahmin edilmektedir. Bu canlanma, özellikle İtalya
ve Yunanistan kaynaklı yabancı yatırımların desteği ile
gelişmiştir. Sektörde, herbiri ortalama 150 kişiyi istihdam
etmekte olan yaklaşık 1 000 özel firma faaliyet göstermektedir.
Yeni karayollarının yapımı, Rinas Havaalanı ile Durres ve Vlore
Limanlarının yeniden inşaası ve oteller ile turistik tesislerin
geliştirilmesi gibi büyük ölçekli projelerin
gerçekleştirilmesinin, yine yabancı sermayeye bağlı olması
beklenmektedir.
Turizm
Henüz yeterince
yararlanılmamakla beraber, turizm sektörü, ülkenin kalkınması
açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Bir kısmı deniz
turizmine elverişli olan ve büyük ölçüde bozulmadan kalmış sahil
şeridi, dağlık bölgeleri ve tarihi yapılarına rağmen turizm
altyapısının yetersizliği ve güvenlik sorunları, ülkeye turist
gelişini engellemiştir. Bununla beraber, 2000 yılında kuzeyde
Shengjin ve güneyde Himare bölgelerindeki turizm olanaklarını
geliştirmek üzere büyük yatırım projeleri uygulamaya
konulmuştur.
1996 yılında 226 800 düzeyinde olan yabancı ziyaretçi sayısı
kesin olmayan rakamlara göre 2000 yılında 900 000e kadar
yükselmiştir. 2001 yılında bu rakamın 1,2 milyon kişi düzeyine
çıkması beklenmektedir.
Bankacılık
Arnavutluk mali
sektörünün yetersizliği, ülke kalkınmasının önündeki en büyük
engellerden biridir. Ülkede halen pek çok işlem nakit para ile
gerçekleştirilmektedir. Bankacılık sistemindeki aksaklıklar,
ülkede başka mevduat toplama mekanizmalarının ortaya çıkmasına
yol açmış, bu mekanizmaların çökmesi de finansal sektöre duyulan
güveni azaltmıştır. Modern ve etkili bir bankacılık sisteminin
geliştirilmesi, mali kaynakların daha etkin dağılımı ve
dolayısıyla uzun dönemli sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın ön
koşuludur.
Dünya Bankası, EBRD ve AB tarafından gerçekleştirilen bir teknik
araştırma, Arnavutluk bankalarının en önemli sorunlarının
verimsizlik ve etkin olmayan krediler olduğunu ortaya
koymaktadır.
Komünizm döneminde ülkede bankacılık faaliyetlerini, bir kamu
bankası ile ülke çapında yaygın şube ağı ile Savings Bank
yürütmüştür. Daha sonra bu kamu bankası Ulusal Ticaret Bankası (National
Commercial Bank-NCB), Kırsal Ticaret Bankası (Rural Commercial
Bank-RCB) ve Savings Bank olarak üç ticari bankaya
dönüştürülmüş, 1996 yılında bankaların özelleştirilmesine
ilişkin bir bankacılık kanununun çıkarılmasının ardından da
Savings Bank ile RCB birleşmiştir. 2001 yılında Savings Bankın
da özelleştirilmesi beklenmektedir. Gerçekleştirilen
özelleştirmeler kapsamında Türk KentBank da NCBnin hisselerinin
%60ını satın almıştır.
Çıkarılan Bankacılık Kanunu Arnavutluk Merkez Bankasına (Bank
of Albania) da yasal özerklik getirmektedir.
kaynak: www.igeme.gov.tr
|
|
|
| |
| | | |
| | | |
© 2004 Copyright By ihracathizmetleri.com. All rights reserved.
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|